Tüm Hikayeler Alıntıdır...
Beğendiğim Sayfalar...
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
taylor price
★

Kiana Khansmith

Product Placement
No title available
Jules of Nature

Love Begins
KIROKAZE
I'd rather be in outer space 🛸

❣ Chile in a Photography ❣
🩵 avery cochrane 🩵
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

if i look back, i am lost

Game Changer & Make Some Noise
Sweet Seals For You, Always
almost home

pixel skylines
🪼
seen from United States
seen from Vietnam
seen from Armenia

seen from Malaysia
seen from South Korea
seen from Canada

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from Jordan
seen from Bangladesh

seen from United States

seen from United States
seen from Venezuela

seen from Japan

seen from Japan

seen from Indonesia
seen from Singapore
seen from United States

seen from United States
@hikayeperisi
Tüm Hikayeler Alıntıdır...
Beğendiğim Sayfalar...
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29
Haber Bekliyorum 2
Artık dayanacak hali kalmamıştı yavaşça vücudunu sıktığını hissettim ardından ağzımda ılık bir akıntı ilk anda koyu öz suyu bana biraz itici gelmiş ağzımdan çıkartmıştım erkekliğini elim ile 31 çektirmeye devam ediyordum süzülen spermleri elimin üzerinden yavaşça kayıyor sıcaklığı tenimi okşuyordu. iyice boşalttım elim ile tutup yeniden ağzıma aldım ıslak başı ve kokusu beni çok daha fazla tahrik ediyordu şimdi yine başını emip içinde kalan sıvısını da içmeye başladım.
Bir süre sonra artık ağzımdaki erkeklik erimeye sertliğini ve gücünü kaybetmeye başladı artık daha fazla uğraşmaya gerek olmadığını düşünüp kalkıp banyoya giderek ağzımı çalkaladım. Gelirken yanımda getirdiğim peçete ile erkekliğini bir güzel temizledim. şimdi iyice sönmüş yaşadığı tatminin tadını çıkartıyor gibiydi.
Bir süre ne o ne ben hiç konuşmadık sonra ilk konuşan o oldu eşofmanını istedi verdim giydi çok hoşuna gittiğini söyleyip banyoya gitti. Bacak arasını yıkayıp yeniden yanıma geldi biraz daha oturup ardından gitmek istedi ben isterse kalabileceğini ve bana istediğini yapabileceğini bunu çok istediğimi söyledim
adeta kalması için yalvarıyor beni bu gece muhakkak sikmesini istiyordum. Fakat kendisi karısını yarından sonra memlekete göndereceğini bu gece ve yarın gece karısının da onu isteyeceğini söyleyerek gitmekte ısrar edince kendisine engel olmadım ama bekleyeceğimi de söylemeyi ihmal etmedim.
Kapıdan uğurladım ve geri geldim uyumak istiyor içimdeki sevincin büyüklüğü buna engel oluyordu. Tek tesellim kendisinin bu durumu kabullenebileceğini görmekti üstelik iki gün sonra en az 15-20 gün süre ile yalnız bana ait olacaktı. Bekleyip iki gün daha sabretmeliydim adam haklıydı şimdilik öncelik karısınındı.
Önümüzdeki iki gün nasıl geçti bilemedim ben de bu iki günü değerlendirip kendime birkaç makyaj malzemesi birkaç kadın kilotu ve kasıklara kadar uzanan süper ince kadın çorapları ve bir de evde giyebileceğim biraz topuklu bir kadın terliği almıştım.
Bazen evde makyaj yapıp kadın giysileri giyiyor ve aynada kendimi seyrediyordum. Aslında hafif belirgin göğüslerim kalkık ve normal bir erkeğinkinden daha büyük kalçalarım ile çok düzgün bacaklarım hoşuma gidiyor ama en çok beğenileceğini düşündüğüm güvendiğim yerlerim olarak gözlerim ve dudaklarımı düşünüyordum.
Dudaklarım etli ve biçimliydi gözlerim ise hafifte bir göz makyajı ile iyice güzelleşip etkilerini arttırıyorlardı. Tabii deliğimden alabileceği zevki burada söylemek bile gereksiz gibi düşünüyorum. iki gün sonra işten eve geldiğimde ışıklarının yanmadığını gördüm. Yukarı çıkarken kapıyı dinledim içeriden çıt çıkmıyordu karısını gönderiyor olabilirdi.
Hemen yukarı eve çıktım heyecanım yeniden artmıştı banyoya girip güzelce yıkandım. Sakal ve etek tıraşı oldum vücudumu kremleyip içimi yine aynı şırınga ile yağladım. Aldığım kadın kilotlarından birini giyip orkid yapıştırdım. Aksi takdirde içime akıttığım yağ bir süre sonra içimden süzülüp çamaşırıma akıyordu.
Mutfağa gidip önceden hazır ettiğim yemeği ısıtmaya başladım kırmızı bir şarap açıp biraz havalandırdım. Kısa süre sonra aşağıda kapının kapandığını duydum demek gelmişti ama hiç ses duymamıştım. Normalde yukarı çıkarken karı koca konuşarak çıkarlardı galiba karısını gönderdi diye düşündüm.
Heyecanım birkaç daha arttı, beklemeye başladım sofra ve ben her ikimizde hazırdık. Birazdan kapı çaldı koşar gibi gidip açtım kapıyı evet karşımda duruyordu duştan yeni çıkmış olmalıydı saçları daha ıslaktı çok hoş bin deodorant kokusunu ilk anda hissetmiştim.
içeri aldım kapıyı kapatıp masaya oturttum. Bir şeyler yedik birkaç kadeh şarap içtik artık zaman geldi diye düşünmüş olmalıydı bana hadi yatak odasına geçelim mi dedi ben hazırdım zaten hiç tereddütsüz yerimden kalkıp ona doğru birkaç adım attım.
Ellerimi tutup beni çekercesine yatak odasına götürdü. Hem korkuyor hem heyecandan bayılacağımı hissediyordum ya bir şey olur da kanamam olursa hastaneye gidip rezil olmaktan korkuyordum üstelik beni beğenmeyeceği bir daha beni sikmeyeceği de her an aklımın bir köşesinde kalıyordu.
Odaya girdik kapıyı kapattı yavaşça üzerimdeki elbiseleri çıkartmaya başladı ben de boş durmuyor pantolonunun kemerini çözüyordum. Yüzüne bakamıyor utandığımdan yüzümün kızarmasını engelleyemiyordum. Ama yine de tutuk tutuk da olsa hem onu soymayı başarmıştım hem onun da yardımı ile soyunmuştum.
şimdi gözlerinin önünde çırılçıplaktım elimi tutup beni kendi etrafımda bir tur döndürdü yavaşça gözleri tüm çıplak vücudumda dolaştı en gizli yerlerimi bile gördüğünü biliyordum bu bana anlatamayacağım bir utanç ve zevk veriyordu.
Erkeklik organım yine sönmüştü ve bu beni hiç sıkmıyordu zaten birazdan olacak o değil miydi Beni yatağa yavaşça sırt üstü uzattı iyice yerleştim ardından o da üzerime çıktı ağır bedenini üzerime bıraktığında teninin en az benim ki kadar sıcak olduğunu ve ağırlığını hissettim.
Aynı zamanda bedeni benimkinden çok daha güçlü ve sert gelmişti. Boyu benden biraz daha uzun olduğundan tüm bedenimi kaplamış dudaklarını hiç vakit kaybetmeden dudaklarıma örtmüştü. Bacaklarım tamamen düzdü ve erkeklik organım ikimizin gövdesinin arasında eziliyordu bu arada hafifçe sertleşmişti.
Dudaklarının dudaklarımda bıraktığı etki çok kuvvetliydi ellerim kendiliğinden vücuduna dolanmış tenini okşamaya başlamıştım. Kalp atışlarımı duyduğuna emindim tenim iyice ısınmış yeni gelin gibi ne yapacağımı bilemeden ona kendimi bırakmıştım.
Bir süre dudaklarımı boynumu meme uçlarımı istediği gibi yalayıp emip ısırdı her dokunuşunda tenim ürperiyor gıdıklanma hissi uyanıyor ardında da verdiği zevkle adeta altında kıvranıyordum dudaklarımdan iniltiler yükselmeye başlamış yükselen korkum bedenime sahip olup canımı acıtmaması için kendisine yalvarır olmuştum.
Bir süre benimle bu şekilde sevişti adeta oyun oynuyordu idaremi neredeyse tamamen eline almış üzerimde bir iktidar kurmuştu ona kayıtsız ve şartsız itaat ediyor onun gücü ve erkekliği karşısında çaresizliğimi hissediyordum.
Bu duygu o kadar güçlü ve etkiliydi ki bedenimde tarifi çok zor bir haz uyandırıp beni kendisine bağlıyordu. Eminim ki o anda kalkıp gitse ayaklarına kapanır beni bırakmaması için kendisine yalvarırdım. Biraz sonra kalçamın altına ufak bir yastık koydu bende dizlerimi göbeğime doğru çekip deliğimi kolayca ulaşabileceği bir pozisyona getirdim.
şimdi yine üzerime uzanmış beni yalamaya devam ediyordu birden elimde bir şey buldum bana prezervatif vermişti demek takmamı istedi diye düşündüm. Hafifçe doğrulup erkekliğini elime alıp prezervatifi taktım artık her şey hazırdı. Yeniden uzanıp dizlerimi kendime çektim elleri ile bacaklarımı iki yana ayırdı üzerime doğru uzandı erkekliğini ilk kez deliğime sürtmeye başladığında yüzüne bakamaz bir durumdaydım
elini uzatıp yüzüne bakmamı istedi aldığım zevki gizleyemiyor gözlerimin bayılışına engel olamıyordum bu da bana büyük bir utanç veriyor ama çaresizlik içinde büyük bir istekle altında yatmaya devam ediyordum.
Yeniden üzerime uzandı şimdi erkekliği deliğimde sabitti ve büyük bir özenle sokacağı tam noktayı hissetmeye çalışıyordu bende hislerimi deliğimde yoğunlaştırmış kendisine tam nokta üzerine gelince evet tamam gibi sözler söyleyerek tarif veriyordum.
Artık öğrenmişti birkaç hafif denemeden sonra erkekliğini tam hedefe kilitleyebiliyordu. Son kez geri çekildi ve ardından erkekliğini adeta vücuduma sapladı bağırmaktan kendimi alamadım bir miktar soktu ardından yine çekip çıkarttı. Yeniden soktu bu kez biraz daha fazla girmişti galiba hissettiğim acı biraz daha kuvvetliydi yeniden ayrıldı benden.
Ellerimi uzatmış omuzlarını okşuyor başımı bir o yana bir bu yana çevirip duruyordum. Üçüncü ve son seferde artık içimden çekmeden sonuna kadar soktu erkekliğini, vücudunu üzerime bırakıp kasıkları ile kalçalarımı sardı. Kılları tenime batmaya başlamış bir yandan da ağırlığı ve içimdeki dolgunluk hissi canımı acıtır olmuştu.
Bedeni tüm bedenimi sardı erkeklik organım yine iki beden arasında sıkışmıştı ve durumundan hoşlanıyordu. Üzerimdeki pozisyonunu iyice sağlamlaştırdıktan sonra içimde bulunan erkekliğini bir hamlede çıkarttı ve ardından yine tek hamlede içime soktu evet artık başlamıştı ve durmaya da hiç niyeti yok gibiydi.
Bana her abanışında bedenim altında ileri geri hareket ediyor duyduğum acı ve zevkten çığlık atıyordum. Canım çok acıyor ama aynı oranda da zevk aldığımı hissediyordum. Erkekliği iyice sertleşmiş adeta kemikten bir boynuza dönüşmüştü. Hafif kalın dibi deliğime her girişinde acım bir kaç kat daha artıyor ardından dışarı çekilirken yine rahatlıyordum.
Beni bu şeklide sikerken bir yandan da yüzüne baktırtıyor ara sıra da uzanıp memelerimi ısırıp emiyordu. Elleri ile bazen kalçalarımı tokatlayıp bacaklarımı sıkıştırıp canımı iyice acıtıyordu. Sikişi hiç bitmeyecek zannediyordum erkekliğinin gücüne ve bedeninin kuvvetine hayranlığım her geçen dakika biraz daha artıyor ona olan itaatkar duygularım güçlenerek çoğalıp büyüyordu.
Bu duygular içinde iki beden arasında sıkışmış erkekliğim kısa bir süre içinde dayanamayıp içini boşaltmıştı tüm bedenim şimdi daha da gevşemiş benliğini tamamen kaybetmiş ve hiç şüphe götürmez şekilde bir başkasının olmuştu.
Bir süre sonra erkekliğini içimden çıkarttı bacaklarımı elleri ile itip yatağa uzattırdı şimdi erkekliğini ağzıma doğru getirmiş benden prezevatifi çıkartmamı istiyordu birazdan çıplak kalan erkekliğini ağzıma verdi dizleri ile başımın iki yanında duran ellerime bastırmış kendi ellerini başımın üzerinden yatağa dayayıp erkekliğinin ağzımdaki pozisyonunu belirlemişti.
Sıcak ve sert olan erkekliğinin zaten tamamını alamadığımı bildiğinden ve rahat emme yapabilmem için başını ve kamışının bir kısmını ağzıma sokmuştu. Dilimin üzerinde ki erkeklik organını büyük bir iştahla yalıyor emiyordum.
Birden aklıma ağzıma akacağı geldi çok etkilenmiştim ama vereceğim tepkiyi ölçemiyordum acaba erkeklik suyunu yutabilecek miydim tadı ve kıvamı bana bulantı verir miydi tüm bu düşüncelerle emmeye devam ettiğim erkeğim boynuzunu ağzıma biraz daha soktu ve hemen ardından ağzım onun ılık tohumları ile doldu.
Organı dilimin üzerinde biraz da geride olduğundan tüküremiyordum sadece yutabileceğimi düşündüğümde zaten büyük bir kısmı boğazımdan süzülmeye başlamıştı bile artık karşı koymanın hem bir anlamı yoktu hem de zaten karşı koyamıyordum.
Tüm erkeklik suyunu içtim biraz daha ağzıma saldı kamışını şimdi hem daha yumuşak hem de ufalmaya başlamış olduğundan neredeyse tamamını ağzıma alabilmiştim.ıyice emdim içinde hiç tohum bırakmadım.
Aslında tadı da hoşuma gitti ve yaptığı hareket beni çok etkiledi bedenime çok hakim bir hareketti ve yapabileceğim fazla bir şey de yoktu.
Artık erkekliği iyice sönmüş bende yalamaktan hemen hemen yorulmuştum. Kendini üzerimde doğrulttu ve yanıma uzanıp yattı. Sabaha karşı ağzımı aynı iştahla bir kez daha sikti dölüne alışmaya başlamıştım bu seferki daha rahat geçmişti benim için.
Ertesi gün cumartesiydi ve böyle bir geceden sonra iki gün boyunca cemil bana her istediğini her istediği an yapma şansına sahipti. Bu iki gün ve adından gelen 15 gün boyunca cemil beni her istediğinde ve her pozisyonda sikti neredeyse karısı gibi olmuştum ona yemek hazırlıyor çamaşırını yıkayıp ütüsünü yapıyordum
akşam olunca da altına yatıp erkekliğini tatmin ediyordum tabii birde kendi bedenimi tatmin ettiriyordum ve bundan büyük zevkler alıyordum.
Ona itaat etmek üzerimde kurduğu hakimiyete kayıtsızca teslim olmak bu süre içinde erkekliğimin iyice törpülenip öğütülmesine sebep oldu.
Artık bir daha karımı veya bir başka kadınları sikmeyi düşünmüyordum bile. 15 gün sonra hem cemilin hem benim karılarımız geri geldi ben kendi karımı geldiği günden beri sadece bir kez o da onun yoğun ısrarı ile siktim.
Yaklaşık bir aydan beri devam eden bu durum karımın da şikayetlerine sebep olmaya başladı hatta sık sık evde kavga ediyoruz. Benim aklım cemilde kendimi karıma yoğunlaştıramıyorum ne yapacağımı bilemediğim bir günde cemil ile buluştuk biraz gezdikten sonra bana sorular sormaya başladı ne yaptığımı falan soruyordu
karımı sikiyormuydum veya kendisi özlemiş miydim gibi. Karımı bir kez siktiğimi söyledim ama onun için yandığımı beni çok beklettiğini de ekledim tamam dedi seni sikicem ve alıp bir seks sinemasına soktu beni.
Tenha bir yerde oturduk ağzıma verdi biraz sonra da kuytu bir duvar köşesinde sikti beni rahatlamıştım. Sinemadan çıktıktan sonra bana dönüp sen artık benimsin biliyorsun böylece sana ait olan her şeyde benimdir dedi
ben de evet anlamında başımı sallayıp onu dinlemeye devam ediyordum. cemil konuşmasının sonunda bana ait olup ta onun isteyebileceği şeyin benim karım olduğunu ekleyince çok şaşırdım
beni biraz da üstü kapalı tehdit ederek eğer onu bana tattırmazsa bir daha beni sikmeyeceğini de söyledi. Bir süre daha konuştuktan sonra karımı eğer o da isterse sikebileceğini söyleyerek tek şartımın eve bir gizli kamera yerleştirip tüm sikişini çekmesini istemek oldu, kabul etti.
Böylece kendisine karıma sahip olma yolunu da açtım. şimdi cemilden karımı siktiğinin haberini bekliyor kaseti seyretmek için sabırsızlanıyorum....
Haber Bekliyorum
Merhaba ben kendisini başlarda pasif eşcinsel hisseden ardından gerçekten pasifleşen evli biriyim. Uzun zamandır kendime güvenilir temiz sır saklayabilen beni bana sahip olduktan sonra rencide etmekten kaçınacak anlayışlı aktif bir erkek arkadaş arıyordum.
insanın bu konuda kendisine açıldıktan sonra bir arkadaş bulmasının ne kadar zor olduğunu ilk kez o zaman anlamıştım. Etrafımdaki erkekleri artık daha farklı bir gözle gözlemliyor onları çeşitli yönlerden aklımdaki erkekle karşılaştırıp doğru kişiyi bulmaya çalışıyordum.
Ancak hem toplumda bu konuya olan bakış açısı hem evli olmam hem de saygın bir iş sahibi olmam gibi daha aklıma gelmeyen bir sürü sebepten kendimi tutuyor beğenebileceğimi düşündüğüm erkeklere bile açılmak için ilk adımı atmakta son derece korkak davranıyordum.
Hemen ardından da acaba o erkek doğru bir seçim mi diye tekrar düşünüp sonunda da seçimimin doğru olmadığı kanaatine varıp hiç bitmeyeceğini düşündüğüm arayışıma devam ediyordum.
Zamanla bu iste! k ve bağlı düşünceler beynimi o kadar meşgul eder oldu ki artık neredeyse sürekli olarak bunu düşünür oldum.
Tabii insan cinsel bir değişim geçirmeye hazırlanırken evdeki karısını da ihmal etmekten kendini alamıyor. Zaten cinsel aktivite olarak oldukça yetersiz olduğum ve erken gelen ilk deşarjdan sonra son derece inatçı bir hal alıp hiçbir zaman ikinci denemeye kalkışmadığım gibi çoğu zaman eşimi parmaklarımla bile tatmin etme isteği göstermezdim.
Buna rağmen karım dünyada benden başka erkeklerin de olduğunu onların kendisini istediği zaman sıkıca sarıp dünyanın bir sürü tadı olduğunu göstermeye hazır beklediklerini düşünemez bana sadık kalmaya devam ederdi.
Oysa en azından bir süredir ben ona kadınlığını doyurmak için yardımcı olmak istemiyor bunun yerine kendi erkekliğimi törpületmek, ağzımda değişik tatlar almak ve zaman zaman da ağır güçlü bir bedenin altında ezilip götümü siktirmek istiyordum. Tabii bunu ne karıma ne de etrafımdaki diğer erkeklere açamamamın ezginliği ve bu dürtülerin ateşi ile yanıp kavruluyordum.
Artık sık sık hamama gider kendimi keseletir ve fırsat buldukça vücudumu kaplayan kıllardan kurtulmak için çeşitli kremlerle vücudumu temizleyip mümkün olduğunca uzun süre bedenimle ilgilenmeye başlamıştım. Bu uğraşılarım kısa sürede sonucunu göstermiş artık vücudum daha temiz ve kılsız bir hal almıştı bana soru soran karıma da zaten kılları sevmediğimi falan söyleyip geçiştiriyordum aslında kendimi kendisini hala aramakta olduğum meçhul erkeğime hazırlıyordum.
Ancak erkeğim neredeydi daha bu sorunun cevabını bulamamıştım. Bu arada alt kattaki komşum cemil bey de son derece güzel karısı ve iyi bir gelir getiren işi ile memnun bir hayat sürüyordu. Aramızdaki samimiyet son derece güçlüydü ve neredeyse her gün görüşüyorduk.
Karısı ile aralarındaki bazı belli belirsiz satır arası diyaloglardan cemil beyin aslında karısını çok memnun ettiğini kadının da bu durumdan oldukça hoşnut ve o ne isterse yapmaya hazır bulunduğunu anlıyordum.
Kadın çok güzeldi ve benim gibi bir erkeğe bile kendisine baktırtabiliyordu mükemmel biçimli kalçaları ve fazla büyük olmayan yuvarlak memeleri ile beni inanılmaz tahrik ediyor her fırsatta onun biraz da umursamazca sergilediği ve benim çok hoşlandığım bedenini seyrederken buluyordum kendimi.
Omuzlarına dökülen hafif dalgalı saçları biçimli gülkurusu dudakları yuvarlak kalçalarını iyice belirginleştiren ince beli beni her zaman tahrik etmişti. Hele çok sık sınır tanımaz kahkahaları eda ve mimikleri her erkeği baştan çıkartabilir nitelikteydi. Kısacası kadın her erkeğin üzeri ne binip kendisini dört nala koşturmak isteyeceği bir kısrak gibiydi.
Benim eşim ise vücuduna her yönden fazla özen göstermeyen, biraz şişmanca, yatakta son derece tembel ve tutucu bir kadındı. Kilosuna rağmen beli hala ince bacakları düzgün yüzü hoş sayılabilecek güzellikteydi. Belki de en önemlisi sıkılığını kaybetmemiş az kullanılmış hatta hiç hırpalanmamış son derece sıcak ve ıslak bir amı olan kendi halinde bir kadındı.
işte kısaca açıkladığım bu sosyal ortam ve psikoloji içinde ben her geçen gün içimde büyüyen isteklere dayanabilmeye çalışan birisiydim. Bu istek geçen zamanla birlikte katlanarak büyüyor ve dayanılmaz bir hal alıyordu. Artık gözümde cemil de bu isteğime en uygun kişi gibi görünüyor onu çeşitli yönlerden inceleyip uygunluğuna kendimi inandırmaya çalışıyordum.
Bu çabalarım sonucu bir süre sonra ondan gerçekten farklı bir şekilde hoşlanmaya başlamıştım ve bu duyguyu tanımlayamamaktaydım. Eve birkaç gay porno almış her fırsatta seyredip kendimi ve cemili hayal eder olmuştum.
Artık ona açılmam gerektiğine iyice karar vermiş ancak bunu nasıl yapabileceğim konusunda ne yapacağımı bilemiyordum. ınsanını böyle bir karısı varken acaba bir erkek sikmek isteyebilir miydi
Üstelik alacağım ters bir tepki aramızdaki tüm ilişkiyi bozabilir ve beni veya cemili o binayı hatta muhiti terk etmek zorunda bırakabilirdi. Tabii bu durumu karılarımıza nasıl anlatabilirdik bilemiyordum. Ama emin olduğum bir şey vardı ki cemil asla bu durumu açıklamaz kendisinde sır olarak saklar bana bir zarar gelmesini önlerdi.
Aslında ona güveniyordum. Artık aramaktan vazgeçmiş tamamen cemil üzerinde yoğunlaşmıştım onunla birlikte olmanın pek çok avantajı olduğunu düşünüyordum bir kere aynı binada ve altlı üstlü oturuyorduk, eşlerimiz bizim aramızdaki belki zamanla daha da artabilecek samimiyetten asla kuşkulanmayacaklardı zira onlar da bu durumdan memnun bile olabilirlerdi.
Aramızda başlayabilecek cinsel bir ilişki kimseyi kuşkulandırmadan uzun süre devam edebilir hem o hem ben bir başka kişiyle cinsel ilişkiye girmediğimizden veya girmeyeceğimizden oldukça da hijyenik bir cinsellik yaşayabilirdik. Her ikimizde eşlerimizi senenin bir bölümünde tatile memleketlerine gönderiyor ve yalnız kalıyorduk. Bu durum da bize inanılmaz bir hareket serbestisi kazandırabilirdi.
Evet kesin karar vermiştim cemil ilk erkeğim olmalıydı. Artık harekete geçmeliydim yoksa kimse bana kendiliğinden gelip tecavüz etmeyecekti beklemek anlamsızdı ne olursa olsun iş varacağı yere varsındı. Bu karardan sora eşimi tatile göndermek için olağan üstü bir uğraş gösterdim kısa sürede evden gönderdim.
Artık ortam hazırdı gerisi cemile ve bana kalmıştı hiç vakit kaybetmeden soluğu bir hamamda aldım bir güzel keselendim eve gelirken aldığım krem ve spreylerle eve gelir gelmez vücudumu tamamen temizledim.
Bir süre sonra cemilin geleceğini biliyordum ve büyük ihtimalle karısı beni yemeğe davet edecekti dönüşte yanımda cemili de getirmeyi ve kendimi vermeyi kafama koymuştum. Tahmin ettiğim gibi de oldu cemil aşağıdan bağırıp
-Hadi bize yemeğe gel sen şimdi üşendiğinden aç kalırsın diyerek beni çağırdı.
-Tamam geliyorum yaaa insanın böyle iyi komşuları olmasa çekilmez valla
Yemeği büyük bir iştahla silip süpürdü ben se biraz daha az yiyip ardından kendimi rahatsız hissetmemek için önlemimi almıştım bu gece benim için önemli bir geceydi. Yemekten sonra hadi bize gidelim oturup haberleri falan seyrederiz diyerek
yanıma cemili alıp yukarı çıktım eve girer girmez artık bundan sonrasının bana bağlı olduğunu bilerek hareketlerimi biraz daha yumuşattım içerde ona bir kahve yapıp getirinceye kadar yalnız bırakıp önce banyoya gidip önceden hazırladığım içi yağlı şırınga ile içimi yağladım.
Kilodumun arasına ince bir orkid koyup mutfağa geçtim ve kendisine tüm maharetimi gösterip bir kahve hazırladım. Tepsiyle getirip ikram ettim. Kahveyi ve zannedersem beni beğenmiş hareketlerim onu biraz şaşırtmış gibiydi.
Boşalan fincanları toplayıp tekrar geri geldiğimde porno seyretmeyi teklif ettim hiç itiraz etmedi hemen gay pornolarımdan en beğendiğimi koydum vcd ye. Birazdan yanında oturduğum yerden erkekliğinin nasıl kabardığını eşofmanının içinde nasıl erotik bir hal aldığını zevk ve bir o kadar da korkuyla izlemeye başlamıştım.
Artık zamanın geldiğini düşündüğüm bir anda elimi yavaşça uzatıp erkekliğini okşamaya başladım. Kalbim deli gibi atıyor heyecandan kalp krizi geçirebileceğimi bile düşünüyordum. Aklımdaki acabalar hiç olmadıkları kadar büyümüş bu heyecan ve korku seline kapılan erkeklik organım bacaklarımın arasında sönüp kaybolmuştu.
