Karanlığı güneş battıktan sonrası sanmak ne büyük yanılgı, karanlık geceden daha büyükken.
#iwtv#interview with the vampire#amc tvl#sam reid#jacob anderson



seen from Peru
seen from United Kingdom

seen from Spain
seen from United States
seen from Germany
seen from Germany
seen from United States

seen from Germany
seen from Türkiye

seen from Thailand
seen from Türkiye
seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Singapore

seen from Malaysia
seen from Netherlands

seen from United States
Karanlığı güneş battıktan sonrası sanmak ne büyük yanılgı, karanlık geceden daha büyükken.
"Aynı gemideydik. Birine ne kadar çok değer verirsen güverte o kadar büyük olur. Ne kadar büyük olursa gemi, o kadar geç fark edersin sızıntıyı. Su bir gün ayaklarınıza dolaşır ve artık gemiyi kurtarmak için geç kalmışsınızdır. Gemi batar. Her şeyle birlikte. Bazen boğulmazsın ama akıntıyla sürüklenirsin. Farklı kıyılara vurursunuz. Ama o gemi batar. En kötüsü bu sanırım. Ölümden bile daha kötü olan şey, bir daha asla o gemiye binemeyeceğinizi bilmek.” Batan gemiden kurtardığın birkaç tahta parçasına tutunur biriniz, diğeri artık orada bile değilken. Tekrar tekrar suyun içine dalıp daha fazlasını kurtarmaya çalışırsın. Yeniden inşa edebilirim diye düşünürsün. Belki de gemiyi kaybetti diye düşünürsün. Gemiyi ona götürmeyi bile düşünürsün. Geminin gittiğini, onun gittiğini, bittiğini artık düşünemezsin. Sonra denizi seversin, gemi artık onun içindedir. Sonra deniz olur en yakın arkadaşın. Gemi battı değil, gemi denize karıştı sanırsın.
"Doruk Ilgaz," dedi. "Senin batan gemin."
Doruk Ilgaz, benim denizim.
"Ben seni affediyorum Yargıcı, bak senin de sonun bu olacak."
Hayır, dedim kendime; defalarca hayır, artık düşünmek yok. Artık geçmişe takılmak, artık yarın ne olacağını düşünmek yok. Gittiği yere kadardı. Yarın hatta bir dakika sonra bile ne olacağını bilmek istemiyordum. İki saniye öncesini dahi hatırlamak istemiyordum. Sadece şu an olmalıydı yaşadığım zaman dilimi.
Ya o olmasaydı, diye düşündüm.
Beni bulamasaydı.
Geç kaldaydı.
Yetişemeseydi.
Karların üzerinde sonsuz uykuya dalsaydım...
"Bulurdum." dedi. Beni kendine çevirdi. Gözlerim artık yaşarmıyordu. Gözlerim artık sadece yanıyordu." Ne olursa olsun seni bulurum. Kokunun peşine düşerim. Seni bulurum."
" kışları bu yüzden sevmiyorum." diye fısıldadım. " karı bu yüzden sevmiyorum. Her şeyin üzerini kapatıyorlar. Her şeyi saklıyorlar. Bir gün benim de üzerime kapanacaklar. Bir gün onların altında kalacağım. Bir gün çıkamayacağım. Bir gün beni bulamayacaksın."
Bir gün öylece yok olacağım. Ve sadece gitti diyeceksin. Sadece gideceğim. Belki ölmeyeceğim bile. Ölemeyeceğim.
Göğsümde ki bu boşluk büyüyecek, o kadar büyüyecek ki beni içine alacak. O boşlukta toz olacağım.
Çenesi kaskatı kesildi. Bakışları derinleşti. Korku bir gölge gibi içine süzüldü. Ama ona yenilmedi. İnkar eder gibi başını iki yanına salladı. Elleri kuvvetle omuzlarımı bastırdı. " Karlar üzerini kapatmadan düşeceğim peşine. Yağmur şiddetlenmeden. Rüzgar savurmadan. Ben her zaman senşn için orada olacağım." Sonra zorlukla gülümsedi, yüzümi avuç içlerine aldı. " Unuttun mu?" dedi. " senin için doğanın kendisiyle de savaşırım. Senin için, ruhun için savaşırım."
Ben Soğuklar gibi korkunun kokusunu alamıyordum, ama gözlerini tanıyordum. Karamel rengi gözlerini ezbere biliyordum. Ve gözlerinde saf bir korku vardı.
" Elimi bırakma, Fetih." bir ihtimal, bir ihtiyaç.
Ellerimi tuttu.
" Ellerimi kesmem de gerekse parmaklarım senin parmakların da kalacak." dudaklarını yanaağıma bastırdı. " Bu yangında ölmek yok."
Ne olursa olsun, sen benimle yan.
Bırak herkes yansın, sen dayan.
...
Hep bir arada olalım. Birbirimizin yanından ayrılmayalım. Birbirimizden başka bir yere bakmayalım. Tek başımıza kalmayalım. Tek başıma kalmayayım...
Gecenin hikayesi - Amelya
Sf: 66,67
"Yalnız hissetmek" ve "yalnız olmak" arasında büyük fark vardır biri huzur verir biri ölesiye can yakar...
Güçlü olmak istemiyordum. Güçlü biri olduğunuz zaman insanlar ilk önce sizden vazgeçiyorlardı. Güçlü olduğunuz zaman canınızı yakmaktan çekinmiyorlardı. Canınız yanmaz diye düşünüyorlardı ancak güçlü olmanın, yalnızca başa çıkmak olduğunu ben çok iyi biliyordum.
tren. yol. yolculuk. yol arkadaşı. gecenin.