düşersen kaldırırım, dediğiniz insanlara çelme takmayın.

PR's Tumblrdome
we're not kids anymore.

Kiana Khansmith

★
Peter Solarz

ellievsbear

Discoholic 🪩
Alisa U Zemlji Chuda
d e v o n
styofa doing anything
will byers stan first human second
I'd rather be in outer space 🛸

⁂
Xuebing Du

Love Begins

roma★
sheepfilms
Three Goblin Art
Game of Thrones Daily

祝日 / Permanent Vacation
seen from United States
seen from Venezuela

seen from France
seen from Germany
seen from United States
seen from Germany
seen from Saudi Arabia
seen from United States

seen from Russia

seen from France

seen from United Kingdom
seen from Denmark

seen from Japan
seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from France

seen from Saudi Arabia

seen from United Kingdom
@dimplegamze
düşersen kaldırırım, dediğiniz insanlara çelme takmayın.
Bazen anlaşılmaz olmak iyidir. Bırakın herkes her konuda sizi anlamasın. Siz çayınızı için soğumasın... Kahve keyfisi☕☕ Mutlu Haftasonları 🌼🌿☺ (Belen, Hatay)
Yağmurlu bir gün 😍#Kış #Yağmur #sobakeyfi #bolköpüklükahvem 🤗🙆👌
Ve başka kimsenin seni sevmesine izin vermeyeceğimi bil istedim. Kıskançlık değil bu, sen benimsin.
Sevsen beni. Gözümün içine baktığında kendini kaybedecek kadar çok sevsen. Nefes almak gibi olsam senin için. Öyle sevsek ki, “seni seviyorum” cümlesi anlamını yitirse. Gülen gözlerin, gözlerimin tam içindeyken çeneni ısırarak anlatsam seni sevdiğimi… Ve anlasan. Cevap versen; sarılıp kokumu ilk kez nefes alıyormuşçasına içine çekerek… Ve anlasam. Bir evimiz olsa seninle. Bilirsin, vanilya kokulu. Kapısında turkuaz bir saksı ve beyaz çiçekler olan bir ev. O eve girmek için saatleri saysam. Hep o anın enerjisiyle geçirsem günü. Ve girsem. Vanilya kokusu. Saat aynı, altıya çeyrek kala. Gelsem. Sütlü kahveler yapsan bana. Önce kahveyi koklasam, sonra seni. “Acıktıım!” diye bağırsam. Belinden sarılsam yine, “Şımarma da makarnaları getir!” desem gülüşümü saklayarak. Makarna yapsak birlikte. O mutfak makarna değil, huzur koksa ama. Öyle ki ahşap beyaz iskemlelerinde bile oturanın gözlerinin içi parlasa. Şarabımız olsa bir şişe, ama karadut. En sevdiğimizden… Onu içip bir film izlesek seninle. Filmdeki Londra’da tanışıp Paris’te evlenen o çifte baksak, sonra sağımıza çevirsek kafamızı ve o kocaman mavi çerçevedeki siyah beyaz resmimize baksak bir de. “En güzel aşk filmi biziz!” desek aynı anda. Dudakların bir kez daha benim olsa, kanıtlarcasına… İspatlarcasına bu aitliği. Bu eve, duvarlara, krem rengi o koltuğa. Yanımızdaki sehpaya uzatsam kolumu, ekoseli battaniyemizi alsam. “Adım atmaya üşeniyorum…” desem fısıltıyla. “Burada uyusak?” Aynı ses tonuyla cevap versen. “Sarılacaksak, fark etmez.” Orada o koltukta uyuyakalsak birbirimizin nefesiyle... Ve ertesi güne senin ellerini yüzümde hissederek başlasam… Güzel olmaz mıydı?