cemil ise sadece ooo beni çok şaşırttın demekle yetinip bacaklarını biraz daha açmış ve oturduğu yere daha bir yerleşip kendini sanki biraz daha bana bırakmıştı. Artık tamam diye düşündüm korktuklarım olmamış cemil beni geri çevirmemişti.
Oturduğum yerden kalkıp cemilin önüne diz çöktüm eşofmanını ve kilodunu birlikte tutup onunda hafif yardımıyla çekip bacaklarından sıyırdım ve çıkarttım. şimdi gözlerimin önünde bu güne kadar görmüş olduğum en iri ve güçlü erkeklik organı duruyordu ve ağzıma sadece birkaç santim uzaklıkta beni bekliyordu.
Yavaşça üzerine doğru yaklaştım aramızdaki mesafe kısaldıkça erkekliğinin ısısı yüzüme gelmeye başlamıştı. Bu ısı beni iyice heyecanlandırıyor etkiliyordu. Bir kaç kez üst üste tıraş ettiğim yüzümü erkekliğine sürterken bacak arasının inanılmaz tahrikkar kokusunu da içime çekiyor bu koku beni daha da tetikleyip heyecanımı arttırıyordu.
Erkeklik organına neredeyse hiç el sürmüyor sadece dudaklarım ve dil ucum ile ufak dokunuşlar yaparak kendisini daha da heyecanlandırmaya çalışıyordum. Nitekim kısa bir süre sonra organı inanılmaz boyutlara ulaşmış kendisi oturduğu yerde iyice ardına yaslanıp başını geriye atmıştı. Artık ben de dayanamıyor dokunuşlarımın etkisini yavaş yavaş arttırıyordum.
Ağzım kurumuş dilim damağım birbirine yapışmıştı bir yandan da tüm vücudumu ateş basmış tenim kıpkırmızı kesilmiş hafifçe terlemeye başlamıştım artık dayanamıyordum ilk kez bir erkeklik organını ağzıma almak için kendimi tutamaz hale gelmiştim.
Sonunda önce ucunu ardından tüm başını ve gövdesinin bir kısmını ağzıma aldım kurumuş ağzım birden sulanmaya başladı yavaşça yalayıp emerek iyice belirgin bir şekilde yalamaya devam ettim. şimdi ağzımın suyuna hakim olamıyor erkekliğinin gövdesinden süzülmesine engel olamıyordum.
inanılmaz bir tadı vardı ve aldığım his en güzel yiyeceklerden aldığım hislerden bile güzeldi. O an dünyanın en güzel zevklerinden biri bir erkekliği yalamakmış diye düşündüm zira bana bu tadı karımın amı bile vermemişti. Bu arada iyice sertleşmiş erkekliğinin ucundan süzülen zevk damlalarını yalayıp yutmak bana sandığımın aksine son derece güzel gelmişti.
Ara sıra ağzımdan çıkartıp yeniden kokluyor ellerim ile taşaklarını okşayıp apış arası ve kasıkları da dahil olmak üzere tüm cinsel bölgesini yalıyordum. O da iki yanına bıraktığı elleri ile ara sıra başımı tutup istediği şekilde yönlendiriyor veya yüzümü, kulaklarımı okşayıp beni yapmakta olduğum işe karşı iyice teşvik ediyordu.
inanılmaz güzellikteki erkekliğini kaç dakika süre ile bu şekilde yalayıp emdiğimi bilmiyorum fakat kesin olan bir şey vardı ki iktidarı son derece güçlüydü ben aynı durumda olsaydım şimdiye kadar çoktan boşalmış hatta uykuya bile dalmıştım. Ancak artık onunda gelmek üzere olduğunu tahmin ediyordum aslında kendimi biraz tutup erkekliği üzerindeki etkimi azaltıp onu sakinleştirmek istedim ama sonradan gerek olmadığına inandım
ne olsa artık cemil bana aitti bende ona ait olacaktım. Ağzımdaki erkekliğini iyice kuvvetli emmeye ellerim ile de gövdesine 31 çeker gibi masaj yapmaya başladım artık erkeklik suyunun tadına bakmaya can atıyordum. iyice emip ağzımdan çıkartıyor ardından sadece ucunu yalayıp tekrar emmeye başlıyordum bu arada elim de hiç boş durmuyor kalın erkekliğini kavrayıp ağzımdan süzülen suyum ile 31 çektirmeye devam ediyordum.
Karımı Uyutup Siktiriyorum
Merhaba arkadaşlar ben Murat. Bir süredir karımı uyutup siktiriyorum ve bunu nasıl yaptığımı sizlere de anlatmak istiyorum. Bir arkadaşım daha önce karımın amının tadına bakmıştı ve hala karımdan vazgeçemedi.
Ben de arkadaşımı kırmadım ve karımı birkaç defa daha uyutarak arkadaşım Sinana siktirdim. Sinan karımı her siktiğinde ben de karımın amını yalayarak herkesin daha fazla zevk almasını sağlıyordum.
Karım amının ve götünün genişlediğini hissediyordu sanki, şüphelenmeye başlamıştı.
Hatta bana “sen kalın vibratörlemi sikiyosun beni” diye sormuştu.
Bir akşam çok yorgun eve geldim, hemen uyumuşum, Sinan’da saat erken olduğundan bana “hadi karını yine uyutta sikeyim” diye mesaj atmıştı. Karım bu mesajı okumuş kafasındaki soru işaretleri çoğalmıştı ama bana çaktırmamıştı.
Bir akşam sevişirken yine fantazi kuruyorduk, bana “kocacığım bana değişik yarak yedir, büyük yarak istiyorum” dedi.
Bende tamam “siktireyim seni” dedim, “kime siktirecen amımı, siki büyük arkadaşın var mı” dedi..
Derken boşaldık ikimizde ve konuyu kapattık. Ertesi gün Sinan bana mesaj attığını söyledi, bende gelmedi dedim.
Sinan “hmm neyse, karını uyutta sikelim” dedi, benim canıma minnet olduğundan “olur, gel karımı sik” dedim.
Karım ise olayı anlamıştı ve emin olmak için hareketlerimden şüphelendiği bir akşam yatak odasına gizlice kamere koymuş, sakladığım uyku ilaçlarını bulmuş beni takibe alarak çayına uyku ilacı attığımı görmüş ve kamerayı çalıştırmıştı.
Karım uyuyunca Sinan’ı aradım, geldi.
Tekrar yatak odamıza gittik. Her şeyden habersiz Sinan o gece karımı defalarca sikti.
Sabah oldu karım bana “yine beni uyutarak siktin değil mi” dedi, “evet” dedim.
Hazırlandım işe gittim. Karım kamerayı izleyince beni aradı ve eve gelmemi çok hasta olduğunu söyledi.
Eve gittim, yüz ifadesi çok sinirliydi, “sen beni başkasına mı siktirdin” dedi, “hayır” dedim. Kamerayı aldı izletmeye başladı, şok olmuştum.
Karım ağlamaya başladı, çok utandım ne yapacağımı şaşırmıştım, sarıldım ona yalvardım filan sakinleştirmye çalıştım hata yaptım filan dedim.
Aradan iki gün geçti, bir akşam bana karım durup dururken “madem öyle beni ayıkken siktir” dedi.
Birden böyle bir istek duyunca ister istemez şaşırmıştım ve “hayır olmaz” dedim.
Karım bir kere kafaya koymuş “o zaman önüme gelen herkese sikilcem, eğer bunu istemiyorsan hadi ara Sinan’ı gelsin birde ben uyanık olduğumda siksin beni” dedi.
Gülümseyerek “sende izle ve gör beni” dedi sinirli bir halle.
Ben Sinanı arayıp gelmesini istedim. Sinan zaten hazır olda bekliyor gibiydi, arar aramaz ve çağırdığım anda “hemen geliyorum” diyerek koşa koşa gelmişti adeta.
Sinan geldiğinde “karım uyuyor numarası yaptı” Sinan karımın amını yalamaya başladı, ben heyecandan titriyordum. Sonra Sinan yine karımın dudaklarına sürtmeye başladı, karımsa dudaklarını hafifçe açıp ağzına almaya çalışıyordu ki Sinan bana “Murat, elif uyanıyor” dedi.
Elif de gözlerini açıp eliyle Sinan’ın sikini tutup “hayır uyumuyorum zaten her şeyi biliyorum, şimdi kocama ders verme zamanı” diyerek Sinan’a sikmesi için izin verdi.
Sinan geri çekildi birden ve karımda ona “uyurken gayet güzel sikiyordun, ne oldu korktun mu” dedi.
Olanları Sinan’a anlattık. Sinan’da “madem öyle bana da sikmek düşer” diyerek tekrar sikişmek için karımın yanına yaklaştı.
Elif bana dönerek “şimdi izle bakalım karını kıskanacak mısın” dedi ve Sinan’la ayakta öpüşmeye başladı.
Bir yandan da Sinan’ın sikini okşuyordu. Sinan ise karımın boynunu öpüyor, amını parmaklıyordu. Karım zevk almaya başlamıştı, Sinan karımı yatırp amını yalamaya başladığında karımda inleyerek Sinan’a teşekkürler ediyordu. Karım bu arada zevke gelmiş, belini oynatıyor.
Bir yandan da Sinan’a “sik beni kocamın yanında, inlet beni madem orospu olmamı istiyor orospun yap beni, fahişen olmak istiyorum, boynuz tak kocama” diyordu.
Sinan’da karıma “sabaha kadar sikecem seni, yarağa doyacaksın orospu” diyordu. Sonra türbanlı karım Elif ayağa kaltı ve Sinan’ı sırtüstü yatırdı. Taşaklarından başlayarak yarağını yalamaya başladı. İkisi de zevkten kudurmuştu adeta. Sinan kalktı ve Elifi tutup domalttı sonra da amına yavaşça girmeye başladı.
Karımın canı acımaya başlamıştı bunu görebiliyordum ama zevkle beraber hiç durmadan inlemeye de devam ediyordu. Sinan vurdukça Elif “daha sert vur erkeğim, amımın derinliklerine boşal” diye gaz veriyordu. Sinan’da karıma daha da yükleniyordu, kalçalarını tokatlıyor, iki eliye saçlarını çekiyordu.
Görmenizi çok isterdim aslında çünkü böyle bir görüntüyü ne sex videoları izlerken görebilirsiniz nede sex hikayeler’inde okuyabilirsiniz. Taşakları türbanlı karımın amına vurdukça Elif kendinden geçmiş bir şekilde bağırışmalarına devam ediyordu.
Karım bana dönüp “nasıl güzel sikiliyor”muyum kocacığım, arkadışın güzel sikiyormuş bayağı, kadın olduğumu hissettim, “hadi erkeğim fışkırt içime” diye inleyerek benimde aklımı başımdan alıyordu. Sinan etkilenmiş bu sözlerden, kim olsa etkilenirdi zaten, öyle bir içten söylüyordu ki etkilenmemek mümkün değil.
Sinan bu sözlerin üzerine türbanlı karıma “tamam bekle yavrum, bekle fahişem, şimdi istediklerini alacaksın” diyerek vuruyordu. Sonra elif titreyerek “aşkıımmmmmmm ahhhhhh, ıhhhhhhhhh, boşaldım” dedi ve gözlerini kapatması ile kendini tamamen Sinan’ın kollarına bırakması bir oldu. Sinan’da boşalmaya başladı tabi karım boşalınca.
Elif biraz önce orgazm olmasına rağmen Sinan boşalırken “daha derine akıt, çok sıcak hepsini akıt” diye fısıldanmasına devam ediyordu. Sinan iri yarrağını karımdan çıkarttıktan sonra karımın amı oldukça kızarmış bir hale gelmişti. Hem kızarmış hemde kenarlarından Sinan’ın dölleri akıyordu. Bana dönerek “gel buraya, çabuk amımı temizle, yeni kocam Sinan için hazırla beni, sikilmeye doymadım” dedi.
Karımın döllerle dolu amını temizlemek için peçete aldım ama “uyurken dilinle temizliyordun, neden şimdide öyle yapmıyorsun, Sinan’da öyle istiyor bak” dedi. Sinan’da yüzüme bakarak “istiyorum” der gibi başını sallayarak karımın amını işaret etti.
Elimde olmadan utanıyordum ama mecburen karımın bana yapmamı söylediği şeyi yaptım ve amından akan Sinan’ın döllerini ağzımla temizledim. Sonra Sinan azmanı kaldırmış tekrar gelerek “çekil kenara, karımı biraz daha sikmek istiyorum” dedi ve karımın üzerine çullandı.
Karımsa bana “Sinan’ın beni sikmesini yakından izle” diyerek olabildiğince yakınına gelmemi söyledi. Sonra Sinan’ın yarağını ağzına aldı ve emerek alttan taşaklarını avuçlarının arasına alıp okşamaya başladı.
Çok geçmeden karımı tekrar domalttı, elif bana “hadi götümü sikicime hazırla” diyerek yanına çağırıp elime bir kutu krem tutuşturdu. Kremi karımın elinden alın göt deliğine yumuşak yumuşak sürmeye başladım. Aslında bir anda sürüp geçebilirdim fakat karım kremi göt deliğinde hissedince derinden derinden inlemeye başladı.
Bu iniltisi beni benden alıyordu desem yalan söylemiş olmam. O sırada Sinan olayı anlamıştı, bana bakarak gülümsedi. Sonra tekrar önündeki işe konsantre olarak yarrağını karımın göt deliğine yaslayarak önce usulca kafasını içine doğru sokmaya başladı.
Elif daha yarrağın başı girmişti götüne ve bir defa çıkıp tekrar giriyordu ki “canım çok acıyor, götümü siktirmekten vazgeçtim, çıkart yarrağını göt deliğimden” diyerek Sınan’dan durmasını istedi. Ben öylesine azmıştım ki Sinan’a bakarak “hayır çıkartma, karımın göt deliğini öyle bir sikeceksin ki ne kadar yalvarırsa yalvarsın her yalvarışında daha sert gireceksin” dedim.
Bu arada karım “offf, ıhhhhh, yandım” diyerek ağlamaya başladı. Ağladığını görünce ne yalan söyleyeyim Sinan’ı durdurmak istedim ama ağlarken aldığı zevkide çok geçmeden fark etmiştim.
Bir yandan ağlıyor bir yandanda elini alttan uzatarak Sinan’ın taşaklarını tutmaya çalışıyordu. İçten içe “vay orospu vay” diyerek ağlamasını izlemeye devam ettim. Uzun bir süre Sinan’ın taşaklarını avuçlayarak ağlamaya ve “kurban olayım çıkart artık, ne zaman boşalacaksın, boşalda rahat bırak göt deliğimi” diyordu.
Karım her ne kadar yalvarırsa yalvarsın Sinan hiç oralı değildi ve sert sert içine girip ağlatmaya devam ederek sinirli bir ses tonuyla “kes sesini orospu gibi sikiliyorsun işte daha ne istiyorsun, seni böyle sert siken bir erkek daha bulamazsın, yaşadıklarının tadını çıkart benide sinir etme” diyerek karımın yalvarışlarını ağzına tıktı.
Karımın artık dayanacak gücü kalmadığından “mahvettiniz benii çıkart ne olur” diyerek Sinan’ın önünden kaçmaya çalıştı, bir süre uğraşsada kaçamadı çünkü Sinan karımı belinden kavrayarak kaçmasını engelliyor ve öyle sikiyordu. Karımın ilk kaçmaya çalışmasında Sinan daha sert vuruyor, iki eliyle de omuzlarını kendine çekiyordu.
Artık elif Sinan’ın koca yarağını köküne kadar almıştı. Elif ağlıyordu acıdan, sonra Sinan bir kaç sert giriş çıkışın ardından türbanlı karımın içine döllerini akıtmaya başladı, ardından da yarrağını dışarı çıkarttı. Karımın götü tamamen açılmış ve birazda kanamıştı. Döller içindeydi hala ve bir kısmı göt deliğinin kenarından bacaklarının üzerinden aşağı doğru akarak iniyordu.
Türbanlı karım göt deliğinden döller aka aka ayağa kalktı ve banyoya gitti. Yarım saat kadar sonra gözlerindeki yaşları ve göt deliğinin kenarındaki dölleri silerek içeri girdi ve “tamam yeter bu kadar daha fazla istemiyorum, göt deliğim yanıyor resmen” dedi. Dedi demesine ama Sinan “olmaz devam edeceğiz, ben daha yeni yeni ısınıyorum” diyerek karımı kolay kolay bırakmayacağını ima etti.
Karım uyumak için yatağa girdiğinde Sinan’da peşinden giderek karımı zorla sikmek için yataktan kaldırmaya çalıştı. Karım her seferinde istemiyorum, bırak beni diyordu ama Sinan kafaya koyduğu için ve yarrağı yine sertleştiği için laf anlamıyordu. Nihayetinde sikilmek istemeyen karımı tokatlaya tokatlaya sikmek için pozisyona sokmaya çalışıyordu.
Elif ağlamaklı gözlerle bana baktı, bende “bana bakma sen istedin, artık Sinan’da senin kocan, ne isters y apacaksın” dedim. Elif oturdu Sinan’da saçlarını tutararak “ağzını aç bakalım” dedi. Kalkmış sikini karımın ağzına tekrar verdi. Karımın ağzını sikiyor, iki eliyle de şakaklarından destek alıyordu.
Yavaşça daha fazla sokmaya başladı. Elif öğürmeye başladı ve neredeyse kusacaktı ama Sinan için bu bir sorun değildi ve karım her ne kadar kusmalık olsada Sinan tüm gücüyle karımın ağzına yarrağını sokmayı sürdürdü. Sinan’da ona “al lan fahişe, döllerimi yutturacağım sana” diyerek saçlarında çekiştire çekiştire temposunu bir anda arttırı verdi.
Elif kendinden tamamen geçmişti ve tepki veremiyordu. Sinan bana bakarak “karının amını yala, benim için hazırla, ben sikerken canı acımasın” dedi. Karımla 69 pozisyonuna girerek birbirimize oral sex yapmaya başladık. Sinan karımın içine girmek istediğinde hem ağzımı, hem karımın amını sikiyordu.
Elif ise tepkisiz kalmış sadece inliyordu. Sonra Sinan birden karımın kalçalarını koparırcasına sıkarak içine boşalmaya başladı. Az önceki gibi yine doldurmuştu. Kafamı karımın amına bastırarak yalattı bana döllerin. Sonra ayağa kalkıp “hadi temzileyin yarağımı” dedi.
Ben Elife baktım ağzına alsın diye ama Sinan bana bakarak “sen al, karına değil bu defa sana emdirmek istiyorum” dedi.
Sinan’ın yarrağının ucundam döl aşağı doğru sünüyordu resmen. Ben ağzıma almak için yeltendiğim de karımın amına tekrar girdi ve “deliğin içindeyken yalayarak dışarı çıkart hadi” dedi. Emmeye başladım, iki üç damla kadar daha geldi Sinan’ın yarrağından ağzımın içine aktığını hissettim. Karım beni seyrediyor ve “sen hak ettin bunu, ohh oldu sana” diyordu.
Sonra Sinan karıma dönerek “kes sesini orospu, al sen de yala, hatta ikinizde yalayın bakalım yarrağımı” dedi.Yere sırt üstü uzandı ve “hadi yalayın” diyerek bizi tekrar yanına çağırdı ve yarrağını işaret etti. kabul ettiki karımla yarağını yalıyorduk, sonra Elif’e “şimdi sen kucağıma otur, kocan da yarağımı yalayıp amına soksun” dedi.
Karım Sinan’a sırtını döndü, göbeğinin üzerine oturdu. Ben önce karımın amını yalamaya başladım, sonra Sinan bana “sabırsızlanıyorum hadi başla” deyip yarrağını uzattı. Sinan’ı daha fazla bekletmeden önce taşaklarından başlayarak yukarıya doğru yalaya yalaya çıktım. 5 dakika kadar yaladım, Sinan’dan zevk suları gelmeye başlamıştı.
Ağzıma sıvı geliyordu ve biraz önce içimde korku hissi varken o anda, zevk suyunun tadını aldığım anda yine azmıştım. Yarrağını bir süre daha yalattıktan sonra ağzımdan çekip çıkartarak “tamam yeter bu kadar” dedi ve karımın amına soktu.
Sinan karımı sikerken bende taşakları ve dışarıda kalan kısımı yalıyordum. Bu pozisyonda Sinan 20 dk kadar türbanlı karımı sikti. Sonra karımla bana “ayağa kalkın ve öpüşmeye başlayın” dedi. Her dediğini yaptik, hatta biz artık bir nevi Sinan’ın seks köleleri idik ve dediği gibi ayağa kalkıp öpüşmeye başladık.
Biz öpüşürken oda ayağa kalkarak yarrağını bizim suratımıza kadar sokup okşamaya başladı. Öyle bir otuzbir çekişi vardı ki avuçlarının alt kısmı taşaklarına vurdukça dışarı çıkan ses adeta odada yankılanıyordu. Tarif etmem gerekirse tam olarak “ŞAK ŞAK ŞAK” sesleri kulağımızı tırmalamaya başlamıştı.
Sinan o kadar arzu ile yarrağını okşuyor, bizim suratımıza karşı otuzbir çekiyordu ki bir ara artık gelmesini ve döllerini yüzümde hissetmeyi çok istedim. Çok geçmeden sesler kesildi ve sabırsızlıkla beklediğim şey, Sinan’ın döllleri dudaklarımıza boşalmaya başladı. Normalden daha sıcaktı sanki ve karımla benim dudaklarımızın üzerinden aşağı doğru akıyordu. Ardından da bizi öpüştürmeye başlayıp oturup öpüşmemizi seyretti.
O gece iki defa daha karımı sikip evden çıktı….
Başka Yarrak Girince amım Kocama Tatlandı
Merhaba seks hikayesi düşkünleri. Adım Banu, 28 yaşında, 1.70 boyunda, sarışın, ela gözlü, dolgun göğüsleri olan, sexy bir hatunum. Sizlerle bundan 2 ay önce yaşadığım muhteşem hikayemi paylaşmak istiyorum.
Evliliğimin 4. yılıydı, kocamla çok kötü bir cinsel hayatımız vardı ve onun iş yoğunluğu da eklenince, artık yalnız başıma kendi kendimi tatmin eder hale gelmiştim.
Gezmek, alışveriş yapmak artık ilgimi çekmiyordu. Tüm zamanımı internet başında geçirmeye başladım. Kocam o kadar ilgisizdi ki, internette ne yaptığıma dönüp bakmıyordu bile...
Sürekli takıldığım oyun sitesinde Murat'la tanıştım. Murat 42 yaşında, bekar bir erkekti. Akşamları oyun oynarken sürekli yazışıyor, gündüzleri de telefonda uzun uzun sohbet ediyorduk.
Artık her şeyi onunla paylaşmaya başladım. Evdeki salak kocam benle ilgilenmezken, Murat benim tüm dünyam olmuştu.
Bir süre sonra telefondan sanal seks yapmaya başladık ve bu bizim birbirimize olan arzularımızı daha çok artırdı. Sonunda buluşma kararı aldık, ama yanına nasıl gidecektim, kocam büyük bir sorundu, oysa Murat'ın altına yatmak için yanıp tutuşuyordum.
Kocama tatile gitmek istediği söyledim. O da yine işlerini bahane edip erteleyip duruyordu. Sonunda büyük bir kavga ettik, ben de bunu bahane ile tatil iznini kopardım ve valizimi toplayıp yola koyuldum. Arabaya bindiğimde heyecandan tir tir titriyordum.
Murat'a gidiyordum, amacım ona sürpriz yapmaktı. Murat'ın deniz kenarında şirin bir kasabada evi vardı. Sabah 8 gibi varmıştım. Telefon açtım, uyuyordu. Ona geldiğimi, sahilde olduğumu söyledim. İlk başta şaka yaptığımı sanıp inanmadı.
Zor inandırdım. 15 dakika sonra sahile yanıma geldi. İlk defa birbirimizi canlı olarak görüyorduk. Birkaç saniye hiç konuşmadan birbirimize baktık ve bir anda bana öyle bir sarıldı ki, kemiklerim kırılacaktı. "Yorgun musun? Eve gidelim mi?" dedi. "Olur!" dedim...
Evine geldik, beni salona aldı ve kahve yapmaya gitti. Heyecandan ölecektim, neler olacağını merak ediyordum. Kahvelerimizi içerken sohbet ettik.
Tüm gece araba kullanmıştım. "Biraz uyu, dinlen tatlım!" dedi, yatak odasına götürdü beni.
Valizimden sexy geceliğimi çıkarttım ve banyoya gittim, duş aldım, sexy iç çamaşırlarımı ve geceliğimi giydim. Yatak odasına geçip yatağa uzandım.
Murat da yatak odasına geldi ve tişörtünü çıkardı, üzerinde sadece şortu vardı, yanıma uzandı. Birbirimize dokunmuyorduk, ama yan yana yatıyorduk. İlk defa kocamdan başka bir erkek yatakta yanımdaydı. Dayanacak halim kalmamıştı, yatakta bir oyana bir buyana dönme bahanesiyle sırtımı Murat'a yasladım.
O da bana sarıldı. Artık kollarının arasındaydım. Saçlarımı koklamaya, beni okşamaya başladı. Hiç sesimi çıkarmıyordum, ona kendimi teslim etmiştim...
Ellerini usulca dolgun göğüslerimin üzerine getirdi, geceliğimden içeri soktu ve göğüslerimi avuçladı. Tüm vücudum titriyordu. Göğüslerimi sıkmaya, okşamaya başladı. Hafifçe beni kendine çevirdi ve öpüşmeye başladık.
Dillerimiz resmen sevişiyordu, dudaklarımı deli gibi emiyordu. Bir eli göğüslerimi sıkarken, diğer eli bacaklarımın arasına gitti ve amıma dokunmaya başladı.
Sırılsıklam olmuş amımı parmaklarıyla okşuyordu. Beni sırt üstü yatırdı ve üzerime çıktı, boynumu öpmeye, yalamaya başladı. Zevkten ölecektim. Hiç acele etmeden her yerimi öpüp, yalıyor ve emiyordu. Göğüs uçlarımı dişlerinin arasına aldı, küçük küçük ısırmaya başladı. Zevkten uçuyordum. Yavaş yavaş aşağıya doğru kaymaya başladı, yalaya yalaya bacak arama kadar indi...
Bacaklarımı ayırıp, o köfte dudaklarıyla amıma yapıştı. Amımın dudaklarını emiyor, klitorisimi yalıyordu. Parmakları ile amımı ayırıp dilini içime sokmaya başladı.
O kadar çok zevk aldım ki, dayanamayıp orgazm oldum. Orgazm olmam onu daha çok zevke getirdi ve daha iştahla amımı yalamaya devam etti. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı, bir an önce sikilmek istiyordum. Ama onun hiç acele etmeye niyeti yoktu, amımın suyunu içiyordu, yalıyordu.
Bense inim inim inliyordum, orgazm üstüne orgazm oluyordum...
Başını kaldırıp bana baktı ve "Hazır mısın?" diye sordu. Ama benim cevap verecek halim kalmamıştı, gözlerimi evet anlamında kapadım. Öperek yukarıya doğru geldi, elimi tuttu ve sikine götürdü. İlk defa dokunuyordum sikine.
Elime sığmıyordu ve çok uzundu. Heyecanım daha da arttı ve elimle sikini amımın deliğine yerleştirdim, elimi çektim ve bir hamlede sikini amımın derinliklerine soktu.
Çığlık attım, gözlerim yerinden çıkacaktı. Siki çok büyük olduğundan, daracık amım sanki ilk defa sikiliyordu. İçim yanıyordu, ama aldığım zevk tarif edilemezdi.
Yüzümü ellerinin arasına aldı ve dudaklarımı öpmeye başladı, "Sakin ol karıcığım, gerçek kocan seni mutlu edecek!" dedi. Derin bir nefes aldım ve kendimi ona bıraktım...
Yavaş yavaş içimde gel git yapmaya başladı. Her defasında daha çok amımı yarıyordu. Ben biraz daha rahatlayınca hızlanmaya başladı, beni artık sert sert sikiyordu.
Amımın acısı hafiflemiş, zevk denizine dalmıştım. 4 senedir kocama sikildiğimi sanıyordum, ama o an anladım ki asıl sikilmek buymuş.
Bacaklarımı kaldırdı ve omuzuna aldı, sikini amıma kökledikçe taşakları götüme çarpıyordu. Ben titreye titreye orgazm oluyordum.
Ben zevk aldıkça, o daha sert ve daha hızlı sikmeye devam ediyordu. Amımı yaklaşık 15 dakika böyle siktikten sonra, beni yüzükoyun çevirdi. Karnımın altına yastık koydu ve arkama geçti, ben de iyice ayırdım bacaklarımı ve popumu havaya kaldırdım.
Beni öyle görünce, "Harikasın karıcığım, muhteşem bir götün var, onu da sikeceğim!" dedi ve amıma hızla girip çıkmaya başladı...
