“Allah ile arası, şöyle böyle olana ciğerpâremi emânet edemem.”
Monterey Bay Aquarium

if i look back, i am lost

Discoholic 🪩
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

pixel skylines
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
sheepfilms

Love Begins
I'd rather be in outer space 🛸

No title available
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
RMH
Show & Tell

No title available
dirt enthusiast

Kiana Khansmith
Misplaced Lens Cap

JVL

Janaina Medeiros
AnasAbdin

seen from United States

seen from Brazil

seen from Netherlands

seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States
seen from Mexico
seen from Russia
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Spain
seen from United States
seen from United States
@cml4kyl
“Allah ile arası, şöyle böyle olana ciğerpâremi emânet edemem.”
Ne aşkınız aşka, ne hırsınız hırsa, ne gamınız gama, ne neşeniz neşeye benziyor; dostlukta hodbin, kinde korkak ve fedakarlıkta gösterişçisiniz..
“Kuş kalbi”
‘Cennete kalpleri kuş kalbi gibi olan -ürkek , ince , hassas- kimseler girecektir.’
[Müslim, Cennet, 27]
Çocuklarınıza güzel rol-model olun efendiler.
Dün
Birşeyin yoksunluğunu hissedip mahzun olunca, sende olanlarda bile hakkın olmadığını hatırlıyorsun ya.... Sendekiler bile senin değilken, sende olmayanlar için darılmaya hakkın var mı hiç.?
-Çinliler her türlü pis hayvan eti yediği için suçlu onlara attık. eyvallah onlarda suçlu.
-Bizde az yemedik hani:
Neyimi yedik?
*Faiz yedik
*rüşvet yedik
*Yetim hakkı yetik
*öksüz hakkı yedik
*komşu hakkı yedik
* akraba hakkı yedik
*zayıfın hakkını yedik
*İşçinin hakkı yedik
*haram para demedik yedik
*işkurda torbil ile muhtacın hakkını yedik
*kurumlarda rüşvetle işe girdik birilerinin hakkını yedik.
*gıybet ederek mümin kardeşimizin etini yedik
*adam kayırarak başkasının hakkını yedik
*verilen sözü tutmadık sözümüzü yedik
-Ve sonunda ALLAHIN cc. TOKATINI YEDİK..
Nede çok yemişiz bilerek veya bilmeyerek.
Ve bir AYET yankılanır kulaklarda..
-RAD SÜRESİ 11 ) bir topluluk kendi halini düzeltmedikçe Allah onları düzeltmez...
Ezan okundu bitti!
Sonra sela verildi daha sonra da anons !!!
“Halkımıza duyurudur cuma namazı da dahil olmak üzere farz namazlar camide cemaat ile kılınmayacaktır, vakit namazlarınızı evlerinizde kılın!”
Şimdi sorgulayın bakalım bizler ne yaptık da Allah’ın evinin kapısı yüzümüze kapandı?
Lûtî’ler gibi eşcinselliğe sessiz mi kaldık?
Ad Kavmi gibi büyüklük mü tasladık?
Semûd kavmi gibi makam mevki ve mülk sahibi olup şükür yerine isyan mı ettik?
Yoksa Medyen kavmi gibi, ölçüde tartıda hile mi yaptık? Ticaret mallarını stok yapıp pahalanınca mı sattık?
Zalim mazluma zulmetti de sessiz mi kaldık?
Yada Pompei halkı gibi yemeye içmeye ve zinaya mı merak saldık?
Sahi biz ne yaptık da Allah’ın evi olan camilerin kapısı yüzümüze kapandı?
Bugün camilerin- kurslarımızın kapısı yüzümüze kapandı!
Yarın tövbe kapıları da yüzümüze kapanacaktır!
Bari o kapı kapanmadan tövbemizi edelim salih müslümanlar gibi yaşayalım inşallah Rabbim bizleri ümmeti muhammedi af ve mağfiret eylesın başımızdaki maddi ve manevi sıkıntıları belaları musibetleri kaldırıversin inşallaah Amiiiiiiiiin Hayırlı Cumalar hayırlı sabahlar dilerim
Allah’a emanet olunuz.
(Alıntı)
İnsanIar mutIu oIdukIarında mevsimin kış mı yaz mı oIduğunu fark etmezIer...
———————————
İnsanIar mutIu oIdukIarında mevsimin kış mı yaz mı oIduğunu fark etmezIer. İnsanlık tarihinde her şeye rağmen kazanan vicdan,merhamet,sabır ve matanet olmuştur..
Merhamet edin, koruyun, ve çokça sevin..
Buz devrinde birçok hayvan donarak öldü. Kirpiler durumun zorluğunu anladılar. Bir araya gelerek birbirlerini korumaya karar verdiler. Yakınlaştıkları zaman ısınıyorlardı. Ancak dikenleri diğerlerini yaralıyordu.
Uzaklaşmaya karar verdikleri zaman ise soğuktan donup ölüyorlardı. Bu yüzden seçmek zorundalardı; ya arkadaşlarının dikenlerine katlanacaklardı ya da soyları tukenecekti. Anladılar ki dönmeliler ve toplanmalılar.
