''Bedava bağışladığım gönül hariç, Ona verdiğim her şeyi helal ettim.''
h

Kiana Khansmith
Sade Olutola
Acquired Stardust

PR's Tumblrdome
Sweet Seals For You, Always
trying on a metaphor

Love Begins
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
i don't do bad sauce passes

No title available
DEAR READER
Keni
Three Goblin Art
hello vonnie
Stranger Things

❣ Chile in a Photography ❣
occasionally subtle
Misplaced Lens Cap
he wasn't even looking at me and he found me
seen from India
seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from Malaysia
seen from Ukraine
seen from United States

seen from Germany
seen from United Kingdom
seen from Brazil
seen from Canada

seen from Malaysia

seen from Argentina
seen from India

seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States
seen from Türkiye
@derilx
''Bedava bağışladığım gönül hariç, Ona verdiğim her şeyi helal ettim.''
... ve biri var. Kim bilmiyorum, "iyi misin?" Diyor. Tüylerim diken diken oluyor.
Ahşap bir masaya adımızı oydum kırık şarap bardağıyla ve masa suratıma tükürdü aşkını. Pencereni bilmediğim için semtinin tüm pencerelerine seslendim, sokaklarını eskittim.. neden yapıyorum bunu?
Bu dünyayı canı sıkılan bir çocuk yok edecek. Bu dünyayı canı yanmış bir çocuk yok edecek.
... sen aklıma gelirsin bazen. O dönemlerde sana mest olan ben, seni anarım benden ziyade bazenlerde, bazenler, bazen.. bazen?
bazenimin tanımı şudur korkarım; ne zaman uğraşsız baksam bir boşluğa kalbimi delip geçer hatıralarım arasında dolaşan sen. Ne zaman kendimle baş başa kalsam sensindir yanımdaki, omzuma dokunan.
Ne zaman unutmaya çalışsam o zaman hatırlarım!
...
Aslında hayır, ben ne yaşıyor ne de üzülüyorum. Ben yokum, olmamalıyım, olmadım ve olmayacağım. Dünyanın atıklarından çıkan bir zihinim sadece ve yine de beni sevebilecek tek kişi olabileceğini düşlüyorum. Ne ahmaklık. Öyle ki güzel, öyle ki muazzam bir ahmaklık.
zor-
Havaya doğru baktım, ortalama 20 dakikadır bakıyorum.. Dışarıdan değişen bir şey yok gibi gözükse de ben her saniye değişiyorum. Dolup taşıyorum.. bedenimden, senden, dünyadan.
Kaybolmuşsun sen, Ne olmuşsan olmuşsun.
Gelmişsin ama, Ayakların yara bere içinde olsa da, Gözlerin dolu dolu olsa da.
Dudakların çatlak... konuşmuşsun sen. Kendi kendine olsa da denemişsin.
Ait olmak istemişsin, artık kaçmak istememişsin. Belki de o ağaç kavuğuna, beni de götürmek için gelmişsin.
Sarıl hadi.
Gece ben, çek kurtar beni! Aklımı çel, yapabilirsen! götürsene beni..
Sarıl hadi,
Hiç olmuşsun. Tırnakların ufak kalmış bedenine göre, tırmanamamışsın. Taşıyamamış bacakların vücudunu. Uzan hadi biraz yanımda. Saçların fazla uzamış, kaybolmuş gözlerin. Ben olmuşsun sen, biraz. Hiç olmuşsun. Sesin kaldıramamış kelimelerini, derinleşmişsin. Konuşamamışsın sen, içine doğru kusmuşsun hislerini. Sarıl hadi. Korkun kokuna karışmış, serbest bırakalım seni. Kendi düşüncelerinin ağına takılmışsın, yem olmuşsun. Kurtaralım hadi seni.
Yorulmuşsun sanırım sen, nefes nefese kalmışsın. Soluklan hadi, kafan ağır gelir şimdi sana. Taşımaktan bıkmışsın sanki, inançların fazla gelmiş. Ezilmişsin biraz sen, sevdiklerin ezmiş seni. Sevgi ağır gelmiş omuzlarına. Özlemiş gibisin. Özlem soldurmuş tenini, bembeyazsın. İçin karardıkça dışın aklaşmış, değişmişsin sen değilmişsin gibi. Beni tanımışsın sanırım, biraz da utanmışsın. Anlamasınlar diye kaçmışsın sen, kendini terk etmişsin. Veda etmeden, gözlerine bakmadan gitmişsin kendinden. Bir ağaç kavuğuna saklanmışsın, toprağı koklamışsın. Belki içinde olmak istemişsin.