Boşalmak nedir bilmiyordu.Kocamla en uzun sikişmemiz birkaç dakika sürerdi. Onu bile uzun sürüyor zannederdim. Ama Murat'la neredeyse yarım saat olmuştu ve halen tempolu bir şekilde sikiyordu beni. Amıma 'şap şap' tüm gücüyle kökleyip, amımın tadını çıkarıyordu. Başımı çevirdim, yeter anlamında baktım.
Gülümsedi ve "Hadi bebeğim uçalım!" dedi ve dahada hızlandı ve hayvan gibi böğürerek amımın içine boşaldı. Amımın içinde sikinin damarlarını hissediyordum.
Altımdan yastığı çekip, sikini amımdan çıkarmadan üzerime uzandı, "Harikaydın küçük kadınım, şimdi gerçek bir kadın oldun!" dedi ve gülümsedi.
Kalktık ve banyoya gittik, duş aldık. Kucağında yıkıyordu beni, her yerimi okşuyordu. Çok hoşuma gitmişti, kocam olacak hıyar bunu bile hiç yapmamıştı bana.
Duştan çıktık uzandık ve birer sigara içtik. Vakit öğlene geliyordu, "Sen uyu sevgilim, ben bir dükkana gidip geleyim, merak ederler!" dedi. "Tamam!" dedim ve sikicimin hazırlanmasını izleyip, kapıda uzun uzun öpüşerek işe yolladım.
Yatağa uzandım, telefonuma baktım, kocam birkaç sefer aramıştı. Merak ettim ne oldu diye, kocama telefon açtım. Nerede olduğumu, telefonlarına niye cevap vermediğimi soruyor ve bağırıyordu. Ben de otele varır varmaz masaja gittiğimi, telefonu odada bıraktığımı söyledim. Biraz söylendi ve kapadı telefonu. O kadar yorgundum ki, hemen uyuya kalmışım...
Nekadar uyuduğumu bilmiyorum, bacaklarımın okşanmasıyla uyandım, ama gözlerimi açmadım, Murat'ın beni uyuyor sanıp neler yapacağını merak ettiğimden uyuyor numarasına devam ettim. Amımı yalamaya başlayınca, bacaklarımı iyice ayırıp keyfini çıkarıyordum ve hiç gözlerimi açmıyordum.
Göğüslerimi emmeye ve sikini amıma sürtmeye başladı. Okadar zevk alıyordum ki anlatamam. Amıma birden sikini soktu ve o an gözlerimi açtığımda şok geçirdim! Bu Murat değildi! Hiç tanımadığım başka bir adamdı ve beni sikiyordu.
Bir anda karşı koymaya kalkıştım, ama nafile, adam üstüme abanmış, amıma sertçe sokup çıkarıyordu.
Benim korktuğumu anlayınca, kulağıma yanaştı ve "Şşşşttt güzelim, sakin ol! Muratın işi çıktı ve amın boş kalmasın diye beni yolladı!" dedi.
Bende korku, heyecan ve zevk birbirine karışmıştı. Zaten adam beni sikiyordu, karşı koymak yerine tadını çıkarmaya karar verdim...
Ve adamla deli gibi sikişmeye başladık. Siki Murat'ınkinden küçüktü, ama hakkını yememek lazım, çok iyi sikiyordu. Beni ayağa kaldırdı ve duvara yasladı ve ayakta sikmeye başladı. Bir günde iki ayrı yarrak yemek beni iyice çıldırtmıştı.
Ohhlaya ohhlaya kendimi siktiriyordum. Adını bile bilmediğim adam beni kucağına aldı ve evin içinde sikerek gezmeye başladı. Salona götürdü ve kendisi kanepeye oturdu, ben de kucağında zıplıyordum. Kapı açıldı ve Murat geldi.
Adam benim göğüslerimi emip, amımı sikerken, Murat da bizi izlerken soyunmaya başladı. Sonra sikini eline aldı ve 31 çeker gibi sıvazlamaya başladı. Siki kocaman ve dimdik olmuştu. Bana doğru yaklaştı ve sikini ağzıma verdi...
Şimdi daha çok zevk alıyordum. Aynı anda hem sikiliyordum, hem de ağzımda muhteşem beni sikmeye hazır bir yarrak vardı. Murat'ın sikini ağzıma almış dondurma gibi yalıyor ve emiyordum.
Amımı siken adam daha da hızlandı ve inleyerek içime boşaldı. Murat beni adamın kucağından alıp, kendi kucağına oturttu ve içi dölle dolmuş amımı sikmeye başladı.
Döller benim zevk suyuma karışmış, Murat'ın sikine akıyordu. Adam da yanımızda beni okşuyor ve sigara içiyordu. Ben bir erkeğe hasretken, iki azgın erkek benimle ilgileniyordu. Bunun nasıl zevkli bir şey olduğunu anlatamam...
Adamın sigarası bitince sikini ağzıma verdi. Hemen ağzıma aldım emmeye, yalamaya başladım. İkidakika sonra ağzıma sığmayacak hale gelmişti ve taş gibi olmuştu.
Adam ağzımdan sikini çıkardı ve arkama geçti. Götümün yanaklarını ayırınca, ben niyetini anladım ve o anda, "Hayır, olmaz!" diye bağırmaya başladım.
Murat belimden asılıp beni kendine çekerek, "Tatlım ne yapsan da senin o götünü sikeceğiz, boşuna bağırmayı bırak!" dedi.
Çok korkmuştum, ağlayamaya başladım. Murat amımı sikerken götümün yanaklarını ayırıyor, adam da parmağını götüme sokuyordu. Ben ağlamaklı yalvarıyordum, "Yapmayın!" diye, ama beni dinleyen kim, adamlar işlerine bakıyorlardı...
Götümü parmakladıkça daha çok zevk aldığımı fark ettim. Ağlamayı kesip, onlara bıraktım kendimi. Adam parmağını götümden çıkarıp, sikini dayadı götüme.
Amım Murat'ın yarrağına daha tam alışamamışken bir de götüme yarrak girmek üzereydi. Adam bastırmaya başladığında, korkunç bir acıyla götüm yarılıyor sandım. Adam zorlaya zorlaya tamamını götüme sokmuştu. Ben çığlıklar atıyor,
Murat'a ve adama, "Orospu çocukları, hayvanlar!" diye bağırıyor, küfürler ediyordum. Murat arkadaşına, "Hakanım yavaş sik, bak Banumuz kızıyor!" diyerek gülünce, o anda adamın adının Hakan olduğunu öğrenmiş oldum...
Hakan yavaşça götümde gelgit yapmaya başladı. Murat da alttan amıma girip çıkıyor, ikisi bir tempo tutturup, beni aralarında tost yapıyorlardı. Pørnø filmlerde gördüğüm o muhteşem sahnenin yıldızı ben olmuştum.
Götüm acıya alışınca çok zevk almaya başladım ve zevkten ohhlamaya başladım. Hakan Murat'a gülerek, "Bu şimdiye kadar getirdiklerinin en iyisi!" dedi. Murat da, "Evet, kendi ayaklarıyla yarrak yemeye geldi!" dedi. Yarım saate yakın bu pozisyonda beni siktiler ve sırayla boşaldılar. İçimden çıktıklarında amımdan götümden döller akıyordu. Kalktım ve banyoya gittim.
Banyoda kendimi bir güzel temizledim ve yanlarına hiç gitmeden yatak odasına gidip uzandım. Yorgunluktan ölüyordum, biran önce uyuymak istiyordum...
Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum, yine üzerimde ellerin gezindiğini hissettim, hemen gözlerimi açtım. Murat ve Hakan, biri sağımda, diğeri solumda yatıyor ve beni okşuyorlardı. Beni o hafta defalarca siktiler...
Tatilim bitip eve gidince kocam beni karşıladı, çok özlediğini söyleyip, beni hemen yatak odasına götürdü. Ama ben tedirgindim, kocam sikiştiğimi anlayacak diye, çünkü bir hafta boyunca hoyratça sikildiğim her yerimden belli oluyordu.
Kocam sanki hiç fark etmemiş gibi amımı götümü yalayıp, beni deliler gibi sikti. İlk defa bu kadar zevk veriyordu bana. Demek ki başkalarına siktirmem amımı götümü tatlandırmıştı. Şimdi kocamla yatakta çok mutluyuz, her gece beni orgazm edene kadar sikiyor.
Ama itiraf etmeliyim ki, tost olmayı özledim ......
Seksi Ve Balık Etliyim
Adım Mine, 38 yaşındayım, 1.68 boyunda, 76 kiloda, balık etli ve 13 yıldır da evliyim. Kocamla aramız iyidir, bu evlilikten birde oğlumuz var. Ben ev hanımıyım, kocam kamuda memur. Kocamla monoton bir sex hayatımız var, bunda benim de etkim büyük, ama onda da erken boşalma var.
13 yılda zevk aldığım ilişki sayısı 10'u geçmez diyebilirim. Ama durum böyle olmasına rağmen kocamı (geçen yıla kadar) aldatmadım. Kocamla ilişkilerimizde fazla fantazilerimiz olmaz.
Kocamla sikişirken tam zevk almaya başladığım zaman, hızlıca gidip gelmeye başlar başlamaz hemen boşalır ve genelde yüzde doksan ilişkilerimiz bu şekilde sonuçlanır. Hemen ardından banyo yaparız, o arkasını döner uyur, bense saatlerce uykuyu beklerim. Birkaç kez onu altadabilir miyim diye çok düşündüm ama yapamadım.
Sizinle paylaşacağım olay geçen senenin Eylül ayında yaşandı. Kocam kamuda çalıştığından yılda bir defa izin kullanır. Geçen yıl Eylül ayında sezon sonuna doğru, 'All-inclusive' yani fiyata 'Her şey dahil' tatil yapacağımız bir otele rezervasyon yaptırıp gittik.
Çocuğu annemlere bıraktık, bu tatili bir nevi ikinci balayı olarak düşünmüştük. Otel Marmaris'te güzel bir yerde idi.
İlk günümüz oteli tanımakla ve katılışla geçti, zaten o gece her ikimiz de yorgun olduğumuzdan sevişmedik bile. Ertesi gün sabah spor ve fitnes olduğunu öğrendim ve kilolu olduğumdan bu fırsatları değerlendireceğimi ve katılacağımı söyledim.
Kocam, "Tamam, sabahları beni kaldırma da ne istersen yap!" dedi.
O gün deniz, güneş, havuz derken akşam oldu, yemek yedik. Tabi paralı olmayınca bolca doldurduk mideleri, tüm Türkler gibi fazla kaçırdık biraz. Gece 23:00 gibi bara takıldık. Kocam bedava olunca içkiyi kaçırıyor tabi.
Ben de biraz kırmızı şarap içtim. Eğlendik, canlı müzik derken, saat 03:00 gibi odamıza çekildik. Kafalarımız oldukça iyi idi, kapıyı bile zor açtık diyebilirim.
Kapıdan girdikten sonra kocam hemen icraata koyuldu. Yatağa beraber atladık. Ben sevindim tabi, bu akşam sikişeceğiz diye. Neyse, bir yandan deli gibi öpüşüp, biryandan da elleşiyoruz. Bu arada kocaman göğüslerim vardır, 105 numara sutyen giyerim, popom da oldukça iridir. Fazla değil 10 dakikada çırılçıplak kaldık.
Kocam amımı yalamaya başladığında çok şaşırdım, çünkü kocamla ilk defa sarhoşken sevişiyorduk ve uzun zamandır amımı yalamıyordu. Balık etli olduğumdan, amım oldukça kalın dudaklı ve kabarıktır. Kocam yaladıkça amım sulandı ve ben dayanamadım. Aslında ben de onun yarağını emmek istiyordum, ama patlar diye de çok korkuyorum, bu yüzden onu içimde istedim.
Kocamı altıma yatırıp üzerine çıktım. Yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Hızlanmıyordum, çünkü bu durumun saatlerce sürmesini istiyordum. Biraz gidip geldim öylece, sonra en sevdiğim pozisyonu istedim. Yatakta bulunan tüm yastıkları altıma alıp, üzerine yattım ve ayaklarımı açıp, "Gir!" dedim. Girdi, gidip geliyordu. "Hızlı sok canım!" dedim ve olan oldu, 2 kere soktu hızlıca, sonra çıkarıp üzerime boşaldı.
Ben 1 defa bile orgazm olamadan o bitti, hem de bitmesini hiç istemediğim bir zamanda. Bitmesini bırakın, birde yığıldığı gibi sızdı kaldı, horlamaya bile başladı.
Ben de duşa gidip küveti doldurdum ve sabunu resmen amıma sokarak mastürbasyon yaptım, orgazm oldum. Yatağa döndüm, saati kurup uyudum.
Sabah erken kalkıp hemen fitnes için hazırlandım, altıma külot, tanga vs. giymeden, pembe bir tayt giydim ince, üstüme ise dar bir bluz giydim ve spor ayakkabılarımı giyerek doğruca çıktım.
Hatta bir ara asansörde kendime aynadan baktım, taytın üzerinden amımın etli dudakları belli oluyordu, biraz da içine girmişti. Popom zaten tüm hatlarıyla meydandaydı. Göğüslerimi giydiğim sutyen iyice dikleştirmişti. Lobiden spor alanına giderken tüm erkeklerin bana arkadan baktığını hissettim.
Spor alanına biraz geç kalmış olmalıydım ki, hoca, "Hanım efendi buraya gelin lütfen!" deyip, beni en öne aldı ve başladık spora. Etrafıma bakındım, genelde 50 ve üzeri bayan ve baydan oluşan gurup ve 2 de zayıf bayan turist vardı. Hocamız iri kaslı, 30-35 yaşlarında, çok fazla yakışıklı olmayan, ama vücudu güçlü bir beydi. En öne beni ve genç turistleri almıştı.
Spor esnasında bana değil, amıma baktığını hissettim, arada gözü kayıyor ama tekrar gözlerini kaçırıyordu. Sık sık arkaya döndürüp, ellerimizle ayak parmaklarımızı tutturuyordu. Bu pozisyonda amımın çanak gibi çıktığını ben bile hissediyordum.
Spor bitti ve hocamız isimlerimizi yazdırıp, ertesi gün için uyandırma servisinin spor için uyandırabileceğini söyledi, "Böylece kimse geç de kalmaz!" dedi bana bakarak. Bunun bir davet olacağını düşünerek özür diledim ve ilk günümüz olduğunu, bir daha olmayacağını söyledim.
Önemli olmadığını söyledi, "Yarın sizi bekliyorum, mutlaka gelin, burada size gidene kadar 5 kilo verdireceğim!" dedi. "Çok isterim hocam!" dedim. Oldukça terlemiştim, hemen odaya gittim. Kocam halen uyuyordu.
Saat 10:00 olmuştu, duşumu aldım, Brunch'a katıldım. Kocam o gün saat 13:00 gibi kalktı, o da benim zorumla uyandı. Duş alıp, yemeğe, denize falan girdik.
Akşam yine aynı içki falan derken, yatağa girdik tekrar, sevişmeye başladık. Ama beni hızla sikmesini istemeye fırsat bile kalmadan, 2-3 gidip gelmede boşaldı yine. Ben, "Tekrar yapalım!" dedim, ama kocam olmaz dedi. "Ben istiyorum!" dedim.
Kocam, "Ben yorgunum, olmaz!" dedi. "Ne yaptın da yoruldun?" dedim. "Yüzdüm!" dedi. Kızdım, "Ben de yüzdüm, ama yorgun değilim!" dedim ve böylelikle tartışmaya başladık.
Kocam baktı olmayacak, "Kaldırırsan belki yaparız!" dedi. Yarağını elledim okşadım, kaldıramadım. Kocam yine sızdı uyudu, ben uyuz oldum yine tabi.
Sabah telefon ile uyandırdılar. Dünkü gibi giyinip koştum spora, ama içimdeki istek bitmemişti. Altıma yine tayt giymiştim, ama beyazdı bu sefer.
Beyaz olduğundan amımın dudakları daha da belli oluyordu. Hatta amımın üzerinde kılları üçgen şekilde bırakırım, onlar bile belli oluyordu. Hoca tekrar öne aldı beni.
Ekip aynıydı. Yine çok defa arkamıza çevirip domalttı bizi. Ama ben de döndüğümüzde hocanın şortuna baktım, önü kabarık duruyordu. Spor bitti, hemen odaya gidip duş aldım.
Duştan sonra aldığım bikiniyi giydim. Hayatımda ilk defa bikini giydim. Kocam bile görmedi bu durumu. Kocam yine leş gibi uyuyordu. Havuza gitmek için odadan çıktım.
Havuza vardığımda, kadın olarak sadece ben vardım. Havuz kenarında 4-5 erkek vardı ve havuzun içinde de 2-3 erkek. Ben gelince, hepsinin aç kurtlar gibi bana baktıklarını ve gözleriyle soyduklarını hissettim. Havuza yaklaşınca,
fitnes hocamın da havuzda olduğunu fark ettim. Hemen üzerimdeki tülü çıkarıp, bikini ile havuza daldım. Tabi erkekler de arkamdan suya girdiler. Hocam yüzerek yanıma geldi ve "Mine hanım, size uyguladığım Kür'ün içinde yüzme de var, size 5 kilo verdireceğim ben!" dedi.
Ben de, "Hocam çok iyi olacak, bunu çok istiyorum!" dedim. Hocayla konuştuğumuzu gören erkekler yavaş yavaş kayboldu tabi.
"Bu Kür'de başka neler var hocam?" dedim. "Neler yok ki!" dedi. İyice meraklandım, "Neler var?" dedim. Gülümsedi ve "Sırası gelince görürsün, acele etme!" dedi.
Ben hocanın evli olup olmadığını öğrenmek için, "Sizin eşiniz bekler…" dedim. "Eşim hamile ve memlekette, ben mesleğim icabı buradayım!" dedi. İçimden, (Eyvah, bu da benim gibi kuduruyor!) diye geçirdim. O anda, bir şekilde bununla sikişir tatmin olurum, burada bizi kimsede tanımıyor nasıl olsa diye düşünceler geldi, onun da beni sikmek isteyeceğinden emindim.
"Hocam ben çok mu kiloluyum?" dedim. "Hayır, tam bir Türk kadınısın, ama çok sexi giyinmeyi bilen bir Türk kadını!" dedi. Ben mahcup olmuş gibi, "Niye böyle söylüyorsunuz hocam?" dedim. "Baksanıza hiçbir eksiğiniz olmadığı gibi, beni 2 gündür delirtmeyi başardınız Mine hanım!" dedi.
Ben bu sinyalden bana ilgi duyduğunu anladım ve "Hocam nerede kalıyorsunuz?" dedim.
"Burda, otelde, 309 no lu odada!" dedi. "Ben gelip sizden Kür'ü öğrenmek isterim!" dediğimde, hocanın gözleri parladı. "Mine hanım, her zaman beklerim! Hatta ben şimdi odama gidiyorum, dilerseniz siz de gelin, Kür'ümüze devam edelim!" dediğinde, heyecandan ölüyorum sandım.
"Tabi hocam!" dediğimde sesim bile titremişti. Hoca, "Unutma 309!" diye fısıldayıp gitti. Ben biraz daha takıldım havuzda, etraftan anlamasınlar diye. Sonra çıkıp havluya sarıldım ve odama gittim. Bizim herifi kontrol ettim, halen horlaya horlaya uyuyordu.
Hemen duşa girip, güzelce yıkandım, parfümümü sürdüm ve çıktım. Kocam halen uyuyor mu diye kontrol ettikten sonra, sessizce odadan çıktım ve asansöre binip 3. kata çıktım. Hocanın odası koridorun en sonundaymış.
Kapıyı tıklatır tıklatmaz açıldı, "Buyurun Mine hanım!" dedi. İçeri girer girmez dudaklarıma yapıştı, duvara sıkıştırdı beni. Çok iştahlıydı. "Hocam…" dememe kalmadı,
"Bırak şimdi hocayı, Murat de bana, sevgilim de bana!" dedi ve boynumu yalamaya başladı. Bir eliyle kocaman göğüslerimi sıkıyor, diğeri ile ise kalçalarımı sıkıştırıyordu. Kapının arkasında 5 dakika kadar yiyiştikten sonra, resmen muz soyar gibi soydu beni. Ben de onu tabi!
Altımda sadece dantelli tanga külodum kaldı, onda da önü kabarık mayosu. Korkudan ve heyecandan elim yarağına bile gitmiyordu. Elimi tutup yarağının üzerine götürdü.
Kocamınkinden sonra ilk defa bir başka erkeğin yarağına dokunuyordum, ama çok hoş bir duyguydu. Onun yardımıyla elimi mayosunun için soktum ve yarağını dışarı çıkarttım. Yarağı çok fazla kalın değildi, ama uzundu.
Yarağı kalkmış, ama tam sertleşmemişti. Ben de onun elini alıp kabaran ve ıslanan amımın üzerine koydum. "Offf, 2 gündür bu amı hayal ediyorum ve dün gece arka arkaya 2 defa 31 çektim bu amı düşünerek!" dedi. "İnanmam!" dedim.
"İnandırırız!" dedi ve beni kucaklayıp yatağa görürdü…
Beni sırtüstü yatırıp, ayak parmak uçlarımdan yalamaya başladı, baldırlarıma geldi. Halen külodumu çıkarmamıştı, külodun üzerinden amımı kokluyor, öpüyor ve yalıyordu.
O şekilde bile zevk alıyordum. Sonra çıkardı külodumu ve diliyle daldı, amımı yalamaya başladı. Zevkten kuduracak gibi oldum.
Beni yalayarak bir kez boşalttıktan sonra doğruldu ve yarağını yalamam için ağzıma dayadı. O anda yarağı kocaman olmuştu. Ben pek beceremem, ama yine de yalamaya ve sıvazlamaya başladım. O da döndü üzerime ve 69 olduk,
o beni ben, onu yalamaya devam ettik. Ama ben öyle bir oldum ki, artık yalvarıyordum adama, "Hadi sik beni aşkım!" diye. Birden doğruldu ve bacak arama girerek, yarağını yavaş yavaş amıma sokmaya başladı. Taşaklarını kasıklarımda hissettiğimde, ucunun amımın karşı duvarına değdiğini hissettim.
Ve sakince gidip gelmeye başladı. Sertçe sikmesi için kendime çekiyordum. Bu arada amım iyice şişmiş ve sulanmıştı. "Hızla gir sevgilim, sert sik beni!" deyince hızlandı. Amıma ardı ardına soktukça 'Şlak, şlak, şlak' sesler çıkıyordu.
Bu hızla 10 dakika kadar sikti. Ben bu sürede kaç defa orgazm oldum bilemiyorum. Sonunda o da gelmek üzereydi. Yarağını hızla çıkarıp göbeğime fışkırdı, çağlayan gibi aktı spermleri…
Ben, Murat da kocam gibi bitti diye düşünürken, ucundan halen 1-2 damla döl çıkmakta olan yarağını ağzıma dayadı ve "Em!" dedi.
Hiç bu şekilde yarak emmemiştim, ağzıma aldım yalamaya başladım. Ama inanamadım, yumuşamaya yüz tutan yarak anında tekrar kocaman oldu.
"Şimdi Kür'ümüze geçelim canım! Ayağa kalk!" dedi, göbeğimdeki spermleri çarşafa topladı sildi ve bana göstererek, "İster misin?" dedi. "Hayır, kusarım!" dedim.
"O zaman şimdi bana arkanı dön ve eğilerek ayaklarını tut, seni bu şekilde çıplak hayal edip 31 çektim hep!" dedi. Ben kocaman kalçalarımı ona dönerek parmaklarıma eğildim. Arkamda yatakta oturmuş, yarağını sıvazlayarak, "Bitiyorum bu senin götüne!" dedi.
Yanaşarak, kılsız amımdan başlayarak götümün deliğine kadar yalayıp, dil darbeleri atmaya başladı. Bu şekilde fazla duramadım, çünkü ayaklarım titremeye başladı, orgazm oluyordum.
Durumumu anlamış olacak ki, beni yatağa doğru çevirdi, ellerimi yatak başına koydu, belimi aşağı doğru bastırdı ve "Burada 1 kg vereceksin şimdi!" dedi.
Arkama geçti ve zaten ıslak olan amıma yarrağını sertçe soktu ve ben hızlan dememe gerek kalmadan hızlandı. Yine 'Şlak şlak şlak' sesler çıkıyordu. Ben zevkten ölüyordum, amımın sularının yere damladığını bile gördüm.
Bir elini amıma sürüp ıslattıktan sonra, parmağıyla göt deliğimi sevmeye başladı. Ben kontrolu kaybetmiştim zaten. Sonra parmağını göt deliğime sokup sokup çıkarmaya başladı. Ama müthiş zevk aldım ve ben bile şaşırdım bu duruma.
İki deliğim ilk defa doluydu. Kocam bana bunu yapmıyordu, zaten yapsa da ben istemezdim.
Bu şekilde amımı bir süre siktikten sonra, yarağını amımdan çıkarıp götüme dayadı. Hiçbir şey diyemedim, ilk olduğundan merak ediyordum aslında. Ve götüme yavaş yavaş girmeye başladı. Parmağıyla alıştırdığı için fazla acımadı. Yavaş ve ustaca köküne kadar girdi. Biraz bekleyip yavaş yavaş ve ustaca hızlandı.
Taşakları amıma vuruyor ve müthiş zevk veriyordu. Ben rüyadaydım sanki, ilk defa bu kadar uzun sikildim ve o gün hayatımın ilklerini yaşadım. Götümü 20 dakika kadar siktikten sonra götümün içine boşaldı ve yığıldı üstüme.
Ben de öylece biraz durdum. Arkamı dönüp saate baktım, 12:00'yi az geçmişti. Kocam saat 13:00 gibi uyanabilirdi. "Gitmem lazım!" dedim. "Tamam aşkım!" diyerek götümün içinde yumuşamış yarağını çıkardı. Ben hemen banyoya koşup her yerimi temizledim. Murat'ı öpüp çıktım, hızla odama gittim.
Odaya girince kocam uyandı ve "Nerden geliyorsun?" dedi. "Fitnes ve sabah sporundan, sonra havuza girdim yüzdüm biraz, duş alıp yatacağım, hoca bugün bizi çok yordu!" dedim. Duşa girdim, ama ayaklarım ve kasıklarım resmen sızlıyordu. Duştan sonra hemen yattım, uyumuşum.
Kocam beni saat 17:30' da zorla uyandırdı.
Tatil boyunca, her gece kocama 4-5 dakika sikilip, her sabah da spordan sonra hocama 1,5 - 2 saat siktirdim. Tatil bitti, döndük. Ve ben hem yarağa doydum, hem de 6 kilo zayıfladım. Hayatımın en güzel tatili oldu. O zamandan beri (kocamdan başka) kimseyle sikişmedim. Ama aklım götümü siktirmekte kaldı.
Kocama halen götten vermedim, çünkü verirsem benden şüpheleneceğini biliyorum. Şimdiki hedefim belli, kocamın çalıştığı işyerine yeni atanan Hakan bey var. Onun da bende gözü olduğunu biliyorum, çünkü evimize geldiklerinde, o gün tayt giymiştim ve Hakan beyin gözlerini kaçırdığını fark ettim....
Karımı Patronuyla Birlikte Siktik 2
Muzaffer bey bir ara karımın göğsünü bırakıp eteğini iyiy ce yukarı kaldırıp tangasını kenara sıyırdı ve karımın o harika sımsıcak sulu kaymak gibi amını okşayıp, parmaklamaya başladı.
Bunun üzerine ben karımın patronuna doğru domalmasını sağlayarak, saçlarından tutup sikimi ağzına verdim.
Manzara bir harikaydı. Ben karımın dudakları arasında gidip gelirken, patronu da karımın kalçaları arasına başını gömmüş, amını ve götünün deliğini yalıyor, parmaklıyor, parçalarcasına avuçlarıyla yoğuruyordu.
Karım zevk çığlıkları atıyor, aynı anda iki erkeğin verebileceği bütün nimetlerden faydalanıyor ve patronu yaladıkça kalçasını geriye doğru itiyordu. Artık karımın sikilmeye hazır olduğu her halinden belliydi.
Derken Muzaffer bey, başı adeta bir mantarı andıran, kocaman, devasa, damarlı ve kalın sikini, karımın sulu am dudakları arasında sürttürmeye başladı.
Karım bu koca siki biran önce içinde hissetmek istiyor, kendini geriye itiyor ve bana da, "Aşkım başı sıcacık, kocaman bu, çok sert, harika!" gibi şeyler söylüyordu.
Muzaffer bey damarlı koca sikini karımın amına yavaş yavaş sokarken, bundan en az ben de karım kadar zevk alıyordum. Harikaydı! Muzaffer bey sikinin tamamını karımın amına yerleştirmiş, nerdeyse taşaklarına kadar sokmuştu.
Karımsa içine aldığı bu koca sikin tadını çıkartıyor, zevkten dudaklarını ısırıyordu. Muzaffer bey yavaş bir tempoyla sikmeye başlamış ve giderek hızlanıyor, her girip çıkışında daha hızlı, daha sert bir şekilde karımın amına pompalıyordu.
Patronu karımı belinin her iki yanından tıpkı bir mengene gibi kavramış, sikini ise adeta bir piston gibi sert ve ritmik bir şekilde sokup geri çekiyordu.
Bu işi o kadar sert yapıyordu ki, her girmesinde kasıklarının karımın kalçalarıyla birleşmesinde ses çıkıyor, çıkan bu seslerin artmasıyla beraber de karımın kalçaları kızarıyor, teni pembe bir renk alıyordu.
