Frederick Judd Waugh, Rum Row, 1922, oil on board
Cosmic Funnies

JVL
occasionally subtle
I'd rather be in outer space 🛸
NASA
macklin celebrini has autism
Game of Thrones Daily
Stranger Things

ellievsbear
sheepfilms
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

Love Begins
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

❣ Chile in a Photography ❣
Monterey Bay Aquarium
he wasn't even looking at me and he found me

Origami Around

PR's Tumblrdome

Kiana Khansmith
No title available

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Türkiye
seen from Australia

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United States
seen from Norway
seen from United States

seen from United States
seen from Costa Rica
seen from Kenya

seen from Mexico

seen from Greece

seen from Colombia

seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States
@eduscene
Frederick Judd Waugh, Rum Row, 1922, oil on board
ah nasıl da geçip gidiyor zaman acı
kahır konulmuş günlerin adı
saatlerin tik ve de takları
gölgen düşüyor yüreğime
sarmaşık gibi ellerin uzanıyor olduğum yere
ve ben sana
sesine ve tenine
bir salkım üzümden düşen yaşa
susuyorum
Ruhunu renkli kavanozlara saklayan kadın...
o kadının ruhu kalmadı ki, hiçbir şeyi kalmadı
ruhumu buldum, kavanozlarımı da peki sen neredesin?
“İnsanca, Pek İnsanca kitabında ‘Umut’ diyordu Nietzsche, ‘hakikatte bütün kötülüklerin içindeki en büyük kötüdür. Çünkü insanın çektiği azabı uzatır.”
keşke savaşım sadece birinizle olsa. neye üzüldüğümü bilsem, kimden kaçtığımı, ne için varolduğumu. ama o kadar çok insan tükettim ki, en son nerede kaldığımı hatırlamıyorum. en son kimi, neden, niye?
sanırım göğüsüme dolan sevdiklerim beni zehirlemeye başladı. ki ben, herşeyi tüketmeye, kırmaya, dökmeye meyilliydim. ve hiç etrafa saçılacak parçam olmadı, çünkü ben hiç o kadar bile varolamadım.
satürn halkalarını kaybediyormuş biliyor musun, birkaç yüzyıl sonra halkasız kalacakmış.
bizi biz yapan şeyleri yitirmek aslında onları hatırlayan zihinler olduğu sürece güzel ve anlamlı kalacak; satürn'ü halkasız bilecek geleceğin zihinleri ne tuhaf..
the capacity for friendship is God's way of apologizing for our family.
— 𝘑𝘢𝘺 𝘔𝘤𝘐𝘯𝘦𝘳𝘯𝘦𝘺.
The Lovers (1906) - Akseli Gallen-Kallela
Leonardo da Vinci, Head of Leda (detail), 1504-1506