Sanırım VPN ile ilgili bilmeniz gereken aşağı yukarı her şeyi eski yazılarımda genel hatlarıyla özetledim. Bu yazımda da özgür internetin önüne çıkmış iki büyük kampanyadan bahsetmek istiyorum, SOPA ve PIPA. Özellikle bu iki kampanyadan bahsedecek olmamın asıl nedeni ikisinin de ABD kaynaklı olması ve dünyada büyük yankı uyandırarak geniş çaplı protsetolara neden olmaları.
Kronolojik sıralamayla gidersek her şeyden önce COICA (Combating Online Infringement and Counterfeits Act) vardı. COICA 2010 Eylül'ünde ABD senatosuna verilmiş bir yasa tasarısıydı. Yasa tasarısının en büyük destekçileri Amerikan Sinema Filmleri Derneği (aynı zamanda filmlere yaş sınırlaması uyarılarını da koyan dernek) ve Amerikan Oyuncular Birliği 'ydi . Yasa tasarısına göre, tasarı yasalaşması halinde ABD'deki bölge mahkemlerine internet sitelerinin domain adlarını (kısaca internet adreslerini) engelleme hakkı tanınanacaktı. Yasa Senato Yargı Komitesi'nden oybirliğiyle geçse de asla yasalaşmadı.
Bir yıl aradan sonra 2011 Mayıs ayında COICA'nın varisi PIPA (Preventing Real Online Threats to Economic Creativity and Theft of Intellectual Property Act) sahnedeydi. Bu seferki yasa tasarısının amacı piyasaya sürülecek/sürülmüş sahte ve adi malların satımının en azından internet üzerinden engellenmesiydi. Yasa tasarısına YouTube gibi topluluk sitelerine büyük darbe indireceğine ve özgür içerik paylaşımına engel teşkil edeceği konusunda yoğun eleşitiriler geldi. Google CEO'su Eric Schmidt de yasaya karşı çıkanlar arasındaydı.
Son olarak, SOPA'ya geldik. SOPA (Stop Online Piracy Act) genel olarak internette telif hakkı ihlali ile yayımlanan her şeye hak sahibince erişimin engellenebilmesi hakkının tanınmasıydı. Tasarıya göre telif hakkı sahipleri, izinsiz yayın yapan siteler hakkında mahkeme kararı çıkartabilecekti. Fakat iş bununla sınırlı kalmıyordu. Diyelim ki bir ürün aldınız ve beğenmediniz. Blogunuzda ürünün incelemesini yaptınız ve ürünü yerdiniz. Bu durumda yazınızı beğenmeyen ürün üreticisi/sahibi yazınıza olan erişimi mahkeme kararı çıkartarak engelleyebilecekti.
Bu yasa tekliflerinin hiçbiri yasalaşmasa da yasanın iki tarafındakiler için de önemli sonuçları oldu. Çoğu dosya paylaşım sitesi (megaupload, rapidshare vb. gibi) siteler bu dönemde kapandı. Bunun karşılığıysa ABD ve Avrupa'da kullanıcılar internetlerine dokunulmaması için kampanyalar başlatmıştı.
Türkiye'de internet sansürüne zaten alışığız. Engellenen sitelere giriş çıkışı yapmakta hepimiz birer usta olduk son birkaç senede. Ama görünen o ki bu küresel bir sorun haline gelmeye başlıyor. Buradan çıkan sonuca gelirsek, VPN sağlayıcılarının daha çok uzun bir süre şu anki işlerine devam edebilecekleri oldukça açık.
Umarız VPN'yi sadece uzaktan bilgisayarlara bağlanmak için kullanacağımız günler de gelecek.
Esen kalın!