Birisi ile çok yakın yaşamaktan meydana gelen küçük yaralarla yaşamayı öğrendiler. Çünkü birbirlerinin vücut sıcaklığı daha önemli idi. Ve böylece hayatta kalabilirdiler.
En iyi ilişki hatasız ve kusursuz kişilerle bir araya gelmek değildir. Hatta herkes başkalarının kusurlarıyla yan yana gelmeyi öğrenmeli ve onların iyiliklerini övmeli. Yalnız olduğumuz zaman arkadaş arıyoruz ancak bulduğumuz zaman kusurlarını arıyoruz.
Ve kaybettiğimiz zaman ise yalnızlıktan hatıralarını arıyoruz.
Jean Paul Sartre
Allah'ım Bana Neden Kaktüs Verdin?
Tırtıl ve Kaktüsün Hikayesi
Bir zamanlar birisi ALLAH'tan
bir çiçek ...
...ve bir kelebek diledi.
Fakat ALLAH bunların yerine ona bir kaktüs ...
... ve bir tırtıl verdi.
Adam üzgündü, neden dileği yanlış anlaşılmıştı, bir anlam veremiyordu.
Sonra şöyle düşündü:
ALLAH'ın ilgilenmesi gereken o kadar çok insan var ki ...
Ve sorgulamamaya karar verdi.
Bir zaman sonra, adam öylece bıraktığı dileğinin ne durumda olduğuna bakmaya gitti.
Fakat gördüklerine inanamadı: dikenli ve çirkin kaktüsten güzel bir çiçek ortaya çıkmıştı.
Ve göz zevkini bozan tırtıl
harika bir kelebeğe dönüşmüştü.
ALLAH ne yaptığını bilir.
O’nun yolu HER ZAMAN en doğrusudur, bize tamamen yanlış görünse bile.
Eğer ALLAH'tan bir şey isterseniz ve O size başka bir şey verirse, GÜVENİN.
O’nun her zaman size ihtiyaç duyduğunuz şeyi uygun zamanda vereceğine emin olabilirsiniz!
İstekleriniz ...
... her zaman ihtiyacınız olan şeyler değildir !
ALLAH dileklerimizi her zaman yerine getirir, o yüzden kuşkulanmadan veya şikayet etmeden O’na inanmaya devam edin.
Bugünün DİKENİ ...
... Yarının ÇİÇEĞİDİR ! ....
Bir dilencinin krala öğrettiği
Hikâyeye göre bir kral, sabah gezintisi sırasında bir dilenciye rastlar. “Dile benden ne dilersen” diye soran krala dilenci gülerek, “sanki benim her dileğimi gerçekleştirebilecekmiş gibi soruyorsunuz” der. Kral bu cevaba şaşırır ve sohbet ilerler. “Pek tabii her dediğini yerine getirebilirim. Sen söyle bakalım, ne istiyorsun?” “Söz vermeden önce iki kez düşünün kralım” der. Dilenci, sıradan bir dilenci değildir. Kral ısrar eder. “Ne istersen iste, sana verebilirim. Ben güçlü bir kralım. Yerine getiremeyeceğim hiçbir dileğin olamaz” der. Bunun üzerine dilenci, elindeki kâseyi krala uzatır ve “bu kâseyi herhangi bir şeyle doldurabilir misiniz?” diye sorar. Kral bir kahkaha atar ve vezirine kâseyi altınla doldurmasını emreder. Kâse dolup taşmakta, ama sonrasında hemen boşalmaktadır. Altınlar, buhar olup uçmaktadır sanki. Kralın onuru kırılır. Bir dilencinin kâsesini dolduramadığı ülkede kulaktan kulağa yayılır. Giderek pırlantalar, elmaslar, yakutlar akıtılır kâseye. Ne var ki kâsenin dibi yoktur sanki. Dolup taşmasına rağmen kâse sürekli olarak boş kalmaktadır. Kral yenik düşmüştür. Dilenciye yakarır: “Tamam, tamam sen kazandın”. “Dileğini yerine getiremedim, ama lütfen bana kâsenin neden yapılmış olduğunu söyle” der. “Çok basit” diye yanıtlar dilenci. “İnsan dimağından yapılmıştır. Yani insanın arzu ve isteklerinden. Doymak bilmez oluşu bundandır. Bu gerçeği bir kez kavrarsan yaşantın değişir. İstek dediğin nedir ki! İstek, ulaşılana kadar, belli bir süre heyecan veren bir duygudur. Örneğin bir iş istersin… Bir araba… Ev… Eş… Bir başka şey!.. Tek tek her birini elde ettiğinde, her şey anlamını yitirir. Neden? Çünkü beynin, aklın onları dışlar. İş senin, araba da garajdadır ve artık istek uyandırmamaktadır. Heyecan, onu elde ettiğinde sönüp gitmiştir. Gene boşluğa düşer, yeni bir istek yaratmak zorunda kalırsın. İstek, doyumsuzluk uyandırır ve giderek bir ‘dilenci’ olursun. Bir istekten diğerine çırpınıp durursun. Amacına ulaşır ulaşmaz bir yenisini yaratırsın. İsteğin bu yönünü kavradığında yaşamının dönüm noktasındasın demektir. Bu durum, ancak seni mutlu edecek şeyleri dışarıda değil, kendi içinde aradığın zaman gerçekleşir. Ve gerçek tatmine ve mutluluğa ancak o zaman erişirsin” der.
Sevgi neydi
Kebap
Lahmacun
Kadayıf dolması😀
İçli köfteeee yanında da ayran sevgi buydu 😇
şehadetiniz kutlu olsun 🙏
#çanakkale#çanakkakegeçilmez#18martçanakkalezaferi#pazartesi#18mart