değil günler,hiç değil aylar yıllar geçmiş adımlarımı artık buraya atmadan.Hisler baki,hisler yaban ve sızısı her zaman ki gibi yaman.Durumlar değişti,gökyüzü mavileşti demek çok isterdim ama bazı topraklar kuru kalmaya mahkumdur

izzy's playlists!

No title available
occasionally subtle
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
Three Goblin Art

JVL
Jules of Nature

#extradirty

tannertan36

shark vs the universe
almost home
Alisa U Zemlji Chuda

No title available
h
Misplaced Lens Cap
Cosimo Galluzzi

blake kathryn
No title available
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
hello vonnie

seen from Canada
seen from United States
seen from United States

seen from Egypt

seen from Singapore
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Canada
seen from Canada

seen from Serbia

seen from Malaysia
seen from Türkiye
seen from France
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
@ecapshes
değil günler,hiç değil aylar yıllar geçmiş adımlarımı artık buraya atmadan.Hisler baki,hisler yaban ve sızısı her zaman ki gibi yaman.Durumlar değişti,gökyüzü mavileşti demek çok isterdim ama bazı topraklar kuru kalmaya mahkumdur
sıcak esen bahar rüzgarlarının tenini okşadığı bir akşam. belki de yaşadığını hissettiğin,hatta azınlık bir duygu kafilesiyle adını mutluluk koyduğun bir ibare. öyle edebi anlamlar çıkarmadan,olduğu gibi belki de geçip gittiği o doğal an. işte ona ihtıyacım var.
ne yaşadığımı ben de bilmez oldum.
tam tamamlandığımı düşünmüşken hayatın başka yerden bir kesik atacağını da tahmin etmemiştim doğrusu.
ama biliyor musunuz mutlu olmak çok kaygılı bir mesele. çünkü hâlâ umudunuz ve hayalleriniz bir şekilde devam ederken,damarlarınızda serotonini gezdirirken her an bir şey olacakmış nidası ile o kaygı akan serotonini o damarda tıkayabiliyor.
bilim,din,felsefe ne der bilmem ancak yaşamak sonsuz bir kaygı döngüsüdür.
ve eğer kaygı sizi ele geçiriyorsa,pek de yaşamıyorsunuzdur.
olmadığın zamanlar aramazdım seni aslında. bakmazdım,düşünmez; ağlamazdım.
ama sonra çıkagelirdin ani bir günün akşamı. fırtınalı geceme yıldırım gibi düşerdin en hırçın halinle. bulutlarım ağlardı gücünle. topraklarım ıslanır, kuru sertliğinden eser bırakmaz yumuşacık olurdu.
öyle bir geçmiş ki zaman,öyle bir değişmişsin ki önceki özlememi anlar hale gelmişim ben.
özlemezmişim çünkü bilirmişim senin geleceğini. anlarmışım,ihtimal vermezmişim gelmemezliğine. hazırmışım hep ben sana. yabancı değilmişim yıldırımlarına.
ama şimdi sen başka topraklarda,başka yağmurlara tutunmuşsun.kader bu der geçerim ben de. zaten harabe olmuş evi yuva sanmak baştan intiharmış. ölümümü görmüşüm ama senin elinden olsun demişim gibi.
şimdi bakıyorum da ne çabuk geçmiş zaman. halbuki ânın çetin esintileri hiç geçmezdi içimizde, baksana, haziranın yirmi dördü olmuş bahar gelmiş cananım. umarım güneşin tadını en çok sen çıkarıyorsundur yeni sevdiceğinle..
kaybedilmiş bir nedenden savaşmak kadar saçma hayat, anlayın.
ne söz kaldı ne his,
gittin sen bensiz.
şimdi tek başına iken,
kaldım ben yolsuz.
incinmişken konuşmak zor olur. boğazının etrafına dolanmış dikenli teller kurutur dudaklarını. dudaklarının aksine yaşlanır küçülmüş siyah göz bebeklerin. ellerinin bağı çözülür, ciğerlerin sımsıkı tutar içinde kalan son nefesi. çenen dişini acıtırcasına kasılır, kulaklarında yankılanır kalbindeki kırıkların sesleri. işte o an yok olursun aniden, kavramakta zorluk çekmene rağmen dikelmiş tüylerinde hissedersin acı içinde kavrulmuş duyguları.
beni neden sevmedin?
sahi, ne çabuk unutmuştun beni.
zaman bir kuş misali uçup giderken geriye kalan ne varsa yağmur olup geri döndü sensiz bana.
huzur, huzurdun sen. sakin bir deniz, bir bahar akşamı, masmavi gökyüzü. dünyevi varlıklar seni anlatmaya az gelir bana tek dünyam. o yüzden susuyorum şimdi huzurunun gölgesinde. izliyorum seni, maviliğini izliyorum, ipek kirpiklerinin ardına saklanan yıldızlarını görüyorum.
kahverengi sokaklar, kahverengi gözlerin. sonra bir kahverengi toprak ayaklarımın ucunda, sonra sen kahve kokulu teninle aklımda.
binbir renkli paletler tuvalde ahenk oluştururken, kapkaranlık mazi sessiz sedasız kapı aralığında bekliyordu bizi en koyu anılarıyla birlikte.
yine yazı bekleriz demiştik oysaki, sen bahar gelmeden gittin.
yalanlarına hasret kaldım.
soluk yeşil yosunlar yaş almış ve yorgun ağacın yüzeyinden eriyip gidecek, kuzey rüzgârlarından ve soğuktan eser kalmayacaktı.