Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaplardaki insanları, sokaktakilerden daha çok sevdim.
Cemil Meriç – Bu Ülke
RMH
Cookie Run:Kingdom Official!
YOU ARE THE REASON
I'd rather be in outer space 🛸
todays bird

Kiana Khansmith
No title available
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
cherry valley forever

Jimmy Eat World
The Bright Sessions
Game of Thrones Daily
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

titsay
Fieri Frames
The Bowery Presents
🩵 avery cochrane 🩵
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
No title available
Color Me Curious
seen from Vietnam

seen from Qatar
seen from Libya
seen from Indonesia

seen from United Kingdom
seen from Indonesia
seen from United States
seen from Brazil

seen from Australia

seen from Mexico
seen from Germany

seen from Venezuela
seen from Thailand

seen from Poland

seen from Iraq
seen from Finland
seen from Japan
seen from Bangladesh
seen from Kenya

seen from United States
@doez
Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaplardaki insanları, sokaktakilerden daha çok sevdim.
Cemil Meriç – Bu Ülke
Sevin.
Nefes alabildiğinizce, her göz kırpışınızda, her hayal başına sevin. O kadar çok sevin ki, nefesiniz olsun. Öyle çok sevin ki, bir daha başka birisi öyle sevemesin onu. Nefesiniz kesilsin onu görünce. Adını duyduğuzda elinizde olmadan kocaman bir gülümseme sarsın dudaklarınızı. Elinizde olmadan sevin. Çok sevin. Gözlerinizi her kapatışınızda onun gülüşü gelsin aklınıza mesela, uykudan uyanınca rahatsız olan siz, mutlu olun uykunuz bölününce, onu uyku arasında da düşünmek sizi huzurla tanıştırsın. Hayal kurun ona dair, kokusunu hayal edin mesela. Teninizde hissedin onu. "Sevdiceğim" dediğinizde yüreğinizi titretecek birine verin sevginizi. Yanında küçücük kaldığınız, korkmadığınız, "güven" dediğiniz birini sevin. Sadece bakışlarından anlayın her şeyi, bakışlarınızla dokunun ona. Anlasın sizi. Dünyanızı griden çeken bir insanı sevin. Her rengin yakıştığı birini. Öyle birini sevin, o zaman belki mutlu olursunuz. Çünkü zaten sevmek, can içi anlamıyla mutlu olmak demektir.
Pazar evdir. Evde olmaktır. Sabahleyin geç kalkmak, ardından uzun, güzel bir kahvaltı yapmaktır. Bazen, güzel bir müzik, bir fincan kahve, kitaptır. Bazen sadece camdan dışarıyı seyretmektir. Bazen karmaşık bir bulmaca yada gazete keyfi yapmaktır. Bazen güzel bir filmdir. Bazense hiç bir şey yapmamak, tüm gün dinlenmektir. Bazen kendini dinlemek, yeni kararlar almak, bazen ise hiç bir şeyi düşünmemektir. Pazar... Her ne yaparsanız yapın, HUZUR içinde olmaktır.
Senin yanında nasılsam sen yokken de öyleyim. Varmışsın gibi yani… İmkansız hiçbir şey yok bize. Aşk sevmez imkansızlığı bilirsin. Yanımda olmayışın seni yaşamama engel değil. Sana sarıldığımı, kokunu içime çektiğimi, tenini ateşini düşünüyorum, ne güzel…
Aramızdaki mesafe umurumda değildi. Uzakta da olsan sen her zaman benimleydin. Yemek yerken, müzik dinlerken, yatağıma uzandığımda yanımdaydı hayalin.
Sana geldim kapatma gözlerini. Umutsuz Aşk'ların bıraktığı bütün tortuları temizleyip, bir tek sana kalmak için geldim, bak yüzüme. Aşk'a dair ne varsa göreceksin gözlerimde. Kendini göreceksin. Sen'i yaşarken başka diyarlarda olamazdım. Yüreğimde seni taşırken başka kalplerin her an gitmeye hazır huzursuz konuğu olamazdım, bu yüzden geldim.
Eğerki ağlıyorsa kadın… Bu onun aciz yoksun olduğunu değil aslında ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Gözyaşı olan kadının omuzlarında çok yük vardır. Yaşanılanlar ağır gelmiştir ancak o onların üstesinden gelmiştir. Ağlıyorsa eğer kadın sebepsizdir, bazende kendi bile bilmez ama hisseder belki diye… Eğer ağlıyorsa kadın sevgi vardı yüreğinde.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, kendi yolumu çizdiğimde anladım… Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım. Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış, aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, neden hiç ağlamadığını anladım. Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım… Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş, cok acıttığında anladım. Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, yüreğini elime koyduğunda anladım. ‘Sana ihtiyacım var, gel!’ diyebilmekmiş güçlü olmak, sana ‘git’ dediğimde anladım… Biri sana ‘git’ dediğinde, 'kalmak istiyorum’ diyebilmekmiş sevmek, git dediklerinde gittiğimde anladım. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım. Özür dilemek değil, 'affet beni’ diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, gerçekten pişman olduğumda anladım. Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş, sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, yüreğimde sevgi bulduğumda anladım. Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, beni af etmeni ölürcesine istediğimde anladım… Sevgi emekmiş, emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…
Yine başlıyorum saçmalamaya.Yine geldi aklıma işte olur olmaz yerlerde. Ben de aldım kalemi elime başladım kağıdı kesip biçmeye. Kör olasıca karanlığın içinde sigaranın aydınlattığı bir yazıyı yazmak kadar zor sensizliğin hüznünde mutlu olmak.
Sevmek inanmaktır. Sevmek yaşamaktır. Sevdiğini kendisi gibi, kendinsinden de fazla duyumsamaktır. Sevmek sevdiği olmaktır. Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir. İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir kalp olunur, tek bir yürek olunur. Sevmek paylaşmaktır. Sevdiğiyle sevdiğini paylaşmaktır. Sevdiğiyle kalbini bölüşmektir.
Bahar sen varsan gelirdi, yaz sen varsan güzeldi... Her gelişin bahar, her dokunuşun yazdı bana. Ben her bahar hüzün kaplar, her yaz yaşlar akıtırdım yokluğunda... Ben her baharı sen diye bekledim, ben her yazı sen diyegeçirdim... Bütün güzelliklerini sana büyüttüm.
Bir insanın sesine aşık olabileceğimi, sesini duyunca ağlayacağımı söyleseler çok gülerdim. Gülüşünü görünce nefessiz kalacağımı, yazdığı her cümleyi hatırlayacağımı söyleseler gerçekten gülerdim onlara. Biraz daha görmek için saçma sapan şeyler yapacağımı, bir bakışıyla donacağımı söyleseler kahkaha atardım.
Sonra mı?
Sonra sen geldin işte, hiç gitmeyecek gibi.
Sen kokusunu alır mısın hüznün? Sonbaharda ıhlamurların son çiçeği gibi. İlkbaharın erguvanın son moru gibi. Dalgaların kıyıya yayılan son köpükleri gibi…
Yürüyen merdivenlerin sol tarafını işgal edenler altmış yaşlarında bir çift ise ve hâlâ elleri bu yaşlarında birbirine sıkıca bağlıysa, sol tarafı işgal ettiniz diye kimsenin kızmaya hakkı yok. Benim yaptığım gibi bekleyeceksiniz. Eşek gibi bekleyeceksiniz. Allah ömrünüzü bereketli kılsın el ele tutanlar. Ne diyeyim başka.
"İyi ki var" dediğin insanlar azalıyorsa ve daha geç yatıp daha geç kalkmaya başladıysan, toparlanıp bir silkelenme zamanı geldi demektir...
Eğer yeniden başlayabilseydim yaşamaya, ikincisinde daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar. Çok az şeyi ciddiyetle yapardım. Temizlik sorun bile olmazdı. Daha çok riske girer, daha çok seyahat ederdim. Daha çok güneş doğuşu izler, daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim. Görmediğim bir çok yere giderdim. Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye. Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine. Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu. Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten. Anlar, sadece anlar. Siz de anı yaşayın. Hiçbir yere yanında termometre, su ve şemsiye almadan gitmeyen insanlardandım ben. Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım. Eğer yeniden başlayabilseydim, ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla. Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varırdım...
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun? Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak. Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun? Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana… Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek… Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek. Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun? Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak… Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.
Can Yücel