Bir Ben Var Benden İçeri ...
Herşeyi uzatıyorum. Lafı, cümleyi, açıklamayı, özrü, affetmeyi, düşünmeyi, hayal kurmayı, hastalığı, iyileşmeyi, küsmeyi, şımarmayı.. Bazen sıkıcı olabiliyor bunlardan bazıları tabi, hepsi olmasa da.. Allahtan kararsız değilim bir de o olsa tam olurmuş.. Böyle bir bünyeye o da nasıl eksik kalmış bilmiyorum ama.. Kısa ve öz bir insan olamadım hiç.. Ama istedim... Zararsızım ama.. Tüm zararım kendime.. En çok beni yoruyorum, en çok bana kızıyorum, en zor beni affediyorum, en çok acıyı kendimden çıkartıyorum.. Bir bana da yazık değil mi demiyorum...Oysa yazık, en çok bana yazık hatta.. Zamanla herşey geçip düzelirken kendime verdiğim hasarların izini yıllarca taşıyorum.. Bu belki bir söz 'benim yüzümden' .. Belki bir cümle.. Sen tamamla gerisini.. Bazen geçen zamanı bir an gelip fark ettiğinde ; o kendini yıpratmalarında sanki bir olup ortaya çıkıveriyor birden.. Zaman da senin gibi sana acımıyor ne yazık ki.. O zaten kimseye acımıyor da, bir kendine hayrı... O hep genç, hep çok güzel, her dem taze.. Onunla dostluğu iyi kurmak gerek.. Bağı hiç koparmamak, arayı açmamak gerek.. Yoksa hiç affetmez..Hatrını sormadığı gibi zırt pırt ayna tutar kenardan köşeden.. Yeri gelir annenden babandan çok, hesap sorar içerden.. Bak ben gideli ne kadar oldu sen hala bıraktığım yerdesin der.. Onunla arayı bozmak, kendini de kaybetmek gibidir bir yandan.. Ara açıldıkça pişmanlıklar, kızgınlıklar, kırgınlıklar da artar beraberinde.. Ve yine sendesin işte.. Kendinden bir türlü kurtulamıyorsun.. Belki de en büyük düşmanın sensin aslında, kimse değil.. Seni ilerlemekten alıkoyan; bu kadar zaman, içinde biriktirdiklerin.. Oysa sen hiç böyle değildin değil mi?.. Bugün kızardın, yarın unutur.. Bugün ağlayıp, yarın gülerdin.. Kaçıramazdı hiç birşey kolay kolay keyfini, yemezdin.. Affet onu gitsin, ayrılmışsın bitmiş.. Boşver işi geçti; patronuna kızdın belki ama evdesin şimdi.. İzin ver huzur bulmana.. Aileyle mi barışmıyor yıldızın tek cevabı anlayış, tabi makbulu karşılıklı.. Onlar için zamanın daha hızlı aktığını unutmamalı.. Bir arkadaşına kızdın ayıp etti , bırak.. Onun ayıbı olan bir olayı bile üstünde taşıyorsun.. Taşıma kötü düşünceleri ordan oraya.. Çığ olur, dağ olur.. Onlar büyüdükçe sen küçülürsün.. Sonra o kadar küçülürsün ki yetersiz hissetmeye başlarsın, korkarsın herşeyden ve herkesten.. Hmm bu kalbimi kırabilir, belki o da.. Şu işi yaparsam mutsuz olucam kesin ama bu iş de çok zor.. Ya başarısız olursam, ya biri birşey söylerse.. Ya beğenmezlerse.. Kim onlar ?.. Herkesin söylediğinden etkilenmeye başlarsın.. Kararsız olmaya başlarsın, kötümser olmaya başlarsın.. Korkuların esir almıştır şimdi de.. İç sesini duyamazsın.. Oysa bir bırak dimi.. Bırak bir kendini, bırak bir karşındakini.. Bırak bir herşeyi.. Onun ya da öbürünün ne düşündüğünü.. Başkaları adına düşünmeyi.. Rahat bırak, özgür bırak.. Bir de kalbine dön sor bakalım o ne düşünüyor?.. Ne kadar yorulmuş, ne kadar tatile ihtiyacı var.. Ne kadar zaman harcamış bu içi boş düşüncelerle.. Ve tabi zihnin de.. Su yolunu bulur derler ya, herşey yolunu buluyor zaman içinde.. Aslında bu hikayenin en önemli kahramanı o.. Zaman... Farkında ol onun.. Onunla bir, adım atmalı.. Atamıyorsan, peşinden koşmalı.. Ama hep ve en önemlisi "o an" ı yaşamalı.. "O an" sadece bir kere.. Bugün ona öbürüne değil, bugün kendine bir şans ver.. Kendinle konuş, kendinle barış, ve özür dile; istemeyerek kendine yaptıkların için.. Bugün en çok kendini sev.. En büyük seyircin sensin.. Alkışlanmak istiyorsan, en iyi halinle oynayacaksın bu oyunu.. En güçlü ve ayaklarının yere en sağlam bastığı halinle! Kendini hatırlamak için asla geç değil, hak ettiği sevgiyi vermek için'se hiç.. Ve bugün kendinle hayata yeniden başlamak icin harika bir gün !...












