MUTLU ÇOCUKLUK YALANI. Çocukluğumuzu unutup onun yerine sevdiğimiz hikâyeler koymak... Çocukluğu bir tür "kayıp cennet" gibi tasavvur etmek... Hoş ama boş! Ben böyle söyleyince kızıyorlar... Bu sabah bir kafede arkamdaki masamda sevimli ve genç bir "çekirdek aile" kahvaltı ediyordu. Babası yumuşacık bir sesle mama iskemlesindeki minicik oğluna tam dört kez "her şeyin bir sırası var!" dedi. Neye uzandıysa çocuk, annesi "hayııır, sonra!" diye elini itti... Neyse! "Ne alakası var!" diyeceksiniz şimdi. Çünkü mutluluk konusunu çok büyük ve derin bir "tablo" olarak görüyorsunuz. Siz bilirsiniz.
-Haşmet Babaoğlu







