bir gün buraya seninle evlilik tarihimizi yazmak için geleceğim hissediyorum ♥︎'E
One Nice Bug Per Day
sheepfilms
he wasn't even looking at me and he found me

Product Placement

❣ Chile in a Photography ❣
Today's Document
No title available
🪼
Sweet Seals For You, Always
we're not kids anymore.
h
todays bird

Discoholic 🪩

JBB: An Artblog!

Love Begins
I'd rather be in outer space 🛸

oozey mess
No title available

izzy's playlists!

祝日 / Permanent Vacation
seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands

seen from T1
seen from Türkiye

seen from Kyrgyzstan

seen from Israel

seen from Malaysia
seen from Belgium
seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Finland
seen from Kenya
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@dikkatiylemuhatabim
bir gün buraya seninle evlilik tarihimizi yazmak için geleceğim hissediyorum ♥︎'E
gönül evini sular altında bırakan o hissin yamacında mısın. hâlâ.
"var olduğun için müteşekkirim sana. sıkılan ve sökülen canıma açtığın pencereler için."
tekelci murat abi: ‘sevdim ama bi sor niye sevdim. ben kirdim, pisliktim ulan ama sen bana çiçekmişim gibi bakıyordun. seni ölsem unutmam. ’ diye bağırıyor şimdi. sarhoşlar bazen ne söylediklerini biliyorlar.
tüm bu dağınılıklığa, yıkılmışlığa, patlamış balonlara, kırılmış onca kadehe rağmen elfida, sen hala eski bir şarkısın.
sana bakınca; beni ağlattığın sokakları, başkasıyla sarılmalarını, içim sökülene kadar dövüşüp senin uğruna kırdığım parmaklarımı, dağ gibi adamı enkazın altında bırakan sevgisizliğini ve ihanetini görüyorum. sigara içişini güzelliğini, adını anımsayınca ettiğim tebessümleri, kokunun doldurduğu gözlerimi unut. bak ben sana bakınca babama, kainata, sistemlere ve tanrıya olan öfkemi hatırlıyorum. bu ağrıdır, bu ağırdır ve bu; benim vazgeçişimin bir başka tanımıdır.
dünya soğur, akşam serinlerken, benim sensiz sevinecek bir şeyim yok. kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim, ve işte en geniş cümlem:
içimi açtım sana. içini açmak için.
ve şimdi sen, eski ve cızırtılı bir radyoda çalan şarkılar gibisin. anlaşılamıyorsun ama çok can yakıyorsun.
etrafta hoş bir matem baş gösterirse, gülümseyin. baharın son günlerinde evinize kışı getireceğim, beni affedin.
sen, yıldızım benim, yıldızları gözler durursun; keşke ben, sana bin gözle bakabilmek için gökyüzü olsaydım.
seni seviyorum. ama artık bunun hiçbir şeye yardım etmeyeceğini de. şu dağı yıkılmaktan kurtaramayacağını da. senin dönmeni. sağlamayacağını da. biliyorum. keşke bilmeseydim.
dünya soğur, akşam serinlerken. benim sensiz sevinecek bir şeyim yok. kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim. içimi açtım sana. içini açmak için.
Seni seviyorum.
Âna, anıya, zamana kısılıp kalmadan, her dilde, her zamanda ve hep.
seni özledim ve ağladım. ama iyiyim dedim.
seni şiir gibi sevsinler. beni zaten sevmezler.
selam. seni en çok sevmiş olan kişi ben değilim. sanmıyorum ki seni en çok sevmiş olan kişi ben olayım. kimsenin hayatında da onu en çok seven kişi olmak istemem. ama birini ilk kez böyle çok sevmiştim. kendi çapımda.
kötü biriymişim gibi. hep yanlış yapmışım gibi. doğrusunu bilmezmişim. bilince geç olacak gibi. nefes alamıyorum.