Tüm Hikayeler Alıntıdır...

titsay
will byers stan first human second
he wasn't even looking at me and he found me
$LAYYYTER

JBB: An Artblog!

izzy's playlists!
taylor price
Alisa U Zemlji Chuda
todays bird
Keni
wallacepolsom

No title available
Stranger Things

No title available
sheepfilms

★
Jules of Nature

shark vs the universe
Mike Driver
Xuebing Du

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Canada

seen from Brazil

seen from Indonesia

seen from Ukraine

seen from Malaysia
seen from United States

seen from India

seen from Slovenia
seen from Brazil

seen from Israel

seen from Malaysia
seen from Belgium
seen from United States

seen from Brazil
seen from Canada
seen from Slovenia

seen from Germany
@hikayeperisi
Tüm Hikayeler Alıntıdır...
Karım ve Arkadaşımız
Tüm yaşam biçimimi ve anlayışımı değiştiren olay, karımla küçük bir işimizi halletmek için gittiğimiz Ankara’da, öteden beri arkadaşımız olan Fehmi’nin evinde meydana geldi. Aslında üçümüz de alabildiğine sarhoştuk. Arabayı evin önüne park ettikten sonra kapıya kadar olan bir kaç metrelik mesafeyi yürürken en az yalpalayan, yine de bendim.
Fehmi elindeki anahtarı deliğe sokmaya çabalarken, karım da duvara dayanmış, gülüp duruyordu. Akşamın erken saatlerinde gittiğimiz bir restoranda içmeye başlamış, sonra bir bara gitmiştik. Bütün bunlardan sonra kafayı bulmak normaldi tabii.
Ankara’ya o gün öğlen saatlerinde varmış ve Fehmi’yi bulmuştuk. Oradaki işimizi bir kaç saat içinde bitirmiştik gerçi ama, Fehmi kalmamız için ısrar etmişti. Karısı üç günlüğüne İzmir’e gitmişti ve evi boştu. Karımla bana kendi yataklarını vereceğini söylüyordu.
Biraz onu kırmamak için, biraz da yapacak önemli bir işimiz olmadığından, sonunda teklifini kabul etmiştik. Doğal olarak akşamın programını da Fehmi yapmıştı. Ender takıldığımız içkili bir muhabbet, değişiklik olur diye düşünmüştük biz de.
Doğrusunu söylemek gerekirse, oldukça eğlenmiştik. Tek eksikliğimiz, karımla benim kılığımızın pek uygun olmamasıydı. Akşam İstanbul’a dönmeyi planlayarak yola çıktığımız için, ikimiz de spor şeyler giymiştik. Benim üstümde bir bluejean pantolonla kısa kollu ince bir gömlek vardı. Karım da kısa bir blucin etekle kolsuz bir beyaz t-shirt giymişti.
Restoranda neredeyse hiç kadın müşteri yoktu. Fehmi’yi tanıdıkları için, bizi dipteki set üstünün en öndeki masasına almışlardı. Bir de dip taraflardaki bir masada iki kadın vardı. Biraz bundan, çokluk da karımın görüntüsünden olmalı, çevredeki erkeklerin ilgisi hep bizim masanın üstünde olmuştu tabii.
Ama aşırı bir rahatsızlığımız yoktu. Bu, anladığım kadarıyla oradakilerin çoğunun Fehmi’yi tanımalarından kaynaklanıyordu. Karımın gittiğimiz her yerde erkeklerin ilgisini çekmesine alışık olduğum için, olanları yadırgamamıştım. Ayrıca adamlara hak da veriyordum.
Alkol, her zaman karımın biraz çözülüp rahatlamasına neden olurdu. Yemekte içtiğimiz şaraplar da, aynı etkiyi yaratmıştı üstünde. Dış taraftaki iskemlesinde, biraz aşağıda kalan asıl salona göre bir balkondaymışcasına otururken, zaten oldukça kısa olan eteği sıyrılmış ve bacakları bütün güzelliğiyle meydana çıkmıştı. Kapanmak için bir çaba da harcamıyordu.
T-shirt’ü kollarıyla omuzlarını açıkta bırakıyordu. Küçük, ama yuvarlak ve dimdik memeleri incecik pamuklu kumaşın altından belli oluyor, zaman zaman birer düğme gibi kabaran meme başları, sutyen giymemiş olduğunu kanıtlıyordu. Gerçi başkaları farkında değildi ama, ben altında külodunun da olmadığını biliyordum. Nefret ederdi külot giymekten…
Restorandan çıktıktan sonra gittiğimiz barda karımın hareketleri daha da rahatlamıştı. Tezgahın önündeki yüksek taburelerde oturduğumuz için çevredekilere unutamayacakları bir bacak şovu sergilemişti. Onun kendini göstermekten hoşlandığını öteden beri biliyordum. Üstelik bu durum, benim de garip bir biçimde hoşuma gidiyordu.
Sonuçta, bir takım adamlar karımı ağızları sulanarak seyrediyordu en fazla, daha ileriye gidecek halleri yoktu. Nasıl olsa benim karımdı o… Diğerleri ağızları sulanarak salyalarını akıtarak bakmakla yetineceklerdi.
Neyse, restoran, bar derken, sonunda iyice sarhoş bir halde, Fehmi’nin evindeydik işte. Önce o bize yardım etti ve yatacağımız yatağın çarşaflarını değiştirdik. Sonra da biz ona, salonun ortasına bir yer yatağı hazırlamakta yardımcı olduk.
Hava sıcaktı ve terlemiştik. Karım, duş yapmak üzere banyoya girdi. Ben de Fehmi’yle oturup çene yapmaya başladım. Tam bir sarhoş muhabbetiydi yaptığımız…
Bir süre sonra karım da geldi yanımıza. Islak vücudunu fazla kurulamadan tişörtünü yeniden üstüne geçirmiş, eteğinin yerine de, beline bir havlu sarmıştı. Ama bu bir banyo havlusu değil, yalnızca büyücek bir yüz havlusuydu galiba… Hem ensizdi, hem de uzunluğu tam yetmediği için, sol bacağınının üstünde derin bir yırtmaç oluşmuştu.
Kısacası, eteği üstündeyken bundan çok daha derli toplu görünüyordu. Tişört de vücudunun ıslak kalan yerlerine, bu arada memelerine iyice yapışmıştı. Saçını ıslatmamıştı. Koltuklardan birine oturup, bizi dinlemeye başladı.
Ben de duş yapmak istiyordum. Karımın banyoda işi bitince onları salonda başbaşa bırakıp banyoya gittim. Sonra da soyunup, sıcak suyun altına girdim. Doğrusu çok iyi gelmişti bu.
Duşta ne kadar kaldım, tam bilmiyorum. Sonunda ben de belime bir havlu sararak dışarı çıktım. Niyetim artık karımı alıp yatmaktı. Bütün gece mini eteğiyle dekoltesiyle millete amını götünü gösterip onları da, beni de tahrik eden karımın ümüğüne çöküp hesap soracaktım hesapta… Ama hevesim kursağımda kaldı. Salonun kapısına geldiğim anda, olduğum yerde çakılıp kalmama neden olan bir manzarayla karşılaştım.
Karım, Fehmi için hazırladığımız yatakta, yüzüstü yatıyordu. Kollarını iki yanına uzatmış, başını yastığı koymuştu. Gözleri kapalıydı. Fehmi ise yatağın yanında, dizlerinin üstünde oturmuş, karımın sırtıyla omuzlarına masaj yapıyordu. Herhalde masajdan önce yatmaya hazırlanmış olmalıydı ki, üstünü soyunmuş, bir tek donla kalmıştı.
Ama kapının önünde çakılıp kalmama neden olan, elbette ki bunlar değildi. Sezgilerim, garip bir şeyler döndüğünü algılamıştı aniden… Bir adım geri atıp, holün karanlığında kaldım. Beni kolayca fark edemeyecekleri bir pozisyondaydım şimdi. Salonun ortasındaki yatak bana göre yanlama durduğu için, onları yandan seyrediyordum.
Karımın yüzünde çok iyi tanıdığım, o buram buram seks kokan ifade vardı. Kendini sırtında dolaşan ellere bütünüyle bırakmıştı. Fehmi de yaptığı şeye son derece konsantre olmuş görünüyordu.
Karımın üstünde dediğim gibi ıslak, incecik tişört, poposunu ancak örten, yanlardan açık minicik yüz havlusu… Bacaklar meydanda olduğu gibi… Ben Fehmi'nin yerinde olsam şimdiye kadar çoktan yarağı basmıştım karıma… Öyle seksi, öyle tahrik edici bir manzara ki…
İkisi de benim varlığımı, her an duştan çıkıp yanlarına gelebileceğimi unutmuş gibiydiler. Yarı çıplak masaj ayaklarıyla ne yapmak istiyorlar bunlar? Acaba ne olacak, nereye varacak bu işin sonu? Kalbim küt küt atıyor ve heyecanla, merakla bekliyordum. Hadi canım, en fazla masaj yapıp bırakırdı herhalde karımı… Daha ileri gidecek değil ya… Kendi kendime kurup duruyordum bir yandan da…
Fehmi’nin elleri şimdi karımın beline inmiş, sonra da iki yandan koltuk altlarına doğru gidip gelmeye başlamıştı. Yaptığı da, artık masaj olmaktan çıkmışa benziyordu. Düpedüz okşuyordu karımı… Ve orospu karımın da bu durumdan hiç şikayeti yoktu doğrusu… Aksine, son derece hoşlandığı belliydi. Ağzından küçük memnuniyet mırıldanmaları çıkıyordu.
Bunların Fehmi üstünde etkili olacağı açıktı. Yüzünü dikkatle inceliyordum. Hafifçe gerilmişti. Heyecanlı olduğu belliydi. Bir süre karımın belini sırtını mıncıklayıp okşadıktan sonra daha rahat hareket edebilmek için olmalı, dizleri üstünde doğruldu.
Tanrım… Arkadaşımın siki kalkmış, baksır donunun önünü bir çadır gibi kabartmıştı.
Aynı anda benim sikimin de alabildiğine kalkmış olduğunu fark ederek şaşırdım. Neler oluyordu böyle? Kapı kenarından seyrettiklerim beni kızdırıp kıskançlıktan çıldırtacak yerde, korkunç derecede tahrik olmama neden olmuştu. Nefes bile almadan seyrediyordum.
Karım kendini iyice kaptırmıştı şimdi. Belinin büküldüğünü ve kalçalarının yataktan hafifçe yükseldiğini görüyordum. Fehmi de farkındaydı bunun…
Dizleri üstünde yürüyerek, yatağın başucuna doğru gitti. Şimdi karımın baş tarafında duruyor ve az önce belinden koltuk altlarına doğru yaptığı masaj hareketini, şimdi koltuk altlarından beline doğru yapıyordu.
Daha da büyümüştü siki… Elleri de giderek daha aşağılara doğru inmeye, karımın belinde sarılı küçük havlunun kenarlarına kadar uzanmaya başlamıştı. Parmakları, her aşağı gidişinde havlunun altına doğru uzanıyor, bu da öylesine beline tutturduğu minik havlunun iyice gevşemesine neden oluyordu. Karımın kalçaları iyice hareketlenmişti bu arada… Artık küçük hareketlerle kıvrılıp bükülüyor, aşağı yukarı, sağa sola yavaşça çalkalanıyordu.
Fehmi sonunda, karımın belindeki havluyu tamamen çözdü. Şimdi o baş döndürücü yuvarlaklıktaki kalçalar, ikimizin de gözleri önündeydi. Öyle müthiş, öyle sik kaldırıcı bir manzaraydı ki… Ölüye göstersen siki kalkar, karımı sikmek ister. Ama Fehmi’nin bana göre ciddi bir avantajı vardı. Ellerini karımın yumuşacık kalçalarının üstünde dolaştırabiliyordu.
Bense bir şeyler görmek istiyorsam, sesimi çıkarmadan karanlıkta durmak, onları izlemek zorundaydım. Taş kesilmiş, zonklamaya başlayan sikimi okşaya sıvazlaya karımı mıncıklayan herifin yaptıklarına bakmaktan başka seçeneğim yoktu benim…
Duruşu biraz garipti. Dizleri, karımın baş tarafında yere dayalıydı. Ellerini karımın kalçalarına götürebilmek için, vücudunu öne doğru eğip, uzatmak zorunda kalmıştı. Bu durumda, donunu yırtacakmış gibi duran siki de, karımın başının üstüne geliyor, neredeyse değecekmiş kadar yakın duruyordu.
Karımın ağzından çıkan mırıldanmalar, artık inlemeye dönüşmüştü. Kalçalarının okşanmasından ne kadar hoşlandığını biliyordum. Doğrusu Fehmi de işini biliyor elinin altındaki beyaz yuvarlakları sanki yoğuruyordu.
Karım artık kalçalarını iyice kaldırmıştı. Birden sol elini uzattığını ve Fehmi’nin donun altından bile büyüklüğü belli olan sikini kavradığını gördüm.
“Ohhhh ne güzel…” dedi, memnuniyetini belli eden bir sesle, “Ne kocamansın sen böyle…”
Parmakları kıpır kıpır oynuyor, sikin üstünde dolaşıp duruyordu. Sonra öteki elini de götürdü oraya ve Fehmi’nin baksır külodunu aşağı çekmeye başladı. Acele ediyor, onun çıplak sikini bir an önce eline almak istiyordu. Bunu başardığı zaman da, duyduğu mutluluğu yüksek sesle dile getirdi:
“Oh yavrum… Nasıl da kalkmış bu Fehmi… Öyle güzel ki…”
Fehmi’nin sesi çıkmıyordu bu arada… Gözlerini kapamış, sikini karımın ellerine bırakmıştı. Kendi elleriyse karımın kalçalarını yoğurmaktan vazgeçmemişti tabii. Üstelik şimdi parmakları, o muhteşem yuvarlaklıkların arasına girmeye de başlamıştı. Bu temasın karıma büyük zevk verdiğini görüyordum. Karım inlemeyle karışık,
“Oyna benimle n’olur yavrum…” dedi, parmakları Fehmi’nin en dibinden kavradığı sikini sıvazlarken, “Oyna hadi… Ben de seninkiyle oynayayım.”
Sonra başını kaldırdığını gördüm. Ağzı açıldı ve dudakları elindeki sikin şişmiş başına kapanıverdi. Tek bir harekette, yutabildiği kadarını yutmuştu. Bu Fehmi’nin bütün vücudunun titremesine neden oldu.
Karımın ağzının ne kadar marifetli olduğunu benden iyi kimse bilemezdi. Bu bakımdan arkadaşımın neler hissettiğini tahmin edebiliyordum. Nitekim dar ve kaslı erkek kalçaları hareketlenmişti bile… Önce küçük küçük hareket ediyordu. Sonra hızlanmaya başladı ve sonunda öyle bir hale geldi ki, artık yaptığının tek bir tanımlaması olabilirdi. Karımı ağzından sikiyordu Fehmi…
Bütün bu olup bitenler, heyecanımın son kertesine yaklaşmasına neden olmuştu. Bir kaç dakika öncesine kadar aklımın ucundan bile geçiremiyeceğim şeyler oluyordu gözlerimin önünde…
Sevgili karımla ortak arkadaşımızın yaptıkları şeyleri seyretmek başımı döndürüyordu. İçimi dolduran, yalnızca yalın seks duygusuydu. Olup biteni son derece tahrik edici buluyordum. Sikim patlayacakmış gibiydi.
Karımla Fehmi dönüşü olmayan bir yola girmişlerdi artık… Fehmi’nin nefes alışları derin ve sesliydi. Karımın ağzı ise doluydu ve iniltileri artık burnundan çıkıyordu. Kendilerinden geçmiş gibiydiler. Fehmi’nin vücudu alabildiğine gerilmişti. Çok dayanamıyacağına emindim.
Karımın içe hafifçe çökmüş yanaklarından, ağzındaki siki, sanki içini boşaltmak istiyormuş gibi şiddetle, kuvvetli bir vakumla emdiğini anlıyordum. Kalçaları da, artık yatağın üstünde delice çalkalanmaya başlamıştı.
Birden Fehmi’nin kasıldığını gördüm. Aynı anda karımın burnundan daha da şiddetli bir inilti çıktı. Mümkünmüş gibi daha da hırsla emiyordu şimdi… Gırtlağı da durmadan oynuyordu.
Tanrım; tohumlarını karımın ağzına fışkırtıyordu Fehmi… Islak kuru süpürge gibi arkadaşımın sikini vakumlayan orospu karım da, dışarıya damla bile kaçırmadan, hepsini yutmakla meşguldü. Sonra onun vücudu da kasılıverdi. Kalçaları titremeye başladı.
Karım da zirveye ulaşmıştı.
Sonra Fehmi’nin doğrulup geri çekildiğini gördüm. Karımın ağzından çıkan siki yarı inmişti. Dizlerinin üstüne oturdu. Karım ise, yorgun bir halde yüzükoyun yatmayı sürdürüyordu.
Acaba bitmiş miydi her şey? Artık beni akıllarına getirecekler miydi? Ne yapacağımı bilememenin karasızlığı içinde bocalayıp duruyordum. Ama Fehmi yeniden hareketlendi.
Yine dizlerinin üstünde yürüyerek, yatağın alt tarafına geçti ve oturdu. Sonra elleri uzanıp yeniden karımın kalçalarını okşamaya başladı. Şimdiki pozisyonunda okşadığı yerleri görebiliyordu.
Erkeğinin ellerini yeniden vücudunda hissetmek, karımın da hareketlenmesine neden olmuştu. Kalçaları tekrar oynamaya başlamıştı bile… Fehmi okşayıp mıncıklamayı sürdürdükçe de, hareketleri belirginleşiyordu. Fehmi eğilip başını arkadan onun kalçaları arasına soktuğunda ise, çıldıracak gibi oldu karım…
“Ohhhhh…” diye inledi, “Ohhh… Dilin zevk veriyor aşkım… Ne güzelsin… Ohh yala hadi beni… Hadi yala beni, em n’olursun…”
Anlaşıldığı kadarıyla, Fehmi’nin de başka istediği yoktu. Ağzını kocaman açmış, karımın amına yapıştırmıştı. Şapırtılı sesler çıkararak yalıyordu. Her şey bitti zannederken, yeni bir heyecan dalgası sarmıştı tüm benliğimi… Az önce karımın ağzını sikmişti. Şimdi de onu yalıyor, yatağın üstünde çırpınıp kıvranmasına neden oluyordu. Mahvolmuştu karım.
“Oh çok güzel… Ohhh çıldırtacaksın beni yavrum… Sok dilini içime öyle n’olur… Ohhhhh…”
Manzara gerçekten müthişti. Karım artık dizlerinin üstünde duruyordu. Ama omuzları ve memeleri hala yatağa yapışıktı. Kalçaları böyle havadayken, dayanılmayacak kadar güzel, karşı koyulamayacak kadar tahrik ediciydi. Fehmi kendini tümüyle kaptırmıştı şimdi. Bu arada ben de kritik bir noktaya gelmiştim. Sikim zonklamaya başlamıştı artık. Belimdeki havluyu çözüp, onu biraz rahatlatmam gerekiyordu. Elimi değdiğim anda patlayacağımı biliyordum.
Fehmi’nin elleri, karımın kalçalarına birer pençe gibi yapışıp, o şahane yuvarlakları iyice birbirinden ayırmıştı. Diliyle yaptıklarını tam göremiyordum ama, karımın haline bakarak biraz tahmin edebiliyordum. Kollarını iki yana açmış, tırnaklarını sanki yatağa geçirmeye çalışıyordu.
“Oouuvvv…” diye inledi birden.
Beli bükülmüş, vücudunu kasılmıştı. Karın adaleleri dalgalanıyordu. Zirveye ulaşmıştı yine. Ama Fehmi onu bırakmaya niyetli görünmüyor, ağzının altındaki güzelim amı yalamayı sürdürüyordu. Dudakları ve burnu, karımın kalçaları arasında kaybolmuştu. O neredeyse her noktasını ezbere bildiğim yere şimdi başka bir ağız yapışmış, içine başka bir dil girmişti.
Normalde bunun beni kıskançlıktan çıldırtması gerektiğini biliyordum. Çoğu erkek için bu manzara daha ilk anda bir cinayet nedeni, adli bir vakanın ağır tahrik kaynağıydı. Ama, o anda tam tersi duygularla dolu olduğumu fark edip şaşırıyordum. Büyülenmiş gibi seyrediyordum. Evet, ağır tahrikti karımı sikmesi… Fakat ben içeride sikişenleri basmak yerine, o ağır tahrikle sikimi kaldırıp izlemeyi tercih ediyordum.
Karım kendini biraz toplamıştı bu arada. Kalçalarını Fehmi’nin yüzüne bastırıyor, çıldırtıcı hareketlerle sağa sola kıvırıyordu.
“Götümü da yala n’olur…” dedi Fehmi’ye, “Hadi canım… Biraz da götüme sok dilini olur mu..? Hadi n’olur götümü yala yavrum…”
Her sözü, beynime bir ok gibi saplanıyordu. O küçük deliğinin ne kadar duyarlı olduğunu, benden iyi kim bilebilirdi ki? Fehmi’nin karımın kalçaları arasına gömülü başının biraz yukarıya kaydığını gördüm. Aynı anda karımın vücudunu tekrar kıvranıp bükülmeye başladı.
“Ahhh sen… Sen… Mahvediyorsun beni… Biliyorsun değil mi nasıl mahvettiğini beni..? Ohhhhh…”
Birden durdu Fehmi. Sonra da dizlerinin üstünde doğruldu. Siki yeniden kalkmış, kocaman olmuştu. Tıpkı kıvrık bir yay gibiydi. Karımın kalçalarına yapışıp ona doğru sokuldu.
Sikinin morarmış başının, o başdöndürücü yuvarlakların arasına daldığını gördüm. Bu temasla, karımın tüm vücudu, elektrik akımına kapılmış gibi titredi. Kalçaları hırsla geri gittiler. Aynı anda Fehmi de bastırdı. Kocaman siki, bir anda kayboluverdi.
“Ohhh ne güzel geçirdin…” diye inledi karım, “Ohhh yavrum ne güzel soktun… Hadi sik beni n’olursun… Ohhhh hadi sik beni…”
Şimdi gözlerimin önünde, daha da müthiş bir manzara vardı. Karımın omuzları ve memeleri hala yatağa yapışık, kalçaları alabildiğine havadaydı. Fehmi ise iki eliyle onu incecik belinden kavramış, hırsla sikiyordu.
Karım artık konuşamaz haldeydi. İnlemeleri, giderek küçük çığlıklara dönüşmeye başlamıştı. Tekrar gelmek üzereydi. Zevkten uçmuş gibiydi. Bir süre sonra da, kıvranmaları çırpınma halini aldı. An meselesiydi zevkin doruğuna çıkması. Birden derin bir inleme çıktı ağzından. Kalçaları hırsla geriye gitti. Getiriyordu.
Kendimi tutmama olanak kalmadığının farkındaydım. Elimi, neredeyse kendiliğinden sikime gitti. Daha parmaklarımın değdiği anda da fışkırtmaya başladım. Peşpeşe salvolar halinde, holdeki halının üstüne boşalıyordum. Gözlerim kararmıştı.
Tekrar onları seyredebilecek hale geldiğimde, Fehmi karımın arkasından uzaklaşmıştı. Kocaman siki, karımın sularıyla sırılsıklam ıslanmıştı. Pırıl pırıl parlıyor ve daha da muhteşem görünüyordu.
O daha getirmemişti. Başka planları vardı. Karımı kalçalarından tutup, sırtüstü çevirdi yatakta. Sonra da üstüne uzanıverdi. Erkekliği, bir anda karımın apış arasına dalmıştı bile. Kalçaları küçük hareketler yapıyordu. Sonra birden sert bir hareketle bastırdı.
“Ohh yine geçirdin bana yavrum…” dedi karım, kolları Fehmi’nin boynuna dolanırken, “Hadi sik beni yine… Sok sikini içime hadi… Ohhh hadi sik beni n’olur…”
Fehmi, ellerini iki yandan götürüp karımın kalçalarının altına sokmuş, o yumuşacık yuvarlakları avuçlamıştı. Bir süre sonra da, ağzı karımın yarı aralık etli dudaklarının üstüne kapandı. Şimdi karımın dudaklarını kemirirken, bir yandan da yavaş yavaş, acele etmeden sikiyordu.
Karım da, bacaklarını onunkilere dolamış, kalçalarının yukarı hareketleriyle her hamlesine karşılık veriyordu. Birbirleriyle boğuşmakta olan dillerinin çıkardığı sesleri duyuyordum ve sikim yeniden kalkıp, kazık gibi kesilmişti.
Benim varlığımı tümüyle unutmuş olmaları gerektiğini düşünüyordum ki, karımın vücudunun birden kasıldığını gördüm.
“Ahhh sen beni öldüreceksin…” diye inledi, ağzını Fehmi’den kurtarıp; “Ahh ne güzel soktun parmağını götüme… Ohhh küçük bir sik gibi parmağın… Ahh yavrum gelicek yine… Yine getiriyorsun beni… Ohhh yine yavrum… Immmhhhh…”
Tüm vücudunu dalgalanıyordu yine. Amı sikle, götü parmakla doluydu ve yine zirveye çıkıyordu.
Yorulmak bilmez gibiydi Fehmi. Doğrusu böylesine usta olduğunu aklıma bile getirmemiştim. Daha ne kadar dayanacaktı acaba? Daha ne kadar sikecekti karımı? Yeniden alabildiğine tahrik olmuştum. Gözlerimi üstlerinden ayıramıyordum bir türlü.
Sonra Fehmi durup, biraz doğruldu. Elleri karımın bacaklarını diz altlarından yakalayıp yukarı kaldırarak, karnına doğru bastırdı. Daha da doğruldu. Şimdi ikiye katlanmış gibiydi karım altında. Tabak gibi açılmıştı.
Pür dikkat kesilmiştim artık. Karımın en çok sevdiği şeydi böyle alta alınıp eze eze sikilmek… Şimdi de onu yaşıyordu işte. Sanki yatağa çivilemek istermiş gibi, hırsla, vura vura sikiyordu Fehmi onu…
Ben de her şeyi en ince ayrıntısına kadar görebiliyordum şimdi. Fehmi’nin kocaman siki, karımın içinden en ucuna kadar çıkıyor, sonra tekrar dibine kadar giriyordu. Bir piston gibi sokup çıkartıyordu karıma.
Karım iyice dağılmıştı artık. Fehmi her dibine kadar geçirdiğinde yeni bir çığlık kaçıyordu ağzından. Başını kaldırmış, içine girip çıkan siki seyrediyordu. Kelimenin tam anlamıyla zevkten uçmuştu. Fehmi onu sikiyor, sikiyor, sikiyordu. Sanki hiç durmayacakmış, hiç bitirmeyecekmiş gibi sikiyordu karımı.
