DEAR READER
taylor price
Cosimo Galluzzi

JBB: An Artblog!

祝日 / Permanent Vacation
No title available
occasionally subtle
art blog(derogatory)
Misplaced Lens Cap

tannertan36
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

No title available

#extradirty
tumblr dot com
will byers stan first human second

JVL
wallacepolsom

No title available
dirt enthusiast
🪼
seen from Ukraine
seen from T1

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Australia

seen from Malaysia
seen from T1
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from T1
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from South Africa
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from Malaysia
seen from Argentina
seen from United States
@enesbdr
#me
🥲🥺✨🫠
Mangalın da vakkosu sayılırız :)
“Ruhun Derin Kuyusu”
Bazen insan öyle bir sessizliğe uyanır ki, ne gecenin karanlığına ne sabahın serinliğine aittir o an. Sadece bir boşluk vardır, içini kazıyan, kemiren bir eksiklik. Yüreğinin içinde bir sızı, adı konulmamış bir pişmanlık gibi kıvrılır; ne geçmişe aittir ne de geleceğe. O sızı, işte tam da oradadır. Kendi varlığının altında ezildiğini hissettiğinde, anlarsın ki asıl yük taşımak zorunda olduğun kendin.
Ne yaptım ben? Ne olamadım? Bu iki sorunun yankısı beynimde dönüp duruyor, kurşun gibi ağır, kader gibi inatçı... Pencere kenarında oturmuş, önümden geçen gölgelere bakıyorum adımları var, sözleri var, nefesleri var; fakat hiçbiri tam manasıyla burada değil. Biliyorum çünkü: İnsan, ruhunun bir parçasını bir yerlerde yitirir. Belki bir kavgada, belki telafisi olmayan bir yalanın kıyısında ya da ansızın gelen bir kayıpta... Ve biz, o eksik parçayı bir daha asla bulamayacağımızı bilerek yürümeye devam ederiz; eksik, yalın.
Yalnızlık... ah o kadim dost! Kimi zaman omzuma oturur, kulağıma fısıldar: “Sen bile sana tahammül edemiyorsun.” Haklıdır da. Çünkü insan, kendine en çok yabancı olan mahlûktur. Dışarıdan baktığında her şey yerli yerindedir: eller, gözler, dudaklar. Ama içeride bir şey kırılmıştır. Belki çocukken, belki dün gece. Ve işte o kırıkla yaşarsın, gülümserken bile içine sızan acıyı gizleyerek.
Bir gün uyanacağım, belki de gerçekten uyanacağım. O sabah göğsümdeki ağırlık kalkmış olacak. Ya da ben o ağırlığa alışmış olacağım. Ki bu ikincisi daha korkutucu. Çünkü insan en çok, acısını evcilleştirdiğinde yok olur.
Her tercih, bir vazgeçiştir.
İnsan insanın evidir derler ama bazen insan evsiz kalır.
Zaman, yarayı ancak nasırlaştırır.
Şu şekilde 20-30 saat uyumam gerekiyor.
Her şey yolunda ama uçuruma doğru.
Kendimle baş başayım, yoksa yorulurum,
Sahibiyim zamanın, elbet onda boğulurum
Selammmmm !!! Nasılsınnn??
İyi gibi senn nasılsın
O kasların güzelliği ne aslan parçası
Teşekkür ederim kdks
Meow
#me