"hangi dağ efkarlıysa oradayız, perişan edilen her şey bizimdir."

blake kathryn
One Nice Bug Per Day
YOU ARE THE REASON
wallacepolsom
he wasn't even looking at me and he found me
we're not kids anymore.
Three Goblin Art
occasionally subtle
Sade Olutola
Monterey Bay Aquarium

Andulka
Xuebing Du
i don't do bad sauce passes

tannertan36
No title available
AnasAbdin

@theartofmadeline

Love Begins

Janaina Medeiros
Mike Driver
seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Malaysia
seen from Chile

seen from Taiwan

seen from Chile
seen from United States

seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States
@egestavia
"hangi dağ efkarlıysa oradayız, perişan edilen her şey bizimdir."
Uzun bir aradan sonra yeniden buralardayım. Kısa süreli dolanmaya geldim :) Sayfanın ismini hatırlayamadığım için severek takip ettiğim birkaç hesapla beraber hatıra olmuştun. Kendine özgü paylaşımlarından dolayı sen olduğunu hatırladım, profilin de değişmemiş zaten. Bunu sayfanda görmek için yazmıyorum, tek taraflı bir ileti olarak görmüşümdür soru kısmını her zaman :) Eğer hayatımla alakası olmayan bir insanın anılarında bir küçük iz olarak dahi yer etsem bunu bilmek isterdim sanırım. Sayfan beni çok uzak bir zamana değil ama çok uzaklara götürdü tekrar. İyi ki Tumblr'dasın. Seni gördüğüme sevindim. Ve burada olmandan mutluluk duyan hesaplardandım. Şiirin bol olsun arkadaşım 🌿
içim ısındı, çok teşekkür ederim 🤍
insan terk ettiği her şeye bir gün mutlaka yeniden uğruyor.
“her şeye biraz alıştım ve herkesi affettim.”
“siz geniş zamanlar ummuştunuz, çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek. yılların telâşlarda bu kadar çabuk geçeceği aklınıza bile gelmezdi.”
“bana karanlık bakma ne olur, çekme ülkemden nar yangını gözlerini.”
“anlamadığın dilde söylenmiş bir şarkıyı dinlediğinde boğazın düğümleniyorsa, sözlerinin vedâyı anlattığını düşünüyorsun hep. kalbini acıtan her sesin vedâ sözleriyle dolu olduğuna inandın.
ancak bir vedâlaşmanın insanın içini bu kadar acıtabileceğini düşünüyorsun çünkü.”
hem yara hem de merhem olduğunu bilmiyor.
“gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı. bunu unutmuyorum, unutmuyorum, unutmuyorum hiç.”
herkesin, ne kadar bitirirse bitirsin hep yarım kalmış hissettiren bir hikayesi vardır.
“gelmen iyiliktir.” diyeceğim. yüreğimden başka yanıtım olmayacak.
sımsıkı sarılmak istediklerimden elimi eteğimi çekmem meşhurdur.
yolda olmayı hep seveceğim. dermanım oldukça yürümeyi, yorulduğumda da durup dinlendiğim yeri.
“yüzüme bak! bunu daha evvel bir kadına daha söyledim. hatırlıyorum. gözlerimin içine bak. yenildim, yaralandım. beni de vurdular ve bu kayalıkların dibine fırlattılar. gözlerim biraz yorgun.”
“ben ona gittikçe soğuyan zamanlarda, sıcacık bir sığınak olayım istemiştim. ben ona sabah olamasam da dingin bir ikindi olayım istemiştim.”
göğsünde binbir bıçağın sızısıyla yazdığın satırları artık gülümseyerek okuduğunu fark etmenin hafifliği.
“gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar. bir gülüşün, içimde binlerce lamba yakar.”