Ya da, en azından bana öyle geliyor olmalıydı. Bu yüzden de, birden kasılıp inlediğinde biraz şaşırdım. Sonra tekrar dibine kadar soktu karımın içine. Kıçının yanakları titriyor, açılıp kapanıyordu. Tanrım, tohumlarını boşaltıyordu karımın içine. O güzelim amının en dibine fışkırtıyordu.
Bu karımın da çıldırmasına neden olmuştu. İçindeki sikin patlayıp sıvılarını fışkırtmaya başlamasıyla aynı anda, o da gelmeye başlamıştı. Zangır zangır titriyordu.
Öylece, üstüste yığılıp kaldılar.
Artık her şeyin bitmiş olması gerektiğini düşünüyordum. İkisi de baygın gibiydiler. Hızla ne yapacağıma karar vermeye çalışıyordum. Bu arada Fehmi’nin kımıldadığını ve önce karımın üstünden yuvarlanarak indiğini, sonra da yatağın kenarına oturduğunu gördüm.
Yüzü bana dönüktü. Yorulmuştu ve sarhoşluğu yüzünden okunuyordu. Ayağa kalkacak olursa, bulunduğum yerden uzaklaşmaya karar vermiştim. Ama buna gerek kalmadı. Karım yattığı yerden elini uzattı ve Fehmi’nin şimdi iyice inmiş olan sikini okşamaya başladı. Olamaz, orospu hala sevişmeye doymamıştı galiba… Fehmi’nin aksine, hiç de yorulmuş görünmüyordu.
Ne kadar yetenekli olduğunu çok iyi bildiğim parmakları, ilk başlarda yalnızca araştırıcıydı. Sonra küçük kıpırdanmalar başladı, Fehmi’nin küçülüp yapış yapış olmuş sikinde. Bu kadarı bile yetti karıma. Önce doğruldu yatağın üstünde, sonra da pozisyonunu değiştirip, başını onun kucağına götürdü.
Her şey tam karşımda cereyan ediyordu ve en küçük ayrıntıları bile görebiliyordum. Karım dilini çıkarıp elindeki sikin başını yalamaya başlamıştı. Sonra dudakları aralandı ve Fehmi’nin yarı kalkmış siki ağzında kayboluverdi.
Yanakları yine içeri çökmüştü. Hırsla emiyordu. Amacı belliydi. Biran önce kalkmış bir sike kavuşmak istiyor, başını Fehmi’nin kucağında yukarı aşağı hareket ettiriyordu.
Doğrusu tahmin etmediğim kadar çabuk kalkıyordu Fehmi’nin siki. İlk başlarda, karımın her başını aşağı bastırışında Fehmi’nin kasıklarındaki kıllara kadar inen dudakları, ağzının içindeki sik büyüdükçe, giderek daha yukarılarda kalmaya başlamıştı.
Bunu görmek beni yeniden ve alabildiğine tahrik etmişti. Karım da çok tahrik olmuştu bu durumdan. Yine burnundan gelen memnuniyet mırıltıları çıkarıyordu.
Fehmi’nin yüzünde ise şaşırmış bir ifade vardı. Galiba sikinin yeniden ve bu kadar çabuk kalkmasına akıl erdirememişti. Karım birden başını kaldırıp doğruldu. Şimdi parmakları Fehmi’nin yeniden kocaman olmuş sikine dolanmış, sıvazlıyordu.
Öbür eliyle onu göğsünden itip yatırdı yatağa ve bir anda ata biner gibi üstüne çıkıverdi. Sonra elindeki organı amına getirip dayadı ve oturdu üstüne. O kocaman şey, bir anda kayboluverdi.
Şimdi tarifi imkansız, müthiş bir manzara vardı gözlerimin önünde. Karım, elleriyle dizlerini Fehmi’nin iki yanında yatağa dayamış, içine gömülmüş sikin üstünde adeta dans etmeye başlamıştı.
Ve ben her şeye tam karşıdan bakıyordum. Karımın o çıldırtıcı kalçalarının hareketleri başdöndürücüydü. Bembeyaz yuvarlaklar, sağa sola, yukarı aşağı hareket ederken, Fehmi’nin siki içine girip çıkıyordu. Sonra biraz daha öne eğildi. Artık amının şişmiş dudaklarını bile görebiliyordum.
Karımın benden yalnızca bir kaç metre uzakta böyle sikişmesini seyretmek o kadar tahrik ediciydi ki, şimdiye kadar hiç bu kadar tahrik olmadığımı düşünüyordum. Kalçalarını her kaldırışında içindeki sik en ucuna kadar çıkıyor, sonra her oturuşunda dibine kadar giriyordu.
Amının dudakları alabildiğine şişmiş, Fehmi’nin sikini bir eldiven gibi sarmıştı. Hepsinin üstünde de, o küçük göt deliği, tüm baştan çıkarıcılığıyla göz kırpıyordu sanki. Gözlerimi ayıramadan, büyülenmiş gibi seyrediyordum her şeyi.
“Ohhh çok güzel yavrum…” diye inledi birden, “Ahhhh sikilmeye doyamıyorum bir türlü… Ohhh çok güzel…”
Fehmi’nin sesi çıkmıyordu. Öylece yatıp kalmıştı. Her şeyi karım götürüyordu. Ama, siki kocamandı Fehmi’nin. Anladığım kadarıyla, karımın da ondan başka bir istediği yoktu. Dilediği gibi, canı çektiğince hareket ediyor, o kocaman siki kullanarak zevkten uçuyordu. Hareketleri biraz hızlanmıştı artık.
“Sakın getirme…” dedi Fehmi’ye, “Ohh, sakın getirme olur mu?”
Şimdi yeniden doğrulmuştu Fehmi’nin üstünde. Tıpkı bir atın üstünde oturuyor gibiydi. Sonra bir elini kalçalarına götürdü. Önce biraz okşadı kendini. Elinin yavaş yavaş kalçalarının arasına doğru gittiği fark ettiğimde, ne yapacağını da anlamıştım. Artık orta parmağını kalçalarının arasına sokmuştu. Sonra orada bir çiçek gibi duran küçük götüyle oynamaya başladı.
4“Immmhhh…” diye inledi aynı anda, “Ohhh çok güzel… Ohhhh…”
Parmağını yavaşça bastırıp içeri soktuğu anda da, tüm vücudu titremeye başladı. Ağzından küçük çığlıklar çıkararak, yine getiriyordu. Kalçaları çırpınıyor, ileri geri, sağa sola çalkalanıyordu. Birden duruldu.
Fehmi daha gelmemişti tabii. Ama hareket etmiyor, hala öylece yatıyordu. Sonra karım yavaşça dizlerinin üstünde doğruldu. Fehmi’nin organı, şimdi içinden çıkmıştı. Ne yapmak istiyordu acaba? Tepeden tırnağa merak kesilmiş, izliyordum.
Sonra karımın elinin bacaklarının arasından uzandığını ve parmağının amına girdiğini gördüm. Ama çok kısa sürdü bu. Hemen götüne götürdü parmağını. Sonra tekrar amına ve tekrar götüne.
Offf… Karım kendini götten sikilmeye hazırlıyordu. Fehmi’nin kocaman sikini küçük götüne alabilmek için, vıcık vıcık olmuş amındaki kaygan sıvıları alıp oraya sürüyordu. Sonunda parmağını, o küçük deliğe sokup çıkarmaya başladı. Kalçaları, neredeyse aynı anda yeniden hareketlenmiş, kıvrılıp bükülmeye başlamıştı.
Bütün bunları seyrederken, benim sikim de patlama noktasına gelmişti yeniden. Karımın götüyle oynamaktan vazgeçip Fehmi’nin sikini tuttuğunu, sonra kalçalarını biraz ileri götürüp, onun koca bir mantara benzeyen başını o küçük deliğe dayadığını görünce, daha da heyecanlandım.
Fehmi de heyecanlanmıştı. Kalçalarını yataktan kaldırıyor, sikini karımın götüne sokmaya uğraşıyordu.
“Ohh yavaş…” dedi karım, “Yavaş ol n’olursun… Öyle büyük ki sikin…”
O küçük deliğin açıldığını, Fehmi’nin kocaman sikinin yavaş yavaş içine girdiğini görebiliyordum. Hemen hemen yarısını almıştı ki içine, ufak ufak hareketlenmeye başladı. Kalçaları yine yukarı aşağı, sağa sola oynamaya başlamıştı. Fehmi’nin siki, hafif hafif girip çıkıyordu artık. Her aşağı bastırışında da, biraz daha çok alıyordu içine.
Sonunda kalçaları, Fehmi’nin kasıklarına yapıştı.
Kısa bir süre, hiç hareket etmeden durdu karım. Sonra yeniden götündeki sikin üstüne oturup kalkmaya başladı. Adaleleri iyice gevşemişti artık… Fehmi’nin siki, bir piston gibi girip çıkıyordu içine. O kocaman şey, bir olduğu gibi meydana çıkıyor, bir tümüyle kayboluyordu.
“Hadi getir şimdi yavrum…” dedi karım, “Ohhh hadi getir içime… Ohhhhh hadi fışkırt tohumlarını karnımın içine… Ohhh hadi n’olur…”
Fehmi’nin artık kendini alabildiğine kaptırdığını görebiliyordum. Dağılır gibi olan ilgisi, siki karımın götüne girer girmez yeniden toplanmıştı. Ellerini kaldırıp, karımı belinin iki tarafından kavramış, alttan bastırarak, sanki mümkünmüş gibi daha çok sokmak istiyordu.
Karımın sımsıkı göt deliğinin, onun aklına başından almasına şaşmıyordum. Bu arada karım da, kelimenin tam anlamıyla kendinden geçmişti. Bir elinin parmaklarını saçlarının arasına sokmuş, içindeki sikin üstünde dans ediyordu sanki.
Birden garip bir homurtu çıktı Fehmi’nin ağzından. Getiriyordu. Hem de bayağı iyi getiriyordu. Karımın götüne girip çıkmakta olan sikinin iki yanından, beyaz damlaların sızdığını görebiliyordum. Daha da baş döndürücü bir manzaraydı bu. Sonra karımın da beli gelmeye başladı.
İnliyor, çırpınıyor, titriyordu.
Bir süre öylece kaldılar. Sonra karım yavaşça doğrulup, Fehmi’nin üstünden kalktı. Bu sefer her şeyin bittiğine emindim. Fehmi, baygın gibi yatıyordu yatağın üstünde. Karımın yatağın bir köşesine savrulmuş havlusuna elini uzattığını görünce, hemen toparlandım ben de… Sessizce yatacağımız odaya gidip, yatağın üstüne oturdum.
Çırılçıplaktım ve sikim neredeyse patlayacak haldeydi. Acaba önce banyoya mı gidecekti karım? Onun sarhoş olduğunu unutmuştum her halde.
Doğruca odaya geldi. Havluyu beline sarmak zahmetine bile katlanmamıştı. Yatağın ucunda ayakta durduğunda, zayıf gece lambasının ışığında göz göze geldik. Sarhoş, yarı kaymış ve mest olmuş gözlerle baktı bana… Sonra gözleri, dimdik duran sikime takıldı. Tişörtünü de çıkartıp attı ve yanıma uzandı yavaşça. Öpüşmeye başladık.
Dili bir anda ağzımın içine kaymıştı. Elini sikime götürdü. Az önce Fehmi’nin sikini sıvazlayan parmakların temasını hissetmek beni çıldırtmıştı sanki. Biraz daha bana dokunmasına izin versem, kendimi tutamayıp, fışkırtmaya başlayacaktım. Ağzımı onunkinden kopardım ve başını aşağıya doğru ittim hafifçe. Ne istediğimi anlamıştı.
Dilinin sikimin başına şöyle bir değmesi bile yetti benim için. Bir top gibi patladım. İlk salvo yüzüne geldi karımın. Sonra ağzını alabildiğine açıp, sikimi yutuverdi. Artık ağzının içine fışkırtıyordum. O da deli gibi emiyordu. Vücudu titremeye başlayınca, onun da getirdiğini anladım.
Tek bir damla bırakmayıncaya kadar emdi sikimi…
Sonra, başı hala karnımda, öylece kaldı. Artık yorulmuştu galiba. Ama ben bu kadarıyla yetinmek niyetinde değildim. Daha yeni getirmiştim ama, sikim hala taş gibi sertti ve onu sikmek istiyordum.
Kısa bir süre önce seyrettiklerim, gözümün önünde uçuşuyordu. Fehmi’yle sikişmelerinin tüm ayrıntılarını hatırlıyor ve giderek daha çok tahrik oluyordum. Doğrulup, dizlerimin üstüne kalktım.
Karım, dizlerini karnına çekmiş, sağ yanına yatmıştı. Elimi kasıklarına götürdüm. Tanrım, vıcık vıcıktı. Amının dudakları da, götü de alabildiğine açıktı. Fehmi’nin tohumları her yere bulaşmıştı. Başım dönüyordu. Parmaklarımın teması, onun da ürperip kıvranmasına neden olmuştu. Başparmağımı amına, orta parmağımı götüne soktum.
“Ohhh sevgilim…” diye inledi, “Hadi sik beni n’olursun…”
Parmaklarımı çıkarıp baktım. Fehmi’nin belleri, şimdi elime bulaşmıştı. Ne olduğunu, neden olduğunu tam anlıyamıyordum ama, bu daha da çok tahrik olmama neden olmuştu.
Elimi uzatıp, karımın sağ bacağını aşağı çektim. Sol bacağını da iyice karnına doğru bastırdım. Sonra sokulup, sikimi o vıcık vıcık bel dolu amına dayadım ve tek harekette dibine kadar geçirdim.
-“Ohh ne güzel soktun sevgilim…” dedi karım, “Hadi sik beni… Ohh hadi sik…”
Amı iyice gevşemişti. Sokup çıkarmaya başladım. Garip, şakırtılı sesler çıkıyordu. Bunu son derece tahrik edici buluyordum. Başım dönüyordu ve hırsla sikiyordum karımı… Taşaklarımın, birbirine karışmış sıvılarla sırılsıklam ıslandığını hissediyor ve daha da çok tahrik oluyordum.
Sonra amından çıkarıp, götüne dayadım sikimin başını. Öyle gevşemiş, öyle açıktı ki, neredeyse kendiliğinden içine kayıyordu. Götüne geçirmem, karımın da çok hoşuna gitmişti. İnlemeleri giderek artıyordu. Sonra onu sikmeye başladım.
Çılgın bir şeydi bu. Kendimi tutamıyordum. Çıkarıp tekrar amına soktum. Sonra da tekrar götüne. Artık onu bir amından bir ğötünden sikiyordum. İkimiz de çıldırmış gibiydik. Çevremizdeki dünyadan tümüyle koptuğumuzu hissediyordum.
Tohumlarım götünde fışkırmaya başladı. Sonra çıkarıp amına soktum ve içimde kalan son belleri de da rahminin ağzına boşalttım. Tohumlarım şimdi Fehmi’nin tohumlarıyla karışmıştı. Sağ elimin başparmağını götürüp götüne soktuğumda, o da belini getirdi. Amının adaleleri kasılıyor, sikimi sanki sağmaya çalışıyordu. Götü de parmağımı bir mengene gibi sıkıştırmıştı. Artık konuşamıyordu bile. Yalnızca inliyordu.
Sonra kendimizden geçip, öylece kaldık yatağın üstünde....
Erkeğim başka kadın bulunca
Erkeğimin beni boşlamalarından rahatsız oluyordum beni istemiyor diye düşünüyordum artık bunun altında bir iş olduğunu anladığımda iş işten geçmişti bir akşam bunu takip edeyim dedim keşke etmeseydim
gittiği ev benim çok iyi bildiğim evdi yakınımın evine girdi onunla yatıyormuş çok zoruma gitti bende gittim onun yakınına verdim O an neler olduğunu hatırlamıyorum. Kadına bir kaç tane tokat patlattım, kendimi eve bile nasıl attığımı gerçekten hatırlamıyordum. Kocam Perihanı sikiyordu hale bak.
Perihan tamam çok güzel bir kızdı ama bunu bana nasıl yapardı Ben de hoş bir bayandım sonuçta.
Onları bir arada düşündüm de kocam nasıl sikiyordu Perihanı acaba? Kucağında mı zıplatıyordu yoksa yalıyor muydu vajinasını Deli olmak üzereydim gerçekten aklımdan çıkmıyorlardı. Ve bir karar verdim o günün gecesi, kocamda fena halde intikam alacaktım. Hem de ben de onun akrabası ile yapacaktım bu işi.
Delirmek üzereydim gerçekten, intikam almayı çok istiyordum. Ve tecrübelerimden de faydalanarak orospu çocuğu eşimin akrabalarından biri olan Murat ile sevişmeyi uygun gördüm. Murat beden öğretmeniydi ve gerçekten yakışıklı bir adamdı. Evli de değildi, tüm akrabaları onun evlenmesi yönünde baskı yapıyorlardı ama güzel kadınlarla gününü gün etmeyi ve sexi yaşamayı daha uygun görüyordu kendine. Bu benim de işime gelirdi tabii.
Hiç konuşmazdık ama ilk defa geçen gün aradım onu telefondan ve kendisi ile görüşmek istediğimi söyledim.
İnanılmaz şaşırmıştı. Ne diyeceğini şaşırdı, tuhaf sorular sordu bana ama ben gelince tüm sorularını cevaplayacağımı söyledim.
Aklımda Murat ile deli bir şekilde seks yapmak vardı. Hazırlanmaya başladım, eşimin geçen yıl seks yaparken giymem için aldığı ancak bir kere bile kullanamadığım iç çamaşırlarını giydim. Siyah ve ipli bir çamaşırı vardı. Üzerime çok iyi oturmuştu, her erkeği sekse hazır hale getirebilirdim bana kalırsa.
Üzerine dar bir etek giydim, kalçalarım dışarıdan iyice belli oluyordu. İri kalçalarım vardır, balık etli bir bayan olduğumu söylemiştim. Göğüslerim ise bir erkeğin uçlarını yalamak için can atacağı cinstendir. İri ve diktir. Sutyen takmadım. Üzerimde beyaz bir gömlek vardı ve göğüs uçlarım iyice belli oluyordu dışardan. Harika görünüyordum aynada. Üzerine de dar kesim paltomu giydim. Ayakkabı tercihim ise ince topuklu siyahtı. İnanılmaz seksi görünüyordum.
Benimle seksi yaşamak istemeyecek erkeğin aklından zoru var diye düşünüyordum. Kocam da böyle bir maldı ama bu gece yaşayacaklarımdan sonra aklı başına gelirdi sanırım. Murat ile lüks bir otelin restaurantında buluştuk.
Şaraplar söylendi, güzel bir yemek ve koyu bir sohbet. Murat gözünü benden alamıyordu ama onu frenleyen şey kocamın akrabası olmasıydı. Ama ben ona öyle cilveler yapıyordum ki kocamla aramda büyük bir uçurum olduğunu farketmiş ti. Konuşurken arada elimiz omzuna atıyordum. Ve göğüslerimin gitgide dimdik olduğunu hissediyordum. Saçları omuzlarına kadar dökülüyordu ve omuzları inanılmaz geniş bir erkekti...
Hasta annemin bakıcısıyla
Merhaba hikaye severler Adım Mehmet, 37 yaşındayım. Gebze taraflarında dededen kalma bir müstakil bir evde yaşlı annemle beraber oturuyorum. Bekarım. Bu yaşta neden bekarsınız derseniz, felçli annemle yaşadığımdan evlenmeye bir türlü vaktim olmadı.
6 yıl önce bir trafik kazasına babam vefat etti, annemin ise malesef boynundan aşağısı felçli. Ablam var, ama o da evli, 3 çocuklu ve Samsunda yaşıyor. O zamandan beri anneme ben bakıyorum. Bakıyorum derken, tabi gündüzleri bakması için bir bakıcı tuttuk, sabah gelip, akşam ben gelince gidiyordu. Ve bu zamana kadar birkaç tane bakıcı değiştirdik.
En son geçen yıl Arife hanımı buldum. Arife hanım da oğlunun yanında kalan, 47 yaşında kapalı bir kadın. Kocası 2 erkek çocuktan sonra terketmiş gitmiş, 10 yıldır da ortada yok. Neyse Arife hanım 7 aydır anneme bakmaya sabah gelip akşam gidiyor…
Bir sabah geldiğinde bir baktım elinde bir valiz vardı, ama işe geç kaldığımdan bir şey sormadan işe gittim. Gerçi o da bir şey söylememişti. Neyse, akşam geldiğimde Arife hanım evde oturuyordu.
Selamlaştıktan sonra, “Mehmet bey, bir şey diyeceğim, kabul ederseniz çok sevinirim, kabul etmezseniz de başımın çaresine bakmam lazım…” dedi.
“Söyle Arife hanım?” dedim.
“Eğer kabul ederseniz ben bu akşamdan itibaren artık burada kalayım, gelinimle çok kötü atıştık, oğlum olacak hayırsız da gelinin ağzına baktı, resmen evden attılar beni, başka da gidecek yerim yok!” dedi.
Aslında benimde işime gelirdi, sabahları Arife hanımın gelmesini beklemeyecektim, akşamları ise evde durmama da gerek yoktu, arkadaşlarla takılabilecektim, zira akşamları mesaiye kalmıyordum.
Hemen, “Tabii olur, ne demek, ev müsait nasıl olsa, bir sürü kullanılmayan boş oda var, istediğin odanın birinde kalabilirsin!” dedim.
Çok sevindi. Valizini, beğendiği odaya bıraktık. Mutfağı ve banyoyu da dilediği gibi, kendi eviymiş gibi kullanabileceğini söyledim…
O akşam yemekten sonra ben üzerimi değiştirmiş, eşofmanımı giymiştim.
Birlikte TV seyrediyorduk. Arife hanım, “Müsadenle ben bir banyo yapayım, çay demleniyor, banyodan çıkınca içeriz.” dedi ve banyoya girdi. 20-25 dakika sonra banyodan bornozla çıkıp odasına giderken, ilk defa başı açık gördüm. Birkaç dakika sonra üzerinde gecelikle geldi, ama busefer yine başı örtülüydü.
Geceliği uzun etek gibi olmadığından beyaz bacakları ve kalçalarının hatları olduğu gibi ortadaydı. İlk defa dikkat etmiştim, vücudu hafif balık etinde, hafif basenli kalçaları, 1.70 civarında olan boyu ile oldukça güzel bir hat oluşturuyordu. Çayı getirip bardakları doldurduktan sonra, TV karşısında 3’lü koltuğa biraz daha rahat oturduğunda geceliğinin eteği biraz sıyrılmış, yan tarafından baldırları açılmıştı.
Aklımda bir kötülük yoktu, ama bakışlarım takılmıştı. Elimde olmadan gözlerim kayıyordu, tahrik olmuştum ve sikim sertleşmişti. Sigara paketimi getirmek için kalktığımda önümdeki oluşan çadır da Arifenin gözünden kaçmamıştı.
Sigaramı alıp geldiğimde Arife hanım oturuşunu değiştirmiş, bacakları biraz daha ortaya çıkmış, geceliği kalçasına kadar açılmıştı…
Arife hanım çayını içtikten mutfağa gitti. Mutfakta bir şeyler yapıyor olmalıydı ki, tencere tava sesi geliyordu.
Bir ara bana seslendi, “Mehmet bey gelebilir misin? Yardımına ihtiyacım var!” dedi.
Mutfağa gittim, ama Arife hanım öyle bir duruyordu ki, mutfak dolabın üstündeki tepsiyi almak için ayak uçlarının üzerinde yükselip yukarıya uzanmış, tepsiyi almak için çekmiş ve o sırada tepsinin içinde tabakların olduğunu görünce, onları düşürmemek için kımıldamadan o pozisyonda kalmış.
Tabii geceliği yukarı sıyrılmış, nerdeyse küloduna kadar görünüyordu. Mecbur arkasına geçtim ve tepsiye uzanmaya çalıştığımda resmen kalçasına yapışmıştım ve sikim Arifenin kalça yarığına gömülmüştü. O an sikim daha da sertleşmeye başladı.
Arife ise tabaklar düşmesin diye tepsiyi tuttuğu için pozisyonunu bozamıyordu. Ben de tepsinin içindeki tabakları tek tek alıp tezgaha koyuyordum, ama her uzandığımda, Arifenin götüne biraz daha abanıyordum. Son tabağı aldığımda Arifeyi iyice tezgaha yapıştırmıştım…
En son tepsiyi indirdim koydum tezgaha, fakat Arifenin arkasından çekilmedim, sikim Arifenin sıcacık kalça yarığına gömülmüş halde kaldım. İşin ilginç yanı, Arife de arkasından çekilmem doğrultusunda hiç bir girişimde bulunmuyordu.
Aksine arkasını önüme bastırıyordu, hemde belirgin bir şekilde. Siker gibi biraz yukarı aşağı kerkindiğimde, Arifenin hafifçe, “Ohhh!” dediğini duydum.
Biraz daha kerkindim, bu sefer inceden inlemeye başladı. Yandan kulağının altına bir öpücük kondurdum ve fısıldayarak, “Yatakodama gidelim mi?” diye sordum.
Titrek bir sesle, “Evet, çok ihtiyacım var!” dedi. Kucağıma aldığım gibi yatak odama götürdüm ve yatağa sırtüstü bıraktım. Eşofmanımın altını çıkarıp üzerine uzandım.
Dudaklarımız buluştuğunda şehvet içinde öpüşmeye başlamıştık. Bir elim bacaklarından geceliğini sıyırırken, diğer elim göğüslerini okşamakla ve sıkmakla meşguldü. Arife de benim külotumu bir an önce çıkarmak için aşağı sıyırıyordu.
Ben de Arifenin külodunu çıkarıp kalçalarını okşayarak göbeğinden yukarı göğüslerine doğru çıktım. Arife kazık gibi olmuş sikimi eline almış sıvazlıyordu…
Arifenin üzerinde ters döndüm ve 69 pozisyonunda tertemiz amına yumuldum. Arife amını yüzüme doğru kaldırırken, benim sikim de Arifenin yüzüne dudaklarına çarpıyordu. Dilim Arifenin amının derinliklerine daldığında,
Arife inlemelere ve Ohhlamalara başlamış, amı vıcık vıcık sulanmıştı. Arife dudaklarına sürten sikimi eliyle yakalamış, sikimin başını öpüp yalıyordu. Ben Arifenin amının dudaklarını emip, G-noktasını dillerken, Arife eliyle başımı amına bastırıyordu. Bir an dizleri ile başımı sıkıştırıp titremeye başladı.
Ağlar gibi inleyerek ve kasılarak orgazm oldu, amı sular içinde kalmıştı. Ondan sonra sikimi öyle bir emmeye başladı ki, ben de dayanamadım ve “Geliyorum!” dedim. Sikimi ağzından çıkardığında ben de fışkırmaya başlamıştım.
Menilerim suratına, gerdanına ve göğüslerine bulaştı. Arife sikimi iki göğsünün arasına yerleştirdi ve iki eliyle göğüslerini sıkıştırdı, sikimi tost yaptı…
Göğüslerinin arasında biraz gidip geldikten sonra, dönerek yanına uzandım, başındaki eşarbını çözüp çıkardım ve yüzündeki döllerimi sildim. Arife de inmiş sikimi avucunun içine alarak yeniden ovmaya başlamıştı bile.
