ya her şey çok iyi olursa?

if i look back, i am lost
ojovivo

Origami Around
DEAR READER
dirt enthusiast
todays bird
Cosmic Funnies
tumblr dot com
Show & Tell

titsay
I'd rather be in outer space 🛸
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

ellievsbear

No title available
Monterey Bay Aquarium
Not today Justin
Three Goblin Art

祝日 / Permanent Vacation

PR's Tumblrdome
RMH
seen from Australia
seen from United States
seen from Germany
seen from Canada

seen from Italy
seen from United States

seen from Germany
seen from Brazil

seen from T1

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Czechia

seen from United Kingdom
seen from Italy

seen from T1

seen from Türkiye

seen from Türkiye

seen from Netherlands

seen from United States
@wornoutzone
ya her şey çok iyi olursa?
am i really okay?
burda ne işim var
her şeyin bir çaresizliği vardır , bazı köşeler çok sivridir , bazı çatlaklar çok derin , bazı kuyulara ne kadar çok bağırırsan o kadar tükenirsin
Kalbinin en ücra köşesine bir not bıraktım. Artık anlamı yok gerçi , artık hiç bir şeyin anlamı yok.
Serin esen rüzgarın , dalgasız güzel denizlerin, bağırıp duran martıların bile bir anlamı yok .
Hatırlar mısın sana bir söz vermiştim her şeyin başındayken ağlarken de sevicem seni diye .
Artık ağlayamıyorum ben.
Saçlarım biraz fazla dökülüyor.
Nereye dönülür bilmiyorum artık uyurken .
Güneş kaçta batıyor bilmiyorum.
En sevdiğin yemek neydi unuttum , nasıl güldüğünü hatırlıyorum ama.
İstanbulu çok özledim.
Varlığını çok özledim.
Gitme dediğin yerde dönseydim keşke , şimdi kılımı kıpırdatacak halim yok
Hiç durmadan bütün duvarlara çarpıyorum.
Kalbimin yerini çok iyi biliyorum.
Varlığınla aydınlattığın her zerrem , yokluğunla sızlıyıp duruyor şimdi.
Kime ne söylesem , ne anlatsam bilmiyorum
Sen yine de hep beni sev olur mu , varlığın yoklukla değiştiği zaman bile
Bu gün sana yalan söyledim. Her şeyden kaçtığım gibi senden de kaçıyorum artık. Varlığımın bir anlamı olmadığını fark etmek gibi bir şey. Büyümek gibi de denebilir.
Ne kadar çok acıtırsa o kadar çok bağlanıyorsun. Açtığı çukurların üstünden atlamak hoşuna gidiyor. Yara almaktan hiç korkmuyor gibisin.
Çok acısa da bazen böylesi daha iyi diyorsun, en azından yalnız değilim.
Hadi gidip biraz dışarıda oynayalım. Her şeyin dışarısında.
Rüyamda gördüm dediğin o şapkalı küçük çocuk benim de rüyama geldi. Bir şey var ama anlatamıyor. Belki sadece karnı acıkmıştır.
Kalbinin en ücra köşesine bir not bıraktım. Artık anlamı yok gerçi , artık hiç bir şeyin anlamı yok.
Serin esen rüzgarın , dalgasız güzel denizlerin, bağırıp duran martıların bile bir anlamı yok .
Hatırlar mısın sana bir söz vermiştim her şeyin başındayken ağlarken de sevicem seni diye .
Artık ağlayamıyorum ben.
Saçlarım biraz fazla dökülüyor.
Nereye dönülür bilmiyorum artık uyurken .
Güneş kaçta batıyor bilmiyorum.
En sevdiğin yemek neydi unuttum , nasıl güldüğünü hatırlıyorum ama.
İstanbulu çok özledim.
Varlığını çok özledim.
“Söz konusu olan, karanlıktaki korkak fısıltılar değildir, Gündüzdür ve açık pencerelerdir, söz konusu olan; Ve temiz hava Ve nesnelerin boşu boşuna yandığı bir ocak, Ve başka bir ekinle dolu tarla, Ve doğum ve gelişim ve gurur. Söz konusu olan, gecelerin üzerinde, Güzel koku, ışık ve esinti mesajıyla Köprü kuran ellerimizdir. - Çimenliğe gel, Çimenliğe gel, Büyük çimenliğe, - Ve ipek çiçeklerinin soluklarının ardından seslen bana, Ceylanın eşine seslenmesi gibi. Gizli bir acıyla doludur perdeler; Ve masum güvercinler, Kendi beyaz kulelerinin yüksekliklerinden Yere bakıyorlar.”
— Furuğ Ferruhzad
Acınası bir hiçlik , nereye gitsem benimle geliyor , elleri hep avuçlarımın içinde , kalbimin yanında atıyor kalbi , sanki biraz bağırsam geçecek
Buz gibi soğuk ellerini alnıma koyuyor , tek bir kez acıdı canım ama bu kez değil bu kez giremez içeri , rüzgarı uçuramaz perdelerimi , olmaz .
Kapı aralık değil artık, kilitleri açmayan bir sürü anahtarım var
Hiç bir yere gitmeyen bir yolun denizi görmesinin bir önemi var mı , ayağına taşlar batsa eğilip bakar mısın önüne ?
Gözleri gökyüzünde , kalbi kıyılarıma vuruyor , ellerim titriyor
“Ona bir ruhun soğumasını göstereceğim. Çocuk olmayı ve anneyi beklemeden karanlıkta uyumayı.”