Because, I have to…
I have no other choice.
Xuebing Du
taylor price

JVL

JBB: An Artblog!
ojovivo
Game of Thrones Daily
cherry valley forever
dirt enthusiast
NASA

shark vs the universe

PR's Tumblrdome
we're not kids anymore.

Love Begins

oozey mess
Lint Roller? I Barely Know Her
Sade Olutola
h
Sweet Seals For You, Always
art blog(derogatory)
YOU ARE THE REASON
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Yemen
seen from France

seen from Singapore

seen from United States
seen from Canada

seen from Switzerland

seen from Brazil
seen from Indonesia
seen from United States

seen from Switzerland

seen from United States
seen from Uzbekistan

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
@gehecera
Because, I have to…
I have no other choice.
Bazen ne kadar seversen sev yeterli olmuyormuş,
Her seferinde kalbimi ezip geçtiğinde anladım.
Yetmiyormuş bazen kelimeler, haykırışlar,
Herkesi duyup bana sağır kaldığın gün anladım.
Ve yetmiyormuş bazen bir şeyi ölürcesine istemek,
Çekip giderken, ruhumuda beraberinde götürmenden anladım.
Yapabilseydim eğer, sevmezdim seni. Bırak sevmeyi bir adım yanına dahi yaklaşmazdım.
Yapabilseydim eğer, dünyada sonu sana çıkan tüm yolları yok ederdim.
Yapabilseydim eğer, ilk kez gözlerine bakma gafletine asla düşmezdim.
Yapabilseydim eğer, seni ilk kez gördüğüm o anda arkama bakmadan kaçar, başımıza gelecek felaketlere bu şekilde engel olurdum.
Yapabilseydim eğer, sana aşık olmazdım.
Ya da siktir et.
Yapabilseydim eğer, aldığım her nefeste, yaşadığım tüm hayatlarda seni yeniden bulur ve sana defalarca kez aşık olurdum.
Yapabilseydim eğer, seninle beraber olabilmek için tüm dünyayı yakardım.
Yine de sana söz, eğer gerçekten başka evrenler ve başka hayatlarımız varsa. O hayatların hepsinde sana aşık olma gafletine düşeceğim. Ve sana söz ki; o hayatların birinde, mutlu olmanın bir yolunu bulacağız.
Bedeli ne olursa olsun…
Asla kavuşamayacağımı-artık-bildiğim sana…
Bir yalanın üzerine kurulmuş bir ilişkiyi yürütemeyeceğimizi, en başından beri biliyordum sevdiğim. Artık sevgilim değil, yalnızca sevdiğim.
Gözlerimiz ilk kez denk düştüğünden beri senden, geri dönüşü olmayan şeyler saklıyordum. Ne sana söyleyebilirdim bu şeyleri, ne de söküp atabilirdim benliğimden. Çünkü yalan bendim sevdiğim, yalan benim her şeyimdi.
Başta kaçırdım senden kalbimi, bedenimi değil belki ama kalbimi sonuna kadar kaçırmaya çalıştım senden. Onu senin ellerine verirsem, kendimi kaybedeceğimi biliyordum belki de içten içe.
Sonunda; kalbimi senden kaçırmaya çalıştığım kederli yolda yorulduğum an, gözlerim ellerime kaymıştı. Ellerim boştu sevdiğim. Kalbimi en başında sana teslim etmiştim meğersem. Sadece bunu fark etmem zaman almıştı.
Senden kaçtığım yolun sonu, sana çıkmıştı birtanem.
O an, geri dönüşüm olmadığını anladığımda, teslim oldum sana. Madem dedim; madem sana çıkan yolların sonu hep ızdırapla bitiyor ve tüm yollar da sana çıkıyor, o zaman cehennemimi yaşamadan önce biraz huzur bulayım istedim. Bencillik ettim çocukça. Benim içimdeki çocuk bir senin için vardı çünkü.
Artık cehennemimin en ortasındayım sevdiğim. Önüme bir kaya çıktı, sen o kayanın ardına gizlenmiştin, lakin benim gücüm tırmanmaya yetmedi. Yolun kenarından bir dere akıyordu, o derede yüzersem karşı tarafa geçerim sandım. O bir dere değilmiş sevdiğim, ben okyanusa dalmışım.
Ben okyanusta çırpınacak zamanı bile bulamadan gitmiştin sen sevdiğim. Kayayı aramıza koyan senmişsin meğer. Çırpınmadım bende, kayanın ardında ulaşacağım bir sen yokken, neye yarardı ki çırpınmak? Boğuldum sevdiğim.
Yokluğunda boğuldum…
Bir zamanlar senin sevdiğin…
Sevgili aşkım, eğer bunu okuyorsan bana geri dön.
Bana döneceğin gün, seni ilk bakışta tanıyacağım.
O güne dek kalbim yalnızca sana ait olacak.
Beni bulduğun gün, kalbim ilk andan beri sana ait olacak.
Eğer gerçekten başka evrenler veya yeniden doğma gibi kavramlar varsa. Eğer gerçekten başka hayatlarımız varsa, tüm hayatlarımda yeniden ve yeniden sana aşık olma gafletine düşeceğim.
Sonu nasıl olursa olsun…
Umarım sana olan sevgim bir gün beni yok etmeye kalkmaz çünkü nasıl karşı koyabileceğimi bilmiyorum
En olmadık anlarda içimdeki kız çocuğunun ortaya çıkmasından nefret ediyorum
It’s not the truth, it’s not the cure
But hating you’s the only way it’s doesn’t hurt…
Sesini bir nefes gibi içime çekesim geliyor her duyuşumda
Tell me, am I ever gonna feel again?
Tel me, am I ever gonna heal again?
Got a shot glass full of tears
Drink, drink, drink say cheers!
Seni kafamın içinde aklayamazsam nolur
Yalnızlığın çaresini falan bulmamışlar, yalnızlığa alışmışlar
I hope you’re happy but don’t be happier
Sesin kalbim için gönderilmiş bir hediye gibi
İçinde senin olduğun rüyaları özledim
Her şeyi siktir edebilecek kadar aşık olmak mı