Ve eğer sorarlarsa bir zamanlar neydin diye,
"Güzel bir hikâye," derim,
he wasn't even looking at me and he found me

ellievsbear
Lint Roller? I Barely Know Her

Origami Around
cherry valley forever
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

if i look back, i am lost
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Today's Document

No title available
hello vonnie
tumblr dot com
d e v o n
noise dept.
we're not kids anymore.
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
EXPECTATIONS

Jar Jar Binks Fan Club

PR's Tumblrdome
seen from Dominican Republic
seen from India

seen from United Kingdom
seen from Australia
seen from Indonesia

seen from T1

seen from Australia
seen from Argentina
seen from Spain
seen from United Kingdom
seen from Philippines

seen from United States

seen from Türkiye
seen from Malaysia
seen from Germany

seen from Albania

seen from Türkiye
seen from South Africa
seen from United Kingdom
seen from South Africa
@deligitarist
Ve eğer sorarlarsa bir zamanlar neydin diye,
"Güzel bir hikâye," derim,
Yarım kaldı hayatım..
Bir fotoğraf kaldı elimde, yüzün solmuş bir anı,
Ne kadar baksam da artık dönmüyor eski zamanı.
İçimde susmayan bir özlem, dinmeyen bir sızı var,
Bazı insanlar gider ama yokluğu hep yaşar ya ondan iste belkide.
Sana söyleyeceğim çok şey vardı aslında,
Hepsi düğümlü kaldı boğazımın kıyısında.
Şimdi rüzgâra anlatıyorum içimdeki her derdi,
Çünkü seni benden alan kader sesimi duymadı aldı inatla seni
Gülüşün gelir bazen, bir şarkının arasında,
Bir anda gözlerim dolar en kalabalık ortamda.
Kimse fark etmez içimde kopan fırtınaları,
Ben hâlâ topluyorum senden kalan hatıraları.
Geçmiyor derler ya zamanla, doğruymuş meğer,
Bazı yaralar kapanmıyor, sadece sessizleşiyor biraz.
Ve ben her gece aynı soruyu soruyorum göklere:
"Bir insan bu kadar özlenir mi, yıllara rağmen ?"
Bir gün gülen yüzüm vardı, şimdi gölgeler kaldı,
Bir mezarın başucunda ömrüm sessizce yaşlandı,
Kaybettiğim o canla içimde bir şeyler dağıldı,
Beni gören herkes suçlu ilan etti ansızın.
Dilimde yarım kalan binlerce cümle var şimdi,
Anlatamadığım acılar çöktü omzuma gizli,
Ben zaten onun gidişiyle yıkılmış biriydim,
Bir de insanların hükmü eklendi kaderime.
Gece olunca anılar kapımı çalıyor yine,
Fotoğraflarda donmuş bir gülüş bakıyor derine,
Ne zaman adını ansam gözlerim düşüyor yere,
Çünkü bazı yokluklar yıllar geçse de bitmiyor.
Sokaklarda fısıltılar dolaşıyor ardımdan,
Sanki gerçekleri değil, yalanları duymuşlar benden,
Oysa ben de aynı acıyı taşıyorum içimden,
Ben katil değilim, ben de onu özleyenlerdenim.
Mezar taşına dokunurken ellerim titriyor bazen,
Keşke diyorum, keşke her şey farklı gelişseydi zaten,
Bir insan kaç kere kırılır aynı yerden,
Kaç kere ölür yaşarken bilinmez ki gerçekten.
Şimdi göğe bakıp susuyorum çoğu zaman,
Çünkü bazı acılar anlatılınca hafiflemez insan,
Giden geri dönmez, bunu öğrendim erkenden,
Ama en çok da suçsuzken suçlanmak yakıyor içten.
