Senden önce de böyleydim ben, yine kimsem yoktu. Üzülme, sıkma yüreğini. Su akıyor ve yatağını buluyor. Bulmasa bile akıp gidiyor işte. Sen geldin, izledin ve gidiyorsun. Sadece bana biraz da olsa gülebileceğimi gösterdin. Çokça teşekkür ediyorum.

❣ Chile in a Photography ❣

if i look back, i am lost

oozey mess
noise dept.
Xuebing Du

tannertan36
h
Keni
TVSTRANGERTHINGS
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

blake kathryn
No title available
tumblr dot com
Not today Justin
Monterey Bay Aquarium
Jules of Nature

ellievsbear

izzy's playlists!
trying on a metaphor
hello vonnie

seen from Malaysia
seen from Chile
seen from Chile

seen from Greece
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Canada

seen from United States
@capulcuwashere
Senden önce de böyleydim ben, yine kimsem yoktu. Üzülme, sıkma yüreğini. Su akıyor ve yatağını buluyor. Bulmasa bile akıp gidiyor işte. Sen geldin, izledin ve gidiyorsun. Sadece bana biraz da olsa gülebileceğimi gösterdin. Çokça teşekkür ediyorum.
Ben kışın halinden anlamayan Bahara dargınım..
Canımın içi, olur da yorulursan dizime kıvrılabilirsin ve en güzel kısmı da hiçbir şey anlatmak zorunda değilsin.
Ne kadar zorlasam da açılmayıp beni en güzeline getiren bütün kapılara teşekkür ederim. O an senin için en iyi ihtimal o kapı zannediyorsun ama bir şeylerin olmayışının bile güzelliği varmış, anladım.
No.1 - Geçmişimi Geleceğime Şikayet Et
Herkes yormuş, sana gelince dinlenmişim gibi.
“birilerine kırgınken ya da sinirliyken en çok kendime zarar verdiğimi fark ettim.yani herkes bir yerlerde devam ederken, her şey akıp giderken göğsünde koca bir alev topuyla yaşamak en çok kendine haksızlıkmış.affedememek yorucu bir his.”
Ayrılmamızdan uzun zaman geçti ama sık sık anılarımızı düşünüyorum. Artık yüzünü unutmaya başladım. Ben seni gerçekten çok özledim. Tekrar görebilmek için yedi cihanı aşarım, bir kere daha sarılmak için sahip olduğum her şeyi bırakırım.
Aslında Ziynet Sali bizim tüm durumumuzu açıklıyor. “Yan yanaysak hep çare bulunur” diyor. Biz senle yan yana olamadığımız için çare bulamadık. Sahil kenarında içerken bunları konuşsaydık, sarılsaydık, öpüşseydik aramızda hiçbir sorun kalmazdı. Mutlu olurduk. Hemde çok mutlu.
‘’Ya unutamazsan, yıllar sonra karşına çıkarsa yine seni yerle bir ederse o zaman ne olacak?’’ Diye sormuştu bana, Eva. Ona son mektubumda şu satırları yazdım; ‘’Onu gördüm, Eva. Yıllar sonra onu tekrar gördüm. Aynı buruk gülümsemesiyle, elinde sigarasıyla tam karşımda duruyordu. Yanında bir kadın vardı ve hamileydi inanabiliyor musun? Evlenmişti. Birkaç saniye belki de birkaç dakika öylece birbirimize baktık. Ona önce bağırmak, kızmak, beni neden bıraktığını sormak sonra da sarılmak sadece sarılmak istedim ama bunların hiçbiri olmadı. Öylece yanımdan geçip gitti. Ne hissettin diye soracak olursan onu unutamamıştım. Beni tekrar yerle bir etti ve ilk gün ki kadar acıttığına yemin edebilirim. Ve bunun gerçek aşk olduğundan artık eminim, sevgili Eva. Çünkü gerçek aşklarda kavuşmak yok.’’
dostoyevski öyle bir laf etmiş ki, yirmi kere falan sesli şekilde tekrar ettim: “gücümü, içimdeki güçsüzlükle boğuşurken tükettim.”
BİR GÜN DEĞİL, HER GÜN.
Bugün 19 Mayıs Umutluyuz yarından.