gözlerinin arkasinda bir perde
bulanikligin ardindan gelen öfke
bilmediginden mi öfkelendi,
neden yutkundun agzin kupkuruyken
en uzaktan en yakina hep bir seyler var dedi
öfkeden daha canlı duygu tanidin mi?
benim bildigim en güçlüsü bu, dedi
gittim, gittim, gidebilecegim en uzak yere gittim
her gun biraz daha gittim
yoksa gitmek mi daha hafif
dönebilmeyi becerebilir miydin
gecer mi diye sordu bu bulaniklik
tam yanmayi bile becerememis
ayaginin ucuyla dokunur, gozlerini atar geriye, bakar orada bir gariplik mi var
duman yakti bogazimi ondan yutkundum
cocukluktan kalmis anlasana
sen hep ileri gittin nereden bildin orasi ilerisidir diye
gozlerin arkaya baksa baska bir sey mi gorurdu zannettin
ben zaten hep arkama baktim
gozlerim de arkasina bakti
onumdeki bulaniklik bundandir belki
seninki ne sen de bilmedin ki
nereye baksan, nereye konsan kulağında tasidigin bu öfke
bu bulanikligi bitirecek mi?
benim bulanikligim ofkemdendir belki
simdi nasil vazgecebilirim ondan bulandirdi icimi diye
icim bulaniyor, midem yürüyor sanki, dişlerimden dökülecek
berisi yok mudur dedim ... dedim diye dillerimi aldilar benden
nedir berisi, sormak günahmış
sen nereden bileceksin gözlerinin arkasindakini
e biliyorum dedim ya bula-
bulanikligi almadilar bir tek
bulan-dim insanligin öfkesine
tam yanamadım, abiler yakın beni hepten
küllenirsen tekrar doğarsin
biz hep korkariz, dediler
öfkenin olmadigi her yerden korkariz