Bir süre sonra ben karımın ağzında, patronu ise sulu küçük amında, aynı anda patlamıştık.
Patronunun dölleri karımın amını tamamen doldurmuş, sikinin kenarından döllerin bir kısmı taşmış, karımın bacaklarının iç kısımlarına süzülüyordu.
Ben, "Hadi yatak odasına geçelim!" dedim ve hep beraber içeri geçtik. Bu sefer Muzaffer beyle yer değiştirmiştik. Karım sırtüstü yatağa uzandı ve bacaklarını araladı.
Ben bacakları arasına girdiğimde karımın amı halen patronun dölleriyle dolu ve kaygandı, bu çok hoşuma gitmişti.
Muzaffer beyin döllerinin verdiği kayganlıkla ben karımın amına girip çıkarken, Muzaffer bey de sırt üstü uzanan karımın ağzına sikini vermiş, saçlarından sertçe kavramış, boğazına kadar sokup çekiyordu. Hem de taşaklarına kadar, resmen karımın ağzını sikiyordu.
Karımın gözleri yaşarmış, koca sik dudaklarının arasını tamamen doldurduğu için nefes alıp vermekte zorlanıyordu. Sert bir şekilde karımın ağzını siken Muzaffer bey bir süre daha devam ettikten sonra, homurdanarak ve güldür güldür karımın ağzına boşaldı.
Canım eşim, patronunun sert bir şekilde saçlarından tutarak başını sikine bastırdığı için bütün dölleri yutmak zorunda kalmıştı.
Adam halen sönmüş sikini karımın ağzına sokup çıkarırken, sikinin başı kocaman ve mosmordu. Sonrasında ben de karımla aynı anda boşalmıştık.
Bir süre dinlenmeye karar verdik, nede olsa gece daha yeni başlamıştı. Kalkıp 3 tane buz gibi limonlu bira ve sigara getirdim. Yatakta terlemiş vücutlarımızla biralarımızı yudumlayarak susuzluğumuzu giderirken, bir yandan da Muzaffer bey karımı öpüyor, okşuyor, mıncıklıyor, karım da bir elini Muzaffer beyin sikine atmış okşuyor, o koca sikin tekrar sertleşmesini sağlıyordu.
Tabiiki ben de bu harika manzarayı gözlerimi kırpmadan izliyordum. Sigaralarımız ve biralarımız bitene kadar karım Muzaffer beyin sikini tekrar sertleştirmiş, avuçlarının arasında sanki bir keser sapı gibi olan sikini sürekli sıvazlıyordu.
Belli ki karım patronunun sikinin büyüklüğünden oldukça zevk almıştı.
Muzaffer bey elindeki biradan son bir yudum daha alarak, karımı önünde domalttı ve dolgun kalçalarının arasına yumularak yalamaya başladı. Bir yandan karımın amını yalıyor,
diğer yandan da bir elini sikine atmış okşuyor, iyiden iyiye şahlandırıyordu. Karım ise tabiiki zevk sarhoşu olmuş, kendini bu olgun erkeğe sunmanın tadına varıyordu.
Patronu arada bir dilini karımın göt deliğine sokup çekiyor, bir taraftan da parmaklarının bir kısmını amına sokuyordu. Karım patronuna, "Hadi gir artık, içimde hissetmek istiyorum!" dediğinde, ben çoktan arka tarafta bitmiş, bu anı görebileceğim en yakın mesafeden görmek istiyordum.
Ellerimle karımın kalçalarını her iki tarafa ayırarak patronuna yardımcı olurken, patronu sikini karımın amına sürttürüyor, ben de arada bir tükürerek karımın amını daha kaygan bir hale getiriyordum ki, nasıl olduğunu anlamadım, bir anda elimi atarak Muzaffer beyin sikini kavrayıverdim.
Muzaffer beyin siki elimde taş gibi olmuş, kasılmış, ve sıcacıktı. Elimde damarlarını çok rahat hissedebiliyordum ve zonkluyordu. Yavaşca bir elimle karımın kalçasını kenara ayırdım ve bu koca siki kendi ellerimle karımın amının dudakları arasına yerleştirdim…
Patronu siki elimde yavaş yavaş karımın amında ilerlerken, içimi öylesine zevkli bir duygu yakıp kavuruyordu ki anlatamam. Kendi ellerimle biricik aşkımın, karımın amına başka bir erkeğin sikini yerleştiriyordum.
Evet gözlerimin önünde, hemen yanı başımda, başka bir erkek karımı sikiyordu.
Öyle sertti ki, öylesine kışkırtıcı. Karım zevkin doruklarına hızla tırmanıyordu. Bir süre sonra patronu, karımın am sıvısıyla iyice kayganlaşan sikini çekti ve karımın göt deliğine dayadı.
Karım daha önce bana dahi hiç götten vermemişti.
Karım, "Hayır oradan alamam, çok büyük!" falan dediyse de,
Muzaffer bey karımın götünün tadına bakmayı kafaya koymuştu,
"Sen merak etme canım, eminim bir süre sonra senin de çok hoşuna gidecek!" diye cevapladı.
Bense merakla ve aşırı tahrik olmuş bir halde izliyordum. Acaba gerçekten daha önce hiç arkadan girilmemiş olan karım bu dev gibi siki götüne alabilecek miydi?
Muzaffer bey sikini karımın göt deliğine yerleştirmeye çalışırken, ben de yine kalçalarını ayırıyor, ona yardımcı oluyordum.
Muzaffer beyin sikinin koca başı yavaş yavaş göt deliğine girerken karım çığlık atmamak için kendini zor tutuyordu.
Patronu bir süre öylece bekledikten sonra karım arkasındaki acıya alışır gibi olmuştu ki, patronu ani bir hamleyle sikini taşaklarına kadar sokuverdi karımın götüne. Karım resmen çarşafı ısırıyor, yastığa tırnaklarını geçiriyordu.
Sanki adam karımın göt deliğini yırtacaktı, bu benim o ana kadar gördüğüm en kalın sikti.
Daha sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladı ve bir süre sonra karımın acı çığlıkları zevk inlemelerine dönüşmüştü.
"Hadi daha sert sok, yırt, parçala, dağıt götümü!" gibi şeyler söylüyor ve bundan da oldukça zevk alıyordu. Adam gözümün önünde karımı havalara uçuruyordu.
Bir süre daha böyle devam ettikten sonra, ben de onlara katıldım ve ben önden, patronu arkadan, karımı aynı anda her iki deliğinden, bir kadının tadabileceği en üst düzey zevke ulaştırdık.
Artık karımın her iki deliği de açılmış, siklerimizi gayet rahat bir şekilde içine alır olmuştu.
Ben çoktan bitmiştim, tekrar kenara çekildim, bir sigara yaktım ve sexy karımı Muzaffer beyle sikişirken izlemeye koyuldum.
Bu sefer patronu yatağa uzandı ve karım patronun kucağına ters bir şekilde oturmuştu, yüzü bana, sırtı patronuna dönüktü. Eliyle tuttu ve patronun sikini götünün deliğine yerleştirdi, belli ki götten sikilmek çok hoşuna gitmişti.
Adam bütün gücüyle karımın götüne pompalıyor, ellerini de öne atmış göğüslerini yoğuruyor, arada birde parmaklarını amına sokuyordu. Karım bu koca siki sonuna kadar götüne alıyor, başı çıkana kadar geri kalkıyor, sonra yine köküne kadar tekrar içine alıyordu.
Muzaffer bey bir anda, "Gelmek üzereyim!" diyerek, sikini karımın götünden çıkarıp ayağa kalktı ve karımın ağzında devam etti. Adam karımın ağzını sikerken, karım da onun taşaklarını sıvazlıyor, gelmesine yardımcı oluyordu.
Derken Muzaffer bey sarsıla sarsıla karımın ağzına, koyu kıvamlı döllerini boşaltmaya başladı. Yine karımın başını sikine tüm gücüyle bastırıyor, döllerinin tamamını yutmasını sağlıyordu.
Döllerin bir kısmı karımın dudakları arasından sızıyor ve göğüslerine doğru süzülüyordu.
Muzaffer bey tamamen boşaldıktan sonra, karım göğüslerinin üzerindeki dölleri de parmaklarıyla alarak ağzına götürüyor, yutuyor, hiçbir damlasını israf etmiyordu.
O gün karımı patronuyla birlikte sabaha kadar defalarca siktik. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber yorgun bir halde uykuya daldık. Öğleden sonra gözlerimi açtığımda, Muzaffer beyin halen inanılmaz bir eforla karımı siktiğini gördüm. Gerçekten üçümüz için de harika bir geceydi.
Şahsen ben, biz insanların tek eşliliğe uygun olmadığı kanaatindeyim. Bence herkes bu zevki yaşamalı....
Karımı Patronuyla Birlikte Siktik
Merhaba Adım Kaan, 32 yaşındayım. Karım Aylin ise 30 yaşında, 1.75 boyunda, 38 beden, oldukca hoş vücut hatlarına sahip, sexy, girdiği her ortamda bakışları üzerine toplayan birisidir.
İnsanları gibi havasının da sıcak olduğu Akdeniz bölgesinde yaşayan, 7 yıldır evli bir çiftiz. Her ikimiz de özel sektörde çalışmaktayız.
Evliliğimizin ilk yıllarında oldukça iyi olan seks hayatımız zamanla monotonlaşmaya başlamış, biz de çoğu çift gibi zamanla yatakodamızda değişik seks fantezileri kurar olmuştuk.
İlkbaşlarda bu durumdan rahatsız olan karım da zamanla buna alışmış, fantazilerin tadını çıkartır olmuştu. Genellikle yatakta tek olmadığımız fantaziler, bazen dörtlü, bazen de üçlü seks fantezileri kurardık.
Bu arada karımın patronu Muzaffer bey karıma çıldırıyor, bu da bizi kışkırtıyordu. Ben karım Aylini başka bir erkekle sikişirken izlemek isterken, biliyordum ki, karım da olgun bir erkekle seks yapmanın nasıl bir şey olduğunu yaşamak istiyor, ama buna cesaret edemiyordu.
Tüm bunlar ikimiz için de sadece düşünce boyutunda kalıyordu. Anlayacağınız gibi sosyal yaşamda ikimiz de birbirimize sadıktık.
İşim dolayısıyla bazen şehir dışına çıkarım. Yine böyle bir iş gezisi nedeniyle 1 haftadır şehir dışındaydım ve karımdan ayrıydım. Gecenin ilk saatleriydi, karımla telefonda konuşuyorduk, bir süredir ayrı olduğumuz için konu bir şekilde sekse gelmişti.
Ben soruyordum, karımsa anlatıyordu.
Patronunun gözlerini kalçasından ayıramadığından, bazen nasıl arkasına sürtünerek geçtiğinden bahsediyordu. İki gün önce, düşük bel pantolon giyen karımın ofiste otururken açılan kalça çatalına bakan patronunun önünde oluşan kabarıklığa kadar anlatıyordu.
Ki, tüm bunları telefonda konuşurken her ikimiz de farkına varmadan baştan çıkmıştık.
Benim sikim sertleşmiş, karımın amı ise sımsıcak sulanmış, telefonda bunları konuşurken karşılıklı mastürbasyon yapıyorduk.
O arzuyla biraz daha cesaretlenen aşkım, bir gün önce gördüğü rüyasını bana anlatmaya başlamıştı. Rüyasında patronuyla sikişmiş ve oluk oluk boşalmıştı.
Bu rüyası beni aşırı derecede baştan çıkartmıştı ve o an karıma, isterse patronu Muzaffer beyle gerçekten sikişebileceğini söylemiştim. Ama bir şartım vardı, o an ben de orada olacak ve sikişmelerini canlı canlı izleyecektim.
Karım utana sıkıla o gece konuyu kapattı. Kapattı ama, o günden sonra her ikimiz de bu konuyu kafamızdan bir türlü çıkarıp atamamıştık. Artık her sevişmemizde bu konu açılıyor,
"Şimdi Muzaffer bey de burda yatakta olsa…" gibilerinden konuşuyor, ama boşaldıktan sonra fikrimizi değiştiriyorduk.
Yine böyle bir gece karımla sikişmiş ve boşalmıştık.
Ama her zamankinin tersine ben halen karımı patronu Muzaffer beyle sikişirken izlemek istiyordum ve bunu karıma söylediğimde,
ciddi olup olmadığımı sordu.
Ben de gayet ciddi olduğumu söyleyince,
"Bak pişman olursun sonra!?!" dedi.
"Tam tersine, bunu çok istiyorum karıcığım!" dedim.
Karım da güldü ve "Saçmalama!" diyerek konuyu kapattı.
İlerleyen günlerde bu konu her ikimizi de içten içe yakıp kavurur hale gelmişti.
Karımın patronu Muzaffer beyin ailesi şehir dışında yaşadığından, Muzaffer bey yalnızdı ve sıkılırdı, biz de bu yüzden bazen Muzaffer beyi bize davet eder, yer içer sohbet ederdik.
Kafama koymuştum karımı patronuyla sikişirken izleyecektim ve planımı yaptım. O gün karımdan hafta sonu için Muzaffer beyi eve davet etmesini istedim,
"Yer içer sohbet eder, biraz da kafa dağıtırız!" dedim.
Karım da, "Kendisiyle bir konuşayım, başka bir planı yoksa, olur." diye cevap verdi.
Daveti duyan Muzaffer bey, hem sıkılmanın etkisiyle, hem de sexy karımın harika kalçaları nedeniyle, davete anında olumlu yanıt vermiş, çokta memnun olmuştu.
Ben artık dört gözle hafta sonunu bekliyordum.
Ve nihayet o gün gelip çatmıştı. Öğleden sonra ben alışverişe, karımsa kuaföre gitmişti. Akşam üzeri eve geldiğimde gözlerime inanamamıştım.
Karım tam bir afet haline gelmişti. Bana çaktırmamaya çalışıyordu, ama o da Muzaffer beyi aşırı derecede arzuluyor ve onun için kendini en iyi şekilde hazırlamak istiyordu. Karım elimdekileri alarak masayı hazırlamaya başlamıştı.
İçkiler, kadehler, mezeler derken, masa birkaç eksik hariç neredeyse tamamdı. Derken telefon çaldı, arayan Muzaffer beydi. Yola çıkmış, gelmesine kısa bir süre vardı ve marketten herhangi bir şey isteyip istemediğimizi soruyordu. Her şeyin tam olduğunu söyleyerek teşekkür ettik ve telefonu kapatarak son hazırlıkları yapmaya başladık.
O esnada karım dolabın karşısına geçmiş ne giyeceğine karar vermeye çalışıyordu.
Yanına giderek, ondan sadece benimle evde baş başayken giydiği mini, ipli elbisesini giymesini istedim.
Ne yapmak istediğimi anlamış bir şekilde gözlerimin içine muzip bir şekilde bakarak, emin olup olmadığımı sordu.
Çünkü bu elbise son derece açık bir kıyafetti. "Evet!" dedim.
"Peki o zaman!" diyerek büyük bir heyecanla giyinmeye başlamıştı.
Az sonra kapı zili çaldı. Gelen Muzaffer beydi. Gelirken o da biraz alkol ve meze almış, böylece alkol stoğumuz tamamlanmıştı.
Ellerindekileri alarak masaya davet ettim. Birkaç saniye sonra karım kapıdan içeri girince, Muzaffer beyin kalbi sanki duruverecekti. Karım bütün seksapelliğiyle karşısında idi.
İçine sütyen giymediği mini ipli elbise, karımın sadece göğüs uçlarını kapatıyor ve kalçasının ise üst kısmının da bitiyor, kalçalarının alt kısımlarını bütün güzelliğiyle sergiliyordu.
Harika bir manzaraydı. Patronuna, "Hoş geldin!" diyen karım, masaya son eksikleri de getirirken, adeta bir manken edasında salınıyordu. Bu da hem Muzaffer beyin, hem de benim kalp atışlarımızı hızlandırıyordu. Yaz ayı olduğu için mutfaktaki masayı hazırlamıştık.
Mutfak masamız oldukça küçük olduğu için, masanın bir yanına ben, karşıma Muzaffer bey, ikimizin ortasına da eşim oturmuştu. Kadehler arka arkaya dolup boşalırken muhabbet koyulaşmış, sıcacık bir ortam oluşmuştu.
Eğilip kalkarken karımın göğüsleri harika görünüyordu, elbisenin alt kısmı ise, bacak bacak üzerine atan karımın kalçalarının neredeyse yarıdan fazlasını açıkta bırakıyordu. Muzaffer beyse kaçamak bakışlarla bu harika manzaranın tadını çıkartıyordu.
Bir süre sonra alkolün de etkisiyle hareketlerimiz dahada rahat bir hal almıştı. Karım da iyice havaya girmiş, her ikimize de arzu dolu, isterik gözlerle bakışlar atıyordu.
Bir ara, boşalan meze tabağını eline alıp ayağa kalkan karım, tezgaha doğru ilerlerken kalçasını masanın kenarında olan Muzaffer beyin eline öyle bir sürttürdü ki,
adamcağız avuçlasa ancak bu kadar olabilirdi. Muzaffer bey daha şoku atlatamadan, karım elindeki meze tabağını düşürdü.
Tabii ben bunu yememiştim, amacı patronunu iyice baştan çıkartmaktı, başardı da. Yerdeki kırıkları toplamak için eğilen karım, zaten kalçalarının yarısını açıkta bırakan mini elbisesiyle kalçalarının tamamını öylesine bir gözler önüne serdi ki,
elbisenin eteği tamamen yukarı kadar sıyrılmış, tangası kalçalarının arasında kaybolmuş, adeta hiç yokmuş gibi görünüyor ve sulanmış kabarmış amı insanı davet ediyordu.
Sevgili biricik eşim bütün cömertliğiyle vücudunu bize sergiliyordu. Ki o an baktığımda, her ikimizin de sikleri taş gibi olmuş, fermuarlarımızı zorluyordu.
İlk başlarda önündeki kabarıklığı eliyle koluyla gizlemeye çalışan Muzaffer bey de artık böyle bir çaba sarf etmiyordu.
Karım yerdeki kırıkları topladıktan sonra yeni bir tabakla gelip tekrar yerine oturdu.
Alkol hızla tüketilirken, bir ara baktığımda karımın bir eli benim dizimde, diğeri ise Muzaffer beyinkindeydi. Karım yavaş yavaş beden temasına başlamıştı.
Omuz askılarından biri aşağı kaymış olan elbisenin diğer askısını da çaktırmadan ben indirmiştim. Karımın her hareketinde göğüsleri daha bir açılıyordu.
Ben bir ara işi dahada ilerleterek elimi kalçasına attım, hafifçe eteğini kaldırıp, yavaş yavaş okşamaya başlamıştım ki, artık karım kısık kısık zevk sesleri çıkarmaya başlar olmuştu.
Kafalarımız iyiden iyiye tatlı olmuştu. Bu durumun da verdiği cesaretle diğer elimle benden taraftaki göğsünü tamamen açarak yalamaya başladım.
Resmen sevişmeye başlamıştık. Karım dizimdeki elini yavaş ca yukarı kaydırarak, pantolonumun üstünden sikimi okşamaya başlamıştı ki, diğer elini de patronu Muzaffer beyin sikine attığını gördüm.
Bunun üzerine karımın elbisesinin üst kısmını tamamen aşağı sıyırdım ve Muzaffer beyin tamamen cesaretlenmesini sağladım.
Mesajı almış olan Muzaffer bey de şimdi karımın diğer göğsüne dudaklarını yapıştırmış, hunharca yalıyor, sıkıyor, yoğuruyordu. Karım sırasıyla fermuarlarımızı açıp dimdik ve taş gibi olmuş siklerimizi meydana çıkarttığında,
artık film tamamen kopmuştu. Şimdi karım bir elinde benim sikim, diğer elinde patronunun sikini okşuyor sıvazlıyor, ara sıra da ağzına alıyor, öpüp yalıyor, emiyordu.
Artık Hayatımda Erkek Yok
Merhaba ben hale kendimce cok güzel bir bayanım. Size hikayemi anlatmadan önce kendimi tanıtayım. Ben lezbiyenim daha dogrusu bu yola girmek istiyordum. Canım kadınlarla sevismek istiyordu. Erkeklerden bıkmıştım.
Bu ise nasıl girerim derken bu olay basıma geldi. Ben hemen hemen her hafta iç çamasırı almaktan hoslanıyorum. Yine bir gün camasır almak icin bir magazaya gittim. Iceri girdim iceride tezgahtar bir bayan ve yanında erkek vardı.
Erkek oldugu icin rahat olamadım doğal olarak tezgahtar bayan buyrun dedi ben ne istedegimi nasil söyleyecegimi bilemedim ama söylemek zorundaydım cünkü girmistim iceri bir defa ve kıza kara bir tanga sordum oda cesitleri cikardi. Ben bir adet begendim ve deneyebilirmiyim dedim.
Beni küçük bir bakine soktu ve buyrun burda giyebilirisiniz dedi.
Ben soyunmaya basladım ve kız iceri gecti bende rahat rahat soyundum ve tangayı giydim biraz bol geldi ve kıza seslendim. Ben kızı bekelrken ciplak vaziyette icerideki erkek geldi.
Ben bir anda ne oldugunu anlamadan adam iceri daldi ve hemen agzimi kapattı.
Eger sesini cikarirsan canin cok yanar dedi. Ben hem korkudan hem de saskinliktan ne yapacagimi bilemeden adam memelerimi emmeye basladi. Adam tam beni sevmeye basladigi sirada tezgahtar kız kabine geldi ve bak ben seni cok begendim ve benim olmani istedim onun icin önce sevgilimi gönderdim.
Onun icin ses cikarmadan bu isi bitirelim dedi. Ben hala bir sey anlamamistim. Saskin saskin ne oldugunu anlamaya calisiyordum. Ve bunlar olurken adamda beni yalamaya devam ediyordu. kız iceri girdi ve oda beni yalamaya basladi. Ben erkeklerden uzaklasmaya calisirken bir anda basima geleni bir türlü hazmedemiyordum.
Ben hic karsilik vemeden olanlara boyun egiyordum. kız memelerimi emerken adamda amımı yalıyordu. Ve bir anda icimde sicak bir sey hissettim. Adam icime girmisti kız ise hala beni yaliyor ve emiyordu bir dudakalrimi bir memelerimi. Bende ister istemez zevk almaya baslamistim ve bende kiza karsilik veriyordum.
Adam beni kabindeki koltuga otutturdu bacaklarimi iki yana acip amımın dudaklarından iceri o koca yarragını soktu hem istemiyorudm hemde karsilik vermeden duramiyordum kiz ise bacaklarini havaya kaldirmis bana amını yalatıyordu. Kzın am sulari agzima akmaya baslamisti.
Amımın icine giren yarak hic durmuyor hızlı hızlı pompalamaya devam ediyordu. Bir anda adam beni kaldirdi ve ters cevirdi ben olmaz yapmayin derken adam sus diye bagirdi ve girtlagima bastirdi ve beni ters cevirdi önce parmaklarini sonrada sikinin basini göt deligime sokmaya basladi.
Ve birden yüklendi. Daha hic ellenmemis götüme hic acimadan bütün hızıyla girdi. Gözlerimden yas gelmeye basladi acimdan sonra hic durmadan gidip gelemeye basladi kız kenara cekilmis bizi iziliyordu ve mastürbasyon yapiyordu kendi kendine.
Adam birden beni kaldirdi ve sikini sıvazlamaya basladi agzima bosalacagini anladim agzimi kapattim ama o gitrlagima basarak agzimi acti ve agzima bosaldi. Sonra adam disari cikti ve kızla basbasa kaldik. Sonra kız bana bak bu tangayi sana parasız verecegim. Eger kimseye söylemezsen dedi.
Oda disari cikti bende toparlanip hic bir sey almadan oradan ayrildim. Simdi ise onlara tesekkür etmek geliyor icimden. Neden mi? Artik hayatimda hic erkek yok...
Bankamatikten Gelen Amcık
Merhaba arkadaşlar, ben Antalyadan Erdem. Özel bir şirkette satış elemanı olarak çalışıyorum. 31 yaşımdayım. 2 yıl önce eşimden ayrıldım ve yalnız yaşıyorum.
Sekse düşkün biriyim ve en büyük fantazim tanımadığım, zevkine düşkün bayanlarla, maddi çıkar olmaksızın tek gecelik, yada en fazla birkaç günlük cinsel ilişki yaşamak.
Bu fantazime dair pek çok bu şekilde ilişkim oldu. Ancak şimdi size anlatacağım ilişkim gelişme yönüyle, başıma gelebilecek yaşayabileceğim en güzel ilişkiydi.
Birkaç hafta önce kredi kartı borcumu bankamatikten ödemek üzere evden çıktım, aracıma binip en yakın bankamatik şubesine gittim. Sıra bekleme derdi olmasın diye ve yapmam gereken ödemenin de son günü olması nedeniyle, gece 23:30 gibi gittim.
Fakat yine de önümde 6-7 kişilik bir sıra vardı. Benden önce bir bayan ve gerisi erkekti. Sırayı beklerken, birara önümdeki bayanın sıra istikametine karşı yan durarak beni izlediğini fark ettim.
İlgisinden dolayı ben de onu süzmeye başladım, ama inanın o gün için aklımda hiçbir çapkınlık hayali ve isteği yoktu. Neyse, nihayet sıra bayana geldi ve işlemlerini tamamlayıp, sağa sola yönelmeksizin olduğu gibi bana döndü ve birşey demek istermişcesine birkaç saniye yüzüme baktı ve yürüyüp gitti.
Yani ben gittiğini sandım, çünkü arkamı dönüp hiç bakmamıştım. Ben de işlemlerimi tamamlayıp aracıma yöneldiğimde, kaldırım kenarında bayanın beklediğini gördüm.
Dik bir şekilde yüzüme bakıyordu.
Tebessüm ederek yanına yaklaşıp selam verdim. Kumral tenli, kumral saçlı, bana göre kısa boylu, 25-30 yaş aralığında minyon tipli ve güzel denilebilecek ölçülere sahipti.
Bu arada ben de 1.90 boyunda, atletik vücutlu bir erkeğim. Onun bana öyle aşağıdan başını kaldırıp ürkek ama arzulu bakması açıkçası çok tahrik etti ve o an onunla yatmayı kafama koydum.
Selamlaştıktan sonra bana, sakıncası yoksa bir yerlerde birşeyler içip sohbet edip edemeyeceğimizi sordu. Ben de, eğer onun için sakıncası yoksa evime gidebileceğimizi söyledim.
O daha şaşkınlıkla yüzüme bakıp cevabına hazırlanırken, ben alkol alışkanlığım olmadığını, en büyük keyfimin demlik demlik çay içmek olduğunu söyledim.
Gülerek, "Tabi, memnun olurum" diye cevap verince inanılmaz bir sevinç duydum.
Arabama bindik ve doğru benim evin yolunu tuttuk. Aklımda da sürekli şu vardı: bir bayan için çok cesaretli, acaba hayat kadını mı Para karşılığı mı birlikte olmak isteyecek
Yada birlikte olmadan sadece çay içip gidecek mi Ve karar verdim, sohbeti hemen cinselliğe getirip, umduğumu bulamazsam evden gönderecektim.
Eve gelince onu salona davet ettim ve kendim oturmadan çay demlemek üzere izin isteyip mutfağa geçtim. Heyecanlamaya başlamış ve elim ayağıma dolanıyordu nedense.
Alelacele çayı koyup yanına döndüm ve karşısındaki koltuğa oturup, boş boş süzmeye başladım yine. Hoş bir kot pantolon ve üzerinde de gömlek vardı. Vücuduna göre göğüsleri o kadar iriydi ki, düğmeleri gerilip kalmıştı.
Bana, "Eee hiç konuşmuyorsun" diyerek söze başladı.
"Ne konuşabilirim, onu düşünüyorum" dedim.
"Kim olduğumu, neden seninle evine kadar geldiğimi merak etmiyormusun" dedi.
"Neden evime gelme cesaretini gösterdiğini merak ediyorum, ama kim olduğunu merak etmiyorum, anlatmanı da istemiyorum, sen de bana sorma" dedim.
"Ama ben merak ediyorum" deyince, ne iş yaptığımı, nereli olduğumu, hayatımda yaşadığım önemli olayları ve niye yalnız olduğumu anlatınca sevindi.
