Tum ozlemleri icimize dolusturduk. Aci ustune aci... Yandik, bittik, kul olduk. Binbir emekle, binbir dagi astik da geldik. Inceldik, inceldik kopacagiz dedigimiz yerden daha da inceldik ama hic kopmadik. Soracagiz hesabini bir gun.
Claire Keane
Doug Jones
Sweet Seals For You, Always
ojovivo
NASA

@theartofmadeline
Today's Document
Misplaced Lens Cap
KIROKAZE
noise dept.

gracie abrams
Not today Justin

bliss lane
Sade Olutola
🩵 avery cochrane 🩵
Interview Vampire Daily

oozey mess

if i look back, i am lost
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
seen from United States
seen from Pakistan
seen from Türkiye

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Kyrgyzstan

seen from Ukraine

seen from Türkiye
seen from Mexico
seen from United States
seen from Mexico
seen from Germany

seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
@ez-nora
Tum ozlemleri icimize dolusturduk. Aci ustune aci... Yandik, bittik, kul olduk. Binbir emekle, binbir dagi astik da geldik. Inceldik, inceldik kopacagiz dedigimiz yerden daha da inceldik ama hic kopmadik. Soracagiz hesabini bir gun.
Manizha'nin Rusyali kadinlar icin yaptigi o sarkinin disinda bundan da alamadim kendimi tum haftasonu.
Muzigin cok yonlu cekiciligi...
Haksizliklar, adaletsizlikler, hukuk tanimamalar, hukuku kendi cikarlarina tahsis edenler, yalani yasam bicimi haline getirenler, yolsuzluklari pacalarindan akanlar, "bu milletin ... koyacagiz" deyip milyarlari cebe atanlar, milletin derdiyle alay edenler, insanlar is ve as derdindeyken her turlu luksu kendilerine hak gorenler, satafatin ve aymazligin esiri olanlar, itibardan tasarruf edilmez diyenler, katliamlar, katliam ovuculer, katil kollayicilar, dogayi talan edenler, vatanin her karisini para olarak gorenler, vatani satanlar, talan ve peskesle kendilerine kaftan bicenler, kendi iktidar hirslari icin yapamayacaklari sey olmayanlar, dusunce karanligini destekleyenler, universiteleri ticarethanelere cevirenler, akademiyi din ve ticaretin kolesi edenler, sanata ve sanatciya dusman olanlar, hep ben diyenler, hep alanlar hic vermeyenler, vicdan ve erdemden yoksun olanlar, halk iradesini tanimayanlar, bilene gorene duyana gerizekali muamelesi yapanlar, agizlari Ali gonulleri Muaviye soyleyenler... Bu boyle uzar giderken ve bu yolun yolculari kendilerini bunlardan yana konumlamisken Pir Sultan'in dedigi gibi biz de bu yayladan elbet bir gun saha gideriz vesselam.
Hicbir ses evrende kaybolmaz.
Ne zaman yolum daralmaya baslasa sen de aklima dusenlerdensin sevgili Ebru... Bu turku ile sana ulasabilecegimizi biliyorum. Sen yok edilen yollari yeniden yaratanlardansin.
“Çemo vano bota şerê Hona xêle rawa mı esta” “Nehir der ki, öteye gidin, Daha epey yolum var.“
Ask ile...
Tulay German’in 1974’teki bir konseri için Abidin Dino’nun yaptığı illüstrasyon.
Birkac ay evvel, Tulay German’i konu alan Kor ve Ates Yillari belgeselini izlemistim. Epey etkileyiciydi. Guzel insanlarin hikayelerini, duruslarini kendi duruluklarinda dinleyebilmek insani oylesine bir duygu yogunluguyla dolduruyor ki anlatamam.
Burayi kollektif bir hafiza olarak dusundum hep. Her gun, her dakika, her an o kadar cok aci ve ofke kaziniyor ki hafizama yetisemiyorum.
Sonsuzluga akarcasina uzanip giden bir irmagin derin ama icten akintisinda, bir arinin bitmek tukenmek bilmeyen bal yapma cabasinda, agaclarin her mevsim ruzgarla yarattigi hisirtida donen devran bizleri ne zaman iyilestirecek?
Hayatta bircok sey istedigim gibi gitmis olsa bile gecmise kisa kisa seyahatler yapmak istiyorum. Sanirim bu evrende biraktigim ruhsal ve dusunsel izlerin nasil gorundugune disardan bir goz olarak bakabilme telasi da var. Zamanin etkisini masaya yatirip, gecmiste bir zamanda neler yaptigimi hatirlamaya calisiyor ve tarif etmesi zor ama olumlu bir hisle selamliyorum o anlari.
Uyuyamadığım bi vakit beni o an uyutmayan şeyleri düşünüp kendimce çiziktirmiştim. Bu küçük terapimsi şey uyuyamadığım her gecenin ritüeline dönüştü. Objeler, anılar, mekanlar, yüzler... Unutamadığım kişisel ve toplumsal birsürü şey varmış meğer. Kişisel olanları paylaşmaya hiç bi zaman cesaret edemicem sanırım. Ama beni uyutmayan belki sizi de uyutmuyordur diye, bi cesaret birkaç tanesini paylaşıyorum. Farzedin ki dertleşiyorum. Cümlelerin sonunu siz tamamlayın: unutamadım, yutkunamadım, haykıramadım?
Kollektif hafizamin ne kadar dolu oldugunu bir kez daha hissettim burada. Unutmadigim, unutamadigim binlerce seye dair paylasimlar... Tabi bunun yaninda hafizamin yer aldigi platform rezil derecede beceriksiz olunca insan anilari calinmis gibi hissediyor. Ne yazik ki cogu profile yaptigi gibi gelisiguzel sekilde benim profilime de yapmis yapacagini bu pespaye platform. Uzuldum ve iclendim bu duruma cidden.
Onulmaz yaralar... Kaybettiklerimiz...
Kamiller bağrını döver
Cahil cühela içinde
Aşık Mahzuni Şerif
"Somebody, after all, had to make a start. What we wrote and said is also believed by many others. They just do not dare express themselves as we did."
(...)
"Such a fine sunny day, and I have to go, but what does my death matter, if through us thousands of people are awakened and stirred to action?”
- Anti-fascist student activist Sophie Scholl
Anlatan dunyaya, akip giden zamana bakan gerceklik...
Bir yanda masal anlatma gelenegi, diger yanda masal dinleme hevesi... Murad alip, murad verme... Bizi biz yapana erebilme...
Kan emici insanlarla birlikte yasama izdirabi... Doga dengesini bulmaya calisirken insanlara da dunyada var olabilmeleri icin bu dengeyi kurmalari gerektigini ogretebilecek mi?