İçimdeki bina çöktü artık. Ne kadar istesemde yıkılmadım diyemem..
sheepfilms
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

@theartofmadeline
ojovivo

shark vs the universe
AnasAbdin
Cosmic Funnies
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
taylor price

Product Placement

#extradirty

⁂
Jules of Nature
KIROKAZE

oozey mess
cherry valley forever
tumblr dot com
Xuebing Du
Peter Solarz

pixel skylines

seen from Ukraine

seen from United States

seen from United States
seen from Germany
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Denmark
seen from Netherlands
seen from Belarus
seen from United Kingdom
seen from Saudi Arabia
seen from France
seen from Canada

seen from Germany
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from Japan
@ggunebakan
İçimdeki bina çöktü artık. Ne kadar istesemde yıkılmadım diyemem..
Korkma bu ağaçlar, çiçekler sır saklar. İnsan değil ki ihanet etsin.🌾
Bazen bir hayale sarıldığımı unutuyorum..
Bazen çok yoruluyorum. Sanki hiç bir şey yolunda gitmeyecek gibi. Hallolmuyacak gibi. Hatta bazen okadar çok yoruluyorum ki kaldırımda soluklanmaya çalışıyorum. Yetmiyor tabi. Kalkıp yoluma devam ediyorum. Her şey aynı hızıyla aynı yoğunluğuyla ilerliyor. Bazen kendimi duyamıyorum...
Narin durduğuma bakmayın. Nelere gülümsüyorum ben. Biraz ağlakta olabilirim. Ama bu benim insanlara olan inancımın kayıp gitmesi göz yaşlarına neden oluyor. Ayağa kalktığımda daha çok hırslı bir kadın oluyorum. Biraz daha bencil bir kadın. Ama eskisinden daha güçlü. Çok ta yüklenmeyin her an pes edebilirim.
"Yüzümü biraz tanıyordum, ruhumu ise çok daha az."
Hastayım dedi. Görenler hasta olduğunu anlayamadığı. Kalbi kanıyordu, kalbinden aklına sıçrayan bir zehir vardı. Bilmiyorlardı, sağlıklı görünmekle sağlıklı olunmuyordu.
Kimsenin konuşmadığı bir dil gibiyim, kimsenin inanmadığı bir deli, yazarının bile okumadığı kitap, hiç çalmayan bir şarkı, hiç sorulmayan soru gibiyim, kalabalıklar içinde varım ama yok gibiyim.
dünyanın işleyişi ve benim içlenişim...
Dolduğumu hissediyorum, kafamın içindeki düşüncelerle boğustuğumu, artık ayağa kalkacak gücüm olmadığınıı..
Oysa güçlü kızdım ben, hayat bana bin kere kapısını kapatsa da her seferinde ayağa kalkmayi öğrenen bir kızdım.. şimdi ne oldu bana, neden nefes alamadığımi hissediyorum, neden odanın ici beni boğuyormuş gibi, sıkıştıriyormuş gibi..
Ne oldu kendi kendime verdigim sözler, ne oldu o güclü kıza, hani hicbir sey onu deviremezdi. Oysa simdi kucucuk kiz cocugu olmus, sevilmeyi bekleyen, elinin tutulmasini bekleyen aciz birine dönüşmüş.
Umudun bittigi yer burasi mi? Eğer burasıysa korkuyorum. Benim hic umudum bitmezdi ama artik korkuyorum. Kendi kendime sığamamaktan, düşersem kalkamamaktan korkuyorum.
Biliyorum kimse gelmeyecek kimse o kücük kızin elini tutmayacak, o kucuk kiz tek başına kalkacak her zamanki gibi o yerden ama bu sefer o gücü bulamıyor kendinde.. umudu bitmiş, tükenmiş, kendine olan inancını bile yitirmiş..
Sonunu artık bilmedigim bir karanlikta bogulmaktan korkarken , şuan kendimi o karanlıkta bulmanın acısıyla yüzleşiyorum.
Çok geliyor artık, çok fazla birikiyor herşey, nefes bile aldırmayan hayatta, nasıl kalkacağımı bilemedigim bir yoldayım. Affet beni küçük kız, bu sefer tek başımıza kalkabileceğimizi sanmıyorum. Beraber bu karanlık bizi nereye sürüklerse oraya gideceğiz..
"Kaçmak sana şifa olmaz, bütün şifâlar yüzleşmekledir.. "
Cause a princess doesn't cry
Bize düşman kendimiziz..
Kalbimde bir yerde bir orman yanıyor..
“Çekilecek bir köşemiz olacak. Belki bir deniz kenarı, bir ağaç altı, bir rüzgar, bir sessiz kahve.”
Mahalle kahvesi
*Hepimiz, sırtımızda ve elbisemizin altında, gözlerimizin içinde bir müstakbel ölü gezdirmiyor muyduk?
"sadece, yoruldum...anlaşılmamaktan ve kimsenin anlamamasından..."