pervazının perdesine kadar ince ince ördüğün, gittikçe bir oda daha ekleyip büyüttüğün evler oluyor. hiç unutmam sanıyorsun, çok emek verdim diyorsun bir gün şehrine bile yabancı oluyorsun. senin güzelleştirdiğin, genişletip ferahlattığın tüm o evlerden pek çok yabancı geçiyor. tek bir söz söyleyemiyorsun. “bakın burası döküktü onardım. bakın burası çatlaktı kapattım.” diyemiyorsun. her oturduğun evin son konuğusun sanıyorsun.
bazen bazı şeylerin güzellik içinde değil de, kırgınlık, kırıklık, o evlere hasretle öğrenilmesine kızgınım.