Sikimi sıvazlarken, “Mmmhhh, bunu çok özledim!” diyordu. Bu arada ben de bir elimle pürüzsüz bacaklarını okşarken, bir elimle de çok iri olmayan ama dikleşmiş göğüslerini okşuyordum. Dudaklarımız tekrar buluşup şehvetle öpüşürken, parmaklarım amının deliğini bulmuş ve parmaklamaya başlamıştım. Bir süre, orta 3 parmağımı amının deliğine sokup, baş parmağımla klitorisi ile oynarken Arife inlemeye ve beni üzerine çekmeye başladı.
“Hadi gel, artık içimde istiyorum!” diye titrek sesle yalvarır gibiydi. Benim alet bu arada yeniden kazık gibi olmuştu. Doğrulduğumda Arife bacaklarını ayırmış, arasına yerleşmiştim. Ayak bileklerinden tutup bacaklarını kaldırdığımda, sikim şişmiş ve kızarmış olan am dudaklarının arasında aşağı yukarı kayıyordu.
Arife elini atıp sikimin başını amının deliğine yerleştirdiğinde, kayganlaşmış amı sanki sikimi içine çekecekmiş gibiydi…
Ben ağır ağır amına sokarken, Arife de kalçasını oynatarak yardımcı oluyordu. Yarısı girdiğinde artık dayanamadım ve bir anda yüklendim, hepsini birden kökledim. Arifeden kısık bir Ahhlama geldi. Doğrusu amının bu kadar da dar olacağını hiç tahmin etmemiştim. Arifenin ağzı açık kalmış, gözleri büyümüştü.
Hareket etmeden biraz o vaziyette durdum. Sonra yavaş yavaş geri çekip tekrar yüklendim. Bunu birkaç kez tekrarladığımda, Arifenin iki eli belime yapışmış, “Hızlı yap, daha hızlı! Kökleeeee!” diye inleyerek, beni her seferinde sertçe kendine doğru çekiyordu. Ben hızlı hızlı bastıkça, Arife, “Sokkkkk! Doldur içimi! Oooohhh, sokkkkk, ne güzellll!” diye inliyordu. 5-10 dakika hızlı hızlı git gel yaptım, sonra daha da hızlandığımda, ikimizin de inlemeleri hırlamaya dönüşmüş ve birbirine karışmıştı…
Birden Arife titremeye, bacaklarını ve amını kasarak beni içine kilitledi ve orgazm olmaya başladı. O anda ben de hırlayarak fışkırmaya başladım. İkimiz de aynı anda boşalmıştık. Arifeyle o gece sabaha kadar çeşitli pozisyonlarda 3 kere daha sikiştik. Şimdi akşamları beraber yatıyoruz, karı koca gibi olduk resmen.
Ve iyi ki de hayırsız oğlu gelinine uyup ta Arifeyi evden kovmuş diye seviniyorum...
Avukatım
Selam… Ben DHARMA. İstanbul da kendime ait iş yerimde ticaretle iştigal etmekteyim. 42 yaşında esmer 1.80 boylarında ve atletik yapılı biriyim. Yaklaşık üç yıl önceydi. İşim gereği karşılıksız çıkan biri müşteri çekini işleme koyup öğrenim etmesi için her vakit çalıştığım avukatın ofisine gidiyordum. Avukatın iş yerine vardığımda ofisi kapalı ve tabelası sökülmüştü. Şaşırmıştım doğrusu.
Belki taşındığını düşünerek derhal yan taraftaki bir ofisin kapısını çalarak sormak istediğimde… Tanrım içerde müthiş güzel bir bayan karşımdaydı. Sanırım bir kaç dakika onu seyre dalmakla geçmiş hiç konuşmamış olmalıydım ki o enfes bayanın öksürüğüyle kendime geldim.
Tabi derhal mevzuya girip yandaki avukatı sorduğumda o işi bırakıp savcılığa art döndü cevabıyla karşılaşıp ne yapacağımı düşünürken. Beyefendi yardımcı olabilirsem ben de dediğinde ani büyük bir soluk aldım…Uzatmayalım… İşi kendisine verdim ve sonraki zamanlarda avukatlığımı o yapmaya başladı. Sık sık ben onun ofisine o benim ofisime gelip gitmeye başlamıştık. Nihayet bir akşam yemeğine çağrı ettiğimde elbette cevabını aldığımda hayallerimin gerçek olacağını düşünmeye başladım.
Gördüğüm ilk günden beri onu düşünüyor etkisinden kurtulamıyordum. O akşam için şık bir kıyafet giyip verdiği adresten onu aldım. İnanılmaz bir güzellikle karşımda yanımda arabamdaydı. Kesinlikle periler gibiydi. Siyah mini etek, göğsüne kadar açık düğmeli krem renkte ipek bluz ve kara ceket kıyafeti, hafif makyajı, kabarık kızıl saçlarıyla müthişti. Oldukça lüx bir balık restoran sonrasında Yeşilyurt tta lüx bir otelin barında aperatifle devam ediyorduk. Yemekte ve barda içtiğimiz içkilerin de tesiriyle oldukça yakınlaşmıştık.
Oturduğumuz ufacık masada bacakları bacağıma değer bir halde elleri avuçlarımdaydı. İlerleyen saatlerde isterse bu gece bu otelde kalabileceğimizi söylediğimde.. ııhh… evim çok yakın bize gidelim teklifi karşısında tereddütsüz kabul etmiştim. Anahtarla kapıyı açtığımızda yalnız olduğumuz düşüncesindeydim ki… Sessiz ol kız kardeşim uyuyordur dediğinde kalbim fırlayacak gibi olmuştu.
Yarı dublex evinin alt katı açık bir mutfak ve salonla kaplıydı. Oldukça yalın ve lüx malzemelerle döşenmişti. Elime bir duble viski uzattıktan sonra üst kat merdiveninde kaybolmuştu. Yabancı bir evde tek başımaydım. Bir süre sonra merdivenden gelen ayak sesine başımı çevirdiğimde…
Tanrım ! Bir ilahe gibi karşımdaydı. Lacivert saten şort ve sütyen olduğu halde doğruca yanıma gelip dudaklarıma yapışmıştı. Immm.. Banyodan yeni çıkmış olmasının kokusu parfüm kokusuna karışmıştı. Onun atağı karşısında oldukça sakin bir halde yanıt veriyordum. Yaklaşık beş dakika kadar ayakta öpüştükten sonra, alelace üstümdekileri çıkartıyordu.
Önüme diz çökmüş bir halde boxer`ımı da çıkarır çıkartmaz avuçlarına aldığı erkekliğimi parmaklarıyla iyice okşadıktan sonra en üstüne öpücükler kondurarak yalamaya başlamıştı. Müthiş stili ile ruhumu ele geçirmeye çalışıyordu. Kadınlığını okşadığı parmaklarını ıslaklığıyla erkekliğime sürtüyor o kayganlıkla erkekliğimi daha sıkı emiyordu.
Dudaklarının arasındaki erkekliğimi diliyle yalıyor, ucunu boğazına vurdurucasına değdirip çekiyor arada hafif dişlerini hissettiriyordu. Daha çok dayanamamış o şekilde ağzına boşalmıştım. Tüm menilerimi yutarcasına yudumluyor dudaklarının kenarındaki damlaları parmaklarıyla toplayıp yalıyordu…
Evet doğrusu bu kadar beğeni ve uğraşın karşılığını vermeliydim. Saçlarından kavrayıp ayağa kaldırdım… Kulak memeleri, boynu, omuzları derken sıkıca avuçladığım ve o ana kadar dikleşmiş memeleri artık dudaklarımdaydı. Yaklaşık beş dakika meme uçları dudaklarımda kadınlığı avuçlarımda, parmaklarım içlerde gezinir bir halde aşağılara yönelmiştim. Vucudunun pürüzsüz oluşu tenimizin müthiş uyumu daha da tahrik etmekteydi beni.
Ama o da ben de ivecen değildik. Şimdi ben diz çökmüş bir halde kadınlığını yalıyordum… Immm.. Şeftalisinin suları yudum yudum boğazımdan kaymakta, kadınlığının içlerine uzattığım dört parmağım içlere girip çıkmakta aynı anda kadınlığının iç duvarlarını hafif dişlemekteydim. zevk suları sellere dönmeye başlamış bir şekilde hadi aşkım, hadi al beni dediğinde orgazm olmaya yakınlaştığını anlar anlamaz oradaki koltuğa yüzü koyun çevirerek ayakta içine girmiştim. Abartısız kalın ve uzunca erkekliğim beğeni sularının kayganlaştırdığı vajinada ileri art dans etmekteydi.
İnce belinden sıkıca kendime çektiğim her vuruşla iniltileri çığlığa dönüşür hale gelmişti. O şekilde müthiş iniltilerle orgazmını yaşıyor ancak pozisyonu hiç değiştirmeden devam ediyordum…İki kez orgazm olması aldığı beğeni ve hafif aşk sözcükleri sexi ve duygusal anlar yaşadığımızın göstergesiydi. Biraz ara verip viskilerimizi yudumlamaya devam ettiğimizde; şimdi koltukta kucağımdaydı. Yeni sertleşmeye başlayan erkekliğimi eliyle okşayıp iyice dikleştirdikten sonra kadınlığından içeri almış ellerini arkadan bacaklarıma tutunarak sıkı bir tempo vermişti kendine…
Pek iri sayılmayacak göğüsleri dudaklarımın arasında belim her iki kaba etini kavramış halde dakikalarca yükselip inmeler… Sonuçta aynı orgazm… Müthiş beğeni aldığını, hiç bu şekilde yaşamadığını fısıldayarak… Oysa ben daha ilk başlardakiyle duruyordum… Bir kez boşalmıştım ama her birleştiğimiz anı doya doya yaşamıştım… Bunu hissetmiş olmalı ki…
Şimdi bende diyerek önümde domalır pozisyona girmişti… Kesinlikle müthiş bir vücut enfes beğeni aldığım bir pozisyon… Daha beline dokunduğumda; aşkım hadi al beni oradan kesinlikle ilk kere sana sunuyorum bunu yapmalısın çünkü hak ediyorsun dediğinde… Asla aksi ilişki istemediğimi fısıldadım. Sex evet ama… İnsanca…
Başını bana çevirdiğinde gözlerinin dolu dolu olduğunu farkettiğimde … Sen müthişsin diyerek ayağa kalktı. Usulca kucağıma oturduğunda… Kız kardeşim! Biz hep, beraber tek bir erkek fantazisi kurardık; ama bu memlekette bu tür bir ilişki yaşayamayacağımızın da farkındaydık… Şimdi sen! O şansı bize verebilirsin ve biz de seve seve seninle olabiliriz ki, doğal istersen dediğinde…
Merdivenden gelen ayak seslerine ikinci kez yöneldiğimde!.. Kesinlikle ikinci bir periyi görmenin şaşkınlığını yaşıyordum. Çırılçıplak kumral uzun saçlı, hafif kabarık göğüslü, uzun bacaklı, masmavi gözlü, ince belli ressam tualinden çıkmışcasına … O halde sessizce gelip kucağımdaki ablasının ellerinden tutarak kaldırdı ve önüme diz çökerek erkekliğimi okşamaya başladı. Bu kesinlikle rüya olmalıydı ama… Tamamıyla yaşıyordum…
Dudaklarının arasında kaybolan erkekliğim şimdi onun verdiği zevkle baş kaldırmıştı. Koltuğun üstüne çıkarak kadınlığını ayakta dudaklarımın arasına uzatan ise… Bunu ilk kere yaşayacaklarını ve aramızda kalmasını istemeyecek kadar bana güvendiğinin ifadesiyle bir yandan kendi göğüslerini okşamaktaydı…. ve kardeşiyle birleştiğim saatler…
Çılgıncaydı…
Karımın Amını Hiç Böyle Islak Görmemiştim
Merhabalar. Ben karımla erken yaşlarda evlendim. Seks hayatımız çok güzel gitti hep. Ancak 30'umuzu geçtikten sonra, ikimiz de seks sırasında fantazilerimizi anlatma rahatlığına kavuştuk.
Karım bir fantazisinde, benim başka bir kadınla sevişmemi seyretmek istiyordu.
Ben de bir sevişme sırasında karıma, iki erkekle sevişmenin ona zevk verip vermeyeceğini sordum. Bu fantaziyi hiç konuşmamıştık daha önceleri. "Sahi istermisin, kıskanmaz mısın?" dedi.
Ben de, "Hayır, kıskanmam." deyince, bu fantazi bizim en büyük fantazimiz oldu.
Benimle sevişirken karım, "Nolur yapma, ben evliyim, kocama ne derim…" diye kıvranıyordu altımda.
Ben de "Olsun, bir kereden birşey olmaz…" diye sikmeye çalışıyordum onu.
O da kıvranıyor ve sokturmamak için rol yapıyordu. Amının içine girince de, "Nolur birdaha yapma, kocam duyarsa mahvolurum…" diye kıvranıyordu altımda.
Felaket boşalıyorduk birlikte.
Bu fantaziler devam ederken, yurtdışında yaşayan bir arkadaşım geldi Istanbul'a, bir ara beraber ticaret yapmıştık. Karım da çok iyi tanıyordu onu.
Akşam yemeğine davet ettik. Otelden arabayla aldım onu, akşam beraber yemek yedik, eskilerden konuştuk falan.
Yemekten sonra içki bizi iyice rahatlatmıştı, çok geç saatlere kadar içtik ve konuştuk. Saat 03:00 gibi, aldığı alkolün de etkisiyle, arkadaşımın başı koltukta öne düştü, sızmak üzereydi.
"Ya istersen burada kal bu gece." dedim,
"Gideyim, rahatsız etmeyeyim." dedi.
"Olur mu, müsait oda var." dedim.
Karım da hemen yatağı hazırladı yatması için. O odaya girdi, biz de odamıza geçtik karımla…
Karımla yatağa girince, karımın vücudunu okşamaya başladım, kıvranıyordu. Karım da elini uzatıp sikimi okşamaya başladı. Sikim acayip kalkmıştı, arkadaşımın varlığı beni tahrik etmişti.
Karımı da tahrik etmiş olacak ki, "Arkadaşın, umarım rahat eder…" dedi.
Ben de "Bak bir istersen, sor bakalım rahat mı." dedim.
"Kızmazmısın?" dedi, ama can attığı belliydi.
Yine de, "Olmaz, sonra rezil oluruz…" dedi.
Ben de, "Gel birlikte gidip bakalım…." dedim.
O anda ikimiz de sadece külotlaydık ve ben içkinin tesiriyle cesaretli hareket ediyordum. Yoksa çok istesek de, asla böyle birşeye cesaret edemezdik ikimiz de.
Koridorun lambasını yakıp, arkadaşımın yattığı odanın kapısını hafifçe tıkladık, ses çıkmadı.
Kapıyı açtık ve baktık, çok derin uykuya dalmıştı, iyice sızmıştı. Karımla içeri girdik, ama ne yapacağımızı bilmiyorduk.
Karım da yanımda, yatağın yanında ayaktaydık. Sonra ben, arkadaşımın üzerine örttüğü pikeyi bacaklarına kadar çektim.
Arkadaşım, yaz olduğundan dolayı sadece slip giymişti ve siki bayağı kabarık duruyordu…
Karımın gözleri arkadaşımın kabarık sikindeydi hep.
Karıma, "Kuru kuru bakmakla olmaz, ellesene…" dedim.
"Ya uyanırsa napariz?" dedi.
Hem alkol, hem de o acayip heyecanın ve zevkin etkisiyle, "Birşey olmaz, uyanmaz…" dedim.
Karımla yatağın yanında çömeldik. Karım elini hafif hafif gezdiriyordu arkadaşımın donunun üzerinde.
Karıma, "Korkma, çekinme, ne istersen yap!" dedim…
"Ya sonra pişman olursak?" dedi, ama bu arada kıpkırmızı olmuştu karımın o güzel yüzü.
Sarışın ve beyaz tenli olduğundan iyice belli oluyordu bu kırmızılık. Karıma izin verdiğim halde, yine de çekingen davranıyordu.
Dayanamadım ve ben arkadaşımın külodunu hafiften aşağı çektim. Biraz siki çıktı ortaya.
Karım eliyle tutup oynamaya başladı.
Arkadaşımda hareket yoktu, çok derin uykudaydı. Karım, arkadaşımın hem ilk defa gördüğü sikine dikkatlice bakıyor, hem de eliyle oynuyordu. Benim yüzüme bakamıyordu ama.
Karımın başını bana doğru çevirdim elimle, ama hemen gözlerini kaçırdı. "Nasıl? Zevk alıyormusun?" dedim karıma.
"Heyecandan öldüm ben…" dedi,
ama karım benim de bakmamdan rahat edemiyordu, hissettim bunu.
"Ben tuvalete gidiyorum." dedim, koridora çıktım, ama gitmedim.
Sessizce oda kapısına geri gelip seyrettim. Karımın arkası bana dönüktü, hissetmedi beni. Arkadaşımın siki daha tam kalkmamıştı.
Karım, arkadaşımın sikini eliyle tutup baş kısmını ağzına almıştı, emiyordu. Arkadaşımda uyanma belirtisi yoktu, ama acayip bir ses çıkarıyordu, inleme sesi gibi.
Yavaşca ve sessizce içeri gelip, karımın arkasına hafifçe dayandım.
Karım beni arkasında hissedince, hemen arkadaşımın sikini ağzından çekti.
"Devam et, çok zevk alıyorum!" dedim.
Sikimi arkadan karımın amına dayayıp yavaş yavaş sokmak istediğimde, karımın amı çeşme gibi akmıştı.
Sikimin başını sokup, hafifçe itince hepsi kayıverdi amının içine. Karımın amının böylesine ıslandığını daha önce hiç görmemiştim…
Sikimin tamamı birden amına girince, karım, "Ohhhhh…" diye inledi. Artık iş çığrından çıkmıştı.
Ben karımı belinden tutup, arkadan pompalarken, karımın da ağzından şapırtı sesleri geliyordu, acayip emiyordu arkadaşımın sikini. Tam kalkmadığı için de hepsi girmişti ağzına.
Arkadaşım birden kasıldı ve inleye inleye karımın ağzına geldi…
Ardından bir kez daha… Ve biraz sonra bir kez daha! Bu arada ben de karımın amına, iki kere, en dibine boşaldım.
Karım spiral taktırdığı için rahattık. Karımı sikerken, ben konuşmuyorum, karım inliyor, arkadaşımdan da kısık kısık hırıltılar geliyordu…
Sikişmemiz bitince, karım arkadaşımın külodunu çekti ve pikeyi örttü, odamıza geçtik.
Bir kere de yatakta siktim karımı.
Karım bana, "Canım, teşekkür ederim, mahvoldum ben…" diyerek, inleye inleye boşaldı bir daha.
Saymadım bilmiyorum ama, 4 mü 5 mi oldu boşalması. Ben de 3 kere geldim. Sonra bitkin bir vaziyette uykuya daldık.
Sabah uyandığımızda korku duyduk biraz.
Karım bana, "Arkadaşın anlamamıştır degil mi? Anladıysa rezil olduk…" dedi.
Odadan hakikaten çekinerek çıktık, çekinerek salona yöneldik. Salondan TV'nin sesi geliyordu, çekinerek salona girdik.
Gülerek günaydınlaştık.
Karım arkadaşıma, "Umarım yatakta rahat etmişindir…" dedi.
Arkadaşım da, "Hemde nasıl rahattım, yatar yatmaz uyumuşum, biraz önce uyandım." deyip, karıma teşekkür etti.
Sonra birlikte güzel bir kahvaltı ettik ve arkadaşım gitti.
KOMŞULARLA SEX
Sıcak bir yaz gecesi karımı memlekete yollamış ve evdeki yaşantıma devam ediyordum bir gece uykusuzluk içinde yatakta bir o tarafa bir bu tarafa dönüp dururken alt katımızda kilerin inleme ve çığlıkları dikkatimi çekti
sadece seslerini duyduğum kişileri hayal etmeye başladım ve elim bir ara istemeden de olsa külotumun içine girdi ve kendimle oynamaya başladım
önceleri kendimi bir erkek gibi hayal ederken aklıma acep kadın olsam diye bir soru geldi ve yataktan hızla kalkıp gardolap taki eşime ait seksi bir elbiseyi giymeye niyet ettim.
Ancak birde baktım ki yarrağım parçalanacak kadar büyüdüğünü hissettim ve kendime acep ben eşcinsel miyim diye soruyordum ve sorunun cevabı sekste sınır tanımadığım dı
derken aynanın karşısına geçip kendime alıcı gözü ile baktım evet hiçte kötü durmuyordum ancak bazı kusurlarım vardı örneğin sakal ve bacaklarımdaki kıllar derhal banyoya giderek hepsini karımın tüy dökücü kremiyle temizledim
birde sinek kaydı traş olduktan sonra sıra götümdeki kıllara gelmişti onları da traşladıktan sonra karımın külotunu ve sutyenini giyip aynanın karşısında saatlerce kendimi bir kadın gibi izledim ve aşağıdakilerin sesleriyle tatmin olmaya çalıştım.
Ancak buda yetmedi ve aşağıya inip onlara katılmanın bir yolunu aradım sabah oldu ben hiçbir şey olmamış gibi tekrar erkek kişiliğime bürünüp işime gittim
akşam eve geldiğimde akşamki komşumun hanımıyla apartman kapısında karşılaştık selamlaştıktan sonra bana istersem bu akşam yemeğe gelebileceğimi söyledi
bende akşamki olayı hatırlayıp en azından fantezilerimi güçlendirebilmek için kabul ettim
komşumun kocası eve gelince bizim evin kapısına gelerek yemeğin hazır olduğunu söyledi ve beraber aşağı indik komşumun karıs hülya güzel bir sofra hazırlamıştı ve kendiside yalın bir etek buluz takım giymiş yalın bir ev hanımı görüntüsü içindeydi.
Birlikte yemeğimizi yedikten sonra sigaralarımızı içmek için masadan kalkmak için hamle yapacaktım ki bir ayağın yavaş yavaş masanın altından bacaklarımın arasına doğru hareketlendiğini farkettim ve öylece kalakaldım hülya ayağı ile bacaklarımı okşuyordu eşinin sesi ile kendime geldim içki içip içmeyeceğimi sordu
bende olabilir dedim ve masadan kalkıp oturma odasına girdik
hülya bize meyve meze doku bir tabak hazırlarken eşide bir ara tuvalete girdi ve ben fırsat bu fırsat diyerek hülyaya ne yapıyorsun diye sordum
hülya bana hiç dedi ama gözleri yarrağımdaydı derken
eşi geldi ve başladık içmeye bir büyük rakı bitti
Ekrem eşine isterse onunda bize katılabileceğini söyledi.
Hülya kalkarken eteğinin altında külot olmadığını fark ettim ve oda bunu anladı tekrar sinsice gülümsedi derken ikinci büyüğü yarıladığımızda Ekrem üstündeki gömleği çıkarttı bana da istersem çıkarta bileceğimi söyledi
bende saflıkla akşam kıllarını traj ettiğim göğüslerimi unutup gömleğimi çıkarttım ve ekremin bana baka kaldığını son anda farkettim
Ekrem bana hayırdır dediğinde
sadece sustum
oda bana kimsenin cinsel tercihinin onları ilgilendirmediğini söyledi ve karısına işaret ederek üstüne daha rahat bir şeyler giymesini söyledi
ve karısı odadan ayrıldığında bana daha önce sikilip sikilmediğimi sordu ben ise hayır dedim o o vakit bu akşam senin kutuyu açmak bana nasip olsun dedi
karısı içeri girdiğinde üstünde sadece bir külot vardı ve kocasının yanına oturdu. Kocası karısına karıcığım buda bizden diyerek benim yanımda rahat etmesini söyledi
bunu duyan kadın aniden yerinden bir ok gibi kalkarak benim diğer çamaşşırlarımı da çıkarttı ve ardından aynı şeyleri ekreme de yaptı hepimiz çırıl çıplak iken Ekrem kalkarak benim yanıma geldi v o abartısız 20 santimlik yarrağını ağzıma doğru sundu
heyecandan kalbim yerinden fırlayacaktı ne yapacağımı şaşırmışken hülya benim bacaklarımın arasına girip benim yaptığımı yap dedi ve benim 18 liği ağzına aldı bende derhal ekremin kini ağzıma aldım ve çok hoş dakikalar başladı
Ekrem benim ağzıma boşalırken bende hülyaya patladım ve hep beraber yatak odalarına geçtik. Ekrem dolaptan bir kutu içinde kaygan bir krem alıp beni domalttı ve o iri yarrağına kremi sürdü ben derhal itiraz ederek olmaz dedim sede Ekrem artık başladık dedi ve beni kendine doğru çekti
bende bu iş böyle olmaz diyerek son bir hamle ile ondan kurtuldum
Ekrem hem kırgın hem de kızgın gözlerle niye diye sorunca benim önce havaya girmem lazım daha önce hiç yapmaım çübnkü dedim
oda nasıl dedi hülyadan bana bir giysi vermesini istedim
oda bana kiloş bir giysi ve iç çamaşırı verdi giyindikten sonra ekreme bana bir kadınmışım gibi davranmasını söyledim
oda yanıma gelerek beni okşayıp ellemeye başladı bu arada yarrağımı kaldırmaya çalışan hülya da boş durmayıp bizim görüntümüze bakarak tek eliyle de kendini tatmin etmeye çalışıyordu.
Ekrem hadi karıcım diyerek hülyaya beni işaret etti ve hülya amımı bütün ihtişamıyla benim ağzıma sundu derken ne olduğunu anlamadan ekremin yeniden kendini ve beni kremlediğini far ettim ve bu sefer kaçış yoktu o koca yarrağı yiyecektim
hülya benim sikimi kendi amına arkadan domalarak sokarken ekremde benim götüme ilk müşteri olmaya çalışıyordu ve on dakika içinde sadece başını sokabilmişti ve ben kendi götümün acısından hülyanın her tarafını koparırcasına ısırmıştım
en sonunda hülya bu işin böyle olmayacağını söyleyip benim arkama geçerek kremli götüme parmaklarını geçirdi
ve ileri geri hareketlerle beni iyice havaya soktu bu arada ekrem de karısını arkadan beceriyordu hülya inleyerek boşalırken
bende artık ekremi arzulamaya başlamıştım ve ne olursa olsun kendimi siktirecektim ekremin kini tekrar hülyanın götünden çıkartıp iyice kremledikten sonra bana bir kerede köklemesini söyledim
oda öyle yapıp beni parçalarcasına sikti ve artık ekremin ikinci karısı olmuştum .
günler böyle geçerken karım memleketten geldi ve biz tekrar eski hayatımıza döndük
