insan kırılır, sevgi körelir. zaman her şeyi affetmeye yetmez bazen. çok sevdiği için her şeyi sineye çekemez insan. kötü gününde destek görmedikten, omzunu yaslayamadıktan sonra sevgi de biter. sevgi emektir. emek olmazsa bir hiç.
Sweet Seals For You, Always
$LAYYYTER
todays bird
Sade Olutola

Kaledo Art

roma★

tannertan36

No title available
Stranger Things

oozey mess
noise dept.
Misplaced Lens Cap

Love Begins
Cosmic Funnies
One Nice Bug Per Day
Peter Solarz

Origami Around
Alisa U Zemlji Chuda
No title available

祝日 / Permanent Vacation

seen from Australia

seen from T1

seen from Singapore
seen from Germany

seen from Australia
seen from Netherlands
seen from United States
seen from Argentina
seen from United States
seen from United States
seen from Portugal

seen from Malaysia
seen from United States

seen from Italy
seen from Portugal
seen from Peru
seen from Spain

seen from Malaysia
seen from Poland
seen from Singapore
@eeminecelik
insan kırılır, sevgi körelir. zaman her şeyi affetmeye yetmez bazen. çok sevdiği için her şeyi sineye çekemez insan. kötü gününde destek görmedikten, omzunu yaslayamadıktan sonra sevgi de biter. sevgi emektir. emek olmazsa bir hiç.
Resulden geliyor, adımız Mehmet
Biz ki Türk oğluyuz
Ay Yıldız sevdamız,
yaşasın Millet.
Anam, babam, yarim beklemesinler.
Kan dökmeyi seven bir millet değiliz ama konu vatansa dünyayı şah damarından keseriz.🇹🇷
01032020
Nerdesiniz petrol ayıları!
Orayı size mezar edicez Biiznillah!
Kan dökmeyi seven bir millet değiliz, ancak söz konusu vatan ise; dünyanın şah damarını keseriz !
Bekleyin, Suriye’ye baharı getiriyoruz🇹🇷
Bir şehit annesi diyor ki; Şehidin helvası sizin ocakta kavrulmadığı sürece, size hep tatlı gelecek.
Başımız sağolsun.
"Onlar ülke, sen vatansın."
Elma kokusunu sever misiniz? Ya da şöyle sorayım. Hiç elma yerken aslında boğazınızda bir yanma hissettiniz mi? Hayır mı? O halde size bir şey anlatayım.. Bu sabah elma kokusuyla uyandı İdlibliler. Sevinçle mutfağa yöneldiler önce. Kokunun mutfaktan gelmediğini görünce camlarını açtılar. Baktılar ki koku dışarıdan daha çok hissediliyor, hemen dışarı akın ettiler merak ve heyecanla. Çıktıklarında gördüler ki herkes aynı merak ve heyecanla dışarı çıkmış. Hızlı hızlı yürümeye başladılar; kokunun kaynağını aramaya başladılar. Gittikçe şiddetlendi elma kokusu. Ama bir yandan da derilerinde bir yanma hissettiler sanki. Aldırmadılar ve yürümeye devam ettiler. Bu sefer daha hızlı koşmaya başladı bir çoğu. Ancak zamanla o yanma gittikçe şiddetlendi. Koşuyorlardı; ama yanıyorlardı da. Bu sefer de dönüp eve doğru koşmaya başladılar. Yanma iyice artıyordu. Zamanla derilerinin morarmaya ve büzülmeye başladığını gördüler korkuyla. Bir an önce suya ulaşmalılardı. Kendilerini can havliyle suya attıklarında ise bedenleri kavruldu bu sefer, asit dolu bir havuza girmişler gibi. Artık ölmüşlerdi, ölümün nereden geldiğini anlayamadan. Yanarak ölmüşlerdi, üstelik ateşsiz ve dumansızdı bu yanma çığlıklarla bağırışlarla çağırışlarla. Bir avuç kül oluvermişlerdi aniden, ne olduğunu anlayamadan… “Saçlarım tutuştu önce Gözlerim yandı, kavruldu Bir avuç kül oluverdim Külüm havaya savruldu.” Kimyasal zehir öyle bir şeydir ki; vücudunuza temas ettiği anda yakar sizi, nefes almak için çırpınırsınız; alamazsınız. Deriniz büzülüp çürür. Yavaş yavaş, acı çeke çeke ölürsünüz. Öyle ki başınıza silah vurularak öldürülmeyi buna tercih edebilirsiniz. Bu zehir de elma kokuluydu. Güzel kokulu zehir, Zekice planlanmış bir katliamdı. Hedeflerinde çocuklar vardı, geleceği hedeflemişlerdi.. En çok da çocuklar öldü İdlib'de. Tıpkı diğer katliamlardaki gibi… Yıllar sonra ülkelerine demokrasi getirecek olan o uzak memleketteki adamlar, kendi memleketlerindeki o diktatöre hediye etmişlerdi bu elma kokulu zehri. Ölmeden önce, ölürken, yanarken İdliblilerin attıkları çığlıkları duyamadılar o özgürlükçü ve demokrat adamlar. Çünkü o sırada başka ülkelerde başka hayatları mahvetmekle meşgullerdi. Başka soykırım planları vardı. Onlardı zaten, Hiroşima’da küçük gözlü onlarca küçük çocukları yakan. Onlardı Vietnam’da yüzlercesini, binlercesini katleden. Onlardı Ruanda’da 100 gün içinde 800 bin kişinin katledilmesini sessizce destekleyen. Onlardı Filistin'e, Arakana, Halepçe ye imza atan. Duyamadılar o çığlıkları… Şimdi İdlibli çocuklar el ele tutuşmuş Hiroşimalı, Ruandalı, Vietnamlı, Halepçeli, Filistinli kardeşleriyle dünyaya mesaj veriyorlar, insanlığa sesleniyorlar; İdlib'de 04 Nisa'n 2017 de insanlık nefessiz bırakıldı, yakıldı… Hiç bir gazete yarın Arapça başlık atmayacak… Çünkü mazlumlar yalnızdır…
"Öyle yandıki canımız, hiçbir şeyin aynı kalmayacağı bir gecenin sabahına varıyoruz. Yas değil kin tutun!" 🇹🇷
Vatan için, millet için, barış için, huzur için, din için, mukaddesat için can veren Mehmetçiklerimizi rahmetinle kucakla Allah'ım.
Bu bayrak zafer görmüş bayraktır, Sen mağlup etme Allah'ım. Biz sefer dedik, Sen zafer nasip eyle yâ Rabbi..! 🤲🇹🇷🤲
Allah ordumuzun yardımcısı olsun 🇹🇷
Bugün gün aymadı!
Şehitlerimizin ruhu şad olsun.Başımız sağolsun.🇹🇷
Suriye de bir duvar yazısı; “Uçaklar kaybolduğunda güvercinler uçuşacak beyaz beyaz…”
Lise öğrencisi Şeyma Yıldız, babası tarafından öldürülüp yol kenarında bırakıldı!
Emniyet müdürlüğüne gelerek teslim olan cani baba Şeyma'yı erkek arkadaşı olduğu için öldürdüğünü itiraf etti.
Bir rahat nefes be bir rahat nefes.
Biliyor musunuz?
Ben bu çağdan nefret ettim. Etimle, kemiğimle, nefret ettim.
Daha 17...
#seymayıldız