Tanımadığın bir kişinin hayatını bir zaman sonra, ne kadar çok değiştirebileceğini düşündün mü? Mesela onun eli yanlışlıkla eline değdiğinde havaya uçmamak için ayaklarını daha sağlam yere bastın mı hiç? Bazen ona çok sevdiğini göstermek isteyip, gitmesinden korktuğun için “biraz takmıyormuş gibi” yaptın mı? Her kelimesinden, “demek ki bunu demek istemiş” dedin mi? Geceleri rüyanda görmek için dah...a fazla, çok daha fazla onu düşünmeye çalıştın mı? Sabah kötü bi’ rüya gördüğünde “Neyse ki rüyaymış” deyip çok mutlu oldun mu? Her yazdığı şeye “bana mı demiş bunu?” deyip kendine kocaman kocaman umutlar etmeye çalıştın mı? Giyeceği giysisinden tut, seyredeceği filmi bile merak ettin mi, o film hakkında ne düşüneceğini bile merak ettin mi? Televizyondaki diziye bakıp “O da şuan bunu izliyor mudur” dedin mi? O film hakkında konuşabilmek için filmin konusunu bi’ yerlerden öğrenmeye çalıştın mı? Taksi şoförüne bile ikiniz hakkında bahsettiğin oldu mu? B...azen hiç sevmiyormuş gibi yapmaya çalışıp, yapamadığını farkettiğinde; “ama dayanamıyorum ki” dedin mi? Onun ellerinin ne kadar güzel olduğunu söylemek için, ellerini hiç bırakmamak istedin mi? Bazen geceleri kavga esnasında haksız olsan bile, gururunu yerler altına alıp onu aradın mı? Yüz hatlarını hafızana daha fazla kazımak için, yüzüne daha da fazla bakmaya çalıştığın oldu mu? “Belki bir şans daha vardır” deyip şanslarını bir değil, binlerce kez denemeye çalıştın mı? Sana ne yapmış olursa olsun, bir ortamda onun bahsi geçtiğinde ve onun hakkında kötü bi’ şey dediklerinde onu korumaya çalıştın mı? Başka bir sabah uyanıp üst üste, “ben böyle olsun istememiştim ki” dedin mi? Dışarda iki sevgili gördüğünde aklına gelen ilk kişi hep o oldu mu? Ondan bahsetmeyi çok özledin mi? Ondan gurur duymayı gerçekten çok özledin mi? Öpüşmeyelim ama benimle kalsın dedin mi? Annene veya babana onun hakkında bi’ şeyler anlatmayı, onların da onu çok sevdiğini hissetmeyi çok özlediğin ama artık her şey için geç olduğunu farkedip vazgeçmeye çalıştığın ama yapamadığın oldu mu? Bu yazıyı okurken, aklına onun yüzü geldi mi? Sana dokunduğu gün neler hissettiğin geldi mi? Hiç gitmeyeceğini söylediği gün geldi mi, ya da seni öptüğü o yer? Ve şuan aramak istesen de, “Ama artık” la başlayan cümleler kuruyor musun?
Şimdi; tanımadığın bir kişinin hayatını bir zaman sonra ne kadar muhteşem kılıp, sana hiç farkettirmeden ne kadar mahvettiğini de umarım tekrar düşünürsün.
Bir yolculukta bakmadığın tarafta görmediklerin gibi; başka bir hayatın daha var, yeter ki yüzünü çevir, umut hep var!
Bir karavan lazım bize, sınırsız kahve ve bitmeyen kitap, bir de deniz manzarası.
Seni hatırlatacak her şeyden uzaklaştım.. Ama kendinden kaçamıyor ki insan.
Kahraman Tazeoğlu - Bukre
Aşk gençlerin oynadığı fakat ihtiyarların bildiği bir oyundur.
Kahramantazeoglu
Acımasız olan sendin sevdiğim. Ben seninle birlikte ölebileceğimiz günü düşlerken, bensiz yaşayabilen sendin sevdiğim. Bak sana hâlâ sevdiğim diyorum; çünkü ben seni içimden terk etmedim. Çünkü ben seni intihar etmedim. Çünkü ben uğruna ölebileceğimi sandığım biri için yaşadım hep!
Yağan yağmurla Islak caddelerde yürürken... aradığım, bekledigim ne bir şemsiye ne sığınacak bir boşluk aradığım ummadığım anda karşıma çıkmasini umduğum SEN yağmurda da hayal kurulur mu demeyin yağmurlarla başlamıştı hersey ve yağmurlarla son bulmuştu... işte bende ki de umut... hiç ummadığım yerde karşıma çıkacaksin diye ... oysa ben umut derken sen unut demiştin...
Yürek agrısı
Bir hayal olsam sana karışsam başka bişi istemem.