Keni

Game Changer & Make Some Noise
Today's Document
almost home
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
NASA

Love Begins
taylor price

bliss lane
No title available
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
YOU ARE THE REASON
One Nice Bug Per Day
Cookie Run:Kingdom Official!
occasionally subtle

gracie abrams
hello vonnie
Show & Tell
h
EXPECTATIONS
seen from United States
seen from Ecuador
seen from Bangladesh
seen from Peru
seen from India

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from India

seen from Singapore
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from India

seen from Venezuela
seen from United States

seen from Canada
seen from Thailand
@chocolateandwhiskeyy
Kelimeler her zaman kazanır ama biliyorum ben kaybedeceğim.
sen olduğun gibi sanatsın.
Ruhumun eriştiği olgunluk yeterince demlendi. O keskin kalabalığın içinde kendini yapayalnız hisseden bu elem dolu ruhumun ızdırap damlaları kaçtığım yerin izini belli eder oldu. Ben ki şu çevremdekiler arasında bu hayata en sıkı tutunan, şu sıralar intiharı fazlaca düşünür oldum. Belki de hatam, kısa ve derin bir çözüm bulmaya çalışmamdır. Lakin ben uzun soluklu yaşam süreçlerinden korkar oldum artık biraz. Yine bu sıralar ben beş yaşıma dönmek istiyorum. Beni ufak bir ayrıntının bile mutlu edebildiği ve her gece, ertesi gün anaokulu öğretmeni tarafından takılabilecek bir kurdelenin hayalini kurduğum o tasasız yıllara. Zira ben, büyümenin sadece yaşına bir eklemek olduğunu zannederdim, derdine değil. Aşkın çare olacağı birçok şey var diye düşündüm ama kendisine bile çaresi olmayan bir şeyin başka zoruklara nasıl çare olabileceğini sorgulamadım. Tanrı’m sürekli strateji yürütmek zorunda olduğum bir hayat arzulamıyorum, üzgünüm. İşte bu yüzden, mabedinde oluşturduğun en sıcak yere geliyorum. Gelirken ise, sevgili ve bir o kadar da zavallı bu insan halkına Cemal Süreya'nın şu şiiri ile veda ediyorum. Ölüyorum tanrım, bu da oldu işte. Her ölüm erken ölümdür, biliyorum tanrım. Ama, ayrıca, aldığın şu hayat fena değildir. Üstü kalsın.
“Biliyor musun Linda, hiç kimse vazgeçilmez değildir. Ve hiç kimse, kendini vazgeçilmez sanan biri kadar aptal değildir.
Şüphesiz şu hayatta verdiğim en doğru karar, kendini vazgeçilmez sanan bir aptaldan uzaklaşmak oldu.
Hoşça kal.”
Sayın kaybeden;
Umut kalmadı. Lütfen, daha fazla deneme.
Huzurlu hissettiğim tek yer senin kalbindi.
Kendimi koskoca bir boşluğun tam ortasında hissediyorum.
Dünyanın bir ucuna, birlikte gider miyiz?
Sevgili sevgilim;
Az önce evimin gördüğü manzaraya bakarken seni sevdiğimi fark ettim. İşin garip tarafı, seni sevdiğimi sabah fırına ekmek almaya giderken duyduğum taze çekilmiş kahve kokusunda da fark etmiştim. Sanki ben seni zaten seviyormuşum da, dünyayı ben ve sana olan sevgim üzerine koymuşlar gibi hissediyorum bazen. Ama biliyor musun, telefon defterinden hafifçe dışarı fırlamış sarımtırak kağıdın o yırtık köşesini gördüğümde de seni hala seviyor olduğumu fark ediyorum. Sahi, ben seni neden bu kadar yoğun seviyorum?