hayatı zor yapan içindeki insanlar senin içindeki bir zift gibi içine yapışıp bir zift gibi aklını bulayan bir çift göz hayatı zor yapan gözlerine değen bir çift göz asker kılığında bir çiftçinin karısını samanlıkta arayan ve kızı ölen bir babaya renklerden ve güneşten güzel kokan bahçelerden usulca söylemeye çalışan Tanrı dağı tepesinde dizleri kanamak için doğan çocukların ilk aldığı hediyedir yaşam oysa karadır yarına tek yaklaşan bir ressamdır yarını zor yapan siyahı beyazla boyayan paletini hep sol elinde tutan ve seni benden ayrı bir renge çalan
Ayrıca biraz bakındım yorumlara, bir kitaba aitmiş bir kaç kere daha dinleyip ona da bakınacağım :")
Ayrıca,, umarım seversin.. :')
Her ne kadar tarzım olmasa da insanların benimle paylaştığı şarkılar hep özel olmuştur, belki de bu yüzden hep kaybedişim diye düşündürdü bana biraz ve evet bundandır ki sevdim.. Birkaç cümlesi şunu hatırlattı; Eski kimliğim şu anki benliğimi görse eminim bizi mahvettiğimi, her şeyi yok ettiğimi söylerdi. Halbuki yok olmak tekrar var olmak için bir başlangıçtır sadece... düşüncelerim karıştı diyelim, en doğrusu bu olur. Peki ya sen? Neler düşündürüyor hissettiriyor bu şarkı sana? Neden seçtin bunu?
Zor olmuyor mu sürekli düşünmek? Sanki her şeyi tüm detaylarıyla sürekli ve sürekli düşünüyor gibisin. Ne kadar yok olduğunu söylesen de geçmişte takılıp anılarından çıkamadığın şeyler var gibi.. belki de bir ihanettir canına batıp duran. Belki yarım kalmış şeyleri tamamlıyorsun zihnindeki her diyalogda.. bilemiyorum. Eminim zor oluyordur ama, benim için de öyle.. bir cümle var çok severim aklıma o geldi; "Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?” Bana.. güçlü hissettiriyor o şarkı. Alabora olacağını bile bile o gemiye binen bir kaptan gibi güçlü hissettiriyor. Ölümle satranç oynamak gibi güçlü hissettiriyor. Tüm köyü ailem de içindeyken yakmışım gibi güçlü hissettiriyor. Bana ölmüşüm gibi.. bir sitemin, omuz silkmenin, ters bir bakışın zulmü gibi güçlü hissettiriyor. Neden seçtim bilmiyorum.. net bir sebep veremem. ama belki sen anlarsın.
Ne demek, sevmene sevindim :")
o zaman benden de sana bir şarkı gelsin https://www.youtube.com/watch?v=LpfzXdOx23g
Profilinde o kadar geri gittim ki ilk gönderilerini ve 2021'den "Sana verdiğim her şey öldü " alıntısını görmüş bulundum, bana bu şarkıyı hatırlattı belki seversin.
https://youtu.be/mPSVv40jW2g?feature=shared
Sevdim, teşekkür ederim. :')
bak nasıl doğuyorum tenin başlangıcından bak -sınırlı bir çizgi olan- zamana nasıl gözlerinde enlem veriyorum. bak nasıl yinelenmenin çürüyüş evlerini geçiyorum ve bir temele varıyorum uçuşun içtenliğinin sonundaki hava, hava, hava, temiz hava serzenişin kozalarını kendine doğru emiyor ve güneşin kağıttan taçları altında ve balonların şenliğinde kısır bir kelebeği döllüyor bak ben nasıl allak bullak sonsuzundaki biricik pencerenin seyrine dalmışım ve uyumuyorum meyveler olgunlaşsın diye ve saat kurmaları oluşsun diye ve ziller çalınsın diye. belki de iki çizginin kesişmesi iki bakışın atışması o olgun noktadır benim yaban çiğdem sokaklarında senin bitmeyen şarkılarını keşfettiğim nokta ve yeşereyim ağaç olayım diye.. parmaklarımın koptu kopacak yapraklarını senin ulu ağacına aşıladığım nokta.
İnsan hep görünmeyeni görmek ister ve görmeyene görülmek. kulağı olana -ne kadar olunabilirse o kadar- dilsizdir ama hep sağır olana verilir en güzel kelimeler. ve en derin hisler, en güzel sevgiler hep kalpsiz olana sunulur altın varaklı tabaklarda, masalarda yardım elleri.. hep nankörlerin ana yemeğidir.
aşk hep üzer, seçim kime ya da kiminle üzüleceğindir.