ancak ekrem le her karşılaşmamız da gizli bir yere çekilip kendimi siktiriyordum.
çünkü karım 2 aylık gebe ve ben ekremimin yarrağını yemeğe gidiyorum...
Nilüfer Ağzıma Işiyordu
Aslında daha genç sayılırdım. Henüz 17 yaşındaydım ve cinselliğin bile ne olduğunu tam olarak bilmiyordum ki. Sadece içimde bazı doğal isteklerin yeni yeni uyanmaya başladığı bir dönemdi. Yaz tatili için annem beni dayımlara göndermişti.
Erdekte yazlık evleri olan dayımın bir de büyük kızları vardı. Nilüfer abla 28 yaşında, yüksek tahsilli, iyi bir işi olan çok ama çok güzel bir ablaydı. Hiçbir erkeğe bağlanmayı sevmediği için evlenmediğini söylerdi annem. Ve ona kızardı.
Oysa ben Nilüfer ablayı çok severdim. Çocuk ca veya bir abladan daha farklı bir sevgiydi bu. Doğrusu o yaz Erdek e gittiğimde en çok onunda orada olmasına sevinmiştim. Her gün sabah beraber denize gidiyorduk ve benimle çok ilgileniyordu.
Her şeyimizi konuşurduk Nilüfer ablamla. Benimle resim yapar, yazlık sinemaya götürür, hatta geceleri ufak hikayelerle beni uyuturdu. Kahverengi saçları, açık teni, yeşil gözleri, pamuk gibi yumuşacık elleri ve yanakları vardı.
Her ayrılmamızda veya uzun bir aradan sonra buluştuğumuzda mutlaka elini öperdim. Çok yumuşak ve sıcacık olurdu elleri. O ise benim çok saygılı ve efendi bir çocuk olduğumu söyler ve yanaklarımdan öperdi hemen. Hatta elini öptürmeyi çok sevdiğinden benden önce o uzatırdı ve mutlaka birkaç kere öptürürdü elini.
Geceleri yatağımda elleri ile saçımı okşar ve beni uyutana kadar hikayeler anlatır, benimle konuşurdu.
Bense en çok onun ılık nefesinin kokusunu sever, nefesini içime çekerek uyumaya çalışırdım. Her şeyiyle harika bir tatildi. Ancak bir akşam onu başka bir erkekle görünce her şeyin değiştiğini anladım.
Hatta artık akşam beni açık hava sinemasına götürdüğünde bile yalnız bırakıyor o adamın yanında oturuyordu.
Dayımların Avşa adasına gittikleri bir gün o adamı eve getirdi. Bizim biraz işimiz var canım diyerek ikisi Nilüfer ablamın yattığı odaya girdiler. Çok kızmıştım ama biraz televizyon seyrederek oyalanmaya çalıştıysam da sonunda gizlice odanın önüne geldim.
Anahtar deliğinden içeriye baktığımda her şeyi görebiliyordum. Nilüfer ablam o adamın kocaman aletini ağzına almış deli gibi emiyordu. Sonra adam onu altına aldı ve yarım saat kadar bacaklarının arasında gitti geldi.
Bittiğinde ikisi de çok yorulmuştu.
Bense korkuyla kaçtım hemen ve televizyonun yanında hiçbir şey görmemiş gibi davrandım. Adam gittiğinde Nilüfer ablam benim yanıma oturdu. Havadan sudan konuştuk biraz. Çok rahatlamış gibiydi.
Oysa ben hiç rahat değildim.
Hem kızmıştım hem de çok meraklıydım. O gece dayımlar gelmedi ve evde yalnızdık. Uyuyamadığımı söyleyerek Nilüfer ablamın yatağına gittim.
O da uyumamıştı ve kitap okuyordu. Beni yanına yatırdı ve her zamanki gibi küçük bir hikaye anlattı. Oysa benim küçük bir hikaye ile uyuyacak halim yoktu.
Ona birden Bugün sizi gördüm. Neler yaptığınızı biliyorum. Dedim.
Çok şaşırdı önce. Sonra kaşlarını çatarak başkalarını gözetlemenin çok ayıp olduğunu ve ne gördüğümü sordu.
Anlattıklarımı duyunca doğrusu oldukça endişelenmiş ama daha çok da kızmıştı.
Gene de bana gülümseyerek, bak canım bunları sakın babamlara anlatma yoksa onlar bana çok kızar. Benim laf işitmemi istermisin diye sordu.
Ben de ona tabiki ona kızılmasını istemeyeceğimi, onu çok sevdiğimi ama bana da aynı şeyleri yapmasını istediğimi söyledim. Çok merak ediyordum.
Önce biraz kızdı bana. Ama sen daha çok küçüksün. Hem ben senin ablan değilmiyim. Nasıl yaparım seninle dedi.
Olsun çok istiyorum Biraz olsun bari yap dedim Yoksa dayıma anlatırım deyince artık başka çaresi kalmamıştı.
Peki dedi ama gözlerinde biraz kötü ışıltı vardı. Senin istediğin gibi olsun. Ama bu yaptığının cezasını da yanında çekeceksin. Çünkü bunu yaparken biraz canını da yakacağım Daha ben ne olduğunu anlamadan beni omuzlarımdan tutarak yatağa yapıştırdı ve altına aldı.
Benden çok daha güçlü olduğu için kalkmaya çalıştığım anda kulaklarımdan tutarak tekrar yatağa yapıştırdı.
Öyle canım yanmıştı ki gözlerimden yaşlar geldi bir anda.
Sakın sesini bile çıkarma dedi. Unutma bunu sen istedin.
Artık sen benim küçük seks kölemsin dedi.
Bir anda ılık nefesli ağzını ağzıma yapıştırdı. Dudakları ile beni sıkıca ve sertçe öpmeye başladı. Vücuduyla öyle bir yüklenmişti ki üzerime kıpırdayamıyordum bile.
Ağzımın içiyse ıslak ve bana göre kocaman diliyle dolmuştu. O dil öylesine haraketliydi ki ben küçücük ağzımla emecem diye uğraşıyordum. Sonunda dilini serbest bıraktı ama ağzımın içini tamamen dolduran dilini emdirmeye başladı bana.
Ben neredeyse nefes alamıyordum. Hatta biraz pişman bile olmuştum. Bıraksa hemen kaçıp odama gidecektim.
Yalvarmaya başladım Nolur Nilüfer abla, bırak beni söz veriyorum, kimseye bir şey söylemeyeceğim diye.
Oysa o ağzıma sıkıca yapıştı ve beni deli gibi öpüyordu.
Artık boğulacaktım neredeyse. 15 dakika kadar nefessiz bırakacak kadar sert öptü durdu dudaklarımı. Ağzımın içi dilinin tadıyla dolmuş, tükürüklerini ağzıma bırakmış, dudaklarım ise uyuşmuştu.
Daha yeni başladım ufaklık. Dur bakalım hele dedi.
Sonra beni tamamen soydu.
Artık küçücük vücudumun her yerini öpüyordu. Önce ben seni öpeceğim, sonra sen beni öpeceksin dedi.
Birden benim küçük organımı eliyle tuttu.
Bazen okşuyor bazen bağırtacak kadar sıkıyordu. Hayatımda ilk defa hissettiğim bir şey oldu ve benim minik organım onun kocaman ağzının girdiğinde büyümeye başladı.
Ağzı öyle sıcak ve yumuşaktı ki o koca ağzın içinde büyüdüğün de bile minicik kalmıştı. Sanki bir vantuz gibi emiyor, diliyle oynuyordu.
Çok tahrik olmuştum. Artık hiç inmiyordu organım ve gitgide artan bir zevk duyuyordum.
Hadi bebeğim boşal ağzıma artık dediğinde müthiş bir zevk patlaması yaşadım bir anda.
O boşaldığım anda bile ağzının içinden çıkarmadı benimki ni ve beyaz sıvılarımın hepsini dilinin üzerine toplayıp bana gösterdi.
Sonra Vitamindir bu diyerek dilini ağzına sokup hepsini yuttu.
Ben o şaşkınlık içinde odama kaçmaya çalıştım ve tam çıkacakken birden elleri ile yakaladı beni
nereye kaçıyorsun ufaklık. Sen bu gece benim esirimsin dedi.
Ben deli debelenip kurtulmaya çalışıyordum ama o sert bir tokat yapıştırdı yüzüme.
O kadar canım yanmıştı ki yanağım bile kıpkırmızı oldu. Tekrar debelendiğim de ikinci tokat diğer yanağıma yapıştı.
Doğrusu o yumuşak ellerin böylesine acımasız olacağını asla tahmin edemezdim. Çaresiz kendimi ona bıraktım. Ağlamak bile fayda etmeyecekti.
Beni hemen yere yatırdı ve ayağını üzerime bastırdı. O kocaman ama yumuşacık ayak tabanı ağzımın üzerine abandı ve hemen o halde soyunmaya başladı.
Bense kıpırdayamıyordum bile.
Ayağını yüzümden çekmeye çalıştıysam da o kadar çok abanmıştı ki asla kurtulamadım.. Sağ ayağının tabanını, topuklarını ve tüm parmaklarını sırayla tek tek ağzımın içine soktu.
En çokta başparmağını emdirdi bana. Parmak aralarındaki minik kirleri bile yalayıp yutmak zorundaydım. Tamamen çıplak kalında birden yüzümün üzerine oturdu.
Ağzımın içine organı ile oturmuştu. Ama çok güzel ve tamamen kılsız bir organı vardı. Biraz ter biraz da sidik kokuyordu. Üstelik kendi kendine çokta ıslanmıştı. Gene de çok güzeldi.
Kulaklarımdan asılıp Yalasana ufaklık demesiyle öpmeye başladım orasını.
Ama o öpmemi değil yalamamı ve emmemi istiyordu.
Kulaklarımdan bu defa öyle bir asıldıki sanki acıdan beynim uyuşmuş gibi oldum. Hemen bütün gücümle orasını emmeye başladım. Tadı çok değişik olan tuzlu bir sıvı vardı. Hepsini ağzıma doldurdu ve bu arada küçük bir et parçasını buldum orada.
Hemen anne sütü emen bir bebek gibi tüm gücümle o parçayı ağzımın içine aldım ve emdim emdim.
Nilüfer abla öyle tahrik olmuştu ki bir anda orasından gelen sıvılar çok arttı. Ağzımın içi onun vücudundan gelen sıvılarla doluyor, bense hepsini yutuyordum. Yoksa boğulmak tehlikesi bile vardı benim için. Sonra dilimi onun deliğinden içeri soktum.
Gittiği yere kadar ittirdikçe o da elleri ile başımı oraya doğru bastırıyordu. Bu defa Nilüfer ablamın bacaklarının arasında boğulacaktım neredeyse. Elleri öyle sıkı ittiriyordu ki sesimi bile duyabilmesi veya konuşmam imkansızdı.
Birden sanki bir patlama hissettim. Orası kasılmaya ve sert vuruşlarla ağzımın içine sarı sıvılar dolmaya başladı.
Hadi miniğim, daha sıkı daha çok yala ve gelenlerin hepsini yut bakayım dediğini duydum.
Son kalan gücümle ağzımı iyice yapıştırdım orasına tüm hırsımla emdim emdim.
O ise defalarca patladı ve ağzımı tamamen doldurdu.
Üstelik o sıvıları yutturmak için öyle bastırıyordu ki mecburen hepsini yutmak zorunda kaldım. Genzimden mideme doğru yakıcı bir sıvı içime ilerledi. Midem mi bulandı yoksa hoşuma mı gitmişti inanın bu yaşımda hatırlamıyorum.
Ama o artık rahatlamıştı ve yüzümdeki baskısı azaldı.
Bunlar senin istediklerindi ama şimdi bir yer daha var yalaman gereken dedi. Üstelik orada temizlikte yapacaksın Birden ağzımı kıçının deliğine yanaştırdı.
Üstelik burası çok daha ağır kokuyor diye düşünürken seslice osurduğunu hissettim.
Şimdi koku daha dayanılmaz olmuştu. Tam kurtulmak için debeleğimde gene kulaklarımdan yapışan ellerini hissettim. Acı bu defa çok daha dayanılmazdı ve kokuya katlanmaktan başka çare yoktu.
Hemen ağzımı kıçının deliğine yapıştırdım ve ağzımla kapattığım o deliği emmeye başladım.
Çok memnun kaldığı belliydi.
Temizliği yaparken öylesine yoğun ve ağır bir koku vardıki midem devamlı bulanıyor ama kıpırdayamıyordum bile. Üstelik soluduğum hava da çok kötüydü. Çünkü üç dört kere ağzımın içine osurdu.
Yaklaşık yarım saat kadar sonra artık yorgunluktan ve nefessizlikten tükenmiştim.
O da sıkılmıştı sanırım. Seni bırakacağım miniğim ama son bir hatıra vermeden olmaz dedi.
Ağzımın üzerine tekrar cinsel organı ile oturdu ve organını tamamen ağzımın içine dayadı. Ben ne olduğunu anlayamadan birden dilimde tuzlu ve ılık bir sıvı hissettim.
O sıvı öylesine yoğun ve çok geliyordu ki çaresiz hepsini yutmaya başladım. Deli gibi işiyordu ve bense çaresiz yutuyordum.
Hepsini yutacaksın, kafanı kırarım senin dediğinde zaten başka bir çarem kalmamıştı.
Öylesine uzun işedi ki belki de bugün hiç tuvalete gitmemiş gibiydi. Neredeyse bir dakika kadar ağzımın içine idrarını doldurdu ve üzerimden kalktı.
Ben artık pestil gibi serilmiştim. Zorla kalktım ve banyoya gittim.
Kusabildiğim kadar kustum ve o sidiklerin yarısını çıkarttım içimden. Yarısı için ise çok geçti.
O akşamdan sonra Nilüfer ablam benimle çok daha fazla ilgilenmeye başladı. Sanki o günü hiç yaşamamıştık. Ben artık ister istemez ondan biraz korkuyor ama daha çok da onu çok daha fazla düşünüyordum. İlk deneyimlerim hayatım boyu daima unutulmaz, acı verici ve ruhumda iz bırakan hatıralarla doluydu.
Nilüfer abla da ben de hiç kimseye o geceden bahsetmedik, zaten anlatamazdık ki. Ama ne zaman karşılaşsak hep o anı gözlerimizle anlattık sanki birbirimize.
Ben şu anda 30 yaşında evli, iki çocuk sahibi bir erkeğim.
O ise hiç evlenmedi ve şimdi 46 yaşında. Ama eskisi kadar güzel ve ne yazık ki çok daha erişilmez.
Eşim veya evlenene kadar beraber olduğum kızlar asla onun yaşattığı o geceyi bana yaşatamadılar. Ben hep acı verici fanteziler taşıyan bir gecenin hayalini kurdum ve o hayallerim asla gerçek olmadı.
Belki bir gün Nilüfer ablamın yanına gitsem acaba tekrar olur mu diye düşündüm. Çok düşündüm ama . Asla cesaret edemedim.
Sanırım tekrarı da olmayacak....
OĞLUM BENİ ZEVKTEN UÇURDU
Sabah saat sabah altı sularıydı evimin kapısının çalan zili ile uyandım. geceliğimle kapıyı açtım. oğlum tarık geceyi arkadaşları ile geçirmiş ancak anahtarını evde unuttuğu için beni uykumun en güzel yerinde yataktan kaldırmıştı. tarık hafif sarhoş bir haldeydi ve belliki sex üzerine bütün gece konuşmuşlar ve alkolün ve daha önce benimle yaşadıklarının etkisiyle beni o halde gördüğü an gözlerinin içi parlamıştı adeta. salona geçtik,
tarık arkadaşları ile bara gittiklerini ve alkolü biraz çok kaçırdığı için başının hafif ağrıdığını söyledi, bende ona bir türk kahvesi yaptım ve getirdim. kahvesini yudumlarken gözlerini bacaklarımdan ayıramıyordu. üstümde ipek bütün kırmızı geceliğim vardı ve bacak bacak üstüne attığımda tüm kalçalarımı rahatlıkla görebiliyordu. zaten hiç bir vakit güzelliğimi kapatmayı sevmem, tarığında bundan mahrum kalmasını istemem. tarık kahvesini içtikten sonra kendine geldi.
tağrığa “ gözlerini kalçalarımdan ve bacaklarımdan alamıyorsun, geçen akşam yaşadıklarımız çok hoşuna gitti sanırım ve yeniden yaşamak istiyorsun galiba “ dedim gülümsedim.
tarıkta “ sen sürekli mini etekler ve dar pantolonlar yada göğüs dekolteli elbiseler giyiyorsun ve beni çok tahrik ediyorsun, hele geçen akşam bana yaşattığın o anlar unutulmaz, her saniye seni düşlüyorum. hatta seninle yaşadığım o anları akşam arkadaşlarıma da anlattım ve muhteşem bir kadın olduğuna onlarda katıldılar “ dedi.
ben bunları duyunca ayağa kalktım ve elinden tutup onu yatak odama götürdüm ve beni bekle birazdan gelicem diyerek banyoya gittim. jakuziyi sıcak suyla doldurup, banyo köpükleriyle köpürttüm ve soyunup üzerime bornozumu aldıktan sonra, ikinci bir bornozu da elime alıp yatak odama gittim. tarığa banyoyu hazırladığımı gecenin yorgunluğunu banyoda atabileceğini söyledim ve gömleğinin düğmelerini açmaya başladım,
her bir düğmesini açışımda tarığın ve benim soluk alışlarım hızlanıyordu. gömleğini çıkarttıktan sonra, pantolonun düğmelerini açmak için pantolonunun önüne elimi attığımda elimi tutu ve sikine yasladı ve pantolonun üstünden okşamamı sağladı, ilk yaşadığımız anlar aklıma geldi ve heyecanlandım ve ürkekçe elimi cektim ve banyodaki sıcak suyu soğutmayalım diyerek yanından kalçalarımı sallayarak banyoya yöneldim.
ve o da derhal arkamdan geldi. bana bornozunu çıkartmamı ister misin diye sordu. bende hafif buğulu bir sesle ve sexi bakışlarımla sebep olmasın dedim, bornozumun kuşağını çözmesiyle gözlerinde bir ışık belirdi, çok güzelsin, harikasın, geçen akşamın devamına var mısın dedi, ben de bornozunun kuşağını çözmemi ister misin dedim,
elimden tutup kuşağına götürdü elimi ve kuşağını çözdüğümde karşılaştığım görünüm harikaydı. tarığın o kalın ve büyük siki yeniden karşımdaydı ve ben onu içimde istiyordum. bir süre birbirimizin vücudunu izledikten sonra, bornozumu onuzlarımdan aşağıya salarak karşısında tamamen çıplak kaldım ve jakuziye doğru eğilerek suyu kontrol eder gibi yaptım,
bu sayede kalçalarımı izleme fırsatı buluyordu. beklediğim şey tarığın beni belimden kavraması ve o sikini içime sokmasıydı, ancak sadece ellerini hissettim kalçalarımda hafifçe okşadı. ben hadi girelim artık dediğimde, seni yıkamak istiyorum, vücudunun güzelliğiyle sarhoş oldum dedi. ve lifi vücut jeli ile köpürtüp vücudumun ön tarafını önce göğsümün üst tarafını sonra da göğüslerimi yavaş yavaş ovmaya başladı.
Göğüslerimi ovarken soluk alışım değişmeye başlamıştı. Küçük inlemelerle onu baştan çıkartmaya çalışıyordum. vücudumu ovmaktan öte göğüslerimi okşuyordu ve hayatımda gördüğüm en dik ve güzel göğüsler bunlar muheteşemsin diyordu. sonra yavaşça beni jakuzinin kenarına yaslayıp ayağımın birini aldı ve zaten köpürmüş olan suyla ve lifle ayağımı ve bacağınm yıkamaya başladı.
Önce ayak parmaklarımı, sonra ayak bileğimi, baldırlarımı derken yuvarlak dairelerle yavaş yavaş yukarı doğru çıkıyordu ve yukarılara çıktıkça inlemelerim artıyordu.
Vajinamın civarlarında dolaşırken artık iyice ateşlenmiştim. ve gözlerim kapalı olarak duruyordum. tam vajinama geldiğimde orda durdu ve diğer ayağımı sabunlamaya başladı, bir bacağımı yaklaşık olarak on dakika kadar sabunlamış ve beni çıldırtmıştı. tam vajinamda parmaklarını hissedeceğimi düşündüğüm anda yeniden diğer ayağımın başına döndü, bende artık dayanamayarak gözümü açtım ve hadi ne olur seni yeniden içimde istiyorum ne duruyorsun dedim,
o sanki beni duymamışcasına diğer ayağımı, ayak bileğimi, baldırlarımı ovalamaya devam etti, yine vajinama yaklaşıyordu ve o artık inlemelerim banyoda yankılanıyordu.
İnleyerk onu tahrik etmek ve bir an önce sekse başlamak istiyordum. Yaklaşık bir yirmi dakikalık ayak bacak ovalama seansından sonra elinden lifi bıraktı ve kendini oturma pozisyonunda yanaştırdı, beni ayağa kaldırdı ve küvetin kenarına bacaklarım küvetin içinde olucak şekilde oturttu.
Bacak arama diz çöktü ve elleriyle beni okşamaya başladı. geçen akşam yaşattıkların bir rüyaydı ancak seninle sex yapmak harika dedi ve yavaş yavaş dilini vajinamın etrafında dolaştırmaya başladı. ben saçlarını okşuyor yavaşça inliyordum, dilini vajinamın dudaklarında gezdirmeye başladı, ve klitorisime doğru minik darbeler atıyordu.
Başını vajinama yaslamasını sağladım, klitorisime doğru daha çok dil darbesi atıyordu. Biraz sonra başını bıraktım, bu tam bir teslimiyetti. bacaklarımı açmış ve beni istediği şekilde yalaması istiyordum.
Dilini daha sertçe vajinama sokup çıkartıyordu. inlemelerimden onun siki artık bir atınki kadar olmuştu neredeyse. Biraz daha emdikten sonra elimin iki parmağını içime soktu ve diliyle klitorisimi yalarken eliyle de vajinama girip çıkmaya başladı.
Vajinam iyice genişlemişti, hadi daha hızlı daha hızlı diye bağırıyordum. Ama o hala aynı yavaş tempoda devam ediyordu. Biraz sonra üçüncü parmağı ve sonra dört parmağını içine soktu. Dört parmağı içimde gidip gelirken artık delirecek gibi olmuştum. Soluk nefese çığlık atarken, bayılacağım, bu nefis bir şey, ölüyorum, mükemmel, diye bağırıyordum, çok iyi biliyordum ki fantazilerinde ki şekilde benimle oluyordu ve onun bundan en çok zevki almasını istiyordum.
O hızla beşinci parmağını da vajinama sokmuş ve elinin tümü içime girip çıkarken diliyle de klitorisimi yalıyordu. Ani iki bacağım kaskatı kesildi ve tanrımmmmmmmm diye bir çığlık attım, orgazm oluyordum ve vajinamın kasılmalarını tüm elinde hissetmesini istiyordum.
vajinamın içi akıttığım sıvılardan dolayı o kadar kaygandı ki tüm eli içinde rahat rahat gidip geliyor ve elini her soktuğunda ohhhhhh, yeterrrr, hayır , ohhhhhhh, diye bağırıyordum.
müthiş bir orgazm yaşatmıştı bana . biraz sonra onun içinde keyifli saatlerin başlayacağını biliyordu. elini yavaş yavaş içimden çıkardı ve yeniden beni sıcak suyun içine oturttu. daha sonra banyoda ayağa kalktı ve sikini baş hizamda duracak şekilde ayakta durdu, saçlarımı okşareken sikini ağzıma aldım. sertleşmiş olan siki ağzımın içinde biraz daha büyümeye başlamıştı. Ellerimle sikini tutmama izin vermiyordu, sadece ağzımın içine sokup çıkarıyordu, biraz daha soktuktan sonra ağzımda çıkarttı ve taşşaklarını ağzıma verdi,
taşşaklarını yavaş yavaş yalamaya, özellikle taşşaklarıyla göt deliği arasındaki bölgeyi yalamaya başladım.
Hayallerindeki gibi tam bir seks kölesi olmuştum.
Bu arada elimin birini de sikine götürdüm hem ona mastürbasyon yapıyor, hem de taşaklarını yalıyordum. neredeyse boşalıcaktı ancak beni durdurdu. Bu arada küvetteki su soğumuştu. İçindeki suya derhal sıcak su ek edip yeni suyu hemen köpürttüm. Her tarafımız sabun ve şampuan içindeydi, her yerimiz kayıyordu, banyonun içinde önünde diz çökmemi istedi,
ben önünde diz çökünce göğüslerimin arasına sikini yerleştirdi, göğsümün arasındaki kayganlıkta siki gidip gelirken ağzıma kadar çıkıyor, bir yandan da ağzıma alıyordum.
Biraz böyle devam ettik, bu arada göğüs uçlarımı sıkıyordu. Daha sonra beni köpek duruşu haline getirdi. Kalçamın yarısı suyun içinde, yarısı suyun dışında duruyordu ve ona kalçamı sallıyordum. Böylesi davetkar bir duruş ve bakış kimse tarafından reddedilemeyeceğinden yarısı suyun içindeki vajinama sikini yerleştirdi.
içime girmesiyle ohhhhhhh diye inledim. onu dahada şehvetlendirmek için kalçamı bir sağa, bir sola sallıyor, sikinin içimdeki tüm duvarlara deymesini sağlıyordum. siki giderek içimde büyürken inlemelerimde artıyordu ama ani içimden çıkardı, bende tarığae dönerek sok onu içime diye bağırıyordum, durma devam et, içimde istiyorum diyordum.
Bir eliyle vajinama masaj yaparken diliyle de göt deliğimi yalamaya başladı. ben gözlerimi yavaşça kapatarak ahhh evet harika ahhh, sok onu içime, dahi durma diyordum. göt deliğimi yalarken, dilini göt deliğimden içeri yavaş yavaş sokmaya başlamıştı, inlemelerim çoğalmıştı, ben inlerken tarık muhteşemsin bebek dedi ve artık zamanı geldi onu istiyorum dedi,
siki kıpkırmızı olmuştu, yine vajinama girdi. İçimde gidip geliyordu, bende tahriki edici erotik sözler söylüyor, evet vahşi sikicim hadi becer beni, ben senin sex kölenim, o harika sikinle zevkten öldür beni diyordum.
vajinamdan hızla çekti sikini ve biraz genişletmiş olduğu göt deliğime dayayıp birden bire yüklendi, sabunun kayganlığıyla siki bir anda götüme girmişti. Taşşaklarına kadar içimdeydi, ben can havliyle öne fırladım ama mert önlemini almış ve kalçalarıma yapışmıştı.