Söz ondaydı artık ve istediğim konu açılmaya başlamıştı: "Uzun zamandır yalnızım ve müthiş bir boşluktayım.
Bu gece kendime bir partner arıyordum, akşamdan beri cafe park dolaşıyorum ve bu şekilde herhangi biriyle ilk defa arkadaşlık yaşayacağım, ancak umudumu kaybetmiştim, çünkü kimse cesaretlendiremedi beni, bankamatikteki işlemimi tamamlayıp eve dönecektim.
Uzun boylu ve renkli gözlü, cesur bakışları olan erkeklerden çok hoşlanıyorum, gözümü senden alamadım ve senin de beni izlediğini fark edince cesaretlendim.
Eğer direk eve davet etmeseydin, dışarda birşeyler içip, seni kendi evime davet edecektim" deyince, kendimi bir anda onun yanında buldum.
Açıklayacağı bir konu, vereceği bir mesaj kalmamıştı artık. Bir kadın ancak bu kadar net olabilirdi.
Yüzünü avuçlayıp, dudaklarına küçük nazik öpücükler kondurmaya başladım. Bundan tahrik olmuş olmalı ki, biranda dudaklarımı vakumlamaya başladı. Ben de yukardan aşağıya tüm düğmelerini usul usul çözmeye başladım.
Elimi sütyeninin içine soktum. O sertliği ve meme uçlarının kabarıklığını tarif edemem. Tamamen soyup ta memelerini görünceye kadar silikon olduğundan şüphelendim.
Pantolonunun düğmesini çözmeye başladığımda, o da elini bacak arama atıp eşofmanımın üzerinden sikimi sıvazlamaya başladı. Çoktan sertleşmiş olan yarağıma eşofmanımın üzerinden 31 çektiriyor gibiydi ve ben de birkaç günlüğün abazalığı üzerine boşalacak gibi oluyordum.
Pantolonunun düğmesini çözüp, amcığına parmaklarımı götürdüğümde, elimi bir bardak sıcak suyun içine soktuğumu sandım. O kadar ıslanmıştı ki anlatamam.
İçimden en sonunda kendim kadar sekse düşkün biriyle istediğim şekilde birlikte oluyorum diye seviniyor ve tadını çıkarmaya çalışıyordum.
O da bu arada eşofmanımı sıyırıp yarağımı dışarı çıkarmış ve hazine bulmuşcasına sıkı sıkı tutup okşuyordu. Onu önümde ayağa kaldırıp soydum. Tamamen çıplak kalınca koltuğa ayak üstü çıkartıp, amının dudak hizama gelmesini sağladım.
Kendim de biraz aşağı kaykılıp, amının dudaklarıyla öpüşmeye başladım. Ellerini başıma koymuş, saçlarımı yolarcasına okşayıp, arada bir başımı iyice amcığına bastırıyordu. Klitorisine ısırıklar atıp, amını dilimle siktikçe ohlamaya başladı.
"Sabırsızlanıyorum!", "Çok güzel erkeğim!" gibi kesik kesik cümleler kuruyordu.
Bir an sesinin şiddeti arttı ve bacakları titremeye başladı. Anladım ki boşaldı. Tabi ben de bu arada eşofmanlarımı çıkardım, baksırımı çıkardım, sadece atletim kalmıştı. Sonra tekrar yanıma oturtup ensesinden tutup öpüşmeye başladım.
Göğüslerini yoğururcasına okşuyor, sıkıyordum. Atletimi kendi elleriyle çıkardı. Ben de ensesinden tutup hafifçe başını göğüslerime getirdim ve o da meme uçlarımı yalayıp sormaya başladı.
Sonra kendiliğinden sikime eğildi, sikimi yalamaya başladı… Öyle iştahlı oral seks görmemiştim. Öyle bir emiyordu ki, ben boşalmadan döllerimi yumurtalıklarımdan pipetle çekecek gibi soruyordu. Arada bir bırakıyor, nefesini topluyor, 2-3 saniye sonra birdaha emiyordu.
Tabi ben buna çok uzun süre dayanamayıp boşalmaya başladım. Öyle bir boşaldım ki, hemde döllerimin fışkırmasına onun yutma hızı yetişemiyor, döllerim dudaklarının arasından süzülüyor, ama o parmaklarıyla geri toplayıp hepsini yutmaya çalışıyordu.
Sikimin üzerinde kalan damlaları da diliyle özenle toplayıp hepsini yuttu…
Boşalmama rağmen sikimin küçülmediğini görünce bana tebessümle baktı, "Kaldırmak için uğraşacağım diye üzülüyordum, bu yarağı bir an önce amımda istiyorum!" deyip beni yatırıp, sikimi eliyle tuttu amına yerleştirdi ve yavaş yavaş üzerine oturdu.
Hepsini aldıktan sonra birden öyle hızlı hareket etmeye başladı ki, aklımı kaçıracak gibi oluyordum. Ben de onun bacaklarını okşuyor, kalçalarını avuçluyordum.
Hafiften götünün deliğini de parmağımla yoklamaya başlamıştım ve bundan aşırı tahrik olduğunu fark ettim. Göğüslerinin uçlarını birbirine yanaştırıp, ikisini birden emmeye çalışıyordum.
O an birkaç tane elim olmasını ve vücudunun tamamını aynı anda okşayabilmeyi o kadar istedim ki…
Bir süre böyle sikiştikten sonra onu üzerimden kaldırıp, yüzü dönük oturmasını istedim. Ben de koltuğa yanlamasına yatıp kontrolü ben aldım. Hızlı sikilmekten hoşlanıyordu.
Lokomotife dönmüş gibi çakıyordum amının derinliklerine. Bir elimi de önden dolandırıp klitorisini misket gibi oynuyordum. Onun boşalacağını anlayınca yavaşlayıp amına girişimi sert yapmaya başladım. Usul usul geri çekiyor ve bir anda köklüyordum.
Bundan da memnun olmuş olacak ki, bağıra çağıra boşaldı. Ve onun boşalmasıyla birlikte ben de içine akıttım döllerimi…
Yattığımız yerden doğrulup birer sigara yaktık. O arada da mutfağa gidip çayı demledim. Peşimden gelip arkamdan belime sarıldı, kalçalarımı okşuyordu.
Bu aklıma anal seks teklifini getirdi ve dile getirdim. Daha önce anal seks yapıp yapmadığını sordum. Hiç yapmadığını söyledi. Eğer ilgisi varsa bunu ona yaşatabileceğimi söyledim.
O da bunun acı verici olduğunu duyduğunu, ama merak ettiğini söyleyince, onu cesaretlendirmeye çalıştım. Canının yanmayacağını, yanması halinde ısrarcı olmayacağımı ve bundan çok keyif alacağını aklına soktum. O da kabul etti.
Anal seksin sohbeti bile sikimi yeniden kaldırmıştı. Birlikte banyodan krem aldık ve bu sefer yatak odama geçtik. Diz dirsek pozisyonu aldırıp, omuzlarının yatağa değecek kadar eğilmesini istedim. Gördüğüm manzara muhteşemdi.
O tertemiz götü görünce dayanamayıp yalamaya başladım. Hoşuna gitmişti. Parmağımla da büzüğüne masaj yaparak yumuşatmaya çalışıyordum. İyice kıvama geldiğini anlayınca, hem sikimi, hem götünü iyice kremledim.
İlk defa götten sikilecek olmasına rağmen rahat görünüyordu. Yavaşça sikimin başını göt deliğine bastırmaya çalıştım.
Refleksle kendini sıktığı için zorlamam gerekiyordu, ama bunu yaparsam canı yanacaktı. Kulağına usulca kendini sıkmamasını, ıkınır gibi yapmasını söyledim.
'Tamam!' anlamında başını salladı. Ve tekrar denemeye koyuldum. Götünde milim milim ilerliyordum.
Başını tamamen sokunca, her geri çıkışımın dönüşünde biraz daha fazlasını sokuyordum. Ve en sonunda dibine kadar soktum.
O çoktan ahlamaya ohlamaya başlamıştı. Götten yemek hoşuna gitmişti.
Artık hoyratça, zevkime göre, poposunu tokatlaya tokatlaya sikiyordum götünü. Ben götüne çaktıkça poposu dalga dalga oluyordu.
Arada bir aşağıdan göğüslerini okşayıp, sırtını yalıyordum. Zevkten, "Sik götümü! Götüme boşal!" gibi laflar ediyor, beni de iyice tahrik ediyordu. Boşalmadan çıkardım sikimi ve yanına yattım, onun üzerime çıkıp götüne almasını istedim.
Üzerime çıktı, sikimi tutup götünün deliğine hizaladı ve yavaş yavaş oturmaya başladı. İlk defasında bu kadar zevk alacağını tahmin etmiyordum, ama zevkten gözleri kayıyordu ve amının ıslaklığından da belliydi.
Yarağım götünde, parmaklarım amcığındaydı. Hele o memelerin bir inip bir kalkması, hayatımda gördüğüm en güzel dans gösterisi gibiydi. Bu zevkleri yaşarken titreye titreye boşaldım götünün içine…
Hiç oyalanmadan kalkıp duşa gittik. Banyoda seks te çok tahrik eder beni. Birlikte yıkanırken öpüşmeye başladık.
Onu küçük taburenin üzerine çıkartıp duvara yasladım, sol bacağını sağ kolumla kaldırıp destekleyip, ayakta amcığına soktum ve sikmeye başladım. Seslerimiz suyun sesine karıştıkça ve o su damlaları vücudumuzdan akarken bizi okşuyormuş gibi geldikçe dakikalarca sikiştik.
"Geleceğin zaman ağzıma boşal!" diye mırıldanıyordu.
Boşalmama yakın sikimi amından çıkardım ve otuzbir çekerek ağzına dayadım. Bu arada o da eli amında masturbasyon yapıyordu. Ağzının içine, yüzünün her yerine fışkırttım döllerimi.
O da boşalmış olmalı ki, banyonun içinde oturup kaldı. Geri kaldırdım ve yıkanıp çıktık. Çaylarımızı içtik ve beraber yattık, göğsümde bebekler gibi uyudu.
Sabah olunca giyinip çıktık evden. Aynı bankamatiğin önüne gelince inmesini istedim.
"Neden burası?" dedi.
"Burda başladı, burada bitiyor." dedim.
"Telefonunu istesem verir misin" dedi.
"Hayır vermem. Çok güzeldi, ama ikimizin de fantazisi buydu. Bunu kabalık olarak görme, bu hikaye böyle başladı böyle bitmeli!" dedim.
O da, "Her ay, aynı günde, aynı saatte hep bu bankamatiğe geleceğim" deyip dudaklarıma bir öpücük kondurdu ve indi arabamdan.
Ben de eve geri döndüm. Sanırım uzunca bir süre fantazilerindeki tek erkek ben olacağım....
Almanyada ilk Sikilişim
Frankfurttan,dostlarına selamlar. Bülent, Asım ve Yavuzla Almanyaya gelmeden önce çok sikişmiş ve sikilmenin müptelası olmuştum. Hergün küçük bir orospu gibi gidip sikicilerimin altına yatmaya okadar alışmıştım ki anlatamam.
Almanyaya, ailemin yanına gelmiş, okula başlamıştım. Ve çok büyük bir boşluk içinde, ne yapacağımı bilemiyor, Türkiyeyi ve kocalarımı özler olmuştum. O zamanlar Almanyada Türk sayısı yok denecek kadar azdı, bizim okulda benim yaşlarda anca tek elin parmaklarıyla sayılacak kadar Türk talebeleri vardı.
Benim sınıfımda Metin ve paralel sınıfta ise Lokman isminde iki Türk çocuk vardı. Ve biz birbirimizle, gurbetin ve garipliğin verdiği duyguyla çok çabuk üç samimi arkadaş olmuştuk. Okulun dışında hep Metinlere giderdik, çünkü Metinin Annesi ve Babası gündüzleri işte olurlardı.
Biz de derslerimizi yapıp, kağıt oyunları oynardık, Pişti, Poker gibi. Bu arada belirtmeliyim ki onlar fiziksel olarak benden daha yapılıydılar. Başta belirttiğim gibi sikilme hasretiyle yanıp kavruluyordum.
Derler ya, Alışmış kudurmuştan beterdir diye, ben de öyle kuduruyordum ve onlardan bir kıvılcım bekliyordum, belki kendimi onlara siktirebilme fırsatı olur diye.
Birgün elime bir Sex Dergisi geçti ve çantama koyup okula götürdüm, okuldan sonra arkadaşlarıma gösteririm de, belki birşeyler olur diye. Dergide hertürlü sikiş resimleri vardı, tabi erkekleri siken erkeklerin resimleri de.
Dersten sonra Metinlere gidip derslerimizi yaptıktan sonra, ben Dergiyi çantamdan çıkarıp, "Bakın bunu bugün buldum, size getirdim, beraber bakalım mı İstermisiniz" dedim.
Ve hep beraber sayfa sayfa çevirip dikkatlice resimleri inceliyorken, ben de çaktırmadan da onların siklerine bakıyordum, hareketlenme, kıpırdanma var mı diye.
Ama ne kıpırdama Anında ikisinin pantolonlarının önü hemen çadır kurmuştu bile. Önce Metin pantolonunun üstünden sikini sıvazlamaya başladı. Sonra da Lokman dayanamayıp, o da aynısını yapmaya başladı. Ben de benim ufaklığı okşar olmuştum…
Bir yarım saat falan kendimizle uğraştıktan sonra, Metin bana, "Kemal sana birşey diyeceğim, ama aramızda kalacak tamam mı" diye beni tembihleyip, benden onayı aldıktan sonra,
"Sen aramıza katılmadan önce, biz Lokmanla Porno resimlerine bakarak karşılıklı 31 çekiyorduk, sen aramıza girdikten sonra tepkinin ne olacağını bilmediğimiz için senden sakladık, dilersen sen de bize katılıp 31 çekebilirsin, çok zevkli oluyor" dedi.
Ben de (İstemem, yan cebime koyun edasıyla), "Siz başlayın, istersem ben de size katılırım." dedim.
Maksadım önce onların siklerini görüp benimkiyle kıyaslamaktı, mahçup olmamak icin. Metin önce pantolon ve külotunu çıkardı ve aletini serbest bıraktı. Alet diyorum, çünkü o ana kadar böyle bir sik görmemiştim, Asım ve Bülentinkinden daha büyük ve kalıncaydı.
Sonra da Lokman sikini serbest bıraktığında, benimki kadar falan olduğunu görünce rahatlamıştım, yani ben de çıkarırsam mahçup olmayacağım için.
Onlar hemen 31 çekmeye başladılar, ben de onları seyrederken benim sikimi pantolonun içinden bir süre okşadıktan sonra, ben de sikimi özgürlüğüne kavuşturdum ve onlara eşlik etmeye başladım. O an onların siklerini elime alıp 31 çekmeyi, ağzıma alıp yalamayı çok istiyordum, ama buna cesaret edemiyordum.
Ben ikisinin arasında oturuyordum ve çıplak bacaklarımız ister istemez birbirine değiyordu. Ben 31 çekerken Metinin sikini seyretmekten kendimi alamıyordum.
Metin de bunun farkındaydı ki, "Beğendin mi benim canavarı" dedi.
Ben de başımı sallayarak (Evet anlamında) "Hı hı…" dedim.
"Çok canavar birşey, ellemek istermisin" diyerek elimi tuttu, nazikçe sikinin üstüne çekti ve tutturdu.
Ben de sikini avcumun içine sıkıştırıp ona 31 çektirmeye başladım. Metin bayağı heyecanlanmıştı, sanki onun kalp atışlarını duyuyordum. O arada Metin de benim ufaklığı eline almış 31 çekiyordu.
Lokman da bir ara sol elimi kendi sikine tutuşturdu ve ona da 31 çektirmemi istedi. Onunkini de sıvazlamaya başladım. Bir yarım saat birbirimize 31 çektikten sonra, önce Metin, sonra Lokman boşta kalan ellerine akıttılar, sonra da ellerindeki menilerle bana 31 çektiler. Ben de fazla dayanamayıp ellerine boşaldım.
Ellerindeki meniler ve benim menim, sikimden taşaklarıma, bacaklarıma akıyor beni deli ediyordu, onları yalayıp yutmamak için kendimi zor tutuyordum. Artık bunu hemen hemen hergün yapıyorduk…
Birgün Metin ve ben yalnız okuldan gelmiş, derslerimizi yapmış, Pişti oynamaya başlamıştık.
Metin, "Oyunun bir iddiasi olsun mu" dedi.
"Olsun Peki ne olsun" dedim.
O da, "Sen söyle" dedi.
Belli ki bana birşeyler söyleyecek ama söyleyemiyordu.
Tekrar, "Ne olsun" dedim.
Metin şakayla karışık, "Yenilirsen benimkini ağzına veririm, yalarsın Sen yenersen de, ben senin sikini ağzıma alırım, yalarım" dedi.
Ben tabii bu teklife hemen balıklama atladım ve "Olur" dedim.
Piştiyi ondan iyi oynadığım halde, bilerek o muhteşem siki yalamak için ona yenildim. Metin beni kaldırdığı gibi Annesi gilin yatak odasına götürdü. Pantolonunu bir çırpıda külotuyla beraber çıkardı ve o hasretini çektiğim muhteşem yarağını yalamam için kafamı tuttu, sikine bastırıp ağzıma sokmaya ve ağzımı sikmeye başladı.
Ben de iyi öğretilmis bir orospu olarak tüm hünerlerimi sergilercesine yaladım, çiğnedim ve sıvazladım erkeğimin sikini. Benim o güzel yalamama fazla dayanamayıp hayvan gibi böğürerek, "Geliyorummmm!" derken, ağzıma boşalmamak için sikini eliyle boğmaya başladı.
Ben de elini çekip, ağzıma boşalmasını istediğimin sinyalini verir vermez, ağzıma bir patlayışı vardı ki, görmeliydiniz Bir damlasını bile ziyan etmeden tüm menilerini yuttum ve halen yalamaya devam ediyordum…
Artık ok yaydan çıkmış ve o canavarı götüme almak istiyordum. Metinin sikini hem yalıyor, hem de onun tüm vücudunu bir kadın okşar gibi okşuyor, üstündekileri de çıkarmayı ihmal etmiyordum.
Metinin canavar halen ağzımda, kalbi sikinde atıyormuş gibi hisediyordum. Bu arada o da boş durmayıp, benim üstümdekileri çıkarmış, benim her tarafımı yalayıp okşuyordu. Bir ara elinin götümde dolaştığını, götümü okşadığını hissedince, götümün deliğini parmaklarına gelecek vaziyette ona ayarladım.
Fakat, 'Beni sik' demeye de çekiniyordum. Metin sinyalimi almıştı ve beni hem öpüp dilini ağzımın içinde dolaştırıyor, hem de götümü parmaklıyor, götümün çok güzel olduğunu söyleyerek, bir nevi beni sikmek istediğini anlatmaya çalışıyordu.
Biz artık kendimizden geçmiş kuduruyor ve o zevkle değişik değişik sesler çıkarıyorduk. Metin götümü parmakladıkça ben kendimden geçiyor uçuyor, bir an önce beni sikmesini arzuluyordum…
Bir ara beni o kuvvetli elleriyle çevirip damalttı ve götümü yalamaya başladı.
Yalarken de, "Bu güzel götü yemem mi" diyor, benim tepkimi ölçüyordu. Ben de tüm cesaretimi toplayıp, "Ye kocacığım, istediğini yapabilirsin" deyince artık iyice kopmuştuk.
Metinimin ağzından "Seni sikmek istiyorum" kelimeleri dökülünce ben rahatlamış ve "Sik beni kocacığım, beni kadının yap" demiştim.
Bu cümle Metinimin benden duymak istediği sihirli cümleymiş meğer. Metin buna hazırlıklıymış, bir çırpıda banyoya gidip Vazelin aldı geldi. Ve götümü yağlamaya, parmaklarıyla götümün deliğini genişletme gayreti içine girdi.
Ben de, "Yeter kocacığım, artık dayanamıyorum, sik beni" diye yalvarıyordum.
O da, "Sabret, seni acıtmadan ürkütmeden, istediğin gibi sikeceğim karıcığım benim" diyor ve götümü parmaklamaya devam ediyordu…
Nihayet aylardır beklediğim ve bitmesini hiç istemediğim an gelmişti ve sikilmeye hazırdım. O canavarı götüme sokması için sikini elime aldım, götümün ağzına getirip, sikilme pozisyonunu aldım ve götümü Metinimin sikine hafif hafif bastırmaya başladım.
Metin hiç acele etmiyor, canımı acıtmamak için çok itinalı bir şekilde götüme sokmaya çalışıyordu. Siki okadar uzun ve kalındı ki, sikilmeye alışkın olduğum halde almakta zorlanıyor, tir tir de titriyordum.
Sanki heran bacaklarımın bağı çözülüp, bayılacak gibi oluyordum. Metin beni kuvvetli kollarıyla omuzlarımdan tutarak, bir hamle yapıp sikinin kafasını götüme sokmuş, benim hareketlenmemi bekliyordu.
Ben de başı girdikten sonra hepsini içime almak için hafif hafif gidip geliyor, kocacığımın o güzel sikini milim milim içime alıyordum.
Tümü içime girdiğinde Metin git gel hareketlerine başladı ve giderek hızlanarak beni sikiyor, iltifatlar yağdırıyor, "Ohhh, Ahhh, Güzel karıcığım" deyip, pompalıyordu.
Bir defa boşalmış olmanın verdiği rahatlıkla, beni yalansız bir saate yakın aklınıza gelecek her pozisyonda sikti ve beni bulutların üzerinde gezdirdi. Artık patlama zamanı gelmiş olmalı ki, Metin bayağı hızlanmış, her pompalayışında taşakları 'Şapp Şapp' diye götüme vuruyordu.
Ben de erkeğimi ateşliyor, "Boşal kocacığım, boşal, döllerinin hepsini istiyorum" diyordum.
Metin boşalacağı an, bir hamlede sikini götümden çıkarıp ağzıma verdi ve ağzımı sikerek ne varsa ağzıma fışkırttı. Döllerinin hepsini yuttum. Son damlasını da alıncaya kadar somurdum, çok mutluydum.
Metin, "Babamın Annemi siktiği yatakta siktim seni, artık sen de benim karım oldun, seni hergün bu yatakta sikeceğim" dedi.
Ben de dünden razı olarak, "Artık sen benim kocamsın, istediğin gibi sik beni, kendine köle et" dedim.
Artık Almanyada da sikicimi bulmuş, kendimi siktirmenin tadını çıkarıyor, hergün kocamın altına yatıyordum…
Ah Şu Kocam 2
Tam ben bu vaziyetteyken telefon geldi. Islak parmaklarımla telefonu açtım, Özcan… Hey allahım… Sanki bir işaretti bu…
Ben onu hayal ederek mastürbasyon yaparken, o aynı anda beni arıyordu. Semih’i sordu,
“Daha gelmedi” dedim hemen… Bir an durdu, sonra
“Sultancım, geçen gün için çok üzgünüm” dedi. Şaşırmıştım. Neden kapanmış bir konuyu açıyordu bu adam…
“Özcan üzme kendini, o konu kapandı artık…”
“Ama o günden beri aklımdan çıkmıyor…”
“Neden ki ?”
“Yani.. Özür dileyemedim falan…”
“Diledin işte.. Özcan, kendini suçlama.. Oldu bir hata.. İkimiz de suçluyuz.. Kafana takma olur mu?”
Evet onu deli gibi arzuluyordum ama kendimi hemen kucağına atamazdım. Her ne kadar kocamla fantazilerimize onu ikinci kocam olarak alsak da yapamıyordum işte, şaşkın gibiydim. Hem deli gibi istiyordum onu, hem gerçek olmasını engelliyordu bir şeyler…
“Sağol beni ele vermedin Sevgiye karşı, çünkü çok şüpheci, canıma okuyabilirdi sorularıyla…” dedi. Ben kapatmaya çalışıyordum o açıyordu.
“Evet, Sevgi çok şüpheci ve çok iyi arkadaşım… Onu kaybetmeyi kesinlikle istemem…” diyerek bu olaya ne kadar kapalı olduğumu ima ettim. Bozulmuştu biraz… İyi günler dileyerek kapattık ama içim yanıyordu.
Yine arzularım kabarmış kuduruyordum. Özcan’ı terslemiştim ama aslında çok istiyordum. Onun kaslı kollarına dolanmak, kaba elleriyle her yerimi okşamasını, kalın etli dudaklarıyla dudaklarımı emmesini istiyordum. Büyük, kalın ve damarlı olduğunu düşlediğim sikinin amımın içinde gidip geldiğini düşünmek amımı sulandırıyordu.
Yine de basit bir kadın olmamalıydım. Onu ne kadar istediğimi ona belli edemezdim. Fakat zaman geçtikçe ona duyduğum arzu çoğalmaya başladı. Ne zaman rastlasam o akşamki sarılması aklıma geliyordu.
Bir gece kocamla yemekten sonra şarabımızı alıp yatağa geçmiştik. Çırılplak soyunmuş, yatakta uzanıp televizyonda porno izerken elimizde kadehler şarap içiyorduk. İzlediğimiz filmin konusu grup seksti. İki çift birlikte oluyorlar, harika sevişiyorlardı. Semih gözlerini ekrandan ayırmadan,
“Sana bir şey söyleyim mi Sultanım?” dedi “Ama kızmak yok”.
“Söyle…” dedim
“Ben Özcan’ın sikini gördüm” dedi. Yutkundum. Şokla birlikte bir anda ateşim de çıkmıştı.
“Yok ya, nasıl?” diyebildim sadece.
“Geçen ay halı sahada maç yapmıştık ya… İşte maçtan sonra duşa gitmiştik. Özcan sabunlanmış, gözleri köpüklüydü. Biz de arkadaşlarla onu gözledik dalgasına, gülmek için…”
“Eee ?” dedim heyecanla “Gördünüz mü Özcan’ın sikini?” Dönüp bana baktı,
“Oohh.. Ne güzel söyledin kız.. Ne olur, bir kere daha söyle…”
“Sikini gördün mü arkadaşının? Özcan’ın sikini gördün mü?” diye devam ettim. Elimi sikine attım, sertleşmişti. ”Ne o kocacım? Hoşuna mı gitti Özcan’ın sikinden bahsedince?”
“Evet aşkım. Sen Özcan’ın siki falan deyince tahrik oldum işte…”
“O zaman anlat bakalım”
“İnikti ama uzundu. Sağa sola sallanıyordu. Damarları çıkmıştı. Bayağı da vardı kalınlığı…”
“Demek ki Sevgi doğru söylüyormuş…” dedim mahsustan
“Ne yani? Kocasının sikini mi anlattı sana?” dedi. Kocamın da Sevgi’ye kayıtsız olmadığını seziyordum.
“Evet bazen konuşuyoruz işte… Laf sırası gelince…”
“Sen de benden benimkinden bahsetseydin bari…”
“O anlatınca ben de anlattım tabi… Canımı yakıyor bazen, pek büyük benimki de, dedim. Pornoları seyredip seyredip sabaha kadar birbirimize atlıyoruz dedim… “
“Ooohhh harikasın karıcığım…”
“Semih… Arkadaşın olmadan pek içmezdin sen… Bu akşam neden yalnız içiyorsun hayret…” Yüzüme baktı,
“Evet ya… Ne dersin karıcım? Çağıralım mı bizimkileri?” dedi
“Ne o? Sevgi’yi mi göreceksin?” diye takıldım
“Sen de Özcan’ı görürsün karıcığım… Geçenlerde onlarda otururken, adamın önünden gözlerini alamıyordun.” Yutkundum, elimdeki kadehten bir yudum aldım,
“Saçmalama aşkım, nerden çıkardın?”
“Hadi hadi çekinme, kızacak bir şey yok bunda…”
“Tamam, gözüm ilişti bir iki defa… Ama sen de Sevgi’nin kalçalarına bakıyorsun, kaç kez gördüm”
“Demek ki ikimiz de aynı suçu işlemişiz” Uzanıp dudaklarımı öptü. “Sevişirken onlardan bahsetmekten, onları yatağımıza almaktan herhalde… Onları gördükçe konuştuklarımız aklıma geliyor aşkım…
“Hadi çağır o zaman şunları… Neşelenelim biraz…” dedim. Kalktı, telefon açtı Özcan’a,
“Biz kafaları bulduk kanka, siz de isterseniz hemen gelin, hem içeriz, hem laflarız…” dedi. Sesini duyuyordum Özcan’ın,
“Geç olmadı mı dostum? Hem Sultan ister mi bakalım bu saatte misafir?” dedi
“Bizimki de zaten olur dedi, onun istemesiyle aradım seni…” demez mi? Hemen kolunu çimdikledim Semih’in ama iş işten geçmişti.
“Haa… O zaman geliriz tabi ki ama…”
“Ne aması?” dedi Semih
“Bizimki yok, annesine gitti bu akşam…”
“Yaaaa demek öyle?” dedi kocam hayal kırıklığıyla… Ben de aynı durumdaydım. Hevesim kursağımda kalmıştı. Semih
“Olsun canım, sen gel” dedi.
“Olmaz kanka, Sultan rahatsız olur…”
“Rahatsız olmaz, sen gel”
“Peki o zaman geliyorum” diyerek kabul etti Özcan. Telefonun kapanmasıyla birlikte ateşler içerisinde kalmıştım. Yanaklarım kızarmıştı. Sanki gelmelerini sadece ben istemişim gibi çağırmıştı adamı… Kızar gibi yaparak
