Keni
will byers stan first human second
Claire Keane
TVSTRANGERTHINGS
Mike Driver
d e v o n
Cosimo Galluzzi
No title available
Peter Solarz
todays bird
macklin celebrini has autism
Show & Tell
art blog(derogatory)

⁂
we're not kids anymore.
trying on a metaphor

titsay
AnasAbdin
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
cherry valley forever

seen from Egypt

seen from Malaysia

seen from South Korea

seen from United States
seen from Saudi Arabia
seen from Brazil
seen from United States
seen from Israel

seen from Malaysia
seen from Malaysia
seen from Brazil

seen from Brazil

seen from Canada
seen from United States
seen from Malaysia
seen from Saudi Arabia

seen from Germany
seen from Portugal
seen from Brazil
seen from Brazil
@drmrblackhill
"I love French wine, like I love the French language. I have sampled every language, French is my favorite. Fantastic language. Especially to curse with. Nom de dieu de putain de bordel de merde de saloperie de connard d'enculé de ta mère. It's like wiping your arse with silk. I love it." Cinematography Appreciation - The Matrix Reloaded (2003) dir. Lana & Lilly Wachowski
Maelstrom
Öyle eksildik ki, yaşarken...
Bize dokunan her şeyi eksiltiyoruz.
Yalnızlığımızla çoğalıp,
Kalabalıklığımızla eksiliyoruz.
Ve öylesine kalabalık ki, yalnızlığımız...
Ne yana dönsek, kendimize çarpıyoruz.
#CahitSıtkıTarancı
True Detective – Season 1 (2014)
Zaman kırıntıları
‘Bu hayattaki en güzel tevâfuk ; kendi kalbinin benzerine rastlamaktır..’
Seinfeld (1989 - 1998) 8.22 The Summer of George
“Kimse olduğu yerden memnun değil. Beyhude tükenen ömründen, hayalleri ile arasındaki mesafeden, tekrar ve tekrar yıkılan ümitlerinden memnun değil kimse. Ama belki de bu dünya, memnun olma dünyası değildir. Bin türlü sefahat içinde olsan bile, yine de kalbine bir kıymık batacak.”
/Cihan Çetinkaya
Gelmiş geçmiş en cool Batman sahnesi olabilir!
Melankolik bir anime: Hi Score Girl
Karakterleri ve bu karakterlerin arasındaki ilişkileri ele alışı sayesinde izleyiciyi sürekli tebessüm ettiren, 90′lar arcade ruhunu enfes bir şekilde resmeden melankoli kaynağı bir anime hi(gh) score girl. Son yirmi yılda oldukça değişmiş ve teknolojik olarak daha hızlı gelişmiş bir dünyada, görece olarak imkanların daha sınırlı olduğu bir döneme yolculuğu, ilk evre ergenlik ve lise dönemi romantizmiyle harmanlamış bir yapım ayrıca.
Dünyaya dair her keşfin ayrı bir heyecan kaynağına dönüştüğü o tatlı gençlik döneminin merkezinde, oyunlardan başka bir dünyası olmayan bir orta okul öğrencisi ve onun arcade oyunlardaki rakibi Akira Ono (high score girl) ile 91 yılında başlıyor hikaye. İlk bölümde verdiği keyif sebebiyle de 15 bölümlük ilk sezon 3-4 yıllık bir zaman diliminde hiç sıkmadan akıp gidiyor. İkinci sezonda ise değişen bölüm öncesi ve sonrası jeneriklerle beraber karakterlerin daha olgun lise dönemine şahit oluyoruz. Ve nihayetinde 90′lar bitmeden önce de bu tatlı hikaye sona eriyor.
Dünyada 80′lerle başlayan popüler kültür patlaması çoğu otorite tarafından da kabul edildiği üzere 90′larda en olgun meyvelerini vermiştir şüphesiz. İşte tam da bu yüzden, o olgun dönemin ruhunu oldukça başarılı bir şekilde ekrana taşıyor bu anime. Üstelik bunu sadece arcade oyunları ve o döneme damga vurmuş arcade salonları vesilesiyle yapıyor. Hatta ilk dönem ev oyun konsollarıyla da bunu destekliyor. Dizide görünen en tanıdık oyunlardan ikisi street fighter ve final fight. Bu iki baba oyunun karakterlerini oyun sahnelerinde ve sürpriz enstanteler içinde görmek müthiş eğlenceli bir deneyime dönüşüyor. (Özellikle Yaguchi Haruo’nun bir nevi iç sesi olarak görünen Guile, oyundaki rolunü aşıp muazzam bir karaktere bürünüyor :)
Son olarak, ilk sezon boyunca her bölüm sonunda çalan o efsane jenerik parçasına bir parantez açmak istiyorum. Zira bu enfes japonca parça her dinlendiğinde animenin verdiği o coşkuyu sürekli taze tutuyor.
Ölü Kalpler
Büyük sûfilerden Abdurrahman el-Lücâî kuddise sirruhû şöyle der:
“Kul kalbini dünya sevgisiyle bozduğu zaman Allah Teâlâ da dünya musibetlerini ona büyük gösterir, sabrı zorlaştırır. Âhiret musibetlerini ise basit, hafif gösterir. Böylece kıyamet gününün bela ve musibetlerinden korkmaz. İşte bu hal ölü kalplerin özelliğidir. Çünkü kalp dünya sevgisi sebebiyle ölürse kişi kendini âhiret korkularından emin görür. Kalp diri olduğunda ise sanki âhiretteki korkunç halleri gözüyle görüyormuş gibi korkar.”
| Semerkand Dergisi - Temmuz 2022