Çığlıklar atıyordum, banyoda sadece benim zevk çığlıklarım vardı inliyordum, ahhhhhhhh evet evet inanmıyorum sana ııııhhhhhhhhhh dayanamıyorum ahhhhhhh, becer beni evet durma durma sok içime diyordum. kasıkları ile kalçam yapışmış durumdaydı, sıkıca beni tutarken kulağıma eğildi,
şimdi benim şov zamanım, hadi bakalım ilk başta canın yanacak ama sonra çok hoşuna gidecek, gireceği kadarı girdi zaten hepsi bu kadar dedi. bende ne duruyorsun hadi şova başla bakalım bunca zamandır hayal ettiklerini gerçekleştir dedim.
Biraz ellerini gevşetip sikini yarıya kadar geri çekti ve çekmesiyle iyice azmış durumdaydım ve bir daha kökledi. delice inliyordum, eliyle elimi tutup vajinama koydu, ve oyna diye bağırdı.
kendi kendimi tatmin etmemi istiyordu, götümüde siki,
kendimi tatmin etmeye çalışıyorken o yavaş yavaş ileri geri gidip geliyordu.
inlemelerim artık hırıltıya dönüşmüş ve iyice azmıştım. sikini yarıya kadar çekiyor sonra kökleyebildiği kadarıyla içime giriyordu. bende onu dahada çıldırtmak için inlemelerim arasında
ölüyorummmmm harikaaaaaa demeye başlamıştım. tüm gücüyle içime giriyordu. inanılmaz bir zevkti, delice amımı okşuyordum, artık patlama noktasına yaklaşırken bende orgazm oldum, o kadar çok bağırıyordum ki, bu bağırmaları duyunca artık tarık art dönülmez noktaya geldi, tam boşalacağı sırada, ağzına boşalmak istiyorum dedi ve sikimi çıkarır çıkarmaz bana dön dedi ve o anda çıkardı.
ben jakuzinin içinde diz üstü dururken, tarık ayağa kalkıp ağzıma ilk fışkırtmayı yaptı, bütün spermleri ağmızın içindeydi ve yutuyordum. boşalırken elini sikinden çekmiş ve ben iki elimle sikine yapışmıştım. Bir elimle sikine mastürbasyon yaparken diğer elimle taşşaklarını sıvazlıyordum.
onu adeta mestediyordum bu hareketlerimle, saçlarımı okşuyor, ohhh bebeyim sana inanmıyorum, evet hadi yut onları diyordu.
ben tüm azgınlığımla halen doymamış ve onu istiyordum. Küvetin içindeki suyun boşalması için tapayı çektim ve duşu açtım,
birbirimizi güzel güzel yıkadık ve sonra da bornozlarımızı giydik. Ben mutfağa doğru gidip yiyecek bir şeyler hazırlamaya başladım, tarık odaya geçmiş film cd lerini karıştırıyordu. ben mutfakta uğraşırken arkamdan yavaşça yaklaştı ve gözlerimi bağlayarak, bornozumu yukarı sıyırdı, tarığın bornozunun bağı gevşekti, kalçalarım tam karşısında duruyordu, ben şehvet dolu sözlerle tarığa dönüp, seni yaramaz çocuk, sende daha doymadın dimi dedim ve güldüm.
tarık “ bana yaşattıkların harikaydı ama şimdi daha harika olacak dedi, ve sikini* vajinama yerleştirdi.
bende bu arada kalçamı hafif yukarı ve geriye kaldırmış, girmesini kolaylaştırmıştım. ellerim duvara dayalı şekilde içimde gidip geliyordu, elleri kalçalarımda, gittikçe daha hoyratça dolaşırken ve beni sikerken, bende ufak küçük inliyordum ve kendimi bilerek kasıyordum,
siki içimde hapsolmuştu adeta, gözlerim bağlı olduğu için neler yaptığını göremiyordum ancak hissettiklerim beni çıldırtıyordu, oda belli ki bundan deli gibi zevk alıyordu, vajinamda siki hareket ederken elleride göğüslerimi okşuyordu, boyuma küçük öpücükler konduruyordu ve kulağıma bu sen artık benimsin,
her an seninle sex yapabilirim, muhteşem kalçaların, harika göğüslerin var ve onlara sahip olmak rüya gibi diyordu.
tam o sırada vajinamda kayganlaşmış olan sikini çıkartıp birden bire göt deliğime yerleştirdi ve hafifçe yüklendi. bende bu hareketi karşısında ohhhhhhhhhhh inanamıyorum dedim ve İyice domaldım.
sikinin başı içime girdiğinde bir tay gibi zıpladım. bana sen inanılmazsın yavrum devam et bakalım dedi ve kalçalarımı tokatlamaya başladı, ben inliyordum ve iyice domaldım. sikini içime alabilmek için müsait pozisyona geçtim.
Ellerim tezgaha dayalıydı. aldığım zevkli acıdan dolayı bir elimi ağzıma götürdüm, elimi ısırıyordum ama tarık durmamaya kararlıydı.
Sonuna kadar bir daha yüklendi ve ahhhhhhhhhh diye bir çığlık attım. benim çığlıklarımla tarık doruğa yaklaşmıştı bir dakika içinde boşalmaya yakın bir hale gelmişti, kendime inanamıyordum adeta ilk deneyimimmişcesine heyecan doluydum ve aldığım zevkin tarifi yoktu.
içime hızlı hızlı giriyordu, kasıkları kalçalarıma çarpıyordu, bende ahhhhhh, offffffff, ohhhhhhhhh diye bağırıyordum.
Tam boşalırken olabildiğince bana yüklendi en derinliklerine boşalmak istiyorum dedi.
ve tüm gücüyle yaslandı, ahhhhhhhhhhhhhh diye çılgınca bağardım. Bütün spermlerini içime coşkuyla boşaltmıştı. hem tarık hem de ben bu büyük zevk bitsin istemiyordum.
Bacakları titreyerek içimden çıktı. sonra gözlerim bağlı olduğu için ellerimi sikine götürüp onu hissetmemi istedi, bende hemen diz üstüne çöküp sikini ağzıma alarak sikinin içinde kalan bir iki damla sperminde dışarı çıkmasını sağladım. Bu arada taşşaklarını da sıvazlıyor ve tamamen boşalmasını sağlıyordum.
tarık tam anlamıyla bitmişti, ayakları titremesinden dolayı üstüne bornozu atıp gidip salona oturdu, bende gidip ufak bir banyo yapıp salona yanına gittim.
yanına gittim de neredeyse kanepenin üzerinde uyumak üzereydi, bende elimdeki sıcak çukulatayı merte verdim,
ikimizde çukulatalarımızı yudumlarken aklımızda halen yaşadıklarımız ve yaşayacaklarımız vardı. Gece aynı yatağı birbirimize sarılıp paylaştık...
Genç çıtır Esmer Sevgilim
Ben 35 yaşında ve 10 yıldır bu tür ilişkileri yaşayan biriyim. Kendimi bildim bileli erkeklere ilgim var. kızlar ve kadınlar tarafından beğenilen birisiyim, ama ben hiçbir zaman bundan hoşlanmadım. Yaşadığım şeyler hep zorunluluktan dolayı olan şeyler olmuştur.
25 yaşıma kadar hiçbir gay ilişkim olmadı. çok istediğim halde buna cesaret edemedim. Ama 25 yaşından sonra bunun acısın çıkarttım sanırım.
Genç erkekleri oldukça fazla seven biriyim. Anlatacağımda yine böyle bir genç arkadaşla yaşadığımdır. Lise grubu gençleri oldukça çok beğeniyor ve onlarla fazlaca ilgileniyorum.
Eğitimli biri olduğumdan dolayı bunlarla olan diyaloglarımda zorlanmıyorum, çünkü onlarla paylaşacak birşeylerim oluyor her zaman. 16 yaşında esmer uzun boylu ve benim çok beğendiğim bir çocuk vardı.
Ben onunla yakından ilgileniyor ve derslerine sürekli yardım ediyordum. O da her fırsatta bana geliyor ve çoğu zaman benimle kalıyordu. Onunla haddinden fazla yakınlaşmıştık.
Ona karşı çok ciddi şeyler hissettiğim halde ve çok beğendiğim halde ona bunu söyleyemiyor sadece hayal ediyordum. Geçen yaz bir kaç gün için bana gelmişti. Bende yıllık izinde olduğumdan iznimin son haftası evdeydim ve bütün günümü onunla geçiriyordum.
O genelde bilgisayarın başında oluyor ya da film seyrediyordu. Zaman zaman beraber film seyrediyorduk. Evde home sinema oludğundan ve büyük ekran tv olduğundan oldukça eğlenceli oluyordu.
Evdeki 2. ci günü akşamı bana bir sürprizinin olduğunu söyledi bende merakla bekliyordum, akşam yemeğinde sandviç yapmıştık yedik kolalarımızı içerken gel sürprizimi göstereyim dedi.
Ve beni tv nin olduğu odaya götürdü. Tv yi açtı ve bir cd koydu. Film bir seks filmiydi ama müthiş bir şey, kızlar, erkekler müthiş derecede düzüşüyorlardı. Biseksüel bir filmdi, oğlan kızı düzüyor, arkadan da bir başkası oğlanı falan. Ben şaşırdım ve seyretmeye başladım ama hiç birşey konuşmuyorduk, bir süre sonra beğendin mi abi dedi.
Vavvv dedim müthiş bu ya nerden buldun bunu dedim, sürprizin bu muydu falan. Evet ya dedi biraz heyecan olsun istedim dedi.
Tv nin karşısındaki 3 lü koltukta yanyana oturuyorduk, ikimizde şort giyiyorduk onun şortu penye bir şorttu bu yüzden de aletinin kalktığını hemen farkettim, alet oldukça heybetli ve ateşli görünüyordu yukarıya doğru göbeğine kadar uzatmış pür dikkat tv ye bakıyordu.
Bende ara sıra tv ye bakıyorum ama genelde gözüm onun önündeki kabarıklıkta. Bir espri yapayım dedim, vayyyy be aleti uçuş pistine yerleştirmişsin dedim,
bu önce biraz utandı eliyle kapatmaya çalıştı.
Evet abi dedi sen farklı mısın sanki. Nasıl birşey şu açta bir bakalım dedim, sanki onu bekliyormuş gibi daha lafım biter bitmez indirdi şortu aşağıya müthiş birşeydi yaşına göre oldukça iyi bir aletti, hatta fazlaca iyi birşey.
Oldukça kıllıydı. Amma kıllıymış dedim, evet dedi ben çok seviyorum kılları.
Ya dedi sende açsana dedi, bende hiç itiraz etmeden açtım benim aleti, benimki traşlı temiz bir durumdaydı.
Vavvvvv be dedi amma düzgün birşey bu hem benimkinden biraz büyük mü ne dedi.
Olabilir dedim. Sürekli hayal ettiğim çocuk hemen yanı başımda ve her şeyiyle elimin altındaydı. Onun aletini ellemek öpmek koklamak istiyordum ama her şey ortada olduğu halde cesaret edemiyordum. Tam ben nasıl yapayım edeyim diye düşünürken birden elinin benim aletimin üstünde olduğunu hissettim.
Abi ya dedi ben dayanamıyıcam sakın kızma bana dedi.
Ben hiç ses çıkartmadım hatta koltuktan öne doğru biraz daha uzattım kendimi aletimi daha rahat kavrasın diye. Birden ağzına alıp yalamaya başladı, hayallerim gerçek oluyordu, hiç ummadığım bir şekilde onunla birlikteydim.
Bir kuzunun annesini emmesi gibi emiyordu benim aleti. Bende bir taraftan onu okşuyordum ama harika bir vücudu vardı yanık tenli bir tane tüy yoktu aletinin etrafından başk abir yerde. Bunu tutup kucağıma yüzü bana dönük olacak şekilde oturttum ve öpüşmeye başladık, ama ne öpüşme sanki dudaklarımı parçalıyordu.
Vantuz gibi emiyordu dilimi dudaklarımı oldukça ustaydı bu işte. Sonra halının üzerine indik ve 69 yapmaya başladık o benimkini bütün şehvetiyle ağzının içinde döndürüyordu bende onunkini yalamaya aynı şeyleri ona yapmaya başladım.
Arada bir göt deliğinin etrafını dilliyordum, dilledikçe bu kasılıyor delik kapanıp kapanıp açılıyordu sonra yüzüme doğru dönndü üstümde sanki bir buz pateni sahasında kapar gibi fıldır fıldır dönüyordu bir yukarı bir aşşağı. Dudaklarıma tekrar asıldı morartırcasına emiyordu.
Tekrar aşağı indi traşlı temiz aletimin her tarafını diliyle ağzıyla dans ettiriyordu, taşaklarımı ağzına alıp alıp diliyle sallıyordu, ben kuduryordum böyle birşey olamaz diyordum içimden, aylarca hayal ettiğim şey meğer tek taraflı birşey değilmiş.
Artık yeter dedi ve yüzüstü yere yattı, girmeni istiyorum dedi, canım yansada dayanıcam sok artık dedi.
Zaten ateş gibi olan aletimi tükürükleyip göt deliğini aralayıp zorlamaya başladım ama daracıktı, girmiyordu. götünü kremleyip orta parmağımla biraz genişlettikten sonra tekrar dayadım ve bu sefer hiç zorlanmadın girdi,
canının yandığını görüyordum ama hiçnbirşey demiyor sadece devam et diyordu.
Tamam deyip devam ettim ve git gellere başladım, ama ne müthişti o alev gibi bir delik ve daracık, sanki aletimin derisi yırtılıyormuş gibi oluyordu. Delice bir zevk veriyordu. Hem bana hem ona.
çıkarıp çıkarıp sokuyordum ateş gibi deliğe, o bağırıp duruyordu zevkten daha daha, haydi hızlı diye. çok zevk aldığı kesindi çünkü çıldırdığını görüyordum ben böyle bir zevk hiç yaşamamıştım ve de yaşatmamıştım.
Patlıyıcam dedim dur dedi ve sırtüstü dönüp bacaklarımın arasına girdi ağzını aletimin önüne dayadı ve patla dedi, birkaç sıvazlamadan sonra patladım amaaaaaaaaaaa, ohhhhhhhhhhhhh bu nasıl patlamak ben böyle hayatımda boşalmamıştım, sanki vücudumdaki tüm sıvıların boşaldığını hissettim, bu bir taraftan yalanıyor bir taraftan da güzel sözler söylüyordu,
harika, miss gibi, neden daha önce yapmadık ki sanki deyip duruyordu. Ama acısını çıkartıcam geçen günlerin diye söylenip duruyordu.
Onun aleti hala taş gibi boşalmayı bekliyordu, sevgiliminde boşalması lazımda, hemen eğildim ve yalamaya başladım çok tatlıydı,
elma şekeri gibi yalayıp duruyordum, taşakları çok hoştu dilimle dans ettiriyordum adeta onlara, ona boşalıyorum diye bağırdı, boşal sevgilim boşal aşkım dedim ağzımın içine olanca gücüyle boşladı, ağzımın dolduğunu hissettim ama hepsini yuttum ziyan edemezdim bu tatlı sevgilimin hiçbir şeyini.
üzerine çekti beni dudaklarımı öptü harikaydın sevgilim dedi,
artık seninim ve sende benim dedi.
O gün 5 kez yaptık sabaha kadar hem ben onu ve hemde o beni, bir hafta boyunca harika zaman geçirdik,
tatillerin en güzeliydi anlayacağınız. Halende uygun zamanlarda yapıyoruz.
Ben şimdiye kadar böyle bir tat almamıştım..
Facebookta tanıştığım 35 lik Olgun Hatun
Facebookta kullandığım fake bir hesabım vardı, bu hesapla sayfalara yorumlar yazıp kızların bana dönmesini bekliyorum. Kendini internet ortamında biraz ön plana çıkartmak için maddi durumumu ve son model bmw aracımı ön plana sürüyordum,
bu biraz apaçice gelebilir belki ama sizi tercih etmelerinin ilk mesajı yazana kadar önemi çoktu.
Neyse bir akşam hesabıma girdiğimde bir hatundan mesaj geldiğini gördüm,
gerçek profilini kullanarak mesaj yazmış, havadan sudan konuşmaya başladık.
Benim hesabımda resim olmadığı için resmimi istedi, gönderdim hoşuna gitti. Akşam ne yapıyorsun diye konuşmalar açıldıktan sonra akşam buluşma kararı aldık.
Benim niyetimin zaten seks olduğu yazılarımdan belliydi. Gittim hatunu aldım ve mudanyaya gittik. Mudanyaya gidene kadar konuşuyorduk konuşmalarımızı biraz normal tutsada ben sex hayatı hakkında konuşmaya vs başladım.
Mudanyada arabayı manzaralı bir yere çektim.
Hava biraz serindi sigara içmek için dışarı çıktık.
Arabanın önüne oturduk sigaralarımızı içerken arabanın ısısı hatuna vurmuş olmalıki biraz öne kaçtığını hissettim
noldu diye sordum, dediki çok sıcak oldu baksana dedi elimi bu bahane ile hatunun kalçalarına götürdüm
evet çok sıcakmış felan dedim.
Elimi geri çektim ve sonra tekrar götürdüm ufak ufak kalçalarını sıkarken baya iyiymiş götün dedim hoşuna gitti.
Yeşil ışık yaktığını anladım.
Arabaya tekrar bindik. Elimi bacaklarının arasında gezdirmeye başladım baktım hoşuna gidiyor bacaklarını okşamaya devam ettikten sonra elimi pantolonun dışından amcığına doğru götürdüm ve bir anda irkildi hoşuna gittiğini nefes alışverişlerinden anladım.
sonra kendime doğru çekerek elimi pantolonun arkasından kalçalarına götürdüm. Yapma felan diyordu ama istediği belliydi. Kalçaları yumuşaktı baya okşuyordum deli gibi.
Bu sırada kendimden geçmiş bir şekildeyken pantolonumun düğmelerini açtım ve elini benim aletime götürdüm. O benim aletimle oynarken ben pantolonun üst düğmelerini açarak elimi amcığına götürdüm.
Inanılmaz bir şekilde ıslanmıştı ve sıcacıktı. Amcığını göremiyordum ama ellediğim kadarıyla daracık olduğunu hissettim.
O benimkiyle oynarken elimi amcığından çıkartıp göğüslerine götürdüm ama göğüsleri çok küçüktü tekrar elimi amcığına götürdüm parmaklarımı soktukça benim sikimi daha çok sıkıyordu kendinden geçtiğini hissediyordum.
Kafaya koydum hatunu sikecektim ama ev yoktu. Kadının evine gidecektik ama nasıl yapaacaktım. Kadını iyice azdırdıktan sonra hayır diyemeyeceği bir şekilde size gidelimmi, sikimi istemiyormusun ben amcığına girmek istiyorum artık dedim.
Nefes alışverişlerinden hayır diyemeyeceğini anladım ve bana çok efsane bir soru sordu. Eğer sadece 1 kez sikeceksen gitmeyelim hiç ama devamı gelecekse gidelim dedi.
Yola çıktık ve ben hatun fikri değişmesin diye halen elimin birini hatunun amcığından çıkartmadım. Bir kısmını yolculuğun böyle geçirdik.
Bende işimi sağlama almak için 1-2 redbull aldım benzinlikten ve eve gittik hatunun. Bana biraz müsade dedi ve banyoya girdi Banyodan çıktığında mini etek ve askılı bir tişörtle gördüm benim alet iyice kalkmıştı.
Yanıma oturdu televizyonu açtı klip izlemeye başladı ben ise tekrar elimi vücudunda gezzdirip onunla oynuyordum iyice azdırdıktan sonra amcığı tekrar sulandıktan sonra pantolonumu çıkardım sonra boynundan yukarı doğru yalamaya başladım.Odaya geçelim dedi odaya geçtik.
Evet eteği bir sıyırdım inanılmaz güzel üstünde boncuklar olan g-stringi ile karşı karşıyaydım. incecik ipi vardı. Ne yaptıysam hatuna aletimi yalatamadım.
Azgınlığın etkisiyle hemen sikimi amcığına soktum ama git gel yapmadım. Soktum bekledim ve çıkardım. Sonra tekrar soktum tamamını ve çıkardım 2-3 kere böyle yaptıktan hatunun kulağına eğildim.
Sikmemi istiyor musun amına kodumun kaltağı fahişesi dedim. Hoşuna gitti heralde hadi sik artık sikini sok amcığıma felan durma lütfen yalvarıyorum dedi.
Tam lafını bitirdikten sonra kökledim sikimi içine ve orda kaldım. En son ne zaman yedin dedim. Amcığın daracık çok hoşuma gitti dedim.
Gülümsedi 2-3 ay oldu dedi. 2-3 aydır yarrak girmemiş amcığını sikiyordum hatunun ama amcığı daracıktı. 18 yaşında kız arkadaşlarımda oldu onlarda bile bu kadar daracık amcık bulamamıştım.
Herneyse hatunla 2-3 pozisyon değiştirdikten sonra boşalayımmı diye sordum evet şimdilik yeter dedi ve prezervatifimi çıkartarak göt deliğinin üstüne boşaldım.
Korunmadığını söyledi ve göt deliğinden amına girmesin diye eliyle ordaki tüm döllerimi yukarı doğru çektirerek avucuna aldı ve sikime sürdü tekrardan. Ben yalamasını isterdim ama sikimi bile yalamayan kadının spermlerimi yalamayacağını düşündüğüm iiçin teklifte bulunmadım.
Sonra tekrar salona geçerek tv izlemeye başladık. 15-20dakika sonra benimki tekrar hareketlendi.
Evin camından sürekli dışarıyı seyrediyordu tv izlerken cam açık ve biz yarı çıplak oturuyorduk. Ben tekrar oynamaya başladım hatunla benimki hareketlendi tekrar ve pantolonumu çıkardım, dışarıdan içrisi gözüküyordu baktım tepki vermedi.
Altındaki eteği sıyırdım iyice vücudu çok güzeldi elimi amcığına götürdüm. onun elinide alıp sikimle oynattırmaya başladım. dışarıdan birisinin bizi görme ihtimali olduğundan dha heyecanlı oluyordu benim sikim tekrar taş gibi oldu. onunda amcığı iyice sulanmıştı. bu sefer burda yapalım dedim.
Güldü, dışardan görmesinler dedi. Görseler daha gzel olmazmıydı dedim. Onunda teşhirden hoşlandığını anlamıştım konuşmasından. hatunu kucakladım alta oturdum ve koltukta üstüme oturdu.
Sikimi biraz tükürükledikten sonra hatunun daracık amcığına soktum. Dışardan içerisi hemen hemen görünüyordu çok heyecanlıydı.
Bununda verdiği zevkle yaklaşık 10-15dakika boyunca git gel yaptım. ve boşalacağım anda sikimi çıkardım hatunu yere çöktürdüm ve prezervatifi çıkartarak hatunun küçük göğüslerine attırdım.
O heyecanla inanılmaz döl boşalmıştı benden Sonra 3. partiyi de yaptık ve ev gittim. Hatunun hoşuna gittim sanırım 2-3 günde bir beni çağırıyordu.
1-2 hafta takılıp siktikten sonra hatun aramamaya başladı. Bende şimdi başka birini buldum Bu seferki hatun yalamayı ve yutmayıda çok seviyor..
Evli Çift le
nette yeni tanısmaya basladıgım cıftlerden bırısıyle selamlastık ve basladık sohbete ılk once ısmet beyle basladık sohbete bana yasadıklarımın gercek olup olmadıgını sordu
kendılerınınde bole bır fantazılerı oldugunu ve deneyımlı durust guvenılır hıjyene onem veren tek erkek aradıklarını soyledı
bende yasadıklarımı anlattım ve bu ısın herkezle yapılmayacagını benım tek erkek olamam ragmen herkeze gıtmedığımı soyledım
guvenılır olacak cıft hıjyenık olacak karsılıklı beyenı olacak dıye sohbet ettık
o akşam kapattık msn yı neyse ertesı gun esı gülle msn de gorusmeye basladık kanera aca bılırmısın dedı tabı dedım acık karsılıklı gozlerıme ınananmadım ya gercekten harıka mutıs bır kadın karsımda
yası 32 esmer bıraz sohbet ettık konu sekse geldı cok arzulu bır kadın oldugunu ve deyısıklık yasamk ıstedıklerını soyledı bende beyenı olursa karsılıklı guven olursa yasamk ısterım sızı dedım
bu olay msn de her akşam 15 gun surdu ıyıce tanıdık bırbırımızı tabı bu arada msn de yaramazlıklarda yaptık ve karsılıklı karar verdık
hafta sonu çumartesi için randevulastık ben ankara da oturuyorum onlar ıstanbul da cumartesı ankara dan otobuse bındım ve ısmete ınecegım saatı soyledım
akşam yedı bucuk gıbı ıstanbula geldım tam tlf arayacaktım
baktım ısmet orada arabadan ındı sankı kırk yıllık arkadasımmıs gıbı ısmet dıye seslendım yanına gıttım opuştuk
hal hatır arabaya bındık eve dogru yol aldık arabada hazır olup olmadıklarını sordum
hazır deyılsenız yapmayada bılırız dedım
onemlı deyıl benım buraya gelmem dedım
yok bız hazırız gul heycan ıcınde senı beklıyor herseye hazır dedı ve geldik eve.
Kapının zılıne bastı ısmet ve acıldı kapı aman allahım harıka bır kadın elbıseler ıcınde
sozum vardı gırır gırmez dudaklarına yapısacaktım
ama o an dondum kaldım ve benım yapacagımı gul yaptı dudakalrıma yapıstı deneyımım var ama yınede heycanlanmıstım
salona gectık harıka bır masa hazırlamıs mumlar yanıyor kırmızı sarap bardaklarda ah anlatılmaz bunlar esasında yasayan bılır bıraz bırseyler atıstırdık saraptan ıctık ve ısmet dans muzıyı koydu bız dansa basladık
benım 18 cm alet kazık oldu gulle yapıstık dudak dudagayız elbısesı ınce dardı elerımle arkasından goyunun yanaklarını sıkıyorum delliler gıbı ayakta opusuyoruz.
Gul kotumun duymelerını actı ve benım kara oglanı serbest bıraktı tas gıbı olmus damarları cıkmıs elıyle sıktı yaragımı ve eyılıp agzına aldı okadar guzel yalıyordukı ayaga kadırdım elbısesını cıkardım sıyah ıc camasır gıymıs tanga benım ıcın aldıgını soyledı
kanepeye uzandı bende ayak parmaklarından yalamaya basladım yukarıya dogru cıktıkca ınlemelerı cogalıyor okadar guzel amı vardıkı puruzsuz tertemız amını yalamaya basladım