Bir sessizlik çöktü üstüme, adımı taş gibi attılar,
Bakışlarda hüküm kurup beni suçlu saydılar,
Bir acıyla yaşarken bir acı daha yazdılar,
Ben katil değilim, bunu neden duymadılar?
Gideni geri getirmez gözyaşının selleri,
Ben de taşıyorum içimde en ağır kederleri,
Her köşede yankılanır o günün haberleri,
Ben katil değilim, duysun artık elleri.
Yastığımda geceleri bin soru uyandırır,
Vicdanımdaki yarayı her hatıra kanatır,
Bir insanı suçlamak ne kolaymış, şaşırtır,
Ben katil değilim, bu kalbim hâlâ ağlatır.
Mezarına vardığımda dizlerim çözülüyor,
İçimde kalan sözler boğazıma diziliyor,
Herkes beni taşlarken dünya başıma yıkılıyor,
Ben katil değilim, canım bunu haykırıyor.
Ne bir düşmanlığım vardı ne de kötü niyetim,
Kaybettim en değerlimi, işte budur felaketim,
Bir ömür taşıyacağım özlemimi, hasretim,
Ben katil değilim, tek suçumdu çaresizliğim.
Mezarına bıraktım çocuk gülüşlerimi,
Sessizce gömdüm içimdeki düşlerimi.
Bir avuç toprak değil örten üstünü,
Karanlık aldı benden bütün hislerimi.
O gün yağmur bile başka yağdı sanki,
Gökyüzü omzuma çöktü eski bir yankı.
Sen gidince dünya dönmeyi unuttu,
İçimde sustu en güzel şarkı.
Şimdi geceler adını fısıldar bana,
Hasret saplanır derin derin yarama.
Herkes büyümüşsün diyor yüzüme ama,
Ben hâlâ o gün kaldım mezar başında.
Gidişin dokundu sanki bütün şehre,
Yağmur bile yağmadı uzun süre.
Bir tek ben ağladım senin yerine,
Sesin düştü gecenin en kör yerine.
Dolabında kokun kaldı, elin değil,
Bu acının tarifi var ama dilin değil.
Herkes alış dedi, nasıl alışayım?
Ben seni toprağa değil, kalbime taşıyayım.
Bir fotoğrafın var başucumda duran,
Bakınca içimden bir şey koparan.
Gözlerin hâlâ bakıyor gibi bana,
Ben hâlâ konuşuyorum yokluğunla.
Sensiz geçen günlerin adı yok artık,
Sabahlar eksik, akşamlar karanlık.
İnsan birini kaybedince anlıyor,
Bazı vedalar ömür boyu kanıyor.
Şimdi biri adını ansa susuyorum,
Çünkü içimden hâlâ sana koşuyorum.
Sen gittin ya… dünya aynı kalmadı,
Ben güldüm bazen ama içim inanmadı.
Kırılmış hayallerim,
Yüzümde sahte gülüş olmuş.
İçime attığım onca şey,
Kalbimde derin bir boşluk olmuş.
Bir zamanlar yanımda duranlar,
Şimdi adımı bile unutmuş.
Ben “geçer” diye susmuşum,
İçimdeki fırtına büyümüş.
Gökyüzüne anlattığım dertler,
Yağmur olup geri yağmış.
En çok da değer verdiklerim,
Beni en sessiz yerimden vurmuş.
Dudaklarımdan dökemediğim kelimeler,
Gözlerimden taşar olmuş.
Kalbimden sökemediğim dertler,
Yarınlarıma anı olmuş.
Aklımdan çıkmayan sözler,
Uykusuzluğuma bahane olmuş.
Ağızından çıkan korkunç ithamlar,
Benim son esrarım olmuş.
Bir ölüye verdiğim değer ise,
Onun mezarını bozan böcekler olmuş.
Gecenin koynunda saklı bir düş,
Yıldızlar fısıldar usulca gülüş,
Kalbim suskun kelimeler yorgun,
Adını anınca zaman olur durgun.
Bir gölge gibi peşimde hatıralar,
Sessizce içimde büyür yaralar,
Ne kadar kaçsamda senden yana,
Yolum düşer hep aynı rüyana.
Yüzüm güler sanma içten, içim yangın yeri,
Her susuşum saklar ayrı bir kederi.
