Ama hepimizin içinde saklamaya çalıştığı bir çığlık var.

No title available
YOU ARE THE REASON
Cosimo Galluzzi
One Nice Bug Per Day
he wasn't even looking at me and he found me
KIROKAZE
h

No title available
Claire Keane
Fai_Ryy
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
Stranger Things
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
NASA
Keni
🩵 avery cochrane 🩵

pixel skylines

JVL
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

PR's Tumblrdome

seen from India
seen from India
seen from Chile

seen from Italy
seen from New Zealand
seen from United Kingdom

seen from Bangladesh
seen from Vietnam

seen from Germany
seen from United States
seen from Portugal

seen from Australia

seen from Australia

seen from India
seen from United States
seen from Malaysia
seen from Austria
seen from United States
seen from New Zealand
seen from United States
@fearlesscoward
Ama hepimizin içinde saklamaya çalıştığı bir çığlık var.
Karanlığı bir yerden tanıdık gecenin. Sanki yıldızım ışığını kesmiş, rüzgar dallarımı almış. Penceremi yaramaz çocuklar kırmış da çıkıp kızamamışım. Aylarca güneşi beklemişim de gün doğmamış. Belki de sabahlarım tükenmiş. Yağmur almış bahçemi ve bir kadeh kırılmış ruhumda. Lakin anla, tükeniyorum zamanla.
Yazıp yazıp yirmi altı cümle sildim. Yedi şarkıyı ilk dakikasında değiştirdim. Neden böyleyim ben baba. Ne çabuk soğuyorum her şeyden. Sevginin sıcaklığı tenimi yakıyor, bir kabulleniş kırk kemiğimi kırıyor. Eninde sonunda beni mahvedecek şeyleri arzuluyorum ben. Canım yanmıyor. Nefretimde boğuluyorum. Gözlerim dolmuyor. Karanlığımdan korkuyorum. Yatağın altı boş baba, canavarlar kafamda. Bir yanım hala sarılmak istiyor sana. O yanım da küllerimle yansın. Kalpsiz diyorlar bana, oysa seni hiç tanımadılar.
Benim kanımda senin lanetin var baba, üstüne yağsın.
Otur diyorsun, dinlen. Sök şu plakaları bedeninden. Bin yıldır sonbaharım ben. Ellerim de çatlaklar, kaburgalarım da kırıklar. Beni çarmıha geren, kursağımda yer edinen hevesler. Yalan silsileleriyle dolu kepaze bir yaşam. Zihnimde hep bir savaş, ruhumda korku var.
Benim solup giden, güzel kokan çiçeklerim var. Anlıyor musun?
Bazen Nietzsche bazen Kant, kafamın içinde nükleer denemeler var. Yalan söyleyen pembe dudaklar. Hatırlanmayan zemheri tebessümler var. Kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibiydi, iyi kitaplar okudum, sebepleri kobay sonuçları muamma. Anlatmakla değil derdim. Hatta anlaşılmasında.
O çocukken en çok silgilerini kaybederdi. Ama hiçbir çizimini yarım bırakmazdı. Çantasından yıldız tozları döküldü çoğu zaman. Nefret eder, ama gökkuşağının altına yine de dua yazardı.
Ben onun sustuğu anlarda kalbinden bir sandal geçtiğini duydum.
Yıllar önce bir adam vardı, çok yakından tanırdım. Vücudunun her santiminde yaşamından silik izler taşır, soluk çiçeklerle dolu bir bahçede yıldızları izlerdi. Titrek elleri tutulmayacak kadar yaralı, adı da bi’ şiirde geçecek kadar güzel değildi. Allah biliyor ya, istese de kötü olamazdı. Kristalden kalbinin içinde bir deniz saklıyordu.
Giren kaybolsun, yüzmeyi bilen kurtulsun. Bilmeyen boğulsun diye.
Kaç yenilgiden geçtiğimi bilmiyorsun. Sanki o derin kuyulara bağırmak için doğdum. İçimde kara bulutlar sallandı, dışarı yağmadım. Sonra sustum. Belki de katlanıp kaldırılması gereken şeyleri buruşturmuştum. İsteseydin anlatırdım.
Artık bir önemi yok. Siyah inci battı, kaptanıyla beraber.
"Dudaklarından öptüğüm tüm bulutların üzerine yemin ederim ki;
Serbest dalış roketindeyim gözlerine bakarken..
Düştüğüm denizin mavilerini yutar gibi.
Sudan çıkmış tüm balıkların selamı var.. Arz ederim."
Adını koymaktan çekindiğim duygularım oldu. Hayatımdaki yerini belli ettiğim an, hayatımdan gidebilecek insanlarım. Beş dakikalık boş bakışlarına, sevdalar dolu anlam yüklediklerim de oldu. Bir maskeli gülüşüyle sarhoş olduklarım
Gördüğüm en güzel kadındı. İlk kez Darwin'in yanıldığını düşündüm. Teori onunla çuvallamıştı. Çamurlu sudan çıkan tek hücreli bir yaratık, evrimle bu kadar güzelleşemezdi.
Saldırgan diyorlar bana, oysa kırılganım ben. Gözyaşlarım mücevher, saklıyorum herkesten. Ürküyorlar gözümdeki ateşten, dilimdeki zehirden, o gözükara vazgeçmeyişimden. Bir yanım sarp uçurum, bir yanım çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben, nasıl korurum içimdeki çocuğu?
En çok da yağmur yağdığında seviyorum bu şehri. Herkesin yüzü ıslak,başı öne eğik. Sanki herkes suçunu kabullenmiş gibi..
Tanrım, kanatlanmaya kalkıştıkça düşüşümden şikayet etmeyeceğim artık sana. Ama tek bir kelime ver bana. Öyle bir kelime ki onunla bütün mânaları konuşmak mümkün olsun.
Zan sahipleri, bir harfin, bir cümlenin peşinde zannediyor beni.
Ama sen biliyorsun..
Kim olursa olsun, yüzüğü bu diyardan almasın.
İsterim ki gecenin ötesindeki inziva yalnız bana ait olsun.
Eski sayfalara denk geldim bu akşam, kendime yazdığım mektuplara. Oysa ne acınası, ne kadar çaresizmişim. İçimdeki çocuğun ölümü pek zor olmuş. Ne yorganlar yırtmışım ne çığlıklar atmışım. Hala her gece gördüğüm onca anlamsız kabusun sebebi yatıyormuş o sayfalarda.
Ne kadar da unutkan olmuşum geçmişten kaça kaça..