mutıs su gelıyordu amından ıcıyordum cok azmıs belı oluyordu kasıklarını yalıyor ıyıce delırtıyordum ellerıyle basıma bastırım amının suyunu ıcırtıyordu bana dayanamıyaam artık sok o koca yaragı bana erkeyım dedı
kırımıyım hıc boyle guzel kadını bacaklarını ayırdım benım koca yaragı kafasını surtmeye basladım yanıyorduk ıkımızde yavas yavas gırdım oyle bır ohhhh cektıkı nasıl ınlıyor apartman yıkılacak ben agzını elelrımle kapadım ısmet o arada bırak ıstedıyı gıbı bagırsın mutlu olsun dedı
bıraktım nasıl ınlıyor 18 cm lık kalın yaragı sokup cıkardıkca ayırdı amını ıyıce kokluyordum oyle tempolu ve ateslı sıkısıyordukkı ısmet dayanamadı geldı hemen musade ettım ısmet karısını skmeye basladı ızledım bıraz mola verdık gul kendınden gecmıstı .
Gulu kucagıma aldım ve ayakta gırdım tekrar dudakalrımız yapısık ayakta kokledıkce delı oluyordu sıkılmenın bu kadar keyıf verecegını bılmıyordum benım sıkıcım ol dıyor kunsuruyordu ındırdım kucagımdan duvara dayadım bır bacagını belıme atım ve yapıstım dudakalrına allatan yaragı soktum
vara vurarak hızlı hızlı gırıp cıktıkca amının suları bacagından suzuluyordu hemen eyıldım agzımı dayadım ıçtım o guzel suyu ıkımızde oyle terledıkkı
gul bıraz mola dedı ben bu kadar sekse alısık deyılım dedı
ben dusa gırdım cıktıgımda gul mutfaktaydı hemen yakaladım ve oradakı masnın ustune oturtum ayırdım bacagını gırdım soktukca kendınden gectı hadı ıcerı dedım sırtıma bındırdım kucuk cocuk gıbı ıcerı goturdum )ısmet salonda netetydı gorustuklerı cıftler varmıs sanal seks yaptıkları onlarla yazısıyordu. netetkı cıftlerde seks yapıyorlardı dans muzıyı calmaya basladı hareketlı bız gulle seksı hareketlerle dans etmeye basladık ısmette kamerayı bıze cevırdı
cıftlerde bızı ızlıyordu basladık gulle sevısmeye domaltım kamera tam bıze cerımıs ısmet gırdım arkasından hızlı hızlı sıkmeye basladım cıftle kendı sıkısmelerını bıraktı bızı ızlemeye basladılar goroyoruz bızde onları adamınkı ındı ) etkılendı her halde bız oyle sıkısıyoruzkı her pozısyonda sonra kapatı kamerayı ısmet ben gule gotunden sıkmek ıstedıyımı soyledım bana ısmetede vermedım bır kac kez denedık cok acıyor dedı . Ben acıtmam yumusatırım dedı ısmete sordu o da olur acarsa bende sıkerım rahat rahat dedı kremı aldım ıyıce gevsettım delıyının kaslarını
sonra yan yatırdım benım yaragıda kremledım ve yavas yavas sokmaya basladım bır yandanda acıyormu dıye soruyordum antalya escort yok dıyordu 18 cm yı gotune sokmustum ve hıc brsey hısetmemıstı sordu gırdımı dıye evet dedım hepsı gotunun cınde yaragımın dedım hıc acıtmadın dedı ve gorten sıkmeye basladım tabı fırsatı goren ısmet bende ısterım dedı cıktım gotunden ısmet sıkmeye basladı. Gul yorgan altında sıkısmeyı cok sevıyormus yatak odasına gıtık gırdık yorganın altına sevısmeye basladık yorganı attı gul ve cıktı ustume sen bır seye karısma dedı benım koca alet dımdık
ustune amını yerlestırdı ama bıraz zorlandı alamadı ılk once sonra ıyıce yerlestırdı kendıne gore dellelr gıbı zıplıyor bende goslerıne yapıstım goguz uclarını hafıfı jafıfı ısırıyor yalıyorum gul ustumde oyle bır bosaldıkı cıglık cıglıga ben bayılacak sandım konurolden cıkmıs deller gıbıydı. Bu arada tanışmak isteyen ciddi bayanlar msn [emailprotected] ekleyin beni hemen devereye gırdım alatatn hızlı hızlı sokmaya basladım ustume yıgıldı kaldı beaber bosalmıstık harıka bır seks gecesıydı gece 04:00 olmus saat bız farkında deyıldık tam 8 saat sıkısmısız benım rekorum 4 saatı ama gulle bunu 8 saate cıkardık
kalaktık dus aldık ve gul bana senınle yatmak ıstıyorum bugun 3 muz yatalım bıryere gondermem bu saatde senı dedı yatık sabah ısmet ıse gıtmesı gerekıyormus sagolsun bana guvenım esını sabah ben uyurken gıtmıs gul kaldırıdı benı bzı tekrer sevısmeye basladık 1 saat fılan sevstık sıkıstık kımızde bosladık gul bende once kalkıp kahvaltıyı hazırlamıs ben banyodan cıktım mutfakta konusurken ısmet geldı ve oturduk guzel bır kahvaltı yaptık ve akşamı konustuk
harıka bır gece oldugunu soyledıler teşekkur ettıler benım otobus saatımı gemıstı musade ıstedım gulle opustuk teşekkur ettım hersey ıcın ıkısınede ısmet benı termınale bıraktı ve ankaraya dondum bu hıkayeyıde onların ıznıyle yazdım kendılerıne sonsuz teşekkur ederım halada gorusuyoruz net te
ve o gunu unutamadıkalrını soyluyorlar benım ıcınde gecerliydi...
Bakire
ilk uzun ilişkimi 90'lı yılların başında yaşamıştım. ilk işe girdiğimde ofiste bela bir pazarlama müdürü vardı. adı sibeldi. ofiste kimse tarafından sevilmeyen, astığı astık kestiği kesitik ama bir o kadarda paçozdu. aradan bir yıl geçti hiç erkek arkadaşı olmadığını gördük.
biz alt kadro "acaba bakire mi değil mi" diye sormaya ve yorum yapmaya başladık.
genel kanı bekaretini çoktan verdiği yolundaydı. aşırı kar yağışının olduğu bir akşam evi benim yolumun üzerinde olduğu için ben bırakırım dedim, oda kabul etti. evine bir kaç saatte ulaştık bu arada kar daha da artmıştı.
beni evine çağırdı ve bu satte devam etme bir kaç saat sonra devam edersin dedi. yukarı çıktık bana bir içki koydu kendi de içeri gitti. on, onbeş dakika sonra üzerinde incecik bir gecelik kıvırtarak içeri girdi ve kucağıma oturuverdi. eh artık yapacak tek şey vardı,
yumulmak. o ufacik memelerini emmeye başladım hemen zevkle inleyerek kendini geriye doğru attı. onu öpüyor okşuyor ve memelerini emiyordum. biraz sonra karşımda çırılçıplaktı ve hemen bacaklarının arasına dilimi soktum. amini götünü yalamaya başladım. karı zevkten deliye dönmüş inliyordu.
yavasca parmağımı amcigina sokmaya basladım ki hemen durdurdu beni ve "bakireyim" dedi ve "öyle kalmak istiyorum" diye de ilave etti. ben hayal kırıklığına uğramıştım ama yalamaya devam ettim. bir yandan amını yalıyor ellerimle am dudaklarını ayırıyor ve bekaret zarına bakıyordum ve onu yırtmak icin can atıyordum.
bu arada sikime doru bir hamle yaptı ve anında gırtlağa kadar ağzına aldı. dışarda sadece taşşaklar kalmıştı. zevkten kudurmuştum. saçlarından tuttum ve ağzını sikmeye başladım. biraz sonra kulaklarından tuttum ve öyle sikmeye başladım.
karı zevkten inliyor ağzından akan köpükler salyalar dudakarından aşağı süzülüyordu. salyaları dudaklardan memelere akmaya başlamıştı ama azgın sibel amcığını avalıyor memelerini sıkıyordu. yerden saçlarindan tutarak kaldırdım ve kucağıma yatırdım gotu elimin aldındaydı ve hemen tokatlamaya başladım.
o beyaz götü bir anda kıpkırmızı olmuştu aynı zamanda klitorisini parmakliyor ona zevk ve aciyi ayını anda yaşatıyordum. işte o anda hadi götümü sik dedi. elimin altındaki götün yanaklarını ayırdım deliğinin tam üzerine okkalı bir tükürük yolladım ve parmaklarımla tükürüğü deliğe itmeye başladım.
hemen yere halının üstüne uzattım karıyı ve tokattan kızarmış göt yanaklarını ikiye ayırmasını söyledim. dediğimi hemen yaptı. iyice tükürüklenmiş deliğine sikimin başını dayadım ve ilk seferde hiç durmadan dibine kadar indim. acı ile haykırdı gözlerinden yaşlar gelmeye başladı bir yandan küfür ediyor mahvettin götümü" diye haykırıyor bir taraftandan kurtulmaya çalışıyordu.
çok ses çıkartmasın diye yerdeki donunu alıp ağzına tıktım ve biraz sesi kesildi zaten bu arada sikim göte uyum sağlamış adeta götle bir hale gelmiş acı yerini zevke bırakmış sibel zevkle inlemeye başlamıştı. elimle klitorise baskı yapmayıda memelerini sıkmayı boynunu öpmeyi dudaklarına arkadan yumulmayı elbette unutmuyordum.
15 dakika sonra artık götü acımaya başlamış ve şikayetlerde başlamıştı. "çııııık", "yeteeeer", "offff" gibi sözcükler sıklaşmıştı.
ilk postayı göte atmaya karar verdim ve içine bol miktarda döl bıraktım. içinden çıkarttığım yarrağmı elbette ağzına vermeyi de ihmal etmedim.
bu ufak temizlikten sonra hemen ağzımı amına dayadım ve adeta içini dışarı çıkartmak istercesine emmeye başladım. bir yandan dilimi içinde dolaştırıyor bir yandan da emiyordum biraz sonra haykırışlarla ve titremelerle boşaldı.ondan sonra çokta birşey konuşmadık ben duş aldı giyindim ve evden çıktım zaten oda gece kal falan demedi.
ertesi gün işte sanki hiç birşey olmamış gibi davrandık. arada buluşuyor benzer şekillerde sikişiyor ve ertesi gün tek kelime bile etmiyorduk. ancak benim tüm derdim sibeli bozmak ve onu kızlıktan kadınlığa geçirmekti.
bu arada sibelden biraz bahsedeyim size kendisi uzun boylu, ince, mavi gözlü, kısa kahve rengi saçlı, son derece soğuk görünümlü bir kızdı ve o zaman sanıyorum 35 yaşında vardı. benden yaklaşık 10 yaş büyüktü anlayacağınız. son derece titiz biriydi evi adeta bir labaratuar gibi temiz kendi gibi soğuktu. bir kaç ay bu ilişki bu şekilde gitti bu arada sürekli toplantılarda beni bozuyor ukalalıklarına ukalalık katıyor ben dahil herkesin nefretinin artmasına neden oluyordu.
ancak akşamlarıda o nezaman isterse gidip onu evinde halının üstünde sikiyordum. henüz odasına bile beni almamıştı. ama benimde sabrım taşmış ve ibre sona dayanmıştı. hemen planımı yapmaya başladım ve bunu bir yaz akşamı uygulamaya koydum. uzun bir çalışma günün ardından bazı işleri bitirmek için gece ofiste kalmıştık ben gene sibeli evine bırakacaktım ama evi yerine hiç durmadan anadolu yakasına geçmek üzere köprü yoluna saptım.
ne olduğunu şaşırdı ve nereye gittiğimizi sordu ama benden cevap alamadı. gece saat 2'de çamlıca tarafına arkadaşımın evinin önünde durduk. her taraf sessizdi arabadan kolundan tutup indirdim. hiç konuşmuyordum. hemen tek katlı bu baraka denilecek eve soktum ve yere fırlattım. korku ve iğrenme duyğusuyla etrafına baktı. gerçektende ev oldukça tozlu ve bakımsızdı.
üzerindeki iş kıyafetlerini adeta yırtarak çıkarttım. şimdi karşımda çırılçıplak korku ile duruyordu. bir tokatla yatağa fırlattım. yüzü koyun pis yatağa düştü hemen arkasından götüne dilimi soktum anında kıvırmaya ve inlemeye başladı. amcığı sulanmaya başlamıştı ama ona yapacağım sürprizi bilmiyordu daha. arkadaşımdan ayarlamasını istediğim sunni yarağı yatağın altından aldım ve onu yavaşça götüne sokmaya başladım. önce ben giriyorum sandı sonra ben ağzına verince anladı durumu.
büyük zevkle beni emmeye başladı taşşaklarıma dalmış zevle delirtiyordu beni. sikim taş gibi olmuş biraz sonra yapacağı görev için tam kıvama gelmişti. sibeli hemen sırt üstü çevirdim ve artık kadın olmanın zamanı geldi dedim ve sikimin başını alıp amının bir cm içindeki kızlık zarının üstüne değdirdim.
işte o anda gerçekten korktu benden. kendini beğenmiş bir şekilde "sikemezsin" demesiyle
sikimin amının dibini bulması bir oldu diyebilirim. şaşkınlık, acı ve korkuyu bir arada yaşıyordu ve ben hiç durmadan pompalamaya sikimi sokmaya devam ediyordum.
kızlığını pis bir yatakta bu şekilde vermenin şaşkınlığı yerini yepyeni bir zevke bırakmış götündeki sunni yarağın da desteği ile sibel kendinden geçmiş boynuma sarılmış zevk içinde bağırıyor ve öpüyordu.
bundan sonra sibel ile dört yıl süren seks üzerine kuruluda olsa eğlenceli bir beraberliğimiz oldu. duyduğuma göre şu anda aynı şirketin şöförü ile berabermiş.
Babam Yaşındaki Amca Götümü Sikti
Adım Aslı, 19 yaşında, 1.65 boyunda, 49 kiloda, siyah saçlı, poposu ve göğüsleri oldukça sexy, ama kapalı bir kızım.
Üniversite sınavında başarısız olunca bir kuruyemişcide iş buldum ve çalışmaya başladım. Patronum İsmail amca 52 yaşında, babacan, güleryüzlü bir adamdı. İş başvurusunda bulunduğum gün çok güzel giyinmiştim.
Türban taktığımdan, üzerime bir bady, altımda vücuduma oturan siyah dar uzunca bir etek vardı, pardesümü de giyip öyle çıkmıştım çarşıya. Kuruyemişciden içeri girdiğimde İsmail amca (daha sonra tanıştık), "Buyur kızım!" diye hitap etmişti bana.
Ben de iş aradığımı, üniversite sınavlarına hazırlanacağımı, paraya ihtiyacım olduğunu söyledim.
Bana, "Kapalı bir kızın kuruyemiş cide çalışması zor olacak, sigara ve alkol almaya hep erkekler gelir, bazen eve geç gidebilirsin kızım." dedi.
Ben ısrarla bu işe ihtiyacım olduğunu söyleyince, "Tamam, hemen başla bakalım!" dedi.
Pardesümü çıkardım ve tezgahın arkasına geçip çalışmaya başladım. İsmail amca, kalçalarıma kaçamak bakışlar atıyor, ben eğilip kalktıkça bakışları ile adeta beni yiyordu.
Oturduğu sandelyeden pantolonun önünün kabardığı belli oluyordu. Önündeki kabarıklığa bakarken benim bakışımı yakaladı, ben utancımdan kızardım, ama o konuyu değiştirdi.
İlk günümdü, heyacanlıydım, tezgah dar olduğundan sık sık arkamdan geçip birşeyler düzeltiyordu.
Yine tezgahtaki şeyleri düzeltmek için tam arkamda durdu, önünü tam kalçalarımın arasına dayamıştı. Birşey diyemedim, kıpırdamadan onu dinliyordum.
Arada sırada öne eğilip baskısını arttıryordu. Yanaklarım al al olmuştu. Bu böyle 15-20 dakika sürdü. Resmen aletiyle kalçama masaj yapıyordu. Müşteri gelince hemen yerine geçti.
Akşam olmuştu. "Kızım arkadaki depoda düzeltilecek mallar var, gitmeden bana yardım et, yarına hazır olsunlar!" dedi.
Ben de, "Tamam İsmail amca." dedim. Saat 18:00 gibi dükkanın kapısını kilitledi.
Ben, "Niye kapıyı kilitlediniz?" diye sorunca,
"Depodayken hırsız falan gelir, duyamayız." diye cevap verdi.
Gündüz yaşadıklarımdan tedirgin olsam da, benden 30-35 yaş büyük birisinden zarar gelmeyeceğini, davranışlarından belki benim yanlış anlam çıkarttığımı düşündüm. Depoya indik. Depo gerçektende çok karışık bir yerdi.
Merdiveni getirdi, "Sen şu raftaki kutuları indir, ben senden alırım!" dedi. Dar etekle merdivene çıkmak zor olsada çıktım. Bu arada düşmemem için beni baldırlarımdan tuttu, bırakmıyordu.
"Korkma kızım seni tutuyorum!" dedi.
Aslında düşeceğim de yoktu. Neyse, ben raftaki kutuları düzenlerken eli kalçalarıma geldi. Resmen kalçalarımı okşuyordu. Tedirgindim, ama hoşuma da gitmeye başlamıştı.
Ses çıkartmadığım için okşamaları sertleşmiş, artık parmağı ile arka deliğime ve amıma baskı yapar olmuştu…
Ben bir 10 dakika sonra, "Yoruldum!" dedim.
"İn, biraz otur dinlen!" diyerek, bana inmem içinde yardım etti, ama resmen beni önüne dayayarak yere indirdi. Sessizdik. Yarım dakika ben önde yarı domalmış şekilde, o da arkamda aletini dayamış halde kaldık. Daha sonra oradaki kanepeye oturduk.
Önüne baktığımda, aleti pantolununu delecek gibiydi. Sağdan soldan sohbet ederken, konu cinselliğe geldi.
Erkek arkadaşım olup olmadığını sordu ve "Çekinmene gerek yok, bana herşeyi anlatabilirsin, kızım yaşındasın!" dedi.
Bir arkadaşımın olduğunu, fakat beni terk ettiğini söyledim. Nedenini sordu.
Söylemedim.
Israr etti, "Ben senin sadece patronun değil, aynı zamanda da sırdaşınım, bana söylediklerin burada kalır!" dedi.
Ben de saf saf, çıktığım oğlanla öpüştüğümü, birbirimizle seviştiğimizi, fakat arkadan ilişkiye girmeyi red ettiğim için beni terk ettiğini, ağlayarak anlattım…
İsmail amca da bana karısının 10 sene önce öldüğünü, yalnızlığın zor olduğunu söylerken, beni kendine çekti.
Ağlayarak, İsmail amcanın kucağına başımı koydum.
Ama koyar koymaz dimdik sikini yanağımda hissetim. Bir yandan benimle konuşuyor,
bir yandan da, "Ağlama kızım, üzülmeye değmez!" diyerek saçımı okşuyordu.
İçim bir tuhaf olmuştu…
Sonra elimi tutup yanağımın altına koydu, artık siki elimin altındaydı. Eğilip yanağımı öpünce,
"Ne oluyor?" diye ona döndüm.
Döner dönmez dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı.
"Hayır, amca yapma!" dediysemde bırakmadı.
Bir hamlede pantolonunu indirdi, "Seni deli gibi istiyorum tatlım! Lütfen beni kırma, istemediğin hiçbir şey olmayacak!" dedi.
Beni doğrulttu ve elimi alarak külotunun üstünden aletini okşamamı istedi.
Ben yavaş yavaş sikini okşarken, o da badimi sıyırdı, sütyenimi yukarı kaldırıp, göğüslerimi emmeye başladı. Hem tedirgindim, hem istemiyordum, hemde çok zevk alıyordum.
İsmail amca yaşlı falandı, ama çok tecrübeliydi. Bir elini eteğimin eltına attı, külotumun üstünden amımı ellemeye başladı. Sonra külodumu kenara çekip amımı yalamaya başladı.
Ne müthiş bir zevkti bu. Bir kızın amının yalanması kadar güzel birşey olamazdı herhalde. Resmen amımın suları akıyor ve orgazm oluyordum…
Bir ara kendi külotunu indirdi. Siki oldukça büyüktü, özelikle sikinin başı kola kutusu kadar vardı.
Bana sikini emmemi söyledi. Muhteşem bir siki vardı. İsmail amcanın sikini görünce erkek arkadaşımın sikinin oldukça küçük olduğunu anladım! Daha sonra beni tamamen soydu, kendisi de soyundu.
Kanepede 69 olduk. Onun başı benim bacak aramda amımı yalarken, siki de benim ağızımdaydı.
10 dakika kadar birbirimizi zevkle emdik. Ben, "Ohhh İsmail amca harikasın!" diye inledikçe,
adam amımı daha bir iştahla yalıyordu. Ben tabii orgazmdan orgazma uçuyordum…
Sikini ağzımdan alıp bacak arama yanaştı ve sikini amımın dudakları arasına sürtmeye, aşağı yukarı kaydırarak amımın dudakları arasında gidip gelmeye başladı.
Bakire olduğum için korkuyordum, çünkü nerede duracak bilmiyordum. "Bakireyim lütfen içime girme İsmail amca!" diye güçlükle, inleyerek kendisine rica ettim.
"Korkma küçüğüm, kızlığına dokunmayacağım, rahat ol!" dedi.
Kanepenin arkasındaki rafların birindeki kutulardan Nivea krem aldı, parmaklarını kremledi. Ben ne yapıyor diye düşünürken, kalın parmaklarından önce birini yavaş yavaş arka deliğimden içeri kaydırdı. Okadar değişik bir zevk alıyordum ki, hiç sesimi çıkarmıyordum.
Bir süre sonra üç parmağı da götümün içindeydi. Bir eliyle de amımı okşuyordu…
Bir süre götümü parmakladıktan sonra,
"Erkek arkadaşına vermemişsin, ama bu güzelliği ben alacağım!" dedi.
Biraz heyecandan, biraz da götümden sikilecek olmanın merakından, ona cevap bile veremedim.
Ama kocaman sikini götüme nasıl alacağımı da düşünmeye başladım. Bu endişemi anlamış olmalı ki, "Kendini bana bırak tatlım, kasma kendini!" dedi.
Yavaşca sikini götüme dayadı, içime girdiğini milim milim hissediyordum. Biraz yüklenince, "İsmail amca duuur, ahhhh, lütfen dur!" derken artık sikinin koca başı götüme girmişti.
Arkam yırtılıyor zannediyordum. "Şşşt, geçti bebeğim, tamam bak oldu!" diye diye, yavaş yavaş götüme o koca sikin tamamını soktu.
"Ohhh bebeğim, canım, nekadar dar ve güzel götün var! Muhteşem! Harika!" diyerek, tam yarım saat götümü sikti.
Sikinin damarlarını bile büzüğümde hissediyordum. Büyük bir hırıltı ile götüme boşalırken, amımı da okşadığından, ben de geldim. Tarifi mümkün olmayacak kadar güzeldi.
Bu arada saat 20:00 olmuştu. Kağıt havluyla temizlendik ve giyindik, yukarı çıktık.
"Yarın sabah saat 8'de gel Aslıcığım, tamam mı?" diyerek bana 100 TL avans verdi.
Parayı aldım, dudağından öptüm ve "Tamam, yarın görüşürüz!" dedim, dükkandan çıktım.
Arkam acıyordu, yürümekte zorlanıyordum. Eve geldim, iş bulduğumu kısaca bizmkilere anlattım.
Babam da, "Yorulmuş benim güzel kızım, çok çalışmış!" dedi.
Yemek yemeden yatağıma gittim, karnım toktu, İsmail Amcanın kocaman siki beni doyurmuştu.
Halen aynı yerde çalışmaya devam ediyorum..
Yürümem değişti
İsmim Zeliha, 29 yaşında, 1,68 boyunda ve 60 kiloda, kapalı bir bayanım. Kapalı derken, kocamın zoruyla kapandım. Bir kızım var 10 yaşında. Sezeryanla olduğu için başka çocuk istemedim.
Kocam zorlasa da, ben hep karşı çıktım, bir daha çocuk yapmadım.
Kocam fabrikada vardiyalı bir işte çalışır. Kazancı fazla olmadığı için maddi durumumuz da pek iyi değil, ama geçinip gidiyoruz işte. Kocamla maalesef monoton bir hayatımız var.
Kendisi 1,70 boyunda ve 95 kiloya yakın. Kendine hiç bakmaz. Ne giyinmesini bilir, ne de kadın ruhundan anlar. Ama sorsanız yatakta ondan iyisi yok. Yatakta ise 5 dakika bile sürmez ilişkimiz, sonra da,
"Bu kadar uzun kimse yapamaz, benim kıymetimi bil!" diye övünür.
İnanın 11 senelik evliliğimde bir kez olsun seksten zevk almadım. Ne doğru dürüst öpüşmesini bilir, nede başka yerlerimi öper sever. Bir kez başka kadınlardan duyduğum için ben ona oral yapmaya niyetlendim, bana söylemediği laf, etmediği hakaret kalmadı.
"Öyle şeyleri orospular yapar, yarın bir gün benim de sana yapmamı beklersin!" falan filan…
Bir gün bizim oturduğumuz mahallede bir müstakil ev satıldı. Alan kişiler Türk olduğu için çok sevindim. İnşallah iyi insanlar olur da en azından komşuluk yaparız diye ümit ettim.
İsimlerini sonradan öğrendiğime göre, Jale ve Hakan isminde evli bir çift imiş alanlar. Durumları çok iyiye benziyordu, adamın makam arabası gibi koskocaman bir arabası, hanımında da son model bir Jip vardı. Taşınırlarken ben kocama,
"Bir hayırlı olsun ve hoşgeldin diyelim, çay, kurabiye, börek falan yapıp yanlarına gidelim. Malum adamlar sabahtan beri taşınmayla uğraşıyorlar!" dedim.
Kocam başta mırın kırın etse de razı oldu ve gittik. Jale hanım ve kocası Hakan çok ama çok iyi insanlara benziyorlardı, öyle havalı falan hiç değiller, aksine çok mütevazi idiler. Bize karşı da çok iyi davrandılar ve teşekkür ettiler.
İki gün sonra Jale hanım elinde benim bıraktığım tepsi ve çantayla kapımı çaldı. Güzel bir çiçek almış ve çantayı da çikolata ile doldurmuştu. Jale hanıma,
"Neden zahmet ettin, ne gerek vardı…" diyerek içeri buyur ettim ve akşama kadar oturduk, sohbet ettik, çay kahve içtik.
