
★
Sweet Seals For You, Always

blake kathryn
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
Xuebing Du

pixel skylines
TVSTRANGERTHINGS
h

tannertan36

JVL

Origami Around
ojovivo
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
NASA
Misplaced Lens Cap
No title available
will byers stan first human second

Love Begins
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
almost home
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from South Korea

seen from United States
seen from United States
seen from Spain
seen from Brunei
seen from Canada
seen from Canada
@drksilence
YAV BU NE
Ket Öptümü lan of be çok güzelsiniz
Dünya iyice boka sarıyor farkında mısınız :D
Derinden acı çeken her insanın ruh yüceliği ve nefreti; acılara en kurnaz, en bilgenin bile bilebileceğinden daha bilgili kılar onu, sizin hiç bilmediğiniz, birçok uzak, dehşetli dünya tanır, evinde gibidir, onlarda.
Platonik aşk, platon’dan gelir, platoniklik bir durum olarak algılanır. Platon’a göre bu idealist aşktır, dönüp-yanıp tutuşursun ama yaklaşamazsın, yani müzisyen ne kadar ‘bari sen unutma beni’ dese de sen diyemezsin. Şarkıyı dinlemekle hükümlüsün, kavrulmakla, düşünmekle. Küçükken çok çabalasan da, o kantine başkasıyla gitmiştir, başkasıyla simit ve biskuvisini paylaşmıştır hani… Öyle bir durum yani, göt gibi kalmak çocukluktan gelir, platonla devam eder, ömür boyu sürer. platoniklik bitse de, platonik olan her zaman oradadır. Özgür Bacaksız
(via felsefekulubu)
Her şey kulakla duyulmaz
Her şey gözle görülmez
bazı şeyler vardır ki gönülle görünür..
kalbin ışığıyla baktığımızda bilinir..
aslında hepimiz kalbimizdeki hazineden bihaberiz
Söz dururken aklımdan geçenler
Dejavunun bir de tersi vardır. Buna Jamais vu denir. Sürekli aynı insanlarla karşılaşıp aynı yerlere gidersiniz; ama her seferinde ilk kez olmuş gibi hissedersiniz. Herkes, her zaman yabancı gibidir. Hiçbir şey tanıdık gelmez.
Ey büt-i nev eda olmuşum müptelâ Âşıkım ben sana, iltifat et bana Gördüğümden beri, olmuşum serseri Bendenem ey peri, iltifat et bana Aşıkım ben sana Hâsılı bunca dem,ben senin bendenem Gel ey gonca fem, iltifat et bana Aşıkım ben sana
Can Bula Cananını Bayram O Bayram Ola Kul Bula Sultanını Bayram O Bayram Ola
Huşu içinde, gecenin sessizliğine üstadla kulak verelim ..
2.
'Bende tutuklu kal' demedin !
Biliyorum bu benim sorunum . Ama senden önce böyle değildim . Bu sarmaşığı sen büyüttün içimde.Sanki bir yer,bir yurt edindim; daha bir güven içinde ayaklarım yere bastı. Bana her gelişinle bu sarmaşık biraz daha vahşileşti. Şimdi her yanımı sarmış durumda. Onun yeşilliğinde yaşıyorum; serin ve hüzünlü .
Dedim ya,payıma sürgünlük düştü. Hayatıma girişini düşünüyorum.Ve sonrasını..Şimdiyi..Sürgünlüğümü..
Aklım acımasız sonuçlara varırken yüreğim hayır diyor . Biliyor musun,hala senden yana güzel şarkılar söylüyorum. Niye kızıyorsun anlamıyorum . Hayattan kovulan vefayı seslendirmek niye kötü olsun ? Kendime sahip çıkıyorum ben ! Yüzü 'çıkara' dönük bir fotoğraf vermek istemiyorum; asil ve soylu bir yüzü suluyorum . İyiliği öldürecek ağır bir sürgün yaşasam da ' yaşasın hayat ' diyorum .
Tam bir Bayram havası. Bugün Keyfime değmeyin gençler :)
klarnet çalmayı öğrenmeye başladığımı biliyor muydunuz ?
1.
Sana yazmak,sana gelmek seninle konuşmak neden bu kadar zor bilmiyorum . Kaç zamandır sana yazmak istiyorum, İçimde deli taylar gibi koşuşan duyguları kelimelere yüklemeye çalıştığım herseferinde mahcubiyet sarıyor kalemimi; bir kaç cümleden sonra takati kesiliyor,elimden düşüyor . Ne ki,başka çare yok !
Sana gelmek,konuşmak da öyle ! Beni önüne katıp sana sürükleyen rüzgara uyduğumda,bir titreme tutuyor beni. ' Bu sefer sevinecek mi ? ' sürgünde geçirdiğim günleri sonlandıracak bir kaç cümle söyleyecek mi ? diyorum . Kapını işte bu sorularla aralıyorum her seferinde . Şaşıran birazda rahatsız olmuş bir yüzle çıkıyorsun karşıma . Konuşamıyorum,konuştuğum bir kaç kelime boğazımı yaralayarak çıkıyor . Vazgeçiyorum konuşmaktan'suskunluğum herşeyi anlatsın istiyorum' .
Bir sürgün yaşıyorum vesselam ..
Sensiz ama senli..
Özlem ve kızgınlık,ümit ve korku arasında ..
bir nevi şizofren aşka mektuplar
Onu hiç birzaman keşfedecek kadar yaşamadım . Onu tanısaydım kendimi aldatacak,bir hücreye hapsolacaktım. Bağımsızlığın mümkün olmadığını anlamıştım birkez.
Kendimi daha fazla aldatamazdım .