2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Show & Tell

izzy's playlists!
I'd rather be in outer space 🛸
Jules of Nature
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

❣ Chile in a Photography ❣
Cosimo Galluzzi
Sweet Seals For You, Always
Mike Driver

pixel skylines

祝日 / Permanent Vacation
No title available
Not today Justin
Claire Keane
h

titsay

Origami Around
Sade Olutola
hello vonnie
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Italy
seen from Indonesia
seen from United States
seen from Australia
seen from Philippines

seen from Germany

seen from Türkiye
seen from Germany

seen from Iraq
seen from United States
seen from United States
seen from Italy
@cornobsession
*・゜゚・*☆
me: i need to save money
me: (gets paycheck)
me:
Onu tanıdım ve dedim ki; “Bu adamdan baba olur ve öyle ki ölsem gitsem, benim yerime anne de olur.”
*・゜゚・*☆
Klasik burger king aşermelerimden birini yaşadığım günlerden biriydi. Annemle buluşucaktık trafikten dolayı gecikiceğini anladım daldım burgera. Seçtim menümü hava iyi diye dışarıya çıktım kuytu köşelerde bi masa bulup gömüldüm direk.Deli gibiyim ama bi yandan mayonezimi açarken diğer yandan ağzıma patates atıyorum,o ara kolayı da dikmeye çalışıyorum falan. aç mod on anlıycağınız. Tam hamburgeri yemeye koyulucam Suriyeli bi çocuk "abla selpak ister misin" dedi ama o soruyu sorarken bana değil de yemeklere baktığını fark ettim. Bi tuhaf oldu içim. "Sen selpağı boşver aç mısın" dedim. Oda utanıp "boşver abla,tek değilim arkadaşlarım var,ayıp olur onlara" diyerek arkasındaki çocukları gösterdi. O ara arkadan bi kadın "uf beslemeyin şunları,tepemize çıkıyolar sonra" demesin mi? Kadına verirdim cevabımı vermeye ama çocuğa kıyamadım. Kadına laf yetiştirmek yerine yapmam gerekeni yaptım. Çocuk kadının dediklerini duyunca tam gidicek gibi oldu ki tuttum kolundan "adın ne senin" dedim "Muhammed abla,özür dilerim" dedi. "çağır arkadaşlarını da buraya Muhammed" dedim. "Olmaz abla,ben dilenci değilim" dedi. Arkadaşlarına gelin buraya diye işaret ettim koşturdular hemen. Oturup beklemelerini söyledim. Aldım menülerini koydum önlerine başta hepsi utansa da rahat rahat yemelerini,zaten tek başıma yerken sıkıldığımı,bu yüzden bana eşlik etmelerinin güzel olduğunu söyledim. Onlar da rahatladılar. Bi güzel doyurduk karnımızı,sohbetler ettik. Kendi dillerinden daha iyi türkçe konuştuklarını söylediler ki belliydi de zaten. Son olarak dondurmalarımızı da aldık,vedalaştık, herbiriyle güzelce sarıldık. o dile getirdikleri küçücük bi teşekkür bambaşka yerlere çekti beni. Hele onların yüzlerinde beliren mutluluğu size inanın tarif edemem. Çocuklar çıktılar burgerdan benim son bi işim kaldı. Yapmasam olmazdı. O laf atan kadının masasına gidip "az önceki tavrını görmezden geldiysem sırf çocuklar kendini ezik hissetmesin diyeydi,yarına ne halde olucağın bile belli değilken bu tavrını al bi tarafına sok,aksi taktirde adam olmazsın" dedim ve o rahatlamışlığın verdiği mükemmel hisle bende oradan ayrıldım. Günden geriye kalan tek şey huzurdu benim için. Diyeceğim o ki, o çocuklar keyifleri yüzünden satmıyolar o selpakları. Kim ister ülkesinden vatanından ayrılıp evini barkını bırakıp sokaklarda yatmayı? Bi dondurma yiyen çocuğu görünce bile iç geçirmek ne demek bilemeyiz. Ama empati yapabiliriz. İnanın zor değil. Ne olur insanlığınızı kaybetmeyin. Tutunabilecegimiz tek şey bu çünkü.
Üşenmeyin abi okuyun şunu