Cosimo Galluzzi

shark vs the universe

Andulka
trying on a metaphor
KIROKAZE
Peter Solarz
d e v o n

Product Placement
sheepfilms
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Not today Justin

祝日 / Permanent Vacation
wallacepolsom

No title available

JBB: An Artblog!

JVL

pixel skylines
Keni

ellievsbear

Love Begins

seen from South Korea

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Kyrgyzstan

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from South Africa
seen from South Korea
seen from United Kingdom

seen from Côte d’Ivoire

seen from United States
@ebricehennet-blog
Ben böyleyim işte. Kederimi unutmak için sanki kedersizmişim gibi yaparım.
Sait Faik Abasıyanık, Havada Bulut (via mavikozmos)
Düşman sahibi olmak sadece kimliğimizi tanımlama açısından değil, aynı zamanda kendi değer sistemimizi ölçebilmek için bir engel edinmek ve o engelle yüzleşirken kendi değerimizi sergilemek açısından da önemlidir. Dolayısıyla düşman yoksa onu inşa etmek gereklidir. Verona’daki dazlakların kendilerini bir grup gibi görebilmek için gruplarının dışındaki herkesi düşman ilan etmekte gösterdikleri cömert esneklik de bu duruma bir örnek oluşturur. Ama bu aşamada bizi asıl ilgilendiren, bizi tehdit eden neredeyse doğal bir olgu olan düşmanın belirlenmesi değil, düşmanı üretme ve şeytanlaştırma sürecidir. Cicero, In Catilinam’da (II. 1-10) düşman imgesini tasvir etmek zorunda değildi, çünkü Catilina tertibinin kanıtlarına sahipti. Ama ikinci söylevinde senatörlere Catilina’nın arkadaşlarını tasvir edep onların ahlaki sapıklık halesini baş zanlıya aksettirirken düşmanı da yaratır: Davetlerde kamp kuran, utanmaz kadınlara sarılan, şarapla kendilerinden geçen, fazla yiyen, çiçekten taçlar takmış, yağlara bulanmış, cinsel ilişkide bulunmaktan zayıf düşmüş kişiler, dürüst vatandaşları katletmek ve şehri ateşe vermek gerektiğine dair sözler kusuyor. […] Gözünüzün önündeler: saçları taranmış, sakalsız veya sakalları düzgün kesilmiş, uzun kollu, ayak bileklerine kadar cüppeler giymişler, ama togalara değil de tüllere bürünmüşler… Bu çok şirin “delikanlılar” sadece sevmeyi ve sevilmeyi, dans etmesini ve şarkı söylemesini değil, hançer ve zehir kullanmayı da öğrendi. Cicero’nun ahlakçılığının aynısını Augustinus da Paganları, Hıristiyanların tersine arenaya, tiyatroya, anfitiyatroya gitmekle ve sefahat âlemleri düzenlemekle damgalarken gösterecektir. Düşmanlarımız bizden farklıdır ve bizimkilerden farklı olan âdetlere göre davranırlar. Yabancılar tanım itibarıyla farklı olanlardır. Roma dönemi kabartmalarında bile Barbarlar sakallı ve yassı burunlu olarak tasvir edilmiştir ve Barbar nitelemesi de, bilindiği üzere, dil ve dolayısıyla düşünce kusuruna işaret eder. Ancak başlangıçtan itibaren düşman olarak inşa edilenler, bizim için doğrudan tehdit oluşturan farklı insanlar (örneğin Barbarlar) değil de, bizi doğrudan tehdit etmemelerine rağmen birilerinin tehditkâr olarak tasvir etmeyi uygun bulduklarıdır, böylece tehditkâr olmalarının farklılıklarını vurgulaması yerine, farklı olmaları tehditkâr olduklarının belirtisi haline gelir.
Umberto Eco, Düşman yaratmak (via tutunamayangiller)
bir misafirliğe gitsem bana temiz bir yatak yapsalar herşeyi, adımı bile unutup uyusam… kalktığımda yatağım hala lavanta koksa kekikli zeytinli bi kahvaltı hazırlasalar nerde olduğumu hatırlamasam hatta adımı bile unutsam…
Melih Cevdet Anday (via devrikelime)
Yalnız kalmış bir kadının bu durumu çaktırmamaya çalışması kadar hüzün verici bir şey olamaz.
Emrah Serbes, Erken Kaybedenler (via edebiyatdemi)
Şüphesiz ki biz aşkımızı renkli çokomel kağıtları arasında saklamayı bildik. Aşık olduktan sonra çikolata yiyen bir kız demiş bunu.#love#çokomel#ortanca#hasanbasri 🐦😊😢
Mutluluk tüylü birşeydir demiş bu adam.. #Woodyallen#66day 😇
Kendime ait bir hayat istediğimi anladım. Sadece bana ait bir hayat. Acıların, düş kırıklıklarının, korkuların, olması gerekenlerin,adanmışlıkların, başkalarının kurallarının yönetmediği bir hayat. Pişmanlık gibi değil. Gitme zamanının geldiğini nasıl anlayabilir bir insan. Nasıl anlatabilir. Yalnızlığı özlüyorum, yüzümde gölgeler olmadan yaşamayı. Önceleri çok korktum. Hala bazen korkuyor olsam da, usulca fısıldıyorum kulağına aslında herseyi. “İçimi sızlatacak kimse kalmadı içimde.”
Oruç Aruoba
Dünyanın 35 yıldızlı tek oteli…!
Dünyanın 35 yıldızlı tek oteli…!
İyi anlarında sesin kalınlaşıyor Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
favorite scenes: saddest scene from Ghajini :((
Yaşam ve ölüm İki gün ayması iki kuş kanadı Kuş kanadı kırıklığı Kırılmışlığı bir çiçeğin Vazoda. Yansıma sözcükler Bir günden bir aya Bin yıl ki bu günler Böyle gri renkli kara. Esiyor rüzgarla karışık Mayası nem kokulu bir şehir Bulutların ardı sıra Yağmur kenti yağmalamada. Sığıngaç kalpler, Sığınacak kalpler Kalpler sığıntı Sığamaz kalpler Sınanmaz İnanmaz. Anmaz. A Z.