"içimde yılgın rüzgarların ayak sesleri"
todays bird
Monterey Bay Aquarium
🩵 avery cochrane 🩵
Cosmic Funnies
ojovivo

Jar Jar Binks Fan Club
Noah Kahan

Love Begins
noise dept.

Andulka
Xuebing Du
Fai_Ryy

pixel skylines
The Stonewall Inn
d e v o n

Game Changer & Make Some Noise

gracie abrams
cherry valley forever
NASA

shark vs the universe

seen from United States
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Australia

seen from United States
seen from United States

seen from Switzerland
seen from Uzbekistan
seen from Philippines
seen from United States

seen from Poland
seen from Ukraine

seen from Türkiye
seen from Ukraine
seen from Australia
seen from Ukraine

seen from Ukraine
seen from Ukraine
seen from Italy

seen from New Zealand
@darkkrainboow
"içimde yılgın rüzgarların ayak sesleri"
Şimdi ölmek, yaşamak için birikmiş acıların umudu olmaktan başka bir şey değildir.
Kuşlar uçar senin gönlünü taklit için⠀
Ellerinden devşirir bahar çiçeklerini⠀
Deniz gözlerinden alır sonsuzluğun haberini⠀
Ey gönüllerin en yumuşağı, en derini⠀
Bir sır gibi saklarım seni..
Pembe uçurtmalar yolladığından beri
sarardı tiryaki menekşeleri
sonbaharın tozlu kafeslerinde
sevgi turnaları yakalıyorum
turnalar gidiyor; ben kalıyorum
avareyim,asudeyim,yorgunum
bilmiyorum neden sana vurgunum..
Sana bir uygarlığı getirdim; anlamadın
Yavuz kahramanları, şiirin burçlarını
Ayak ucuna koydum gecenin saçlarını
Urganmış boynumda taşırdığın gerdanlık
Sana hükümdarlık getirdim;anlamadın...
Ruhuma ağır depremler yaşatan sağanak yağmurlu şiir ..
biraz deprem sonrası
biraz şehir hülyası
bir kalp yangınından geriye kalan
siyah gözlerine beni de götür..
akarsu neredeyse orası yeşerir; nerede gözyaşı dökülürse oraya rahmet nazil olur...
bu ruh her an kötü bir şey olacakmış gibi kendi içinde yoruluyordu.kalbine bir kuşun kanadı ilkbahar gibi esmeyeli çok olmuş,yağmur sevincini ummayı unutmuştu..
bünyemin zayıf olduğu bir anda mı gördüm seni yoksa senin şiddetin mi yıkıverdi bir anda bütün bendimi, bilmiyorum. artık sormuyorum kalbime batan okların nedenini, adımlarımın nereye gittiklerini. biliyorum, soluduğum nefes, içtiğim su senin.
kardır yağan üstümüze geceden,
yağmurlu, karanlık bir düşünceden...
Acımasızca geçip giden zamandan geriye kalan sadece yalnızlıklarımız..
Yağmur ağlıyor ikimiz için..
benim adım insanların hizasına yazılmıştır.
hergün yepyeni rüyalarla ödenebilen bir ceza bu.
keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olsaydım
ölüm ve acılar çatsaydı beni
düşüncem yapma çiçekler kadar gösterişli ve parlak
sözlerim ihanete varacak doğrulukta olsaydı.
anmaya gücüm yetseydi de konuşsaydım
diri-gergin kasları konuşsaydım
“kardeşler! ” deseydim “kardeşlerim! ”
“bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
“bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
bakın yaklaşıyor…”
yazık, şairler kadar cesur değilim
çoçukların üşüdükleri anlaşılıyor bütün yaşadıklarımdan
gövdem kuduz yarasalarla birazcık yatışıyor.
benim gövdem yıllar boyu sevmekle tarazlandı
öyle bir çalımlarla gecenin çitlerinden atlardım
bir güneş sayardım kendimi denizin karşısında
çünkü çam kokularına sürtünüp ağırlaşan ruhların
inanmazdım dosyalara sığacağına
gittikçe ışıldardım dükkanlar kararırken
hüznün o beyaz etrafına sakallarım batardı.
benim adım bilinen bütün cevapların üstüne mühürlenmiş
ellerim tütsülenmiş
evlerin yeni yıkanmış serin taşlıklarında
dirgenler, bakraçlar, tornavidalar
bende kül, bende kanat, bende gizem bırakmadılar
ve içinden bir baş ağrısı gibi çınlamaktansa
gövdem açık bir hedef kılındı belâlara.
ve bu yüzden yakışıksız oluyor
insanları hummalı baharlar olarak tanımlamak
ve bu yüzden göğsümde dakikalar
ince parmaklar halinde geziniyor
konvoylar geçiyor meşelikler arasından
bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına
ölümden anlayani ciddi bir yaprak
unutulacak diyorum, iyice unutulsun
neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı
karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak.
ismet özel