Ben var ya, tüm kırıklarımdan öpen, gözümün içine bakıp beni sevdiğini daha söylemeden hissettiren, ben daha üşümeden üşüme ihtimalimi düşünüp, üstümü örten, sıcaktan bunalmayayım diye daha pişmeden klimayı açan, o bu değil de, başta da dediğim gibi, gözümün içine bakıp aşkını haykıran bir adama aşık oldum. Oldum. Ve inanır mısınız o da bana oldu. Nasıl oldu, niye oldu hiç bilmiyoruz. Bu da elbette kader fikrini atıyor ortaya. Vardır bir hayırı dedirtiyor. Çünkü insan durup düşünüyor... Ben daha önce sevildiysem, bu ne? Bu sevgi, aşksa daha öncekiler neydi?
Onların da gönlü razı olsun, kastım onlarla ilgili değil. Kastım sevgilimin güzelliği.
Zorluk yok mu? Var. Ama beni bilen bilir. Kolay olsaydı, geriye bir şey kalmazdı.
Aynı şu an görüşmediğim, ama sevdiğim kadınlar gibi... Hatalarını kabullenemediğim, ama değerli insanlar gibi. Çıkan çıktı, giden gitti. Sevgileri, değerleri ayrı. Hepimiz için öyle değil mi? Ama artık bir önemi yoktur hani. Olan olmuş, öküz ölmüş, ortaklık bölünmüştür. O sırada keşke kalpler de kırılmasaydı. Ben razıydım vedalara.
Öyle bir geldi ki, her köşeye değdi kokusu.
Öyle bir geldi ki, tüm yaralar kanadı, kanadı da iyileşti. Öptü bir bir hepsinin kabuğundan.
Öyle sarıldı ki unuttum hüznümü, yalnızlığımı.
Ben ben, koca hüznümü unuttum.
Var hala elbet, ama unuttum ki ne unutmak.
Bir kez gülüşünü gördüm mü, dünya duruyor sanki.
Bir göz açıp kapatışı var, o bakışların içince nice evren var.
Bu normalde rahatsız ederdi beni, gelin görün ki şimdi gurur duyuyorum.
Ona, onunla, ona dair her şeyle gurur duyuyorum.
İyi ki, nice günlerimize...
O yanımda olsun, şükürler olsun.
Hepinize canı gönülden diliyorum, kalbinizin karşılığını bulmanızı.