O günden sonra çok samimi olduk. Kocam, Hakan'ı beğenmese de ziyaretlerine kocamla beraber gidip gelmeye başladık. Kocam sanırım Hakan'ı kıskanıyordu.
Hakan 1,80 boylarında ve çok atletik bir vücuda sahipti. Genelde çok dar gömlek veya tişört giyerdi. Adamdın vücudunda yağ denen bir şey yoktu neredeyse.
Hakan'ın birkaç tane Süpermarketi varmış ve yanında nereden baksan 35-40 kişi çalışıyormuş. Bir akşam yine onlara oturmaya gitmiştik. Sohbet esnasında konu işten güçten açılınca, Jale bana,
"Sen neden çalışmıyorsun Zeliha, eve katkın olur ve en azından evde boş oturmazsın!" dedi. Kocam hemen atladı,
"Gerek yok, ben çalışıyorum! Hem kapalı olduğu için ona iş vermezler!" dedi. Jale de kocama,
"Eğer isterse bizim markette kasada çalışabilir. Hem ben de sürekli marketteyim, beraber gider geliriz, gözün arkada olmaz!" dedi.
Akşam evimize dönünce kocamı yalvar yakar ikna etmeye çalıştım. Sonuçta ayda 1.400 Euro maaş alacağım için ikna oldu. Dünyalar benim olmuştu.
Birkaç gün sonra işe başladım. Kızım okula gittiği için sabah 8'den 16'ya kadar çalışıyordum. İşi çok çabuk öğrendim, kasa işi çok kolaydı ve iki aya kalmadan neredeyse her şeyi biliyor ve her işe yardım ediyordum. Jale ile de çok yakın arkadaş olmuştuk.
Bir gün sabah yine Jale'nin arabası ile işe giderken, konu evlilikten, mutluluktan açıldı ve sonunda sekse geldi. Jale bana,
"Seks hayatınız nasıl gidiyor Şekerim?" diye sorunca ben,
"Ehh işte, öyle böyle idare ediyoruz!" diyerek geçiştirdim. Ama o anlatırken ağzım açık kaldı. Kocası ile yaptıklarını anlatırken hem gözünün içi gülüyor, hemde ara sıra kasığını tutup,
"Sorma, benimki akşamdan sevişmeye bir başladı mı, sabah saat üçe dörde kadar yapar.
Aramızda kalsın, Hakan'ınki oldukça büyük, bazen karnıma ağrılar girer, bazen de yürümek bile zor gelir, resmen yürüyüşüm değişir. Üstelik beni yalayarak bir iki kez orgazm etmeden asla girmez bana!" dediğinde bende film koptu.
"Yalar mı? Nasıl yalar?" diye sorduğumda, Jale başladı gülmeye ve
"Nasıl yalayacak canım, amımı götümü, her tarafımı yalar! Hele bazen 69 oluruz, bu en sevdiği pozisyon, işte o zaman yarım saate yakın o beni, ben de onunkini yalarım!" demez mi.
O gün iş yerinde çalışırken aklım başımda değildi, sürekli Jale'nin anlattıklarını düşündüm durdum.
Pazartesi sabah birlikte işe gitmek için yine Jale'nin arabasının yanına indim. Jale evden çıktığında yürüyüşü değişmişti, resmen bacakları ayrık ayrık ve zorla yürüyordu. Bana gülümseyip,
"Günaydın!" dedi. Arabaya otururken altına küçük bir yastık koyunca,
"Hayırdır ne oldu, hasta mısın, istersen sen gelme ben otobüsle giderim!" dedim.
"Yok canım birazdan geçer popomun sızlaması, dün gece Hakan yine coştu ve son olarak arkadan yaptı, oranın da hastası, girince çıkmak bilmiyor!" dedi ve güldü.
"Arkadan derken?" diye sorunca,
"Ahh Zeliha, sen de bu yaşına gelmişsin, genç kız gibi soru soruyorsun. Arkamdan yaptı, yani götümden sikti, şimdi anladın mı?" dedi. Ben şaşkınlıkla,
"Gerçekten mi?" diye sorunca,
"Niye inanmıyorsun kız, kocan seni hiç arkadan yapıyor mu?" dedi. Ben de nasıl oldu bilmem ama,
"Bırak arkadan yapmayı, önden bile doğru dürüst yapmaz!" dedim.
"İlahi Zeliha, tam bir alemsin valla!" dedi ve gülüştük, devam ettik yolumuza. O günden beri ailecek her bir araya geldiğimizde gözüm hep Hakan'ın önüne kayıyordu. Pantolonun önü öyle şişkin duruyordu ki… Karısıyla nasıl seviştiklerini gözümde canlandırmaya çalışırken buluyordum kendimi, içim bir tuhaf oluyordu.
Ama Hakan'ın da ara sıra bana baktığını yakalamıştım bu arada… Utanıp başka yere baksam da, genelde mutfağa gidip gelirken götüme baktığını hissediyordum.
Günlerim artık daha bir değişik geçiyordu. Kocamı aldatmak asla aklımdan geçmiyordu. Günah olduğunu da biliyordum. Ama yine de kaçamak bakışlarla Hakan'ın önüne bakmaktan kendimi bir türlü alamıyordum. Ve yalnız kaldığımda onunla seviştiğim hayaller kuruyordum.
Yaz tatili vakti geldi. Ben markette işe başlamadan çok önce kocam çalıştığı Fabrikadan üç haftalığına izin almıştı, birlikte Türkiye'ye gidecektik.
Ama şimdi benim durum değişmişti. Markette herkes eski çalışanlar olduğu için millet izinini ayarlamış, ama bana izin yoktu. Ben de gideyim desem markette duracak insan kalmayacaktı. Samimiyetimizi kullanıp özel bir muamele de istemedim. Hakan abi de,
"Zeliha, söz, seneye yaz tatilinde sana bir ay izin vereceğim. Bize çok yardımcı oldun bu sene, ben de unutmam bu iyiliğini!" dedi ve teşekkür etti. Ben artık kocama,
"Siz bensiz gidin memlekete!" demek zorunda kaldım. “Nasıl olsa Jale var, arkadaş olur bana, zaten koca gün markette çalışıyor olacağım.”
Evde boş oturmayıp çalışmama ve eve para getirdiğim için hoşnut olan kocam hemen razı oldu. Kocamla kızımı taksiye bindirdik ve havaalanına gittiler. Akşam Türkiye'den aradı kocam ve
"Bizi merak etme, sen kendine dikkat et, biz babamlarla iyiyiz burda!" dedi.
İlk kez yalnız kalıyordum koca evde… Bekar bir kadın gibi… Ne koca, ne çocuk…Yatakta soyunup sereserpe yattım, yine Hakan'la ilgili ayıp hayaller kurdum, kendimi okşayarak uyudum. Ertesi sabah işe giderken Jale,
"Kızımla iki hafta okulu ile tatile gidiyoruz. Velilerden iki kadın da gitmesi lazımmış, ben de bu sene tatile gidemiyorum diye kabul ettim! Zeliha bak buralar sana emanet.
Hakan yemek ve çamaşır işinden anlamaz, ben sana bir anahtar vereyim, bizim eve de bakar ol, ama lütfen kızma ve sana bir maaş da ikramiye verelim, yoksa Hakan kabul etmez!" dedi. Ben,
"Seve seve yaparım canım, ikramiyeye ne gerek var!" desem de, Jale ısrar edince ekstra maaşı kabul ettim.
Bir gün sonra Jale'yi kızı ile hava alanına Hakan abi götürdü. Hakan abi genelde akşamları eve saat yedi sekiz arası gelirmiş, ben de o gün işten çıktım, doğru Hakan abilere geçtim.
Evi toparladım, bir güzel de yemek yaptım. Masayı itinayla, peçetesine, soğuk suyuna, birasına, vazosundaki çiçeğe kadar hazırladım ve çıktım.
İkinci gün yine mesaiden sonra onların eve gittim, yemek yaptım, masayı hazırladım, tam çıkmak üzereyken Hakan abi erkenden geldi.
"Zeliha dünkü yemek harika idi, ellerine sağlık, ben alışkın değilim öyle güzel yemeklere, Jale pek anlamaz, bak beni şişmanlatacaksın onlar gelene kadar!" diye takıldı.
"Afiyet olsun!" deyip çıkacakken,
"Zeliha nereye? Otur, beraber yiyelim, sen de yalnızsın ben de, bir tencere yemeği kim yiyecek?" diye ısrar edince, birlikte yemeyi kabul ettim.
Yemek yerken Hakan abiyi Jale aradı, yarım saat konuştular. Yemekten sonra Hakan abi,
"Zeliha oldu olacak bir de çay demle de içelim!" deyince, kıramadım çayı da demledim. Tam çaylarımızı salona götürmüştüm, sohbete dalmıştık ki kocam aradı. Hakan abiye sessiz olmasını işaret edip, telefonu açtım. Kocam,
"Nerdesin?" diye sorunca,
"Evdeyim, nerede olacağım bu saatte!" diyerek tersledim adamı… Kısa bir konuşmadan, günümün raporunu verdikten sonra kapattı telefonu… Hakan abi manalı bir bakışla gülümseyerek,
"Niye bende olduğunu söylemedin Zeliha?" dedi. Yüzüm kızardı biraz, utanarak omuzumu silktim,
"Neme lazım, yanlış anlar, bana kızar, olay çıkarır! Ona laf anlatmaya çalışmaktansa bilmemesi daha iyi benim için…" dedim.
"Zeliha bozulma ama senin kocan biraz yabani! Birbirinizden ayrısınız ve seninle bir dakika bile konuşmadı ve ilk sorduğu şey de 'Nerdesin?' oldu!" dedi.
"Aman Hakan abi, benim bütün hayatım bu… Böyle gelmiş, böyle gider. Maalesef değişmez. Söylediklerinde çok haklısın kocam odunun teki!" dedim. Çaylarımızı içerken Hakan abi,
"Zelihacım, müsaadenle ben üzerime rahat bir şey giyeyim. Oturur sohbet ederiz, nasıl olsa artık arayan soran olmaz!" dedi.
Üzerine bir tişört ve spor pantolonu ile geldi içeriye. Ama eşofman tarzında giydiği şey çok ince olduğu için önündeki şişkinlik çok net görünüyordu.
Sohbete başladık, çay kahve derken saat on olmuştu. Onunla konuşmaya, gülüşmeye doyamıyordum ama sonunda gitmek için müsaade istedim. Hakan abi,
"Zeliha yarın pazar güzelim, iş yok. Gidip ne yapacaksın? Benimle otur. Hem uykun gelince geç, misafir odasında yat. Korkacak bir şey yok, yabancı mıyız allasen?" deyince ben gaza geldim,
"Yoo niye korkayım? Senden korkacak halim yok ya… Ama yine de doğru olmaz gecenin bu saatinde, ben gideyim!" dedim yarım ağızla…
Aslında pek de gitmek istemiyordum doğrusu… Dediği gibi, eve gidip tek başıma ne yapacaktım ki…
Burada oturup hayran olduğum erkekle dipdibe konuşup sohbet etmek, arada onun kabarmış önünü izlemek hoşuma gidiyordu. Odun kocamla sessiz sedasız geçen monoton akşamlardan sonra iyi gelmişti bana bu… Hakan abi,
"Bak sen de ben de yalnız oturmaktansa sohbet ederiz biraz daha!" diye ısrar edince kıramadım. Ben gitmekten vazgeçince, Hakan abi kilere indi ve bir şişe beyaz şarapla yukarı geldi tekrar…
"Zeliha hiç şarap içtin mi?" dedi yüzüme ilgiyle bakarak soruyordu. Yüzüm kızardı, utandım.
"Hayır içmedim, hem alkol almak günah, içemem." dedim.
"İlahi Zeliha, şarap alkol değil ki, üzüm suyu. Gel felekten bir gün çalalım, aramızda kalır, kimseye söylemeyiz, söz!”
“Bilmem ki…” dedim yarım ağızla… “Hiç içmedim. Hem günah…”
“Jale bunu çok sever, her akşam beraber bir iki kadeh alırız. Ama eğer sen yok ben içemem, bana ağır gelir diyorsan, içme!" dedi. O sırada yine gaza geldim,
"Jale içiyorsa bana niye ağır gelsin ki, tamam içelim!" dedim. Kalktı slow bir müzik açtı ve iki bardak getirdi. İkimize de yarımşar kadeh doldurdu (Şarap öyle içilirmiş sonra öğrendim) ve sohbete koyulduk yine…
Üçüncü kadehten sonra başımın döndüğünü hissettim, vücudumun her yerini ateş basıyordu sanki. Hakan abi de,
"Bak yanakların kızardı, istersen fazla içme!" dedi. Ben de gülerek,
"Haklısın, her tarafımı ateş bastı, nasıl üzüm suyuysa bu şarap!" dedim. O sırada Hakan abi,
"Dur ateşine bir bakayım! Korkmaya başladım, gerçekten yüzün kıpkırmızı oldu." diyerek karşı koltuktan kalktı, yanıma oturdu. Elinin dışı ile yanaklarıma temas edip,
"Valla haklısın, yanakların ateş gibi yanıyor resmen!" dedi ve güldü. Sonra da, "Biliyor musun, yanakların kızarınca daha tatlı oldun!" deyince utandım, yüzümü çevirdim. Hakan abi,
"Utanacak bir şey yok Zeliha, gerçekten güzel oldun, zaten güzel bir kadınsın, ama böyle daha güzel oldun! Ama istersen eşarbını ve üzerindeki ceketini çıkar, yoksa havale geçireceksin!" deyip gülümsedi.
Onun ilgisi ve başımın dönmesiyle bir cesaret geldi bana, her şeyi boş verdim. Eşarbı çıkardım, saçlarımı serbest bıraktım. Saçlarım nerdeyse kalçalarıma kadar uzundur. Sonra ceketi de çıkardım.
Altımda sıfır kollu ve daracık tişört olduğunu unutmuşum. Göğüslerim oldukça büyük ama dik olduğu için, Hakan abi gözleri faltaşı gibi açılmış durumda, hayranlıkla göğüslerime bakıyordu.
"Offf Zeliha, çok güzelsin inan… Böyle bir güzelliği neden saklıyorsun?" dedi. Ben yine utanıp,
"Aman, sanki güzel olsam ne olacak, kıymetini bilen olmadıktan sonra!" dedim. O sırada Hakan abi saçlarımı kafamdan aşağı ta kalçalarıma kadar okşayıp,
"Bu güzelliğin kıymetini bilmeyeni vurmak lazım, nasıl bir erkek senin ahmak kocan?" dedi. Eli kalçamın üzerinde kaldı. Kalçamı okşamaya başlayınca,
"Hakan abi yapma lütfen…" diyerek döndüm. O sırada yanağımdan öyle sıcak öptü ki, bir tuhaf oldum.
Bir yandan hoşuma gitmişti, bir yandan da,
"Abi yapma lütfen…" demeye devam ediyordum. Boynumu, boğazımı öpmeye, kulak mememi emmeye başladı. Sonra kulağıma,
"Şarap da aramızda kalacak, bu yaptıklarımız da… Ben artık dayanamıyorum, lütfen kırma beni Zeliha!" dedi.
Bedenim titriyordu resmen.
Ağzım, "Yapma!" dese de, içimden devam etmesini umuyordum. Yavaşça arkamdan tişörtümü çıkarttı ve hemen sütyenimi de açtı, önüme geçti. Ben,
"Abi yapma…" dedikçe göğüslerimi ve meme uçlarımı emiyordu. Bacak aram resmen ıslanmıştı. Ne oluyordu bana böyle?
İçimdeki yangına, arzularıma karşı koyamıyordum…
Salondaki koltukları çok genişti, yatak gibiydi nerdeyse. Beni yatırdı ve eteğimle külotumu çıkarttı. "Yapma abi…" desem de,
bacak arama yumulmuştu bile.
O aşamadan sonra bende film koptu. Amımı öyle bir yalıyordu ki, dilini içine sokarak, am dudaklarımı tek tek emerek, klitorisimi dudaklarının arasında sıkıştırıp sündürerek… Sonunda bana birden bir titreme geldi, ölüyorum sandım ve amımdan resmen sular akmaya başladı.
Orgazm dedikleri bu olsa gerek. İnanın yarım saate yakın yaladı amımı ve o yarım saatte belki üç kez orgazm oldum. Bulutlarda uçuyordum resmen. Onbir yıllık evliydim, ama bu duyguyu daha önce hiç yaşamamıştım.
Sonunda doğruldu, beni kucağına aldı ve ikinci kata çıktık. Ben kucağında, bir yandan dudaklarımı emiyor, bir yandan merdiven çıkıyordu.
Bu nasıl güçlü bir adam böyle diye düşünürken yatak odasına geldik.
Koskoca bir yatakları vardı, yatırdı beni. Ve önümde soyunmaya başladı. Baksırını çıkarınca nerdeyse dilimi yutuyordum.
Aman Tanrım, o nasıl bir yaraktı öyle, uzunluğu nerdeyse bileğim kadar ve başı kalın mı kalın.
Jale demek ki, "Hakan'ınki oldukça büyük!" derken abartmamıştı. Hakan yarağını ağız hizama getirip,
"Şimdi de senin hünerlerini görelim bakalım!" diye dudaklarımın arasına doğru dayadı.
Sıra bende idi. Beni böyle dili ve ağzı ile üç kez orgazma ulaştıran adama mümkün mü yok demek? Çekingen bir tavırla, titreyen ellerimle tuttuğum yarağını yalamaya başladım.
Ama kafası bile ağzıma sığmıyordu, zorlanıyordum iyice. Acemice ve korkuyla karışık merak içinde, elimden geldiği kadar yaladım…
On dakika geçmeden, Hakan,
"Şimdilik yeter bu kadar! Şimdi de amının hünerlerine bir bakalım!" deyip yarağını ağzımdan çekti.
Yatağa yanıma sırtüstü uzanıp,
"İlk seferinde gel sen üzerime canım!" dedi.
Kocam beni sikerken hep altına alırdı. Yine acemi hareketlerle üzerine çıktım. İçime almama izin vermedi önce… Belimden tutup bastırarak am dudaklarımla Hakan'ın göbeğine yapışmış yarağı üstünde ileri geri gitmemi sağladı.
Tüm bu sürtünmeler sırasında klitorisimden aldığım zevk delirtti beni, am sularımla resmen yıkadım yarağını…
En sonunda onun yönlendirmesiyle yarağı başından tutup ıslak amımın ağzına yerleştirdim.
Amım o kadar ıslak olmasına rağmen sırf o kocaman başını içime alana kadar öldüm nerdeyse. Ama Hakan hiç alttan hareket etmiyor,
"Aşkım sen kendin ayarla, yavaş yavaş. Hepsi girince biraz acır belki, ama sonra alışırsın!" diyordu.
Ona söylemesi kolay, o yarak sonuçta bana giriyordu. Amım yırtılıyor sandım, ama sonunda yarısını almıştım ve artık durmak niyetim de yoktu.
Biraz daha, biraz daha derken sonunda taşaklarına kadar oturdum.
Yarağını sanki midemde hissediyordum. Yarağı komple içimde iken hiç kımıldamadan, on dakikaya yakın sadece öpüştük, yiyiştik. Sonunda dayanamadım ve hafiften kalkıp oturmaya başladım…
Tanrım bu ne güzel bir şeydi böyle, amımın duvarlarında kalın yarağının damarlarını hissediyordum.
Amım yarağına alıştıkça alıştı ve benim hareketlerim de daha bir serileşti. Gittikçe hızlanan bir tempoyla kalkıp oturuyordum artık. Kocamdan alışık olduğum için bitecek korkusu ile, bir ara çok hızlanmışım. Hakan,
"Aşkım acele etme, daha sabaha kadar vaktimiz var, sabaha kadar o senin, elinden alan yok, tadını çıkar!" demesi ile yavaşladım.
Bir onbeş yirmi dakika sonra Hakan beni üzerinden indirip altına aldı, bacaklarımı omzuna attı. Yarağını amıma tek seferde köküne kadar sokunca tekrar yırtılıyorum sandım.
O esnada öyle bir bağırmışım ki, nerdeyse tüm mahalleyi ayağa kaldıracaktım. Hakan,
"Aşkım sakin ol, adam öldürüyorum sanacaklar!" diye güldü.
"Gülme aşkım, o yarak sana girse ölürsün valla!" dedim.
Ufak ufak hızlanarak pompalamaya başladı. Artık orgazmlarımı saymaktan vazgeçmiştim. Ama bende tam yine bir titreme başladığında Hakan iyice hızlandı. Ben yeniden orgazm olurken Hakan da boşaldı.
Onbir yıllık evliliğimde kocamla hiçbir zaman aynı anda boşalmamıştım. İçime Hakan'ın dölleri bahçe hortumundan akar gibi akıyordu. Birbirimize kenetlendik ve içimden çıkmadan beni üstüne aldı.
İyice yorulmuş ve mayışmıştım. Hakan altımda ve yarağı içimde, bir saate yakın uyumuşum. Hakan'ın alttan amıma pompalamasıyla uyandım. Dudaklarına dudaklarımı verip öpüştükten sonra,
"Sen nasıl bir insansın böyle, halen mi sikiyorsun beni?" demem gülüp,
"Evet canım, doyamıyorum sana!" dedi ve beni üstünden indirdi. Beni dört ayak pozisyonuna alıp arkama geçti.
Yine sikecek diye beklerken, başladı hem amımı hem götümün deliğini yalamaya. Böyle bir zevk yok dünyada, perişan oldum.
Sonunda götümün deliğine okkalı bir tükürük bırakıp, o koca yarağını götüme dayadı. Niyetini anlamıştım, götten sikecekti beni. Telaşla,
"Hakan yapma kurban olayım, oraya girmez, ölürüm valla, hem ordan daha hiç yapmadım!" desem de, Hakan'ı durdurmak imkansızdı.
Ama ne kadar denediyse de girmedi. Komodinden kreme benzer bir şey aldı ve bu sefer hem yarağını, hem götümün deliğini kremledi.
"Aşkım kasma kendini, ben bu götü sikmezsem uyuyamam, kasarsan acır, serbest bırak kendini!" dedi.
En sonunda yarağının kafasını götüme öyle bir geçirdi ki, dudağımı ısırdım, gözümden yaş geldi. Hakan,
"Bak aşkım kafasını aldın işte, gerisi kolay!" dese de ben ölüyordum acıdan…
Yarağının kafası götümde hareketsiz beklerken bir yandan da amımı okşamaktan alamıyordu kendini.
Amımı okşadıkça ben gevşedim ve sonunda milim milim de olsa, o koca yarağı götüme tam olarak aldım. Yavaş yavaş acı geçti ve o koca yarak götüme girip çıktıkça resmen zevk almaya başladım.
Tabii arkama girip çıkarken, amımı da sürekli okşamaya devam etti. Yarım saate yakın götümü sikti ve en sonunda içime boşaldı. Yarağını götümden çıkarmadan yan yatırdı beni, 66 pozisyonunda arkamdan bana sarıldı ve uykuya daldık…
Sabah bir uyandım ki, o koca yarağı halen götümde. Yavaşça kendimi çekip yataktan kalktım. Duşa gidecektim, ama yürümekte zorlanıyordum. Jale'nin yürüyüşünün bazen neden öyle değiştiğini şimdi çok iyi anlıyordum.
Duşumu yaptım. Kahvaltıyı hazırladım ve Hakan'ı uyandırdım. Yüzünde bir gülümsemeyle beni öptü ve
"Aşkım harikaydın dün gece! Artık bizimkiler gelene kadar buradasın, hiçbir yere göndermem seni!" dedi…
O günden beri artık sikişmeden duramıyoruz. Fırsat buldukça, arabada, depoda, bazen de otelde beni sikmeden bırakmıyor.
Seni çok seviyorum koca yaraklım ve o yaraksız yaşamak istemiyorum..
Zorla
Ben İstanbul da yaşayan bekar bir gencim. Bu son karlı İstanbul günlerinde başıma öyle bir vaka geldi ki gülsem mi, ağlasam mı, bilemiyorum. İstanbul a şu son karların yağdığı bir gece bir tanıdığımızın aracını almış bizim akrabalarımızı evlerine bırakmaya gitmiştim.
Hava son radde karlı ve yollar hemen hemen buz tuttuğu için araca zincir takmayı ihmal etmedim ki yolda kalmayayım diye. Ben bizim akrabalarımızı sağ salim evlerine bıraktıktan sonra zaman hayli geç olmuştu ve kar hiç durmadan yağdığı için yollar iyice karla kaplanmıştı.
Ben eve doğru giderken tam bir rampada kalmış bir bayanla onun sonradan eşi olduğunu öğrendiğim bir erkek arabalarıyla heralde rampayı çıkamamış olsalar gerek ki yolda kalmışlar ve soğuktan da elleri ayakları üşümüş bir şekilde arabanın başında çaresiz duruyorlardı.
Her geçen araca ellerini uzatıp yardım istediklerini de gördüm. Tabi kim O karlı kışlı havada hiç tanımadığı birilerine hem de öyle bir rampada durup da yardım etmek ister ki. O hallerini görünce acıdım ve yavaş yavaş durdum. Nasıl olsa benim aracımda zincir takılıydı, aracı o rampada dursam da yine devam ettirebilirim diye düşündüm. Ve onlara yardım etmeye karar verdim. Çok sevinçli bir şekilde yanıma gelip rampada araçlarını bir türlü kaldıramadığını ve 2 saattir burada olduklarını anlattılar.
Bir çekme halatıyla onun aracını benim aracıma bağladık ve ben başladım onların araçlarını çekmeye. Fakat biraz gittikten sonra çok çok zorlanan zincirlerin ikiside aniden koptu. İkimizin aracıda devam halinde olduğu için o rampada durmaya cesaret edemedik ve beraberce rampayı anca çıktık.
Fakat ben henüz tam olarak nerede dahi olmadığımı bilmediğim bir yerde zincirsiz kalmıştım ve yola bu şekilde nasıl devam edeceğim diye düşünmeye başladım. Düzlük bir yere gelince yol hafiften rampa aşağıya inmeye yüz tutmuştu ki ikimizde araçlarımızı sağa çektik. Araçlarını çektiğim aile bizim yüzümüzden sizin aracın zincirleri koptu bu şekilde yola devam etmeniz kaza yapmadan ve yolda kalmadan çok zor dediler. Evet ama ne yapabilirim dedim. Onlarda bana kendi evlerinin bu yolun sonunda olduğunu ve bu gece en azından hava düzelinceye kadar kendileri konuk edeceklerini bunu çok istediklerini belirtiler. Ben hiç tanımadığım birilerinde gece kalma fikrine aslına bakarsanız hiçde sıcak bakmadım.
Ama dedikleri de doğruydu. Çok çok ısrar etmeleri ve çok mahçup bir durumda olmaları sebebiyle ve benim de artık bu saatten sonra yapabileceğim başka bir şey olmadığını görünce ister istemez tekliflerini kabul etmek zorunda kaldım, istemeye istemeye.