“Sen ne yaptın?” dedim
“Eee ne yapalım karıcım… Benim şansım yokmuş. Ama senin varmış..”
“Ne yani? Ne demek o?”
“Hadi hadi… Ben malımı tanırım. Heyecandan ellerin titriyor. İstemezmiş gibi konuşup durma… Geliyor işte… Bu akşam Özcan’ı delirtmeni istiyorum”
“Sen ne söylüyorsun Semih? Bunu nasıl yaparım ben?”
“Canım, adamın koynuna gir demedim ki… Sadece eğleneceğiz. Biraz serbest, açık davran. Bir iki dekolte göster, bacak göster. Güzel karımın güzelliklerini görsün, Özcan’ı delirt. Benim yanımda bir şey de yapamaz, kudursun enayi sana baka baka… Biz de hem güleriz, hem fantazi yapmış oluruz…”
“İyi ama… Ya Özcan asılmaya kalkarsa? Onu hesaba katıyor musun?”
“Meraklanma ona cesaret edemez”.
“Bak, içelim diye adamı çağırdın. İçki şişede durduğu gibi durmaz, o da kafayı bulunca asılmaya ellemeye kalkar, aranız açılır yok yere…”
“O kadar ileri giderse önlemini alırız aşkım. Ufak tefek şeyler olur tabi, o kadarına göz yumarım, meraklanma… Sadece eğlenelim, ben senin de bu işten zevk almanı istiyorum”
“Tamam o zaman, onu kudurtacağım. Ama adam üstüme atlarsa engellemek de sana kalmış, tamam mı?”
“Hah şöyle, yola gel…”
Hemen yataktan kalktık. Balık kesim eteğimi giydim. Dar kesim olduğundan geniş kalçalarımı meydana çıkarıyor, çok seksi gösteriyordu beni. Üstüne de bir dar badi çektim yakası açık… Altına sutyen takmadım. Şuh bir kadın olmuştum. Kafam da kıyak olmuştu, üç kadeh içmiştim.
Makyajımı bitirdiğimde Özcan elinde biralarla geldi. Kapıyı açtım, içeriye buyur ettim. Artık daha cesaretli bakabiliyordum yüzüne içkiliyken… “Hoş geldin” diyerek içeri aldım. Önünden kalçalarımı kıvıra kıvıra gidiyordum. Arkamdan nasıl da bakmıştır…
Oturduk, sohbet muhabbet epey eğlendik. Kocam başını başka yere çevirdiğinde, Özcan görmez tarafından beni süzüyor, imrenerek yutkunuyordu. Ben de gülümsemekle yetiniyordum.
Özcan’la Semih karşılıklı kanepelerde oturuyorlardı, ortalarından geçebiliyordum. Önlerinde de sehpalar vardı. Ben Semih’in sehpasına eğildiğimde ona karşı domalmış oluyordum. Kalçalarımı iyice dışarı çıkararak eğiliyordum. Amacım geçen gün sikini dayadığı kalçalarımın ne kadar güzel olduğunu göstermekti.
Bir ara kocam tuvalete kalktı. Ben de kalktım, kocamın önündeki şişeleri toparlarken yine çıkardım kalçalarımı… O anda Özcan,
“Hayatımda gördüğüm en güzel şeyler…” diye mırıldandı. Hemen doğruldum
“Ne o güzel olan şeyler?” Hemen düzeltti
“Şey, aklıma bir şey geldi de… Sen bana bakma konuşuyorum işte…” dedi.
Keşke biraz daha cesaretli olabilse dedim kendi kendime… Pantolonun önündeki kabarıklık gözüme batıyordu iyice… Başım dönüyordu, içk**en mi, onunla sevişme isteğinden mi bilmiyorum. Artık hayallerimi gerçekleştirmeliydim bu gece… Hazır karısı yokken, hazır içkiler içilmiş, engeller kalkmışken… Bu fırsatı kaçırmadan onun altına yatmalıydım. Bir şekilde kocamı uyutmanın bir yolunu bulmalıydım. Biraz sonra Semih banyoda işini bitirmiş, geldi. Dans müziği açtı,
“Dans edelim hayatım” dedi.
“Aaaa misafirin yanında çok ayıp kocacım” dedim.
“Yoo, siz keyfinize bakın çocuklar… Hem ben misafir miyim sultan, aşk olsun…” dedi.
Ben de içimden “hadi ne olur, aşk olsun” diye iç geçiriyordum. Kalktım, kocamla dans ederken birbirimize iyice sarıldık. Sanki kilitlendik adeta… Önümde, kasıklarma batan sertleşmiş sikini hissedebiliyordum. Semih boynumu nefesi ile yokluyor, bazen öpüyor, bazen de diliyle yalıyordu. Benim gözler zevkten kısılıyor ama bir şey yapamıyordum. Sonuçta Özcan’ı kudurtacaktık
Ellerini yavaş yavaş kalçalarıma indiriyordu kocam… Artık hiç kısıtlamayacaktım Semih’i… “Ne olacaksa olsun artık bu gece” dedim içimden… Bu gece mutlaka ikisini de istiyordum.
Semih benim engellemediğimi görünce daha da ilerilere giderek ellemeye, sıkmaya başladı. Tam da Özcan’ın karşısında yapıyordu bunu… Adam kuduruyor, bir o kadar da ben kuduruyordum. Yavaş yavaş eteğimi yukarı çektiğini fark ettim.
“Semih yapma. Özcan görecek. Çok ileri gittin. Ne olur yapma…” diyordum. O da elleri kalçalarımı okşarken,
“Sus lütfen, ben ne yaptığımı biliyorum sevgilim… Sen merak etme…” diyordu fısıldayarak kulağıma…
Ben artık yüzümü Özcan’a döndüğümde, gözlerimi kısarak kocamın okşamalarından nasıl zevk aldığımı ona da gösteriyordum. Kocam eteğimi iyice kaldırdı, parmakları külodumun kenarlarında dolaşıyordu şimdi… Benden hiç ses çıkmıyordu…
Özcan artık rahatlıkla oturduğu yerden külotlu çorabımın altından siyah külotumu görebiliyordu sanırım. Kocam pençeleriyle eteğin altından kalçalarımı sıkıyor mıncıklıyordu. Özcan’a döndüm ve sikini okşadığını gördüm.
Artık içkinin etkisi ile o da rahat davranıyordu. Bir anda gözlerim açılmıştı. Adam oturduğu yerde, benim bacaklarıma, kalçalarıma bakarak sikini pantolonunun üstünden okşuyordu. Kocam kulaklarımın memelerini yalarken
“Özcan’la da dans etmeni istiyorum tatlım…” dedi. Ben de istiyordum elbette… Hem daha neler neler istiyordum. Başımı çevirip Özcan’a baktım.
“Kocacım, adamın siki kalkmış, okşayıp duruyor. Sen kızmaz mısın?” dedim
“Neden kızayım canım, konuştuk ya önceden, kızmam”
“Ama sadece kudurtacaktık onu.. Bu vaziyette dans etmeye kalkarsak, bu herif korkarım ayakta becerir beni…”
“Karıcım, boş ver bunları… Eğlenmene bak sen… Öyle seksi görünüyorsun ki… Özcan’ın sana baka baka tahrik olması deli ediyor beni… Hoşuma gidiyor… Nasıl istiyorsan, içinden nasıl geliyorsa öyle davran… Evet, sadece kudurtacaktık, öyleydi… Ama artık seni sikmek isterse de, sen arzu ettikten sonra ben de istiyorum… Ve inan çok mutlu olurum…”
Şaşırmıştım ama sevinmiştim de… Kocamın boynuna sarılıp dudaklarına yumuldum. Karı koca ayakta öpüşüyorduk. Özcan da oturduğu yerden bizi izliyordu. Çok tahrik olmuştum. Bacaklarımın arasından sularımın aktığını hissediyordum. Kocam sonunda zorlukla ayrılıp,
“Hadi, yap şunu…” dedi. Ben de Semih’i bırakıp elimi Özcan’a uzattım,
“Gel Özcan, biraz da seninle dans edelim. Orada yalnız kaldın…” dedim. Öyle kısık, şehvet dolu bir tonla söylemiştim ki, Özcan durumu anlamıştı. Sanki dans etmeye değil de, sevişmeye, yatağa çağırıyordum Özcan’ı…
“Çok sevinirim” dedi. Kalktı, önce el ele dans etmek istedim.
“Böyle mi yapacağız Sultanım?” dedi. İlk kez ağzından Sultanım sözünü duymuştum. İçim bir hoş oldu, ürperdim.
“Sen nasıl istiyorsun?” dedim. Sarıldı sımsıkı, kendine çekti, vücudumu kendi bedenine yapıştırdı ve
“İşte böyle… Senin için sakıncası yoksa…” dedi.
Penisinin sertliğini göbeğimde hissediyordum. Pantolonun taş gibi kabaran önünü dayamıştı bana… Özellikle sertliğini hissettirmek istiyordu… Ve evet… Hissediyordum… O gün mutfakta arkama dayanan taş gibi yarak, şimdi karnıma göbeğime baskı yapıyordu. Sulandığımı hissediyordum…
“Hayır, bence sakıncası yok. İstediğin şekilde dans edebiliriz…” dedim. Ben de ellerimi, hatta kollarımı doladım boynuna…
“Çok güzelsin sultanım… Ne mutlu bana… Ne mutlu bana kollarımdasın. Seni çok istiyorum sultanım… Öyle istiyorum ki, bilemezsin…” diyerek beni havaya sokuyordu. Artık ben de bitmiştim.
“Bu akşam seninim aşkım, istediğini yap…” diye fısıldadım kulak memesini öperken…
“Nasıl yani?” dedi şaşırarak… “Semih?” Başını çevirip bizi gülümseyerek izleyen kocama baktı. Kocam da oturduğu yerden kadehini havaya kaldırarak bize güldü. Bir eli önündeki kabarıklığın üzerinde, okşayıp duruyordu.
“Sen kocama aldırma… Bana bak… Zaten senin kollarına o gönderdi beni…” dememle birlikte dudaklarımız birbirine geçti. Öyle güzel emiyordu ki dudaklarımı koparacaktı sanki… Canım çok yanıyordu ama aldığım zevk kat kat fazla olduğundan sesimi çıkarmıyordum. Bu kez kocam oturduğu yerden bizi izliyordu. Özcan kulağıma,
“Seninle sevişmeyi o kadar çok istiyordum ki… Ama hayalden öteye gitmeyecek diye düşünürken o geceki hatayı yaptım. İyiki de yapmışım. Bak artık kollarımdasın Sultanım…” diyordu. Ben de itiraf ettim,
“O akşamdan beri seni düşlüyorum Özcan’ım. İnan bana, Semih’le sevişirken bile kocamın yerinde sen olduğunu düşlüyorum”
“Hadi o zaman… Bu kadar azap çektiğimiz yeter…” dedi Özcan, beni soymaya başladı oracıkta… O çırılçıplak kaldı, benim üzerimde ise sadece siyah çorabımla külotum vardı. Elimden tutup etrafımda döndürdü, aç gözlerle her yerimi inceledi.
“Oofff şuna bak be… Ben rüyadayım her halde…” diyordu. Hemen onları da çıkarıp pırıl pırıl kaymak gibi tertemiz mis gibi kokan amımı yalamaya koyuldu.
“İnanmıyorum ya… Senin de beni istediğini bilseydim şimdiye kadar harekete geçerdim. Şu amın güzelliğine bak… Harikasın canım…” diye diye yalayıp duruyordu amımı…
Bir ara Semih kayboldu kıskandı her halde dedim. Onu görecek durumum yoktu. Adam ayakta benim amımı öyle güzel yalıyordu ki anlatamam. Dizlerim titremeye başlayınca zevkten, kanepeye kendimi zor attım. Bacaklarımı ayırdım. Adam yumulmuş amımın dudaklarını emiyordu.
Ben de sikini avuçlamaya çalışıyordum. Rahatça sikine dokunamayınca doğruldu ve sikini elime verdi. Müthiş bir yarrağı vardı. Dimdik ve kalın… Havaya kalkmış, göbeğine değiyordu. Damarlıydı ve çok güzeldi. Yumuldum hemen… Bir iki derken boşalmaya başladı.
O kadar çok geldi ki anlatamam. Moralim bozulmuştu erken geldi diye ama adamınki hiç inmemişti. Sertliği de aynen duruyordu. Yaladım yaladım yine yaladım. Sik yalamaya doymuştum ama bırakasım yoktu. Özcan sonunda dayanamadı,
“Hadi şu bal kutuna artık gömelim şunu…” dedi. Açtım bacaklarımı, arasında yerini aldı. Kendi ellerimle tutup kavradım kalınlığını ve o dar küçük kaygan deliğime yerleştirdim.
“Ohhhhh…” diyerek derin bir nefes çektim.
Amımın her tarafını kaplamıştı. Semih’inkinden çok büyüktü. Her yerine temas ediyordu amımın içinde… Yaklaşık onbeş dakika amımı yara yara gidip geldi. Sonra sarsıla sarsıla tekrar boşaldı. Ben belki de dört beş sefer gelmiştim. O akşam ata bindirdi beni, domalttı, her pozisyonu denedik.
Ha bu arada Semih de boş durmamış, arkadaşı karısını sikip dururken fotoğraf makinesi ile etrafımızda dolanıyordu sürekli… Nerden aklına geldiyse, o güzel anlar unutulmasın diye sürekli resimlerimizi çekiyordu. Anlaşılan arkadaşının, hem de en yakın arkadaşının karısını becermesi çok hoşuna gitmişti.
Özcan’la o gece belki de 7-8 kez beraber olduk. Bunların yarısında kocam da vardı. Biraz bizi izliyor, fotoğraflarımızı çekiyor, iyice tahrik olunca aramıza dalıyordu. İki erkek beni aralarında paylaşıp okşuyor, öpüyor, emiyorlar, sikiyorlardı.
Deli ettiler beni o gece, zevkten öldürdüler… Denenmedik bir şey bırakmadık. Pornolarda görüp imrendiğimiz ne varsa hepsini yaptık. Defalarca, bağıra bağıra orgazm oldum aralarında… Çok güzel bir gece yaşadık… Kocam yorulup yatağa yattı, biz Özcan’la ikimiz devam ettik. Ne banyo bıraktık sevişmedik, ne mutfak… Sabaha karşı, iki yanımda iki erkeğimle birlikte çırılçıplak, yorgun argın uykuya daldım.
Şimdi o gece kocamın çektiği resimlerle avunuyoruz. Unutmadan, o resimlerimiz hala duruyor....
Ah Şu Kocam
30 yaşındayım ve 8 yıllık evliyim. Eşim Semih bir özel kuruluşta çalışıyor ve iyi maaşı var. Teknisyen kendisi. Bizim gibi mütevazı bir kankası var, Özcan devlet memuru ve çok iyi anlaşırız. Özcan yakışıklı, evine bağlı birisiydi. İçki içerdi ama kumarı ve çapkınlığı yoktu.
Özcan da karısı Sevgi de son derece kibar ve misafirperver insanlar… Devamlı onlara gider gelir, hafta sonlarını onlarla beraber geçirirdik. Bir tek onlarla anlaşırdık. Neyse.. Son zamanlarda başıma gelenler beni çileden çıkardı. Çileden demiyelim de yoldan diyelim.
Ben balık etinde 168 boyunda kısa kestane rengi saçları olan oldukça güzel bir bayanım. Çevremden de beğenenler çok olur beni.
Kocam Semih son zamanlarda seks yaşantımızı renklendirelim falan filan demeye başlamıştı. Yatakta sevişirken fanteziler kuruyor, bunları bir yandan kulağıma fısıldıyor, bir yandan da beni düzüyordu…
Bu yeni durum ilk zamanlar bana çok itici geliyordu ama sonraları dinlemek de hoşuma gitmeye başlamıştı. Uzun ve çekici olan fantezileri beni etkiliyor, azdırıyordu yatakta…
Ayrıca başkalarının beni nasıl düzdüğünden bahsediyordu. Benim ne kadar seksi, şehvetli bir kadın olduğumu, çok güzel seviştiğimi, erkeklerin beni yiyecek gibi bakmalarından gurur duyduğunu söylüyordu. Bu beni de etkiliyordu ama sadece fantezi olduğundan işimiz bittiğinde her şey bitiyordu.
Yatağımızın karşısına koca bir TV koymuş, her yatağa girdiğimizde porno filmleri koyup seyretmekle başlıyorduk sevişmeye… O harika vücutlu porno yıldızlarının koca koca erkeklik organları kadınlara girip çıktıkça içim bir hoş oluyor, dere gibi sularım akmaya, kocamınkine saldırmaya başlıyordum.
Çoğu filmin sonunu göremiyorduk bile… Kocam üstümde bacaklarımın arasında gidip gelirken benim gözüm o erkeklerde, penislerinde; kulağımda onların inlemeleriyle çıldırıyordum. Kocam bir yandan beni beceriyor, bir yandan da kulağıma
“Oohhh.. Harikasın canım… Nasıl sikişiyorlar di mi? Gözünü ayıramıyorsun yaraklardan… Ne yarak var adamda… İster misin canım?
İçine girsin mi o koca sik” diye beni ateşliyordu… Kıvranıyordum altında, deliriyordum,
“Ohhh… Evet aşkım… Çok güzel ama, harika… Şu sikinin büyüklüğüne bak… Nasıl bağırttırıyor kadını? Ohhh…
Kocacım, keşke yanımızda olsalardı… Sen kızı sikerken, adam da o koca sikini daldırırdı bana… Hadi, sen de onun gibi sik beni… Dibime kadar sok sikini… Ohhh…”
Gerçekten kocamın dediği gibi olmuş, seks hayatımız renklenmiş, harika olmuştu. Akşam olmasını, kocamın gelmesini dört gözle beklemeye başlamıştım.
Yemeği hazırladıktan sonra, küvete girip kokulu şampuanlarla duşumu alıyor, kremlenip en seksi giysilerimi giyerek gelmesini bekliyordum.
Kapıdan girer girmez gözleri faltaşı gibi açılan kocamla ilk seansı kapının önünde yapıyorduk bazen… Yatağa gidene kadar üstümdeki mini eteklerle, jartiyerli çoraplarla, liseli gibi giysilerimle eğile kalka, her tarafımı sergileye sergileye kocamı azdırıyordum. Bazen ben onu, bazen dayanamayıp o beni yatağa atıyor, bazen de yatağa gidemeden nerde yakalarsa orda sikiyordu beni…
Bir gün Sevgi beni eve çağırdı.
“Akşam Özcanın annesi babası gelecek, bana yardım eder misin” dedi
“Memnuniyetle..”. dedim. Sevgilere gittim hoş beş derken Semih’i arayıp,
“Ben Sevgi’nin evdeyim. İş çıkışı buraya gel, yemeği birlikte yiyelim…” dedim.
Bu arada Sevgi rahat etmem için kendi kıyafetlerinden verdi. Bol ve basma ince bir etek tişört ve tülbent giydim işin ilginci o da balık etinde ve benim kilomda…
Sima olarak da, yapı olarak da birbirimize benziyoruz yani… Her konuda anlaşıyoruz arkadaşımla… Akşam olmaya başlamıştı hazırlıklar da bitmek üzereydi. Sevgi,
“Sultan, sen salatayı hazırlayıver, ben de ortalığı toplayayım” dedi
O oturma odasına gitti, ben de salata işine giriştim. Biraz sonra giriş kapısının açıldığını duydum. Anlaşılan Özcan gelmişti. Erken çıkıyordu. Semih özel şirkette çalıştığından geç çıkıyordu. Ben iyice dalmış, işimi yapıyordum. Marullarla, domateslerle uğraşmaya o kadar dalmışım ki, arkamdan aniden birisi kucaklayıverdi. Özcan…
Ama ne kucaklama… Bir anda bir eliyle sağ mememi avuçlamış, sol elini de eteğin üstünden pençe gibi geçirip şeftalimi avuçlayıvermişti. Bu arada kollarıyla da sımsıkı kendine, kasıklarına bastırıyor, dudaklarını ensemde dolaştırıyordu. Kalçalarıma batan taş gibi sertliği hissedebilmiştim o kısacık, şimşek gibi çakan kucaklama sırasında…
“Aşkım seni çok özledim..” dedi. Bu anlattıklarım sadece bir kaç saniye içinde oldu yani ben geriye dönene kadar yapacağını yapmış, ben de gayrı ihtiyari “Ayyy…” diye çığlık atmıştım. Hemen arkamı dönerken,
“Ne yapıyorsun Özcan?” dedim. Adam sesimi duyup karısı yerine beni kucakladığını anlayana kadar bir süre geçti. Bir afalladı, bir afalladı. Şok geçirdi. Ben de tamamen ona dönmüş, mutfak bankosuna dayanmıştım. Karşılıklı duruyorduk.
“Ama.. Ama.. Ben.. Ben.. Şey.. Çok özür dilerim Sultan.. Ben seni Sevgi sandım.. Hay Allah.. Ben ne yaptım?” diyerek kekeliyordu.
Özcan’ın yüzü kızarmıştı, utançla birlikte söyleyecek söz de bulamıyordu. Anlaşılan benim evde olduğumdan haberi olmayan Özcan, beni Sevgi’nin kıyafetleriyle arkadan görünce karısı zannedip kucaklamak istemişti. Bu arada attığım çığlığı duyan Sevgi de oturma odasından seslendi
“Ne oldu Sultan? Bir şey mi oldu?” diye soruyordu. Ben de hemen toparlanıp,
“Yok bir şey… Özcan salatayı döküyordu da onun için bağırdım..” dedim. Özcan diyecek kelime bulamıyordu o anda… Ben işi düzeltmiştim tabi… Gülümseyerek koluna dokundum,
“Tamam canım, önemli değil… Sevginin kıyafetleri üstümde olunca o zannettin. Gayet doğal… Hadi içeri gir, Sevgi yanlış anlamasın… ” dedim.
O da gülümsedi. Adam benim rahat tavrıma bayılmıştı. Aslında ben de şaşırmıştım kendime… Nasıl bu kadar rahat olabildim ki… Hem o anda Özcanı ele vermemek için söylediğim yalana kendim de hayret etmiştim…
Özcan’ın annesi ile babası gelene kadar oturma odasına giremedim utancımdan… Sanki suçlu benmişim gibi… Özcan kucaklanma işinin hoşuma gittiğini düşünüyordu mutlaka, onu kurtarmak için yalan söyleyivermiştim… Neyse, büyükler geldi. Yemekler çaylar hoş sohbet… Saat 10 gibi Semih de geldi ona da yemek koyduk, yedik, içtik.
Özcan’ın ailesini arabayla evlerine bırakmak Semih’e düştü. Özcan’ın arabası arızalıydı. Onlar çıktıktan sonra evde üçümüz kaldık. Bu süre zarfında Özcan’la göz göze gelmemeye çok çalıştım. Ama ne zaman baksam adamı bana bakarken, oramı buramı süzerken görüyordum. Ya bana ne oluyordu böyle? Resmen göz zinasına başlıyordum… Adamın bakışları sanki değişmişti. Ya da bana öyle geliyordu. Bir yanlışlık nelere yol açmıştı.
Semih gelene kadar oturduk. Bazen Sevgi mutfağa gidiyor, kocasıyla odada yalnız kalıyorduk. Bir şey diyemiyordum. O da utanıyor ama anlamlı bakışları sanki birşeyler anlatmaya çalışıyordu. Aslında ben de etkilenmiştim olaydan… Elleriyle hem memelerimi hem kasıklarımı ellemesi, ayrıca kalçalarımı sikinin üzerine bastırması…
Aklıma geldikçe kızarıyordum. Olay beni çok etkilemişti. Dakikalar ilerledikçe sevişme arzularım kabarıyordu.. Sanki ayarlarımla oynamıştı adam… Hemen eve gidip kocamla sevişmeliydim. Ben bu duygularla baş etmeye çalışırken hınzır herif bana,
“Hasta mısın Sultan? Yüzün kızarıyor..” falan diye soruyordu. Hem de Sevgi’nin yanında, bilerek mahsustan soruyordu. Ben de
“Herhalde yorgunluktan…” falan diyor, kafamı eğiyordum. O akşam ona çok sinir olmuştum. Resmen benimle dalga geçti. Ama yalana gerek yok, bir o kadar da arzulamaya başlamıştım herifi… Fırsat buldukça gece boyunca çaktırmadan önündeki kabarıklığa baktım. Normalde dururken bile önü kabarık görünüyordu. Herhalde kalın bir siki vardı ve Sevgi’yi çok iyi beceriyor olmalıydı.
Sonunda kocam geldi, biz de çıktık, eve geldik. İçeriye girer girmez, hemen Semih’e sarıldım, dudaklarından öptüm.
“Hadi kocacığım sevişelim…” dedim. Kocam benim bu aktif halime alışık olmadığından şaşırdı, ama sevişme isteğinin benden gelmesine sevinerek öpücüklerime karşılık verdi, sevişti benimle…
“Bu akşam ne fantezin var sevgilim?” dedim. Yine şaşırmıştı. Hiç sormazdım oysa, hoşuna gitmişti.
“Bilmem, sen seç” dedi,
“O zaman beni mutfakta düz olur mu? Mutfakta mermere daya ve arkamdan o koca sikini amıma geçir…” dedim. Kafasını salladı çok heyecanlanmıştı
“Yalnız senden bir ricam var. Kesinlikle önüme çevirmek yok. Konuşma ve sadece beni sikerken ensemi kulak memelerimi em, bir elinle de memelerimi okşa tamam mı?” dedim
“Tamam” dedi. O dünden razıydı, hemen geçtik mutfağa… Lavabonun bataryasını tutup mutfak bankosunun önünde eğildim. Bacaklarımı araladım. Üstümde giysilerim vardı. Eteğim belime sıvandı. Titreyen eller külodumu yırtarak çıkardı. Çıplak, ıslak, içinden sular akan kadınlığımı koca sikiyle hiç bekletmeden, aniden dolduruverdi.
“Ahhh..” diyebildim. Kocam arkamda beni düzerken hep Özcan’ı düşledim. Sanki o vardı arkamda.. Sanki onun siki giriyordu amıma… Arkadan uzanıp memelerimi avuçlayan elleri sanki onun elleriydi… Öyle zevk alıyordum ki…
“Ohhhh… Hadi sok.. Sok.. Bastır aslanım.. Senindir bu bal kutusu.. Hadi.. Sik beni…” diye bağırıyordum.
Kocam da kudurmuş bir şekilde arkamda işini yapıyordu. Nefesi ensemde, kulak memelerimde gezinirken, tüm arzularım kabarmış delirmiştim. İçime girip çıkan sikin fışkırttığı amımın sularının baldırlarıma aktığını hissedebiliyordum. İkimiz de aynı anda, kasıla kasıla bağıra bağıra boşaldık. Müthişti.
Banyoya girip yıkandım ve peşimden Semih girdi. Tam o sırada cep telefonu çaldı. Üstüme havlu alamadan çırçıplak koşup baktım. Özcan arıyordu. Yine heyecanlanmıştım, açtım.
Az önce müthiş bir orgazm yaşamama rağmen onun sesini duymak yine ıslanmama yetmişti. Yine karnımda, kasıklarımda karıncalar gezinmeye başlamıştı. Elimi kadınlığıma uzatıp avuçlarken konuşmaya devam ediyordum. Sesim ister istemez boğuk, yatak sesi gibi çıkıyordu. Gayet kibar bir şekilde kocamı sordu.
“İşi var şu anda, gelemez” dedim.
“Tuvalette mi?” dedi
Hayır, banyoda, duş alıyor” deyiverdim. Evet desem hiç sorun yok, ısrarla soruyor, yalan da aklıma gelmedi ben de doğruyu söylemek zorunda kaldım.
“Yaa…” dedi anlamlı anlamlı… Ben de elimde olmadan güldüm telefonda… Aman tanrım, adama resmen pas atmıştım. İyi geceler dileyip telefonu kapattık… İçim içimi yiyordu. Adam kocamla seviştiğimizi anlamıştı. Uyuyana kadar onu düşündüm.
Semih ertesi akşam eve gelince geceki azgınlığımı sordu, ben de bir yalan uydurdum. Sonraki sevişmelerimizde fantazi yaparken kocam nedense sürekli Özcan’dan bahsetmeye başladı. Ben zaten kendimi zor tutuyorum, o yangına körükle geliyordu
Bir gün yine evde yalnız kaldığımda aynanın karşısına geçtim ve amıma bakarak mastürbasyon yaptım. Özcan’ın arkama değdirdiği koca sikin bu ama nasıl gireceğini, beni sikerken nasıl zevk alacağımı düşünüyordum.
Acaba o da bu sulanmış amımın tadına bakmak ister miydi diye hayal kuruyordum..
Komşumun Azgın Oğlu Sikti
Merhabalar, ben Fatma, 40 yaşında, 18 senelik evli bir kadınım. Çocuğumuz olmadı. Kocam kamyon şöförlüğü yapıyor. Müstakil bahçeli bir evimiz var, komşularımızla aramız iyidir. Kocamın yola gittiği bir gün, evde eşyaların yerlerini değiştirecektim. Ama eşyaları kendim çekemediğim için, yan komşumuzun 18 yaşındaki oğlu Hayri'yi çağırdım.
Sporla uğraştığı için güçlü kuvvetliydi. Hayri geldiğinde eşyaları çekmeye başladık. Odanın içi karma karışık olmuştu, nerdeyse geçecek yer yoktu.
Çektiğimiz eşyaların altını silmek isterken mecburen ayakta domalır vaziyete geliyordum. Hayri arkamda olduğu için çekimser kalıyordum, ama Hayri öyle şeyler düşünmez herhalde, nede olsa benim elimde büyüdü diye düşünmüştüm...
