1.) Hz. İbrahim'(aleyhisselâmin duası ve Allah'u Tealanının cevabı
Hz. İbrahim (aleyhisselâm), Kâbe'nin inşasını tamamladıktan sonra Allahu Teâlâ'ya şöyle dua etmiştir:
رَبَّنَا وَابْعَثْ فِيهِمْ رَسُولًا مِّنْهُمْ يَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِكَ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُزَكِّيهِمْ ۚ إِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
"Rabbimiz! Onların içinden kendilerine senin ayetlerini okuyacak, onlara Kitabı ve hikmeti öğretecek, onları arındıracak (tezkiye edecek) bir peygamber gönder. Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."
Allah Teâlâ bu duaya farklı ayetlerde cevap vermiştir. Dikkat edilirse cevapta tezkiye (terbiye, ahlak, arınma), ilimden önce zikredilmiştir.
كَمَا أَرْسَلْنَا فِيكُمْ رَسُولًا مِّنكُمْ يَتْلُو عَلَيْكُمْ آيَاتِنَا وَيُزَكِّيكُمْ وَيُعَلِّمُكُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَيُعَلِّمُكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ
"Nitekim size içinizden ayetlerimizi okuyan, sizi arındıran (tezkiye eden), size Kitabı ve hikmeti öğreten ve bilmediklerinizi öğreten bir peygamber gönderdik."
Aynı vurgu Âl-i İmrân 164 ve Cuma 2 ayetlerinde de tekrar edilmiştir.
Müfessirler, bu tertibin hikmetine dikkat çekerek edep ve ahlakın ilimden önce geldiğini, edep ile süslenmeyen ilmin sahibini felakete sürükleyebileceğini ifade etmişlerdir.
2.) Yeditepe'de yaşanan olay bize ne gösteriyor?
Kur'ân ayetine yapılan saygısızlık gösteriyor ki; hukuk, tıp, mühendislik veya başka bir ilim okunabilir.
Ancak insan terbiye ve ahlaktan mahrumsa, sahip olduğu ilim gerçek anlamda kendisine fayda sağlamaz.
Çünkü ilim, ahlakla birleşmediğinde insanı yüceltmek yerine kibir ve taşkınlığa sürükleyebilir.
3.) Daha da düşündürücü olan...
olarak bu millet adına karar verecekler.
Peki Kur'ân'a bu saygısızlığı yapan bir zihniyet, Kur'ân'a inanan insanlara karşı adalet konusunda gerçekten tarafsız davranabilecek midir?
4.) Hukuku okuyan biri bunu bilmiyor olabilir mi?
Türk Ceza Kanunu'nda insanların benimsediği dinî değerlere yönelik aşağılamaya ilişkin hükümler bulunmaktadır.
Peki aynı pankartın altında Tevrat, İncil, Tanah veya Freud yazıyor olsaydı, aynı tavrı sergileyebilirler miydi?
Bu zihniyet Müslümanlara meydan okuduğunu zannediyor.
Oysa meydan okunan Müslümanlar değil, Allah Teâlâ'nın ayetleridir.
Allah'a meydan okuyan, O'na savaş açan herkes ağır yenilgiye uğramıştır.
Ve sözü Rabbimizin şu ayetiyle bitireyim:
وَقُلْ جَاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُ ۚ إِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا
"De ki: Hak geldi, bâtıl yok olup gitti. Şüphesiz bâtıl, yok olmaya mahkûmdur." (İsrâ, 17/81)