Aslında biraz da korkmuştum, ama yine de karı kocalar sonuçta ve onları yolda kalmaktan kurtarmıştım ne olabilir ki diye de düşünmeden edemedim. Bu şekilde bir hayli geç vakitte evlerine o karlı yolda anca ulaşabildik. Beraberce içeri girdik.
Evleri hiç de kötü değildi. Çocukları yoktu, belki de karı koca bile değillerdi onu da bilemiyorum. Bana eşim dediği bayan bir sıcak çay verdi ve biraz olsun içimiz ısınmıştı. Ve bana bir döşek hazırlayarak kanepede yatabileceğimi söylediler. Üzerime de elbiselerimle yatmamam için beyinin eşofmanlarından bir adet getirdi.
Ben üzerimi değiştirdim ve biraz sonra bayan herhangi bir isteğimin olup olmadığını sormak için yanıma geldi. Yanıma geldiğinde üzerine giydiği gecelik çok açık ve seksiydi. Ben de öyle aklımda kötü şeyler düşünmeden hiçbirşey istemediği söyledim. Ama bana emin misin diye ısrarlı bir şekilde hala sormaya devam etti ve yanıma oturdu. Ben ne yapacağımı şaşırmış bir vaziyette eşiniz dedim ve adının Elif olduğunu öğrendiğim bayan dudaklarıma yumularak konuşmamı engelledi.
Ben hala ne yapacağımı bilemiyordum. Karşılık vermek de istemiyordum. Elif hanım bana eşinin böyle şeylere alışık olduğunu istersem onun da aramıza katılacağını söyledi. Ben şaşkın şaşkın bakarken eşi olan Arif bey de içeri girdi ama üzerinde hiç bir şey yoktu. Onu çırılçıplak görünce bir şey diyemedim. Elif hanım da benim sikime elini attı ve dışarı çıkararak yalamaya başladı.
Ben de olayları artık kendi haline bırakmaya karar verdim.
Elif benim sikimi yalarken Arif de eşinin amcığını yalamaya başladı. Elif hem benim sikimi yalıyor hemde arada bir inleyerek beni daha da çok azdırıyordu. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı, ama Arifin karısını da ondan önce sikmek istemiyordum, En azından karısı benim sikimin üstüne oturana kadar. Biraz böyle devam ettikten sonra kanepe bizi rahatsız etti diyerek hep birlikte onların yatak odalarına geçtik. Beni karısı derhal yatağın üzerine atarak üstüme yine çullandı.
Arif de biraz sonra yanımıza geldi ve karısı benim dudaklarıma yapışarak kollarımı geriye doğru itti. Bu arada da eşi olan Arif bey çok hızlı bir şekilde benim ellerimi yatağın başına bağladı. Ben daha ne olduğunu anlamadan ağzıma da bir bant yapıştırıldı ve karısı sırtı bana dönük bir şekilde sikimin üstüne vahşice hart diye oturdu. Sikim kırılacak sandım. Ama kadından sadece bir inleme sesi geldi. kadın ufak tefek bir şeydi. Ama kocası olacak adam bayağı iri yarıydı ve bu iriliğine uygun olarak da siki de bayağı büyük ve kalındı.
Kadın heralde bu büyük sikle sikilmeye alışmış ki benimkine o kadar hızlı oturmasına rağmen canı çok yanmamıştı veya ben öyle zannettim. Ben ne olacağını merakla beklerken adamın sikini götümde hissetmeye başladığımda ne olacağını da anlamıştım. Ama birşey de yapamıyordum.
Elif benim sikimin üstünde hoyratça zıplarken adamda göt deliğimi zorluyordu. Heralde karısını sikmekten sıkılmıştı veya daha dar bir delik arıyordu ki böyle bir yolu deniyordu. Benim canım çok acımaya başlamıştı.
Adam iri yarrağını içime zorlayarak da olsa sokuyordu. Adamın siki içime her girişinde canım daha çok yanıyor bağırmak istiyor ama bağıramıyordum. Karısı sikimin üzerinde oturup kalktıkça adam da sanki ona sokuyormuş gibi benim içime yerleştiriyor ve bir yandan karısının göğüslerini yalıyor bir yandan da dudaklarını öpüyordu. Ben artık iki zevk ve acı arasında kalmıştım bir yandan sikiyor diğer yandan da sikiliyordum. Baştan çok korkmama ve ilk kere olmasına rağmen çok hoşuma gitmişti. Yani kızlar demek ki hem önden hem de arkadan sikilirken aldığı zevk buymuş dedim kendi kendime. Müthiş bir zevkti. Adam artık bütün gücüyle içime giriyordu ve ben de acıyla birlikte zevki bir arada tattığım için bağırmak yerine inlemeye bile başlamıştım. Ve bir süre sonra üçümüzde beraberce boşaldık.
Ben karısının içine karısı benim sikimin üstüne adam da benim içime boşaldı. Bu sabaha kadar değişik pozisyonlarda bir kaç kez daha devam etti. Sabah olunca uyandığımda arabanın içindeydim ve onlarda benim yanımda arabadaydılar. Arabada çalışır vaziyetteydi.
Benim kendime geldiğimi görünce üşütüp donmayayım diye benim ayılmamı beklediklerini söylediler. Bu olaydan hiç kimseye bahsetmememi ve evlerinin yerini de tam olarak öğrenmemem için bu yolu denediklerini söylerek kalkıp kendi araçlarına geçtiler. Aslında bacaklarımın arası çok ağrıyor olmasına rağmen bu vaka benim çok hoşuma gitmişti.
Yine böyle birşeyi denemek isterdim ama bana hiçbirşey söylemeden gittiler.
Teyzemin üst kat komşusu Hülya
Öncelikle kendimden bahsedeyim ben 25 yaşında 1,81 boyunda kumral 75 kg hafif atletik yapılı yakışıklı denebilecek bi erkeğim.
Sizlere geçen yaz teyzemin üst kat komşusu hülya ile aramda geçen olayı anlatmak isterim.
Hülya 35 yaşında 1 çocuk annesi 1,75 boylarında beyaz tenli, siyah saçlı, balık etli, sütun gibi bacakları taş gibi yuvarlak dolgun kalçaları ve dimdik göğüsleriyle gerçekten çok seksi bir kadın. Birde yüz güzelliği eklenince her erkeğin fantazisini süsleyecek bir kadın.
Onu ilk gördüğümde kendimden küçük sanmıştım 28 yaşında falan gösteriyo. Tabi kocası kendinden 21 yaş büyük olunca haliyle çok yıpranmamış kadın. Sanırım kocasıyla parası için evlenmiş, adam aşırı bi zengin değil fakat yinede hali vakti yerinde. Zaten teyzemde onların kiracısı.
Ben normalde içine kapanık biri sayılırım. Görenler tipime bakıp bu yakışıklı çok can yakmıştır diye düşünsede malesef çok bi can yakmışlığım yok.
Çıktığım kızları da çok memnun ederim kadın ruhundan da anlarım fakat nerde sorun var hala onu anlamış değilim. Ben şans işi olarak yorumluyorum.
Sürekli bi seks hayatım olmadığı içinde sanal alemde kadınlarla çılgın sohbetler etmeyi seven biriyim Ben Ankarada özel bi şirkette muhasebeciyim. temmuz ayında 15 gün yıllık iznimi aldım.
Alanyaya tatile gitmeyi planlarken bazı akla gelmeyen masraflar yüzünden gidemedim. Teyzem kocaeli’nde oturuyor beni de çok sever. Onun yanına bari gidiyim hem teyzemi görmüş olurum, hemde 3 – 4 gün kocaeliyi gezerim dedim ve teyzeme gittim.
Neyse akşama doğru teyzemlerin evine geldim. Teyzemde yalnız yaşayan bi kadın eniştem vefat ettikten sonra evlenmedi, oğluda istanbulda ünv 3.sınıfa gidiyor. Bunu teyzemle aramda bişey geçtiği için yazmıyorum yanlış anlaşılmasın yakın akraba ilişkilerinden nefret ederim.
Neyse teyzem beni çok iyi karşıladı, en sevdiğim yemekleri yapmış neyse yemeği yedik teyzemle. Teyzem sofrayı toparlarken bende teyzemin laptopu açtım internette takılıyorum, derken kapı çaldı. Gelen o muhteşem kadın hülya idi.
Teyzemin yalnız yaşadığını bildiği için, benimde geldiğimden haberi olmadığı için gayet rahat siyah ince bir tayt ve beyaz dekolteli bi tişörtle gelmiş. Beni görünce çekinir gibi oldu ama geride dönemedi. Neyse teyzem bizi tanıştırdı.
Hülya aklımı başımdan almıştı ne kadar tişörtüyle kapatmaya çalışsa bile o taytın altındaki yuvarlak kalçalar beni benden alıyordu. Yarrağım kabarmıştı saklamaya çalışıyordum. Hülyanın nasıl doyumsuz ve ateşli bi kadın olduğunu gözlerinden anlıyordum çaktırmadan beni süzüyordu. Neyse oturdukça sohbet koyulaşmış, bana ne iş yapıyosun falan gibilerinden laf bile atmaya başlamıştı.
Yavaş yavaş kaynaşıyorduk. Artık hülya da tişörtüyle kalçalarını kapatmaktan yorulmuş pek oralı olmuyor sereserpe oturuyordu. O incecik taytın altındaki kilodun hatları net belli oluyordu. Çaktırmadan her fırsatta onu gözlerimle yiyordum ama ben kabaran yarrağımı hala saklamaya çalışıyordum, mecburdum.
Kendi kendime Taner napıyosun kendine gel dedim ve dikkatimi başka yerlere veriyim en iyisi diyerek tekrar laptopu kucağıma alıp internete takılmaya başladım. Ara ara sohbete katılıyordum. Hülya kocasından dert yanıyodu teyzeme. Neyse bi ara Hülya bana sen bilgisayardan anlarmısın diye sordu. Bende uzmanlık alanıma girer diye cevap verdim.
Benim evde masaüstü bilgisayar var çok yavaş çalışıyo, internete girince donuyo format atılması gerekiyormuş onada bi bakabilirmisin dedi. Bende format cd si yok ama bulup hallederim bi ara dedim. CD si falan var gelip bi baksan çok sevinirm, walla bilgisayarcıya götürmeye üşeniyorum koca bilgisayarı dedi. Bende şimdi mi? dedim. Evet ben üst katta oturuyorum zaten dedi.
Teyzemde git bi bakıver oğlum ben hülyayı severim gibilerinden bişeyler soyledi. Neyse bende tamam dedim çıktık. Merdivenleri çıkarken hülyanın o güzel kalçalarından gözümü ayıramıyordum. Ben evde eşi falan vardır diye beklerken eve girdiğimizde kimse yoktu.
Kimse yokmu diye sordum. Hayır eşim iş için yurtdışına gitti. 10 gün sonra dönecekmiş dedi. ve iş içinmi gidiyo orası da belli değil ikide bir beni koyup koyup gidiyo tek başıma diyerek mırıldandı bi of çekti kendi kendine. B
u arada çocuğuda yatılı kolejde kalıyormuş. Zengin çocuğu nede olsa.
Neyse pc hangi odada diye sordum pc odasına gittik. Ben pc yi açtım baktım gayet normal bi şekilde çalışıyordu. İnternet sayfalarında donukluk falan yapmıyordu.
Bu arada ben bilgisayarı kullanırken hülyada sandalyemin arkasına geçmiş bilgisayarda benim yaptığım şeylere bakma bahanesiyle eğilmiş taş gibi göğüslerini omzuma yaslamıştı nefesinide boynumda hissediyordum.
Hülyanın niyetini anlamıştım bi an önce harekete geçmek istiyordum ama ya yanlış anladıysam diy e de tedirgindim. Ters bi tepki verirse rezil olurdum teyzeme karşı. O yüzden niyetini iyice anlamak için bi atılımda bulunmadım. Hülyanın omzuma yasladığı taş gibi göğüsleri abartısız 20 cm kalın yarrağımı kazık gibi sertleştirmişti.
Altımda da eşofman olduğu için saklamakta güçlük çekiyordum bacak bacak üstüne atsam yine çok belli oluyordu kilodumdan taşan o iri yarrağım. Bilgisayarın ekranına bakmak için eğilmişti hülya ama göz ucuyla baktığımda eşofmanın içinde kabaran yarrağımı dikizlediğini gördüm.
Ama yinede tedirgindim. Bu bilgisayar gayet hızlı bundan hızlısını ne yapacaksın dedim. Aaa sen gelmeden önce böyle değildi usta eli değmesi bile yetiyo baksana diyerek gülüyordu.
Neyse ben kalkıyım diyerek tam sandalyeden kalkacakken omuzlarımdan aşağı bastırarak otur nereye gidiyosun sohbet ederiz sıkıldınmı yoksa dedi.
Bende hayır dedim niyetini yavaş yavaş ortaya koyuyordu.
Sen evlimisin diye sordu.
Hayır neden sordun dedim.
Hiiiç merak ettim öylesine dedi. Peki sevgilin varmı dedi.
Bende hayır sevgilim de yok dedim. Oda gülümseyerek yalancıııııııı seninmi sevgilin yok kesin vardır yeme beni dedi. Onun bu konuşmaları bile içimi eritiyordu.
Bende gülümseyerek sana yalan borcummu var dedim.
Ben sandalyede oturuken arkamdan sarılarak çok yakışıklısın senin olmak istiyorum anla artık dedi. Neye uğradığımı şaşırmıştım şaşkınlık ve sevinç duygusunu aynı anda yaşıyordum. Boynumu öpmeye başladı. Sevinçten havalara uçuyordum sonunda isteğim olmuştu.
Tam sandalyeden kalkmak isterken tekrar omuzlarıma bastırıp kalkma dedi. Döner sandalyeyi kendine çevirerek kucağıma oturdu ve ateşli bi şekilde öpüşmeye başladık. Artık beni çıldırtan o kalçalar avuçlarımın içindeydi.
Bi taraftan birbirimizi yercesine öpüşüyorduk benim ellerim hülyanın kalçalarını avuçluyor o ise benim saçlarımı o kşuyordu. 5 dakika kadar öpüştükten sonra kucağımdan indi ve ben sandalyedeyken sen ne saklıyorsun bakalım orda diyerek sandalyemin önünde diz çöküp eşofmanımla kilodumu aynı anda sıyırdı.
Sabah yola çıkmadan önce tıraş ettiğim 19 cm kalın kazık gibi yarrağı görünce ımmmmm offfffffff yarrağa bak lokum gibi porno filmlerdeki gibi diyerek eline alıp biraz sıvazladıktan sonra ağzına alıp yalamaya başladı. Yarrağa öyle susamışki yercesine emiyordu aletimi. Bende arada saçlarından tutup iyice bastırıyordum aletim boğazlarını dolduruyordu.
Hülya yarrağımı yalarken bende hülyanın göğüs dekoltesinden elimi südyenin içine daldırıp göğüslerini okşamaya başladım. Hülya bi taraftan benim yarrağı emerken bi taraftanda taytın dışından amcığını okşuyordu. Amcığının suları taytın dışına kadar çıkmış sırılsıklam olmuştu. 5 dakika kadar yaladıktan sonra ayağa kalktım ve hülyayı o muhteşem kalçalarından kavrayarak kucağıma aldım.
Yatak odasına geçelimmi diye sordum kısık bir sesle evet erkeğim bana kadınlığımı hissettir herşeyimle senin olmak istiyorum diyordu. Bu sözleri duymak beni dahada azdırıyordu. Onu götünden de sikmeyi düşünüyordum çünkü.
Kucağımda hülyayı yatak odasına götürdüm yatak odasına giderkende beyaz tişörtüyle kırmızı südyenini çıkarmıştım oda benim tişörtümle atletimi çıkarmıştı. Yavaşça yatağa bırakıp üzerine yumuldum ben çırılçıplak hülyada ise sadece siyah taytı ile kırmızı kilodu kalmıştı. taytın dışından ıslak amcığı okşuyor, baldan tatlı göğüslerini emiyor, uçlarına hafif ısırıklar konduruyordum.
Hülya ise bir eliyle yarrağımı sıvazlıyor, diğer eliyle saçlarımı okşuyor, erkeğim benim harikasın diye mırıldanıyordu. Artık o amcığı yalamanın vakti gelmişti. İlk önce ıslak taytını daha sonra kırmızı ıslak dantelli kilodunu çıkardım.
Hülyaya bacaklarını iyice aralamasını soyledim. Hülya bacaklarını açtı kabak gibi amcığı karşımdaydı. Elimle dokundum ama sanki hiç tüy çıkmıyor gibi tamamen prüzsüz bi amcığı vardı ve bacaklarıda aynıydı. Meğersem vücudundaki tüm tüyleri lazerle aldırmış cillop gibiydi. Hemen yumularak amcığının kenarlarını yalamaya başladım. Hafif hafif haykırıyordu amcığına iyice yaklaşıp nefesimi amcığında hissettiriyordum çok hoşuna gidiyordu.
Hoşuna gidiyormu diye sorduğumda çok güzeeel diye cevap veriyordu. Daha önce ne bir erkeğin aletini yalamış nede bi erkeğe amcığını yalattırmış ilk defa oral seks yapıyormuş. 56 yaşındaki kocasından başka da hiç bi erkekle yatmamış şimdiye kadar.
Neyse ben artık hülyanın o prüzsüz ıslak amcığına dilimi sokmuştum hararetli bi şekilde emiyorum, dilimle beceriyordum resmen. Hülya dizlerini büküp açıyor adete kendinden geçiyordu. G ittikçe artan çığlığı beni dahada azdırıyor daha da şiddetli yalıyordum. Hülya iyice kendinden geçmişti boşalabileceğini düşünerek yalamayı bıraktım.
Bacaklarının arasına girerek üstüne yumuldum kulağına sikeyimmi artık seni bebeğim diye sorduğumda evet artık o amcığıma sürttünen yarrağı içime almak istiyorum diyordu. Biraz doğruldum aletimin dibinden tutarak o prüzsüz amcığa fırça çekmeye başladım. Deli oluyordu hüya artık sik erkeğim diye inlemeye başladı. O sulu dar amcığın üstüne yarrağımın kafasını koyarak birden bütün ağırlığımı hülyaya verdim. 20 cm lik yarrağım bi hamlede yarıya kadar girmişti. Harika dar bi amcığı vardı.
Ben sokar sokmaz hülya derin bir çığlık attı sanki bakireliğini alıyordum o derece çığlıklar atıyordu. Yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladım. Hülya zevkten inim inim inliyordu daha yarrağımın yarısını sokmamıştım. Biraz alıştırdıktan s onra bi hamlede taşaklarıma kadar sert bi şekilde dayadım hülyanın o tatlı amcığına.
Hülya yine deli gibi çığlıklar atmaya başladı kısa bir süre sonra titreyerek boşaldı. Sıcak spermlerini taşşaklarımda hissetmiştim. Ben hala pompalamaya devam ediyordum. Bacaklarım kasıldı biraz çıkarmısın dedi. Bende tabi dedim ve üzerinden kalktım. Özür dileyerek kusura bakma bacaklarım kasıldı birazdan devam ederiz dedi. Sırtı yukarı bi şekilde yatıyordu.
Öyle mükemmel bacaklarıyla uyumlu dolgun kalçaları vardıki anlatamam. Yanına uzandım bende kalçalarını okşuyordum. Hülya şenzlogta uzanır gibi sırtı yukarı gelmiş bi şekilde yatıyordu. Benim yarrak daha inmemişti yarrağıma bakıp gülüyordu. Ben bu yarrağı tamamen içime mi aldım diye gülerek bana soruyordu.
Bende evet bebeğim diye cevap verdim. Daha sonra yanımda duran o kalçaları yalamaya başladım taş gibiydi. Hülya gülüyor ne yapıyosun erkeğim diyordu. bende çok canım çekti yalıyorum diyordum.
Bacakların kasıntısı geçtimi dedim. Hayır geçmedi geçer birazdan dedi. Poposunu okşarken herşeyinle benim olmakmı istiyordun dedim. Eevet dedi. Seni götünden de sikmek istiyorum bebeğim müsade edersin değilmi dedim.
Bilmem hiç yapmadım ama çok acıyormuş galiba dedi. Onlar işi bilmiyorlar bebeğim çok fazla acıtmadan yaparım kremleriz falan diyerek ikna etttim. İyi tamam o zaman dedi. Artık o harika götüde sikecektim. Hemen aynanın önünden bi krem bulup sırtüstü yatan hülyanın bacaklarına oturarak baş parmağımla hülyanın göt deliğini kremlemeye parmaklamaya başladım.
Hülya hafif hafif offff diye inliyordu. Göt deliğini iyice kremledikten sonra kafası kocaman olan yarrağımı hülyanın deliğinin üstüne getirdim. Kendini sıkma serbest bırak bebeğim diyerek, kendini serbest bırakmasını söyledim. Hülyada kendini bırakır bırakmaz tüm ağırlığımı vererek birden taşaklarıma kadar kökledim o bembeyaz göte.
Hülya ani bir çığlıkla nefes nefese kalmış çok acıyor aşkımmmmmm diye inliyordu. Yarrağım tamamen hülyanın poposundaydı. Yarrağımı göt deliğiyle sıktırıyordu. Kendimi geri çekiyordum ama çıkmıyordu yarrağımı koparacakçasına sıkıyordu. Ellerimle kalçalarını iki yana bastırarak yavaş yavaş gelgit yapmaya başladım çok acıyor diye inliyordu.
Bi müddet sonra alışmıştı hoşuna gidiyormu bebeğim diyordum eveeeeeeeeetttttt diye inliyordu altımda. Daha sonra bacaklarının kasıntısı geçtimi önden devam edelimmi diye sordum evet dedi. Yarrağımı hülyanın götünden çıkardım. köpek pozisyonuna geçmesini söyledim.
Hülya eşiyle hiç böyle seks yapmamış ama çok porno izlediği belliydi. Elleriyle başını yastığa koyup öyle bir domaldıki amcığını iyice ortaya çıkarmıştı. Bende dizlerimin üstüne yanaşarak yarrağımla amcığına fırça çekmeye başladım.
Hülya deli oluyordu hadiiii diyerek inliyordu. Kadını böyle delirtmesi benim çok hoşuma gider. Hülyayı iyice delirttikten sonra yavaşça yarrağımı amcığına kaydırdım. Gittikçe hızlanıyordum kalçalarına tokat atıyordum tokat attıkça ıhhhhhhh diye sesler çıkarıyor daha da azgınlaşıyordu sanki. Hızlı ve sert darbelerle sikiyordum ahhhhh ahhhh ahhhh ahhh ahhh diye nefes nefese inliyor yastığı ısırıyordu.
O kaymak gibi amcığa kayarken saçlarını asılıp kendime çekmek ve o taş gibi kalçaları okşamak harika bişeydi. İkimizde nefes nefese sikişirken ağzına boşalmak istediğimi soyledim. Olmaz yüzüme boşal midem bulanır dedi. Tamam bebeğim ben çıkınca hemen yüzünü dön dedim.
Boşalmam yakınlaştmıştı fakat hülya benden önce yine titreyerek şiddetli bi şekilde boşalmıştı.
Ben devam ettim biraz gelip gittikten sonra bende patlamak üzereydim hemen yarağımı çıkardım. Ben çıkarır çıkarmaz hülya da bana yüzünü dönerek gözlerini yumdu. Epey birikmiş olan spermlerimi hülyanın yüzüne ve göğüslerine doğru fışkırttım. Daha sonra banyoya gittik küvette sıcak suyun içinde kucağımda tekrar siktim harika bir kadındı.
Banyodan çıktık yatağa uzandık birer sigara yaktık. Sohbet etmeye başladık daha hiç hayatında böyle seks yapmamış kocasından başka biriyle yatmamış. Ama kart kocasının onu aldattığını anlayınca kendine genç bi erkek aramaya başlamış tam o sıralarda benle tanıştığını soyledi. Bana kocasıyla olan ilişkisini anlattı adamın yarı ömrü yurtdışında geçiyormuş.
Ayda bir iki kez anca seks yapıyolarmış onda da eşi 5 dk geçmeden boşalıyormuş. Eşinin penisi benimkinin hem uzunluk hem kalnlık olarak yarısı kadar bile olmadığını soyledi. Zaten daracık amcığından da belliydi. Neyse ben artık gideyim dedim ve aşağı indim. Teyzem de ne oldu halletinmi dedi bende evet format attım o yüzden geç bitti dedim.
Biraz oturduktan sonra yattık. Ertesi sabah kahvaltı yapar yapmaz teyze ben gezmeye çıkıyorum diyerek sessizce çaktırmadan yukarı çıktım. Hülyayada mesaj attım zile basmamak için kapıyı aç diye. Yukarı çıkıp baktığımda kapı aralıktı içeri girdim. Hülya beni hoşgeldin yakışıklım diyerek karşıladı. Üstünde kırmızı saten sexy bir mini gecelik vardı. Hemen yanına giderek öpüşmeye başladık.
Artık her fırsatta yukarı çıkıp bu doyumsuz yavruyu defalarca sikiyordum. Benim iznim bitmesine 4 gün kala kocası geldi. Kocası evde yokken yine kaçamaklara devam ettik. Aslında ben 3 – 4 günlüğüne gitmiştim kocaeliye ama bu fıstığı bırakıp gitmek olmazdı. İznimin son gününe kadar kaldım.
14 günde nerden baksanız 35 – 40 kez ilişki yaşadık. Bana hayatımın erkeği sevişmeyi ve kadınlığımı bana yaşatan erkeksin yakışıklı sevgilim benim diyordu. Ama ne yazıkki ayrılık günü gelmişti birbirimizin cep telefonunu, e-mailini almıştık ben ilk fırsatta tekrar kocaeliye gidecektim oda ilk fırsatta ankaraya gelecekti diye beklerken bir ay sonra beni aradı.
Ve bana birdaha görüşemeyeceğiz ben istanbula taşınıyorum eşimden boşandım ve başka biriyle evleniyorum dedi. Bende üzülmüştüm tüm hayallerim bi anda yıkıldı. Bana yaşattığın herşey için teşekkürler ama artık görüşemeyiz dedi. Sonradan öğrendim kendinden 3 yaş küçük biriyle evlenmiş. Kocasından boşanmış kocasından da epey bi malvarlığı düşmüş. Şimdi istanbulda yaşıyormış. Tekrar onunla olmayı çok istiyorum ama mailini kapatmış.
Telefon numarasını değiştirmiş.
Diyeceğim o 14 günlük harika unutulmaz bir tatildi benim için...