geceden sonraki sabaha, özgürlük getiren silaha, bizi kavuşturan allah’a şükür*
I'd rather be in outer space 🛸
Game of Thrones Daily

shark vs the universe
YOU ARE THE REASON
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

@theartofmadeline

titsay
Peter Solarz
Sweet Seals For You, Always
TVSTRANGERTHINGS

❣ Chile in a Photography ❣
Monterey Bay Aquarium

祝日 / Permanent Vacation

Kiana Khansmith
hello vonnie
wallacepolsom
will byers stan first human second

ellievsbear
Lint Roller? I Barely Know Her

seen from Japan
seen from United Kingdom
seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Singapore
seen from Türkiye

seen from United States

seen from United States

seen from Bangladesh
seen from Malaysia

seen from Australia
seen from Sweden

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Japan

seen from United States

seen from Canada
seen from United States
seen from United States
@distopyaveceset
geceden sonraki sabaha, özgürlük getiren silaha, bizi kavuşturan allah’a şükür*
ayağa kalkarsın, adına uygunsun ve haklısın. çünkü bir silah gibi tutarsın tuttuğun her şeyi.*
Silik silik hatıralar, delik deşik bilinç altım.
şimdi gecenin bir yarısı sen derin uykundasın dilerdim ki üstünü örtmek seni öpmek ama ben yarı sarhoş aklımla sokakta bunları yazıyorum nerdeyim ne yapıyorum bilmiyorum sadece artık gitmem gerektiğini hissediyorum yolumu bulmak için yola koyulacağım senden en uzak yere gideceğim kalbimde seninle tüm duygularımla vedalaşıp seni acıyla kabullenip yok olacağım
yarayı tırnağınla kazıyarak büyüttün. her seferinde yaptın bunu. acını yarana yansıtmaya çalıştın, biliyorum. küçük çiziği deşerek yarık yaptın sen. ama yaran büyüdü diye herkes görecek değil. anlamadın. yaran bile büyüdü kızım. sen nasıl böyle çocuk kaldın.
Kaygıyla yürüdüğün yol öldürür seni.
bi' boşluğa yasladım sırtımı.
benim seni mahvetmem seni kötü bir adama çevirmişti de benim seni şefkatle tutkuyla şehvetle ve ürkekçe sevmem niçin seni bir an bile iyi bir adama dönüştürmemişti. niçin vurduğumda kanadın ama sardığımda sarılmadın. niye ben gözüm dolu dolu bakarken ağlamadın da kaşlarımı çatınca sanki kar altında donup kaldın. benim yılan gibiliğim senin yalnız bahanen. ben sana bir dağ serçesi olduğum günleri bilirim. bir gün bile uykundan uyanmamıştın sana şakıdığımda. şimdi zehrimden ölü mü verdin. kıyamam. ne tuhaf çocuklarsınız. babam bana ne vakit tokat atsa, gece ben uyurken özür dilerdi başımda. ben bana tokat atanı değil, özür dileyeni babam bilirdim. siz beni hep kötü hatırlamak istiyorsunuz ama. öyle olsun. benden iyisi yok kötünün. sizin gönlünüz hoş olsun. benimki kalmadı nasılsa.
bir limon ağacı dikelim hayallerimizle birlikte büyüsün istedim. ama bak buradayız. sana benden sonraki hikayeni nasıl yazacağını ve yaşayacağını öğrettim 3 yılda. kalbin nasıl atardı, birinin ağzına bakınca tadını merak etmek nasıldı, sevişmekle seks yapmanın farkı neydi mesela, şuraya gitsek ne yapardık, tatile hangi rotadan giderdik, köyde nereleri gezer nerelere kaçardık kimseler görmezken, ilk kimlerle tanıştırırdın sevdiğin kadını falan.. sana hepsini ben öğrettim. sevmeyi bilmez adam değildin ama sevdası ve inadı kendinden büyük yine de hiç beklemediğin o anlarda bir anda beyaz bir güvercin gibi ürkekleşen boynu kıldan ince olmasına rağmen kendine bile kafa tutacak kadar güçlü bir kız çocuğu sevmenin adabı nedir sana ben öğrettim. o kız çocuğunun kendini ne hallerden büyütüp genç bir kadın ettiğini, o kadının saçını ürkütmeden sevmeyi ben öğrettim. dokunmadın ama bana uzatmadın elini. omzumdaki tozu silkmedin. bu ilişkiden sana aşkı miras bıraktım, payıma kendim düştüm.
aşık olmadığım bir adamla sevişebilirim ama bana aşık olmayan bir adamla sevişemem
başta kendim olmak üzere herkesle ve her şeyle barışıyorum. hayat nasıl bir yerdi nasıl adımlar atılırdı ezbere bildiğim her şeyi bir bir rafa kaldırıyorum. dünya bildiğimden çok daha ötesiymiş, ben dahil herkes her şeyi yapabilirmiş bununla uzlaşıyorum. bu insanlara olan güvensizliğimden mi doğuyor yoksa sisteme güvenden doğan bir teslimiyet mi henüz bilmiyorum. ama omuzlarım ve çenem kaskatı her şeyle savaşmaktan vazgeçiyorum. alın işte toprağımda dikili bir beyaz bayrak, kimseyle kucaklaşmıyor, kimseyle dövüşmüyorum.
Kendine yaptığın en büyük kötülük, onu tanımaktı.
yüksek ve ani seslerden nefret ediyorum
silahı kafama daya ve beynimle duvarları boya
Çok üzgün olduğumun farkındayım ama bu bile beni pek üzmüyo bilmem anlar mısınız beni