Elimdeki bezi su dolu kovada temizlemek için arkama döndüğümde, Hayri pantolonun üzerinden yarrağını okşuyordu. Bir an göz göze geldik, ama birşey demedim, genç nede olsa dedim kendi kendime.
Kovayı kenara bıraktım, koltuklar ortada olduğu için Hayri'nin yanından geçmem gerekiyordu. Ama Hayri hiç kıpırdamadan duruyordu, mecburen ona sürtünüp geçmek zorunda kaldım. Sonra koltukları yerine çektik. Tam kovayı almak için eğildiğimde Hayri'nin arkamdan sarılmasıyla irkildim.
Beni ittirip duvara yapıştırdı. "Hayri ne yapıyorsun sen Bırak beni!" dedim.
Hayri de, "Yeter artık Fatma abla, bıktım hergün seni düşünüp 31 çekmekten, sikeceğim seni, benim olcaksın!" dedi.
"Hayri manyaklaşma, sen benim oğlum gibisin, seni ben büyüttüm, annen sayılırım senin!" dedim.
Ama Hayri, "Seni sikmeden bırakmam!" dedi.
Ellerimi o kadar sıkı tutuyordu ki kurtulamıyordum. Arkama da dayanmıştı, duvarla arasında kalmıştım, kalkmış yarrağını kalçalarımın arasında hissediyordum.
Birden ellerimi arkaya kıvırıp, ikisini de tek eliyle tuttu, sonra kafamdan başörtümü alıp, onunla ellerimi arkamda bağladı. Sonra tek eliyle belime sarıldı, öbür eliyle de göğüslerimi kurcalıyordu. Ordanda eteğimin üzerinden amımı avuçlayıp okşamaya başladı.
"Hayri lütfen yapma, bak Kenan amcan duyarsa öldürür seni!" dedim, ama o umursamıyordu, amımı avuçlamaya ve kalçalarıma abanmaya devam ediyordu...
Sonra beni tutup masanın yanına götürdü, masaya domalır vaziyette yatırdı. Uzun eteğimi belime kadar toplayıp, külodumu dizlerime kadar indirdi. Çıplak amımı avuçlamaya, parmaklamaya devam etti.
Ben halen, "Yapma!" falan desem de, resmen amım sulanmaya ve zevk almaya başlamıştım.
Daha sonra pantolonunu indirdi ve arkamda yarrağını hissettim. Amıma tek seferde yarağını köküne kadar sokup, hemen gidip gelmeye başladı. Ama halen beni sıkı sıkı tutuyor, kaçamıyordum. Daha sonra zevkten inlemeye başladım.
Hayri de beni tutmayı bırakıp, iki eliyle belimi kavrayıp, seri bir şekilde amımı sikmeye başladı. Hızlı hızlı sokup çıkardıkça resmen 'Şap, şup, şap, şup!' sesleri yankılanıyordu.
Ben de o anda öyle bir boşaldım ki, dizlerim titreye titreye, kasıla kasıla. Buna ben bile şaşırdım.
Az sonra Hayri de inleyerek içimde boşalmaya başladı. İçime bütün döllerini fışkırtıp amımdan çıktı ve arkadaki koltuğa oturdu.
Ben de doğrulup ona döndüm. Yarrağından halen döl geliyordu. Ona bağırarak, "Ellerimi çöz hayvan herif! Ne yapacağım ben şimdi, kocamın yüzüne nasıl bakacağım" dedim.
Hayri ise sırıtarak, "Ne yani, sen de zevk almadın mı Boşalmadın mı Daha ne istiyorsun" dedi.
Düşününce gerçekten zevk te almıştım, boşalmıştım da. Cevap veremedim, haklıydı.
Hayri yanıma gelip ellerimi çözdü ve "Hem sen söylemezsen kocanın nerden haberi olacak ki Kocana söyleyip, çıkacak rezaleti bir yana bırak, ikimizi de bu zevkten mahrum mu bırakacaksın" deyip, dudaklarıma yumuldu.
Ben önce karşılık vermedim, ama sonra dudaklarını kemirircesine öptüm. Ayakta çılgın gibi öpüşüyorduk...
Zevkten ve heyecandan dizlerimin bağı tutmuyordu, Hayri'yi koltuğa doğru ittirip, önünde dizlerimin üstüne çöktüm ve yarrağını ağzıma aldım, emmeye başladım. Hayri de saçlarımı okşuyordu. Yarağı yeniden ağzımda sertleşmişti. Amımdan bacaklarıma süzülen döllerini hissedince,
"Dur ben şu döllerini temizleyip geleyim" dedim. Soyunup banyoya girdim ve amımdan akan dölleri temizledim. İçeri döndüğümde Hayri de tamamen soyunmuştu. Tekli koltuğa oturup bacaklarımı iki yana açtım ve "Hadi bakalım, sen de benim amımı yala" dedim.
Bu sefer o önümde diz çöküp amımı yalamaya başladı. Ben zevkten inliyordum. Sonra amımdan yukarıya doğru öperek çıktı. Göğüslerime geldiğinde,
"İşte en beğendiğim yerin, şunlara bak harikalar, büyük ama sarkma yok, süperler" dedi.
Bir müddet göğüslerimi yaladıktan sonra boynuma, ordan da dudaklarıma geçti...
Dudaklarımı öperken, yarrağını amıma dayadığını hissettim. Yine köküne kadar soktu. Elimde olmadan ağzımdan bir 'Ohhhh!' çıktı. Hayri gülümseyerek amıma sokup çıkarmaya başladı.
Dudaklarımı, boynumu öpüyor, aynı zamanda da yarrağını amıma köküne kadar sokup çıkarıyordu. Müthiş zevk alıyordum. Sonra doğrulup, kalçamı öne doğru çekip, bacaklarımı omzuna koydu ve bana doğru yüklenip, yarrağını amıma tekrar soktu.
Ben koltukta iki büklüm olmuş sikiliyordum. Hayri de hızla sokup çıkarıyordu. Ama boynum ağrımıştı, Hayri'ye söyleyince içimden çıktı hemen, ordan sandalye alıp üzerine oturdu,
bana da, "Gel bakalım Fatma abla" dedi.
Ben de yüzüm ona dönük bir şekilde yarrağını tutup amıma yerleştirdim ve üzerine oturdum. Ben oturup kalkarken, o da göğüslerimi yalıyor, arkama atttığı elleriyle de kalçalarımı sıktırıyordu.
Az sonra kasıla kasıla tekrar orgazm olup boşaldım. Dizlerim titriyordu, oturup kalmıştım yarrağının üzerinde. Bunu farkeden Hayri beni kaldırdı, elimden tutup yatak odasına götürdü. Yatağa yatırıp bacaklarımın arasına girdi ve yarrağını soktu ve gitgide hızlanarak amımı sikmeye başladı.
Ben artık iyice kopmuştum, çılgın gibi, "Sik Hayri, sik beni, sik Fatma ablanı, off harika, devam et!" diye inliyordum.
Birden içimden çıkıp, "Domal!" dedi, ben de hemen domaldım.
O da arkamda yerini alıp yarrağını soktu amıma. O kadar sert ve hızlı sokup çıkarıyordu ki, dayanamayıp tekrar boşalmaya başladım. Yine dizlerimin bağı çözülmüş, yüz üstü yatağa uzanıp kalmıştım.
Yarrağı da amımdan çıkmıştı. Hemen baldırlarımın üzerime oturup yarrağını o şekilde amıma soktu. Az bir süre sonra inleyerek tekrar amımın derinliklerine döllerini boşalttı. Sonra yan tarafıma yattı.
Ben zevkten yerimden kıpırdayamıyordum. Yüz üstü uzun süre yattım. Kafamı döndürüp Hayri'ye baktığımda, nefes nefese yatıyordu. Yarrağı da yarı kalkıktı.
Ona doğru dönüp göğsüne öpücük kondurdum ve "Muradına erdin mi?" diye sordum.
"Evet Fatma abla, seni sikmek çok güzel birşeydi, her gece seni düşünüp 31 çekiyordum, harikasın!" dedi.
Gururum okşanmıştı, teşekkür ederek yerimden kalktım, banyoya gidip soğuk suyla duş aldım, amımdaki dölleri çıkardım. İçeri döndüğümde Hayri giyinmiş ve gidiyordu,
"Nereye gidiyorsun, duş al da git" dedim.
"Annem şüphelenir Fatma abla, evde alırım duşumu" dedi.
"Tamam, ama yarın erkenden gel de şu eşyaları yerlerine çekelim, böyle dağınık mı duracak ortalık" dedim.
"Herhalde gelirim, tadın damağımda kaldı" dedi,
sonra da dudaklarımdan öpüp gitti. Genç ve azgın biri tarafından sikilmekten perişan olmuştum, koltuğa kendimi attığım gibi uyumuşum.
Ertesi günü Hayri söz verdiği gibi sabah erkenden geldi odayı toplamak için. Ama sikişmekten başka birşey yapmadık, üç günde zor bitirdik odayı toparlamayı...
Onunla halen fırsat buldukça sikişiyoruz, ki fırsat çok, nasıl olsa kocam sürekli yola gidiyor....
Çocuğumuz olmuyordu
Evlendiğimiz günden itibaren eşimle çocuk yapmak için uğraşıyoruz, ancak eşimin ergenliğinden beri var olan yumurtlama probleminden ötürü bir türlü başarılı olamıyorduk. İki yıl denedikten sonra artık tıbbi yardım almaya başladık. Ama bu da derdimize derman olmadı. Eşim bu yüzden bunalımlara girdi.
Bir gün bir aile dostumuz bize taşıyıcı annelikten söz etti. Çocuğu başkası doğuracaktı, ama yasal annesi eşim olacaktı. Son çare olarak başka bir seçeneğimiz yok gibi görünüyordu. Üstelik taşıyıcı annelik ülkemizde yasaktı. Biraz araştırdıktan sonra Gürcistan'da bu için yapıldığını öğrendik.
Gürcistan'da bu işi halletmeye karar verdik. İçim rahatlamıştı bu sefer. Ancak birkaç gün sonra, eşim tadımızı kaçıracak bir şey daha attı ortaya,
“Ya bu işi yapacak kadında hastalık varsa, çocuğum hasta olursa?” dedi.
Mantıklıydı, çocuğumuzu bu konuda riske atmak doğru olmazdı. Eşim yine bunalımlara girdi, ağlamaya başladı sürekli. Aynı gün kayınvalidem, Handan geldi. Eşimin ağlamaktan şişmiş gözlerini görünce sordu. Eşim de anlattı ve
“Bize güvenebileceğimiz bir taşıyıcı anne lazım!” dedi.
Düşündük taşındık, ama kimseyi bulamadık. Bulsak da, kim bize yardım ederdi ki böyle bir konuda… Ertesi gün akşam yine kara kara düşünürken, eşimin telefonu çaldı. Arayan kaynanamdı. Eşimden telefonun sesini hoparlöre vermesini istedi.
“Çocuklarım, bu söylediklerim aramızda kalacak. Benimki sadece bir teklif… Düşünün taşının. Ben sizin mutluluğunuz için taşıyıcı annelik yapmak istiyorum!” dedi. Biz eşimle birbirimize bakarak donduk kaldık. Eşim,
“Olmaz anne öyle bir şey!” diyerek kapadı telefonu. Birkaç gün sonra, işten geldiğimde eşim yine konuyu açtı,
“Ne dersin Kerem, annem olur mu?” dedi. Belli ki kaynanamla tekrar konuşmuştu. Ben sinirlenmiştim,
“Nasıl olacak Canan? Elaleme ne diyeceğiz? Kırk yaşında kaynanam hamile kaldı mı diyeceğiz? dedim.
Annem kırk değil, 38 yaşında Kerem ve birçok kadın bu yaşında hamile kalabiliyor. Riskli ama kadın bizim için fedakarlık yapmak istiyor, anlasana!” dedi.
Doğru söylüyordu karım… Anne kız yanyana gelince abla kardeş gibi dururlardı. Kendine bakan, ne yalan söyleyeyim, işin doğrusu hayli seksi bir kadındı kayınvalidem…
“İyi peki. Çocuğu annenin doğurduğunu gören eşe dosta, hayır bu bizim çocuğumuz mu diyeceğiz? Üstelik annen de dul bir kadın…”
“Annem onu da düşünmüş. Sen tayinini isteyeceksin. İstanbul'dan başka bir şehire taşınacağız. Bir-iki sene başka şehirde yaşayıp, bu işi halledip tekrar döneceğiz İstanbul'a, hem de çocuğumuzla beraber!” diye cevap verdi eşim. Mantıksız değildi aslında, ama tayin mayin işi zor işlerdi.
Eşimin ve kaynanamın baskıları neticesinde kabul etmek zorunda kaldım bu işi… Tayin için de başvurdum. Bir ay içinde Kayseri'ye tayinim çıktı. İkinci ay Kayseri'ye taşınmıştık bile. Bu arada bir arkadaşım, bir tanıdığı vasıtasıyla Gürcistan'da bize yardımcı olacak kişiyi de organize etti. Tarih belirlenince işyerimden senelik izin alarak Gürcistan'a uçtuk, eşim ve kaynanamla birlikte…
Arkadaşımın Gürcistan'daki bağlantısı bizi karşıladı. Konuştuk, anlaştık. Bizden istediği epeyce yüklü parayı da peşin olarak verdik. Ertesi gün arayacağını söyleyerek gitti adam. Biz otelimize yerleştik.
Ertesi gün gözümüz telefonda bekledik, ama aramadı. Sonraki gün yine haber yok. İyice tedirgin olmuştuk. Adam benim aramalarıma da cevap vermiyordu. Israrlı aramalarımdan sonra, en sonunda gecenin bir saatinde açtı ve
“Arama lan beni bir daha gavat!” dedi ve suratıma kapadı telefonu.
Dolandırılmıştık. Bugüne kadar çok para harcamıştık çocuk için, ama dolandırılmak koymuştu bana… Eşim krize girdi. O gece tuvaletten gelen sesle uyandım. Gidip bakmak istedim, kapı kilitliydi. Eşim ses vermiyordu. Kaynanamı uyandırdım yan odadan. Eşim kaynanama da ses vermeyince, kapıyı kırıp içeri girdim.
Eşimin baygın halde yattığını ve bir kutu ilaç içtiğini görünce, elim ayağıma dolaştı. Hemen otel görevlilerine haber verdik, ambulans istedik. Ambulans geldi, apar topar hastaneye gittik.
Korkudan ağlıyorum. Eşime bir şey olursa ben de ölürdüm. Para pul, çocuk falan umurumda değildi. Doktor, eşimin midesini yıkadıklarını, komada olduğunu, şimdilik beklemekten başka bir şey yapamayacağımızı söyledi. O gece uyanmadı Canan.
Ertesi gün gözlerini açtı şükür, ama yine ağlamaktan başka bir şey yapmadı. Sakinleştirici ile bu sefer doktorlar uyutmak zorunda kaldılar. Kaynanam o akşam,
“Kerem kalk, otele gidiyoruz!” dedi.
“Noldu anne?” dememe bırakmadı,
“Kalk bu işi çözeceğiz!” dedi. Taksiye binip otele geldik. Takside konuşamadığımız için odaya çıkmayı bekledim. İkimiz de tedirgindik. Odaya çıkınca,
“Anne ne yapacağız? dedim.
"Buraya neden geldiysek onu yapacağız!” dedi kaynanam.
“Anlamadım anne?” dedim.
“Anlamayacak bişey yok Kerem. Bu memlekete çocuk sahibi olmak için, beni hamile bırakmak için geldik. Şimdi beni hamile bırakacaksın!” dedi. Ben afallamıştım,
“Nasıl olur anne, nasıl yapacağız?” diye sordum aptalca.
“Kerem! Bak oğlum! Kızımın hayatı ve sizin evliliğiniz tehlikede. Siz benim evladımsınız. Bir fedakarlık yapacağımı söyledim, işler sarpa sardı. Şimdi bu durumu düzeltebiliriz!” dedi.
“Anne nasıl olacak, nasıl spermlerimi aktaracağım sana, anlamadım?” dedim yine saf saf… “Oğlum vaktimiz yok. Kimseye de güvenemeyiz artık burada. Dünyadaki milyonlarca insan nasıl yapıyorsa, biz de öyle yapacağız bu işi!” diye cevap verdi.
“Anne olur mu öyle şey! Sen benim annemsin! Hem Canan'a ne diyeceğiz?” dedim telaşla.
“Yavrum, öz annen değilim sonuçta… Canan birkaç gün daha hastanede kalır. Kalmasa da doktorlardan rica ederiz, uyuturlar bir iki gün daha. Biz de bu arada işi hallettik deriz!” diye beni ikna etmeye çalıştı kaynanam.
Elimde fazla bir seçenek yoktu. Bir amaç için yola çıkmıştık ve başımıza bir sürü talihsizlik gelmişti. Bu işi burada çözüp dönmek lazımdı Türkiye'ye. İster istemez kabul ettim.
“Peki nasıl yapacağız anne? Ben çok utanırım!” dedim. Kaynanam,
“Oğlum utanacak bir şey yok. Burada zevkimiz için bir şey yapmıyoruz! Beni Canan olarak düşün!” dedi. Hakikaten de eşim annesine benzer.
“Tamam anne, ama nolur kılığını tipini değiştir, yoksa yapamam ben!”
“O zaman sen bir iki saat bekle otelde, ben ufak bir alışveriş yapıp geleyim!” dedi kaynanam ve gitti. Bir saati biraz geçen bir vakitte elinde küçük paketlerle geldi ve “Tamam, şimdi hazırlanırım! Sen de duşunu al Kerem!” dedi ve odasına geçti. Banyoya girdim, duşumu alıp çıktım. Havluyla kurulanırken,
“Kerem gel hadi oğlum!” diye aradı dahili telefondan.
Bornozla gittim odasına. Kapıyı açtım, oda kapkaranlıktı. El yordamıyla yatağı bulup, bornozu çıkardım ve hemen yatağa girdim. Ama yatak boştu. Az sonra ışık açıldı. O da ne!
Handan saçlarını tepede topuz yapmış, çok güzel ve değişik makyajıyla, üzerindeki siyah jartiyerli takımla, karşımda bir afet gibi duruyordu. Memeleri taş gibi gözüküyordu ve sütyen ancak yarısını kapatabiliyordu. Altındaki tül külot da çok seksiydi. Çok farklı bir kadın olmuştu. Utangaç bir sesle,
“Nasıl, değişik biri olmuş muyum Kerem?” dedi. Ben müthiş etkilenmiş, karşımdakinin kaynanam olduğunu unutmuştum bile.
“Olmuşsun anne, çok güzel olmuşsun!” dedim. Kaynanam ışığı kapadı ve yatak başındaki ışıkları yakıp yanıma uzandı.
“Bu gece ‘Anne’ demek yok!” dedi ve elini sikime attı.
“Sadece o işi yapacağız değil mi anne?” dedim. Bir çimdik attı,
“Anne yok dedim sana! Ne istiyorsan yapabilirsin, farz et ki bir kaçamak yapıyorsun oğlum!” dedi. Ben de,
“Bu gece 'Oğlum’ da yok o zaman!” dedim ve hemen öpüşmeye başladık.
Kaynanam mis gibi kokuyordu. Sütyeni sıyırıp, memelerini emmeye başladım. Gerçekten de taş gibiydi kaynanamın vücudu… Otuzsekiz yaşına gelmesine rağmen kendine çok iyi bakmıştı. Kaynanam az sonra aşağıya inip sikimi ağzına aldı.
“Anne ne yapıyorsun?” deyince sikimi ağzından çıkartıp, ısırır gibi yaptı ve
“Anne demek yok dedim sana!” dedi. Adeta bir orospu gibi taşaklarımı avuçlayarak, sikimi emiyordu. Ben sadece içine boşalıp hamile bırakacağımı zannederken, kaynanam yılların acısını çıkarır gibi sevişiyordu benimle… Az sonra boşalacağımı anladım,
“Anne dur, geliyorum!” dedim kasılarak. Sikimi ağzından çıkarıp,
“Bak halen 'Anne’ diyorsun!” dedi ve tekrar ağzına aldı.
Ben kendimi çekmeye çalışırken, o daha bir sabitledi sikimi ağzında ve eme eme ağzına boşalmamı sağladı. Hayatımdaki en muhteşem boşalmayı yaşamıştım.
“Anne harikasın, ama neden böyle yaptın, hani hamile bırakacaktım seni?” dedim.
“Bırakırsın Kerem, daha gece uzun!” dedi ve 69 pozisyonunda üstüme çıktı. Külodu jartiyerin üstüne giymişti, sıyırıp çıkardım. Kaynanamın amını götünü dillemeye başladım. Dilimi göt deliğinde gezdirmeye başlayınca,
“Ohhh, oğlum harikasın!” diye inledi. Ben de poposunu ısırarak,
“Oğlum demek yoktu hani!” dedim ve yalamaya devam ettim. Dilimi göt deliğine sokup çıkarmaya başladığımda,
“Oaaaawww, Kerem ne diyeyim sana, müthişsin!” dedi kaynanam.
“Erkeğim de bana Handan, 'Oğlum’ deme” dedim…
Az sonra kaynanam dönüp kucağıma geldi ve sikimin üzerine oturmaya başladı. Alev gibi yanan amına yavaş yavaş alıyordu sikimi. İçine girdikçe,
“Ohhh Kerem, erkeğim benim, sikin çok büyük!” diye inliyordu.
Otura kalka köküne kadar aldı sikimi. Biraz öyle kaldıktan sonra sikimin üzerinde zıplamaya başladı. Başına kadar kalkıp, tekrar oturuyordu. Çok geçmeden iyice hızlandırmıştı hareketlerini. Terlemiştik iyice. Kaynanam hopladıkça 'Şap, şap, şap! diye ses çıkıyordu…
Daha sonra kaynanamı üzerimden alıp domalttım. Arkasına geçip, iki elimle götünün yanaklarını ayırınca, mükemmel göt deliği kabak gibi ortaya çıkmıştı. Dilimle tekrar muamele yapmaya başladım. O sırada,
“Oğlum hep dilini mi sokacaksın oraya?” diye inledi. Ben şaşırmıştım, demek götten de sikmemi istiyordu kaynanam. Doğruldum, sikimin başını dayadım ve ittirmeye başladım götünün deliğine. Başı kolay girdi, ama biraz yüklenince,
“Ahhh!” diye inledi kaynanam. Sikimi geri çekip, tükürükleyip bir daha yüklendim. Bu sefer daha da ilerledim. Kaynanamdan, “Aaaoohhh!” diye bir inleme geldi bu sefer. Biraz çekip, tekrar yüklendiğimde artık sikim köküne kadar kaynanamın götüne girmişti. Kaynanam bir çığlık attı ve
“Oğlum ne yaptınnnn, müthişsinnn!” diye inledi. Bunu duyunca ben gidip gelmeye başladım ve
“Sen 'Oğlum’ demekten vazgeçmeyeceksin demek ki! Tamam, devam et, 'Oğlum’ de bana! 'Oğlum’ deee!” diyerek kaynanamın götüne hızlı hızlı pompalamaya başladım.
Kaynanam altımda çıldırmıştı. Yüzünü tamamen yatağa bastırmış, çarşafları sıkıyordu.
“Ohhh! Sik beni oğlummm! Daha sert bas, aslan oğlummm!” diye inliyordu.
Ben de ellerini arkada kelepçe yaptım ve sikimi iyice çıkarıp tekrar girmeye başladım kaynanamın götüne.
“Ohhh, annem benim, harika götün var, süpersinnn!” diyerek köklüyordum… Bir müddet sonra yine boşalacağımı anladım ve “Anne geleceğim!” diyerek durdum.
“Devam et oğlum, durma, götüme boşal!” dedi. Ben yeniden kökledim götüne ve birkaç kez daha pompalayıp, kaynanama kitlenerek götünün derinliklerine boşaldım… Boşalmam bittikten sonra,
“Anne mükemmel bir kadınsın!” dedim.
“Sen de harikasın oğlum, hiç böyle bir zevk aldığımı hatırlamıyorum!” dedi. Yatakta uzanırken,
“Ee, bu da boşa gitti anne!” dedim gülerek. Kaynanam elini taşaklarıma attı ve
“Hiç önemli değil aslanım, sen de bu sik varken daha çok şansımız var!” dedi.
Biraz dinlenip kalktık. Minibarda bira, votka, viski falan ne varsa içtik. Sonra kaynanam karşımda seksi bir şekilde dans etmeye başladı. Tanrım, çok güzel bir kadındı. Yani para versen böylesini sikemezsin.
Az sonra yine kucağımdaydı. Memelerini ağzıma verdi. Emmeye doyamıyordum. Bacak arama indi, sikimi göğüslerinin arasına alıp memeleriyle mastürbasyon yapmaya başladı bana. Sikim yine sertleşmişti. Ama kaynanam gülerek,
“Götümden döllerin akıyor, ben bir duş alayım!” deyip kalktı ve banyoya gitti. Duşunu aldıktan sonra kapıdan, “Hadi banyoya erkeğim!” diyerek bir göz kırptı. O göz kırpması beni tekrar azdırmaya yetti. Peşinden azgın bir boğa gibi girdim banyoya.
Kaynanam jartiyeriyle suyun altındaydı. Hemen ben de küvete girip, kaynanamı yüzüstü duvara yasladım ve götünün yarığına kafamı gömdüm. Her yerini yalamaya başladım tekrar.
Sonra uzun uzun öpüştük, dillerimiz birbirine dolanıyordu. Daha sonra kaynanam benim taşaklarım dahil her yerimi yalamaya başladı. Taşaklarımın hepsini ağzına almaya çalışıyordu. Sikimi de gırtlağına kadar sokup çıkarıyordu. Bir müddet sonra doğrulup, kulağıma yaklaştı ve
“Hadi erkeğim, şimdi zamanı geldi!” dedi.
Ben ayağa kalktım ve kaynanamın arkasına geçtim. Ve arkadan amına girdim. Hızlı hızlı sikmeye başladım. Suyun da etkisiyle 'Şap, şap, şap!’ ses çıkıyordu her vuruşta. Kaynanam da ben vurdukça,
“Erkeğimm… Arslan oğlum… Sik anneni… Daha sert… Ohhh… Hadi koçum benim!” diye diye zevkle inliyordu…
Daha sonra kaynanamı döndürdüm. Duvara sırtını yaslayıp, ayakta amına girdim tekrar ve sikmeye devam ettim. Kaynanam boynuma dolandı. Ben bastıkça inliyordu. Sonra bacaklarını belime doladı. Ben de alttan ellerimi kalçalarına attım, ayakta kucakladım kaynanamı ve amına girip çıkmaya devam ettim. Kaynanam kucağımda çığlık çığlığaydı. “Hadi oğlum, karını siker gibi sik anneni, karını döller gibi dölle anneni, aslan erkeğim benim!” diye inlerken, ben de hareketlerimi hızlandırdım.
Az sonra ellerimi bacaklarının altından geçirerek bacaklarını iyice ayırdım ve kollarını tuttum. Amına daha hızlı pompalamaya başladım. Ve sonrasında çığlık çığlığa kaynanamın amcığına tüm spermlerimi fışkırttım. Kaynanam,
“Ooaaahhh erkeğim, aslan oğlum benimmm!” diyerek inledi.
Kucağımda sikilmekten ve çığlık atmaktan bitap düşmüştü, kollarıma yığıldı kaldı. Küvetten çıkarıp, kuruladıktan sonra yatağa yatırdım kaynanamı. Kaynanam,
“Harikasın oğlum, resmen işimi bitirdin!” diyerek uykuya geçti.
Ben de yorulmuştum, ben de kurulanıp, yanına yattım. Tam uykuya dalmıştım ki, hatta biraz uyumuş da olabilirim, elim kaynanamın götüne değdi. Taş gibi götü hissedince sikim yine kazık gibi oldu. Doğrulup, yüzüstü yatan kaynanamın göt deliğini yalamaya başladım yine.
Kaynanamın götüne doyamıyordum. Kaynanam sızmış bir şekilde yatarken, göbeğinin altına yastık koyup, bir kez daha götünü sikmeye başladım… Yine götüne boşalacaktım ki, kaynanam,
“Ağzıma istiyorum oğlum!” diye inledi.
Ben şaşırmıştım. Hiç hareket etmemişti ben götünü sikerken, ama demek ki uyanıktı ve hareketlerimden, hırlamalarımdan boşalacağımı anlamıştı.
Sırtüstü çevirdim ve sikimi ağzına yaklaştırdım. Hemen ağzını açtı. Ben de otuzbir çekerek ağzına boşaldım kaynanamın. Bütün spermlerimi yuttu. Dudaklarına bulaşanları da diliyle ağzına aldı…
Ertesi sabah çok mutlu uyandık. Hastaneye sabah erkenden gittik ve eşime mutlu haberi verdik. Eşim nasıl olduğunu sorduğunda, hastanede başka biriyle tanıştığımızı, onun yardımcı olduğunu, kendisinden aldığımız yumurta hücreleriyle benim sperm hücrelerimi kaynanamın rahmine yerleştirdiğimizi, bu sayede işi başardığımızı anlattık.
Eşim çok sevindi. Ertesi gün taburcu oldu. İki gün daha kaldık Gürcistan'da, gezdik, dolaştık biraz. Kaynanamla kaçamak bakışlar atıyorduk birbirimize arada. Ardından Türkiye'ye döndük…
Kayseri'ye de hemen alıştık. Büyük bir şehirdi burası da. Eşime de, çalıştığımız firmalardan birinde Cumartesi günleri de mesaisi olan bir muhasebe işi buldum.
O ilk cumartesi günüydü. Rüyamda birisi sikimi yalıyordu. Az sonra uyandım. Rüya değildi, odamdaydım. Demek ki eşim yalıyordu sikimi. Derken bir baktım ki kaynanam, yine o geceki jartiyerli takımını giymiş, yine harika bir makyaj yapmış, sikimi emiyordu.
“Anne ne yapıyorsun?” dedim kendimi çekerek.
“Bir şey yapmıyorum oğlum. Sadece o geceyi unutamıyorum. Ne var anneni bir kere daha doyursan! Birkaç aya karnım şişer zaten, günleri değerlendirelim bence!” diyerek tekrar sikime yumuldu.