Ben düşerken alkış tutan o eller,
Bir gün taşır kendi yükün eseri.
Sözlerim sert olur, çünkü iz derin,
Kolay kapanmıyor açılan yerin.
Kimse bilmez gece kaç kez yara sardım,
Sessizliğim bile anlatır derdimi benim.
Rüzgâr gibi geldin, iz bırakıp gittin,
En sağlam yerimden kırıp da geçtin.
Şimdi ne adını anar bu dudaklar,
Ne de geri dönsen eskiyi seçer bu kadın
Canım acıyor senin yüzünden,
Geçmiyor içimde büyüyen hüzünden.
Bir anlık hata, koca bir veda,
Kaldım kendi içimde suskun bir oda.
Sen gittin, sözlerin kaldı geriye,
Her gece dönüyor aynı cümle diye:
“Keşke” dedikçe ağırlaşıyor zaman,
Bazı yaralar kapanmıyor hiçbir zaman.
Gülmeye çalışsam gözlerim ele verir,
İçimdeki kırık ses hep seni getirir.
Belki affedilmez bazı eksiklerim,
Ama en çok seni kaybedince eksildim ben…
Saçma bir söz, düşünmeden çıkan bir an,
Meğer koca bir kalbi kırarmış insan…
Gözlerinde sustu bana kalan her şey,
Bir hata dedim, o ise gitti sessizce bir şey demeden.
Şimdi her köşede adını duyar gibiyim,
Kalabalık içinde bile eksik sayarım kendimi.
Bir anlık dalgınlık, bir yanlış cümle belki,
Ama bedeli sensizlik oldu, en ağır şekli.
Affet desen dilim varmaz, yüzüm yere düşer,
Çünkü bazı pişmanlık geceyle büyür, içe çöker.
Sen gittin, ardında suskun bir kalp bıraktın,
Ben en çok da kendime kırıldım, seni ağlattım.
Bil ki hata küçüktü belki ama sonuç derin,
İnsan bazen en sevdiğini kaybedince anlar değerini…
Bakma kızım güldüğüme,
içimde susan yaralar var,
Geceleri sessiz çöken
adı konmamış acılar var.
Bir dokunsan çözülür belki
yıllardır sustuğum sözlerim,
Dudaklarım suskun dursa da
gözlerimde saklı hislerim.
Bakma öyle güçlü duran
halime aldanma sakın,
İnsan bazen dimdik durur
içten içe kırılır lakin.
Gülüşüm bir perde gibi,
örter içimdeki sızıyı,
Bir sıcak söz yeter bazen
uyandırmaya yalnızlığı.
Bakma kızım güldüğüme,
her kahkaha sevinç değil,
Bir dokunsan anlarsın ki
kalbim sandığın gibi değil…
Kendine yük olan insanlar
Tıpkı benim kamburlar
Gece iner şehrin omuzlarına,
Sokaklar sessiz bir sır saklar.
Rüzgâr eski hikâyeleri fısıldar,
Karanlıkta cesaret doğar.
Bir adım atan korkuyu yener,
Yıldızlar yoluna ışık olur.
Düşmeyen değil kahraman,
Düşüp tekrar ayağa kalkandır.
Gecende kaybettin beni
sessiz sokakların ucunda,
adımlarım yankılandı,
sen duymadın.
Bir fısıltıydım rüzgârında,
dokunamadın.
Bir izdim gölgenin yanında,
tutamadın.
Gecende kaybettin beni,
belki de hiç aramadın.
Şimdi sabaha dönerken
adımı bile anmadın...
Geceye Dokunan Sözler
Sessizliğin içinden bir mırıldanma geçer,
Ay ışığı şehrin omzuna yaslanır.
Rüzgâr, adını bilmediğim bir şarkıyı taşır,
Ben de koyarım kalbimi o melodiye.
Bir sokak lambası titrer,
Sanki göz kırpar gecenin karanlığına.
İçimde çiçek açar bir his,
Tam söyleyecekken utanan bir kelime gibi.
Yol uzun, düşünceler kalabalık,
Ama bir tek şey net:
Gökyüzü kararsa da
İçimizde hep bir ışık yanar,
Adını koyamadığımız…
Belki umut,
Belki sevda,
Belki de sadece bir an’ın şarkısı.