eskisi kadar konuşasım yok, ne hissettiğimden bahsedesim yok, hiç kimseyi merak etmiyorum, hiçbir hararetli konuşmayı dinleyemiyorum, hiçbir şey ilgimi çekmiyor. kendimle yalnız kalmak iyi gelecek ama kendimi de bulamıyorum. hiç yanlış yapmadım diyemem ama hep ne hissettiysem onun peşinden gittim, bazen çok doğru olmadığını bildim yaptıklarımın, bazen de yanlış olmasına rağmen doğrunun peşimden koştum elimden geldiğince. insan hissettiği yerde, durduğu kadar. "çiçekler hiçbir şeyin kalıcı olmadığını öğretir bize; ne güzellikleri kalıcıdır ne de solgunlukları. çünkü sonradan yeni tohumlar verirler. mutluyken de üzgünken de hatırla bunu. her şey geçip gider, yaşlanır, ölür ve yeniden doğar."




