Benden günah gitmişti. Kaynanamı o gün eşim gelene kadar evire çevire, amdan götten siktim. Akşam götünün üzerine oturamayacak haldeydi, ama memnundu…
O yılı Kayseri'de geçirdik. Kaynanam bize bir kız çocuğu doğurdu, adını Eda koyduk. Çok tatlı bir bebekti. Doğumdan bir kaç ay sonra İstanbul'a tekrar tayinimi aldırabildim. Kimse bir şey anlamadan bu işi halletmenin verdiği gurur, kaynanamı sikmiş olmanın verdiği mutlulukla döndük mahallemize tekrar. Kaynanam da bir üst katımızdaki evine yerleşti.
Kaynanam doğumdan önce biraz zayıf bir kadındı, hamilelikte aldığı kiloları da hızlıca verdi. Ama önceki gibi zayıf değildi artık. Bu sefer tam bir afete dönüştü.
Eşim de çalıştığı için Eda'ya kaynanam bakıyor. Yani Eda'nın da öz annesi, kendi kızının bakıcılığını yapıyor. Bazen işten erken çıktığımda Eda'yı almaya ben çıkıyorum kaynanamın yanına. Eda'yı almadan önce bir posta sikiyor, sonra Eda'yı alıyorum.
Bazen de işten geldiğimde kaynanam bizim evde oluyor. Eşim daha gelmemişse, o gelene kadar kaynanamı doyuruyorum. Bazen o kadar azgın oluyoruz ki, Eda ağlasa da bakmıyor, sikişmeye devam ediyoruz… Bir sene sonra kaynanam bir kere daha hamile kaldı, ama onu eşime hissettirmeden aldırdık…
Aradan yıllar geçti, Eda bu sene anaokuluna başladı. Kaynanam da 45 yaşına geldi, ama halen bir afet. Hatta halen eşimden daha güzel. Ve halen eşim işteyken ve Eda okuldayken sikiyorum kaynanamı.
Cumartesi günleri eşim çalışıyor, ama Eda'nın okulu yok. Uyuduğu zaman rahat rahat sikişiyoruz. Uyanıkken de televizyonda ona bir çizgi film takıp, kaynanamla evin değişik yerlerinde sikişmeye devam ediyoruz.
Bazen kaynanam Eda'ya yemek yedirirken, arkasına geçip sikiyorum kaynanamı. Bazen kaynanam mutfakta yemek hazırlarken arkasına geçip eteğini sıyırıp sikiyorum hemen. Bazen de kaynanam Eda'yı kucağına alıyor, ben de kaynanamı kucağıma alıp sikiyorum.
Bazen üçümüz evcilik oynuyoruz, Eda dışarda kalıyor, ben kaynanamla çadıra girip ağzına veriyorum. Bazen de doktorculuk oynuyoruz, Eda kaynanamın annesi oluyor, ben doktor oluyorum, kaynanam da hasta. Tabi her seferinde hastaya iğne yapıyorum.
Bir keresinde az kalsın eşime yakalanıyorduk. Bizim evdeydik, Eda odasında oynarken, ben kaynanamı salonda kanepenin kolçağına domaltmış götünden sikiyordum. Tam kaynanamın götüne boşalmıştım ki, kaynanamın telefonu çaldı. Arayan eşimdi.
“Anne kapıyı çalıyorum neden açmıyorsun?” dedi. Kaynanam telaşla,
“Kızım alt kattayız, buraya gel!” dedi.
Hemen toparlandık, üstümüzü başımızı düzelttik. Ben Eda'yla oyun oynuyormuşum gibi yaptım, kaynanam da mutfaktaymış gibi yaptı. Eşim gelince bir şey anlamadı, ama ben kaynanamın eteğinin altından bacağından sızan spermlerimi gördüm ve hemen kaynanamı uyardım. Kaynanam da gözlüğünü almak bahanesiyle yukarı çıkıp temizlendi…
Cumartesi günleri halen benim için en güzel gün. Eşime yakalanmadığımız sürece kaynanamı sikmeye devam edeceğim...
Bankada Aşk
“Selimciğim, aşkım, akşam üzeri teftişe girdik. Müfettiş beyle tam kadro çalışıyoruz. Özür dilerim, ama elimde değil biliyorsun. Geç gelirim. Beni beklemeyin, yemeğinizi yersiniz.”
Kocamla konuşurken gözüm Yağız’daydı. Masasındaki kredi dosyaları ve klasör yığını üzerinden yiyecek gibi bana bakıyordu . Gülümsedim. Kocamın telefonda bana anlattıklarını dinlerken, altımdaki tekerlekli sekreter sandalyesini yana kaydırdım. Masanın arkasında kalan bacaklarım şimdi onun görüş alanına girmişti.
Her zaman sevdiğim gibi kısacık bir etek vardı altımda ve iyice sıyrılmıştı ben sandalyeyi yürütürken… Hafifçe bacaklarımı araladım. Gözleri parladı, dik dik bacaklarımı süzmeye başladı. O ısrarlı, yapışkan, aklından neler geçtiğini çok belli eden şehvet dolu, isteyen, beğeni dolu bakışlarla bakıyordu.
İnce ve uzun bacaklarımı biraz daha araladım. Kırmızı ojeli uzun tırnaklı parmaklarımla bacaklarımı saran külotlu çorabımı çekiştirip düzeltir gibi yaptım. Mini eteğimin altından kasıklarımı, en kuytu yerlerime kadar görebiliyordu şimdi…
Yağız da eve haber veriyordu durumu, eşi Melek’le konuşuyordu o da… Gözlerini devirerek baktı bana, dilini çıkarıp yalar gibi işaret yaptı. İçim gıcıklandı dilini görünce… Dudaklarımı buruşturup işaret parmağımı salladım yapma der gibi… Tavandaki güvenlik kamerasını işaret ettim. O da boş ver hareketi yaptı. Manyak şey… Azdırmıştım yine her zamanki gibi, üstüme atlamak üzereydi.
İçim kıpır kıpır, eteğimi düzeltir gibi yaptım, parmağımın ucuyla biraz daha sıyırdım. Kamera göremezdi bacaklarımı, masanın ters tarafında ve alçakta kalıyordu. Masanın üstündeki fosforlu markör kalemini aldım. Şu geniş, yuvarlacık, kalınca olanlardan…
Yuvarlak sapıyla dizimi kaşır gibi yaptım, sonra okşarcasına hareketlerle bacak aramdan eteğimin altına kadar çoraplı bacağımda dolaştırdım.
En son arzuyla kabaran klitorisime çorap ve külodumun üzerinden baskı yaparak masturbasyon hareketleri yapmaya başladım.
Kalçama kadar sıyrılmış eteğimin altından ikiye açılmış bacaklarımı, benim kışkırtıcı erotik hareketlerimi görünce gözleri faltaşı gibi iyice açıldı. Gülümseyip ben de ona dilimi çıkardım. Kırmızı rujlu dudaklarımda dilimin ucunu gezdirirken Yağız elini masanın altına atmıştı bile… Koltuğunda kıpır kıpır, benim masturbasyon yapışımı izlerken, bir yandan da pantolonun önündeki sertliği bastırmakla uğraşıyordu.
Şubenin ikinci katında krediler bölümündeydik, ikimiz yalnızdık. Müfettiş ve diğerleri zemin katta çalışıyorlardı.
İkimiz yaramaz çocuklar gibi, çalışmaktan çok birbirimizi tahrik edip azdırmakla uğraşıyorduk.
İkimiz de evliydik, eşlerimiz, birer küçük çocuğumuz vardı. Ailece tanışıp görüşüyorduk. Eşlerimiz de dahil, öyle iyi anlaşıyorduk ki, son yaz tatiline de ailecek, hep beraber çıkmıştık. Zaten ne olduysa o yaz tatilinde oldu. O zamana kadar süren arkadaşça ilgi, yakınlık, hoşlanma olayı birden bire başka bir şeye dönüşüverdi.
Uyuşan fikirlerimiz, zevklerimiz, hayat görüşümüz, aynı masada yenen ikili öğle yemekleri, dert dinlemeler, benim kocam Selim’den, onun karısı Melek’ten şikayetler… Hepsinin toplamının, bizi bir yöne doğru yönlendirdiğinin farkındaydık elbet…
Onu görmeden yapamıyordum. Gece gündüz, evdeyken, Selim’le sevişirken aklımda hep o vardı. Onun gülümsemesi, benimle ilgilenmesi, beni dinlemesi, şakaları, minik dokunuşları, cinsellik de dahil her konuda çok rahat konuşabilmemiz…
O tatilde otelde beni bikiniyle gördüğü andaki hayran bakışları hala gözümün önünde… Denizde ıslak mayosunun önündeki kabarıklık, kocamın bira göbeğinden tiksinmeme neden olan kaslı, biçimli, tüysüz kılsız erkek vücudu da beni hayran bırakmıştı. Erkek gibi erkekti Yağız, tam hoşlandığım, beğendiğim erkek tipi…
Otelin yüzme havuzunda, denizde şakalaştık, eğlendik, yüzerken birbirimize dokunduk. Çıplak teninin temasını bedenimde hissettiğimde öldüm, bittim. Ama tüm tatil boyunca sadece bir iki kere yalnız kalma fırsatını yakalabildik. O nadir anlardan birinde, güneşlenirken birbirimize güneş kremi sürdük. Onun ince uzun parmakları sırtımda, kalçalarımda dolaştı, ben onun sırtınabedenine yaydığım kreme bulanmış kaygan ellerimle sırt ve bacak kaslarının sertliğini duyumsadım.
Hele sırtüstü yatıp şımarıkça önünü de kremlememi istediğinde… Heyecandan dudaklarım kurumuş, titreyen ellerim geniş ve kılsız göğsünde yutkunarak dolaşırken mayosunun önündeki kabarıklığın artışı bitirdi beni…
Önünde kurduğu çadırın farkında değilmiş gibi umursamadan gözlerini dikmiş, gözlerimin içine bakıyordu. Oysa önündeki tümseği fark ettiğimi, bocalayıp arzuyla yutkunduğumu biliyordu domuz gibi…
Ellerim heyecandan titriyordu ama ben de inadına, beni oracıkta becerecekmiş gibi dik bakışlarına aldırmadan devam ettim. Sert karın kaslarında, mayosunun belinde, bacaklarının içlerinde dolaştım. Karnını okşarcasına kremlerken aniden elimi tutuverdi.
Göz göze, dudaklarımız aralık, istekle, şehvetle birbirimizi süzdük.
“Yeter artık Gül…” dedi boğuk bir sesle… “Beni ne hale getirdin, baksana…”
Elimi tutup deniz şortunun önündeki kabarıklığa bastırdı. Bütün tüylerim zevkle ürperdi. Benim için kalkan, sertleşen o tümseğin altındaki şeyi görebilmek için deli oldum. Parmaklarımı belli belirsiz sıkıp elimin altındaki kabarıklığını hissetmeye çalışırken yutkunarak,
“Ya sen ne yaptın?” diye fısıldadım.
Şezlongun kenarında oturuyordum, bacaklarımı aralayıp minik bikini altını ona gösterdim. Önü akan zevk suyumla iyice ıslanmış, içindeki küçük Gül arzuyla kabarmış, ince bikini kumaşı şişmiş kadınlığımın dudaklarını olduğu gibi gösteriyordu. Gözlerini orama dikti,
“Ohhh… Gül… Islanmış… İçin görünüyor. Sanki bikini yokmuş gibi…”
“Evet… Islandı… Çok kötüyüm Yağız…” diyebildim.
Dünya silinmişti o anda, yalnız ikimiz vardık. Biliyordum. Etrafımızdaki insanlar olmasa, oracıkta, o anda sevişecektik. Öylesine istiyorduk birbirimizi…
Ah… Öyle çok istedim ki onu… Kumların üstünde sımsıkı sarsın, üzerime çıksın, o güzel erkek vücuduyla beni ezsin… Bacaklarımın arasına hapsedeyim, sertliğinin tadına bakayım. Otel odasının geniş yatağında, buz gibi klimasının altında onunla sevişeyim.
Yine biliyordum ki, her şeyi mükemmel yapan erkeğin sevişmesi de mükemmel olacaktı. İliklerime kadar doyuracaktı beni… Kocamla yaptığımız yalap şalap birleşmelerden çok daha güzel, çok daha zevkli olacaktı Yağız’la sevişmemiz… Bundan emindim.
Ama bir şey yapamadık tabi… Etraftaki insanlar, her an gelebilecek olan bizimkiler… Onun sertliği inene, benim bikini altımın ıslaklığı sıcak güneşin altında kuruyana kadar yan yana, iki şezlongta uzanıp kaldık. Kedinin ciğere baktığı gibi birbirimize bakıp yalanmakla kaldık.
Otelin animasyon gecelerinde beraber dans ettik, eğlendik. O meşhur gece, Melek, Yağız’ın karısı, güneş çarptığı için başı ağrıyor diye erkenden uyuyup kalan çocuklara bakmak için odada kalmıştı. Animasyon eğlencesine kocam, ben, Yağız, üçümüz indik. Su gibi içilen içkiler, kokteyller, sexonthebeachler, çılgın müzik…
Üçümüz yoruluncaya kadar tepindik. İki erkeğin arasında başım dönüyor, mutluluktan uçuyordum. Bir yanımda kocam, bir yanımda sevdiğim adam…
Üzerimde incecik minicik askılı jile elbisemin eteklerini savurta savurta oynadım, döne döne dans ettim. İçimdeki tek çamaşır olan tanga külodumu göreceklermiş, bakacaklarmış, umurumda bile değildi. Bakmaları da hoşuma gidiyordu zaten…
Bir ara barın önünde oturup son içkileri içerken tuvalete gitmek için kalktım. Selim aldırış bile etmezken Yağız
“Benim de gitmem lazım, ben de geleyim” diyerek bana eşlik etti. Kocamın görüş alanından çıktığımızda elimi tutuverdi birden… Yavaşladım, başımı çevirip ona baktım. Gülümsüyordu. O delici bakışlarla bakıyordu bana…
Gözlerimizle anlaştık, el ele yürüyüp dışarıya çıktık. Otelin çok güzel düzenlenmiş peyzaj alanında loca şeklinde, sarmaşıklarla kaplı, gözlerden ırak bir bankın önüne geldiğimde durdum. Animasyon yapılan alandan gelen müzik ve denizden gelen dalga sesleri haricinde sessizlik hakimdi. Kimseler yoktu ortalıkta…
Yağız’a döndüm. Bana bakıyordu. Beni istiyordu, en az benim onu istediğim kadar…
Çok istiyordum onu… Hem de çok… Şezlongda olduğu gibi kasıklarım alev alev yanıyor, içimden bir şeylerin aktığını hissediyordum. Birden kollarımı kaldırıp boynuna sarılıverdim. Vahşice öpüşmeye başladık.
Hırsla birbirimizi somuruyorduk. Benim ellerim onun saçlarında, boynunda, ince beyaz gömleğinin altına girip çıplak sırt kaslarında, şortun üstünden dar ve sıkı erkek kalçalarında dolaşırken, o da bana mengene gibi sımsıkı sarılmış, her yerimi okşuyor, eteğimin altına dalan arsız elleri tanga külodumu çekiştiriyor, pençe gibi parmaklarıyla kalçalarımı sıkıp kendine çekiyordu.
Penisinin kabarıklığını üstümdeki incecik kumaştan mini etekli jile elbisemin üzerinden hissedebiliyordum. Ben de ona bastırdım kendimi, sertliğini daha çok duymak istercesine… Sonunda nefes alabilmek için durmak zorunda kaldık.
Burun buruna, göz göze, nefes nefese birbirimize baktık.
“Ohhh… Gül… Seni istiyorum.” dedi.
“Ben de seni istiyorum.” dedim.
“Emin misin Gül? Geri dönüşü yok bunun… Selim var, Melek var, çocuklar var…”
O seks kokan anlarda bizimkilerin varlığı düşünmek isteyeceğim en son şeylerdi. İçimdeki şeytan uyanmış, şehvet duygusu hepsinin üzerine bir tül örtmüştü sanki… Onunla sevişmekten başka bir şey istemiyordum.
“Sus… Eminim… Çok istiyorum seni… Al beni… Hemen… Burada… Başka hiçbir şey söyleme, düşünme… Al beni…”
Omuzlarından tutup banka doğru bastırdım. Niyetimi anlayarak banka oturdu. İki bacağımı ayırıp kucağına tünedim ben de… Tekrar öpüştük. İnce beyaz ipek gömleğinin üst düğmelerini açıp göğsünü okşarken, altımda sertliğini daha iyi duyabiliyordum.
Elimi araya sokup, telaşlı hareketlerle beyaz şortunun önündeki düğmeyi açmaya, fermuarını indirmeye çalıştım. Yardım etti. Şortun içinde sertliğini tuttum. Sıcaklığı parmaklarımı yaktı sanki… Sabırsız hareketlerle tutup çıkarttım dışarıya…
Hep hayal ettiğim, kendimi okşarken canlandırdığım gibiydi penisi… Hayal kırıklığı yaşamamıştım. Güzel, canlı, damarlı, harika bir erkekliği vardı. Kucağındaydım hala… Dudaklarını öptüm eğilip… Dizlerimin üzerinde biraz kalkıp tanga külodumun incecik ağını yana çektim.
Ön sevişmelerle oyalanacak sabrım, onu içime almadan bir saniye dayanacak halim kalmamıştı artık… Kadınlığım istekli, hazır, ıslaktı. Yükseldim, penisinin başını kadınlığımın ıslak dudaklarına sürttüm.
Sonra da dudaklarımı ısırarak alçaldım. Yavaş yavaş, tadına vara vara içime aldım sevgilimin erkekliğini… Kasıklarındaki tüyleri klitorisimde hissettiğimde derin bir oh çektim.
“Güzel mi?” dedi dudağımı somururken, ağzımın içinde…
“Harika…” diye soludum, alt dudağını ısırır gibi yaptım. “Seni tanıdığım, Şubeye geldiğim o ilk günden beri bunu istemişim meğer… Çok güzel…”
Oturup kalkmaya başladım. Ben onun kaslı göğsünü okşarken, o da benim sütyensiz, çıplak göğüslerimi okşuyor, sıkıp mıncıklıyordu. Şehvetle kabarmış meme uçlarımı emerken zevkten delirtiyordu beni…
O kışkırtıcı, sıcak yaz gecesinde, denizden esen hafif rüzgarın serinliğinde, gecenin koynunda sevgilimle birlikte olduk. Öyle zevk aldım ki o gece…
Fazla sürmedi, çünkü kocamın barda bizi beklediğini bilmenin telaşıyla seviştik. Fazla sürmedi, çünkü öyle arzulamış, öyle çok beklemiştik ki bunun için… Kısa bir zaman zarfında ikimiz de yükseldik,
“Geliyorum.” diye inledi kulak mememi dişlerken… “Çıkayım mı?”
“Ohh… Hayır… Gel… İçime boşalabilirsin aşkım… Ben de geliyorum. Çok güzel, harika… Ohhh…”
Zevkten bağırmamak için dudaklarımızı ısırarak, kucağında bir kuş gibi çırpınarak, sadece soluk alıp verme seslerimiz ve birbirine çarpan ıslak kasıklarımızın şapırtısı eşliğinde ikimiz aynı anda boşaldık.
Ben inip kalkarken, Yağız da kalçalarımı iki pençesiyle tutmuş, benim tempoma uygun olarak penisine gömüyor, sonra da kaldırıyordu beni… Yuvasında düzenli çalışan bir motor pistonu gibi uyum içindeydik. Sonunda hareketsiz kaldık, birbirimize sımsıkı sarılmış, dudakları boynumda, nefes nefese…
“İnanamıyorum Gül… Böyle bir zevk yaşamadım ömrümde… Daha önce neden yapmadık biz bunu… Bu zevkten kendimizi mahrum bırakmışız…”
“Evet… Evet aşkım… Erkeğim… Harikaydı. Keşke daha önce sevişseydik…” Son bir kez pelvis kaslarımı sıkıp penisini içimde sağarak teşekkür ettim sevgilime…
O da son atışlarını yaparken erkekliğinin kasılmasını hissettim. Her şey bitip fırtına dinince kucağından kalktım. Külodumun ağını yerine getirdim, eteğimi düzelttim. Telaşla elinden tutup kaldırdım.
Yağız da penisini şortundan içeri soktu, elele iki haşarı çocuk gibi, koşar adımla animasyon alanına yöneldik. Kocam hala barın başında, barmenle sohbet ediyordu. Yanına yaklaşırken ellerimiz birbirinden ayrıldı. Bizi görünce peltek peltek, neşeyle seslendi kocam,
“Çocuklar, nerde kaldınız yahu? Neler kaçırdınız bir bilseniz… Hadi gelin, birer kadeh kokteyl içelim.”
O kadar ilgisiz bir kocaydı ki… Benim dakikalarca nerede olduğumu, ikimizin birden neden ortadan kaybolduğumuzu sorgulamak aklına bile gelmiyordu. Beni bu noktaya getiren de kocamın bu ilgisiz, lakayt tavırları değil miydi zaten?
Barmen kadehlerimizi önümüze koydu. Üçümüz birlikte şerefe diyerek kadeh kaldırdık. Kocam kadehi kaldırıp fondip yaparken, Yağız ile ikimiz birbirimizi süzerek içkimizi yudumladık. Az önce yaşadığımız doyulmaz zevklerin sarhoşluğu içindeydik ikimiz de… İçkiye gerek yoktu aslında…
İçkimi yudumlarken birden erkeğimin içime boşalttığı spermlerinin külodumdan sızıp, bacaklarımdan süzüldüğünü hissettim. Yapış yapış, kirli, namussuz bir orospu gibi hissettim kendimi… Fakat bir o kadar da mutlu, doygun, tatmin olmuş bir orospuydum.
Bar tezgahına kapanıp kendimi maskeleyerek eteğimin altından elimi apış arama götürdüm. Parmağımın ucuyla dudakların arasından akan ve külodumun ağından bacaklarıma sızan bir tutam spermi sıyırıp aldım.
Ne yapsam diye bakarken, sevgilime yan dönmüş konuşup duran kocamın dirseğinin yanında duran içki kadehini gördüm. Spermli parmağımı içkisinin içine daldırıp içindeki buzlarla birlikte çalkaladım, çıkardım. Bulaşık parmağım şimdi tertemiz olmuştu.
Kocamla konuşan Yağız ne yaptığımı görmüş, hayretle bana bakıyordu. Biraz sonra kadehini kafaya diken kocam, Yağız’ın spermleriyle beraber içkisini içiverdi.
Kendime inanamıyordum. Kocamı boynuzladığım yetmiyormuş gibi, ona sevgilimin içime boşalttığı spermlerini içirmiştim ve farkına bile varmamıştı. Kıkır kıkır güldüm. O mazbut, evine bağlı, bankacı Gül gitmiş, yerine azgın ve yaramaz bir fahişe gelmişti sanki…
Hala ıslaktı bacak aram… Barın üstünden kağıt peçete alıp loş ışıkta çaktırmadan eteğimin altına götürdüm elimi, sevgilimin spermlerini sildim. Yağız da biliyordu ne yaptığımı… Ona gülümseyerek elimdeki ıslak, spermli peçeteyi dudaklarıma götürdüm. Dilimi çıkarıp ucuyla ıslaklığı yaladım.
Gözlerini kırptı, işkence etme bana der gibiydi. Benim zavallı, olan bitenden bihaber, boynuzlu kocam olmasaydı, o barın önünde bir daha sevişmek isteyecekti neredeyse…
Eşlerimiz olmasaydı, biz iki sevgili, o otelde her şeyden uzak, cenneti yaşayacaktık. Emindim buna…
Üvey Annemle Aramdaki ilişki
Bеn аzrа, ѕizе ϋνеy аnnеm lеnа ilе yаşаdıklаrımı yаzıyоrum. bаbаm ϋç ѕеnе önсе ingiliz lеnа ilе еνlеndi. bеn bаştа аlışаmаѕаm dа ѕоnrаlаrı kаynаştık bаbаm iş için şеhir dışınа gitmişti bеndе lеnа ilе еνdе kаldım. lеnа turizm şirkеtindе ϋѕt dϋzеy yönеtiсilik yарıyоrdu bеn bаbаmın bаnа νеrdiği kаrtın limitini bаyаğı аşmıştım.
bаbаm еkѕtrе yi görϋnсе bаnа bаyаğı kızасаktı lеnа iştеn еrkеn gеlmişti оturuр kоnuşmаyа bаşlаdık. fаturаyı göѕtеrdi bаbаn ѕаnа çоk kızасаk dеdi bеndе еνеt dеdim bеndеki раrа kараtmаyа yеtmiyоrdu.
bаnа iѕtеrѕеm fаturаyı ödеyесеğini ѕöylеdi аmа bеndеn bir iѕtеği νаrdı tаmаm yараrım dеdim оdа
iyi dϋşϋn dedi
оk nе iѕtiyоrsun dеdim.
bаnа bеni didеmlе ѕеνişirkеn gördϋğϋnϋ ѕöylеdi bеn şоk оldum аmа bir ѕеfеrlikti dеdim
еlimi tuttu bеndе iѕtiyоrum dеdi.
Оlmаz dеyiр оdаmа çıktım yаtаğа оturdum оdаmа gеldi bаşımı еllеrimin аrаѕınа аlmış dϋşϋnϋrkеn yаtаğа оturdu bаnа bеndеn hоşlаndığını ingiltеrе dе bunun nоrmаl оlduğunu ѕöylеdi ѕаçlаrımı оkşаdı çеnеmdеn tutuр dudаklаrımı öрtϋ
bеni öрmеѕi hоşumа gitti еlini bасаğımın ϋѕtϋnе kоydu yϋzϋmϋ öрmеyе bаşlаdı çоk yаνаş оlаrаk еlini νϋсudumdа gеzdirdi yаtаğа yаttım dizlеrimi kеndimе dоğru çеktim bаdimin аltındаn kаrnımı оkşuyоrdu
dizlеrimi kеndinе ѕiреr yарtı еllеrini bаdimin аltındаn ѕоkuр νϋсudumu оkşuyоrdu аyаklаrımı dizlеrinin ϋѕtϋnе kоydu рijаmаmı yаνаşçа birаz çеkti kаlçаlаrımı оkşuyоrdu yаνаşçа bеni аzdırıyоrdu рijаmаmı çıkаrdı bасаklаrımı оkşаmаyа dеνаm еdiyоrdu
dizimdеn öрϋр göbеğimе çıktı оrаdаn yаlаmаyа bаşlаdı yаνаşçа аmımа indi раrmаklаrı ilе mаѕаj yарmаyа bаşlаdı bеn göğϋѕlеrimi оkşаyıр inlеmеyе bаşlаdım.
Ꭰilini ѕоkuр yаlаmаyа bаşlаdı bеn dаhа hızlı inliyоrdu еllеrini kаѕıklаrımа dеğdiriyоr hızlıса аmımı yаlıyоr dilini içimе ѕоkuyоrdu о kаdаr gϋzеl yаlıyоrdu ki bеn dаyаnаmıyоrdum оndаn kurtulmаk iѕtiyоrdum
çаrşаflаrı ѕıkıyоr çığlık аtıyоr bir о yаnа bir bu yаnа gitmеyе çаlışıyоrdum аmа lеnа еlini göbеğimin ϋѕtϋnе kоymuş kurtulmаmа izin νеrmiyоr аmımı ıѕırmаyа bаşlаdı lеnа аyаğımı kаldırıр kаrnımа dаyаdı еllеri ilе ѕıkıса tutuyоr аmımı dişlеri ilе kemiriyordu
resmen dеliyоrdum bеn zеνktеn асıdаn bаğırıyоr оrgаzmа ulаşıyоrdum bir аrа аğzını аmımdаn çеkti bеn о аn rаhаtlаyıр dеrin bir оh çеktim аmа аldığım zеνkin tаrifi yоktu
tеkrаr аmımа аğzını dаyаdı bu ѕеfеr асıtmıyоr dо ѕаdесе yаlıyоrdu bеn ѕаçlаrını оkşuyоr diğеr еlimlе göğϋѕ uçlаrımı ѕıkıyоr inlеmеyе dеνаm еdiyоrdum
bir аrа duνаrdаki ѕааtе bаktım gеlеli 20 dаkikаyı аşmıştı lеnа о zаmаndаn bеri аmımı еmiyоr bеni dеfаlаrса bоşаltmıştı
lеnа yinе hızlаndı bu ѕеfеr bаşını iki еlimlе tutuр аmımа dаyаdım iyiсе bаѕtırdım Kеndimе .
bеş dаkikа dаhа νаhşiсе yаlаdıktаn ϋѕtϋmdеn kаlktı bеni yаn çеνirdi ророmu оkşаdı bаdimi çıkаrdı bеni yϋzϋѕtϋ yаtırdı еllеriylе kаlçаlаrımdаn tutuр ророmu оlаbildiğinсе аçtı еllеri ilе оkşаmаyа bаşlаdı bir еlini kаlçаmın аltındаn gеçiriр аmımı оkşаmаyа bаşlаdı.
bеn inlеyiр dеνаm еt diyоrdum bеni öylе оkşаmаѕı bеni dеli еdiyоrdu bеn zеνktеn yаѕtıklаrı ıѕırmаyа bаşlаdı dаhа hızlı şеkildе оkşаmаyа раrmаklаmа yа bаşlаdı.
bеn dе еlimi uzаtıр оnunlа birliktе аmımı оkşаmаyа bаşlаdım ѕırtımın ϋѕtϋnе çıkmış çıрlаk göğϋѕlеri bеlimе dеğiyоrdu bеn еllеrinе bоşаlmış оrgаzmа ulаşmıştım аmа о bеni оkşаmаyа dеνаm еdiyоrdu еlini еn ѕоnundа аmımdаn çеkti раrmаklаrını аğzımа ѕоktu
bеndе iştаhlа yаlаdım yаnımа uzаnıр раntоlоnunu çıkаrdı bасаklаrının аrаѕınа giriр bоynunu yаlаmаyа bаşlаdım
dudаklаrını öрϋр аğzınа аmımı νеrdim dеli gibi yаlаmаyа bаşlаdı еllеrimi duνаrа dаyаdım iki еli ilе bеni ѕıkıса tutmuş аmımı yаlıyоr ıѕırıyоrdu bеn zеνktеn bаğırtıyоr hаdi diyоrdum
bеş dаkikа bеni öylесе yаlаyıр bоşаlttı bеn еğiliр dudаklаrını öрmеyе bаşlаdım hаdi
kϋçϋğϋm diyоrdu
Оnun bаnа yарtıklаrını yарmаyа bаşlаdım iri göğϋѕlеrini аğzımа аlıyоr еmiyоr ıѕırıyоrdum yаνаşçа göbеğini yаlаmаyа bаşlаdım оrаdаn kаѕıklаrını ıѕırmаyа bаşlаdım lеnа inlеmеyе bаşlаdı
аmınа yönеliр еmmеyе bаşlаdım dişlеrimlе dudаklаrını çеkiр bırаkıyоr ufаk ıѕırıklаrlа оnu bаğırtıyоr dоm оnun gibi ѕеrt νе hızlıса еmiyоr ıѕırıyоr оnun bаğırışlаrı bеni zеνkе gеtiriyоr dаhа dа hızlı şеkildе yаlıyоrdum оnu
böylе dеνаm еttiktеn оrgаzmа ulаşmış аğzımа zеνk ѕulаrını bırаkmıştı yаνаşçа yukаrı çıkıр göğϋѕlеrini еmmеyе bаşlаdım
bеni kеndiѕinе çеkti dudаklаrımız birlеşti öрϋşmеyе bаşlаdık
еlini аmımа dеğdiriр оkşаmаyа bаşlаdı bеn dudаklаrınа yumulmuş bırаkmıyоrdum bϋtϋn gϋn öylесе dеνаm еttik аrtık hеr iѕtеdiğimizdе bеrаbеr оluyоruz....