Hep bilinmezli, hep çıkmazlı başımdaki sokaklar.
İnsan gerçekten bomboşken bile biri geliyor ve dolduruyor içini. Kimi aşkıyla, kimi sırf seni üzmek için yaşıyor gibi. Dünyaya geliş amacını sorguluyorsun, madem hayat kısa bunu düşünmekle mi geçirmeli? Dünyaya gelişini sorgulayıp Liszt açıyorsun; Standchen.
Savunduğun ve asla katlanamadığın bir şeyler var. Ama hepsi yanlış olabilir. Bütün bu duygularım yanlış olabilir. Duygu yanlış olabilir mi? Hissedilen şey, hissettiğim. Gerçekten canımı yakan. Gerçek nedir? Yazmaya başladığımda amacım bu noktaya gelmek değildi. 12 yaşındayken yazdıklarımdan da buraya geleceğimi bilmiyordum. 32'ye geldiğimde nereye ulaşacağımı bilmiyorum. 32'ye gelecek miyim? Bilmiyorum. Kafam çok dağınık, özür dilerim.
Üzüldüğüm şeyler hep annem yüzünden. Bana üzülmemeyi öğretti. Başlarda başarıyordum. Sonra fark ettim ki geri çıkartabileceğim bi yerde biriktirmişim hepsini. Bütün o "banane"leri "umrumda değil"leri. Şimdi çok mu çekilmez bi insana dönüştü ruhum. Bilmem, ruhum var mı? Hep bilinmezli, hep çıkmaz sokaklı düşünce yollarım.
Hissetmeye devam ediyorum. Çok ilginç gerçekten. Zilyonlarca şey oluyor. Artık bitti diyorum. Bütün her şeye bu kadar katlanamaz insan. Katlanmamalı da zaten. Bunca yıldır biriktirdiğini taşıyamaz. Bekliyorum... Belki 3 saniye belki 3 dakika. Öylece bekliyorum... Kuş uçtu, rüzgar esti. Başka? Tramvay geçti yanımdan, sonra çeşitli edebi tasvirler. Doğa değişti, sustuğum şeyler geçmedi. Sustukça kaybolmadı, konuşmaya mecalim kalmadı. Zaten yoktu da cesaretim.
Binbir türlü konudan bahsettim satırlar boyunca. Hangisini ne için yazdım, asla bilinmeyecek. 7 gün sonra ben de bilmeyeceğim. Bütün bu olaylar yaşanıp ömrümden belirli bir süre çaldı. Ama yine hepsini sustum, hiçbirini "şu gün şu saat şurda kalbim kırıldı ve tek bir insan evladı bunu fark etmedi" demedim. Soyut ifadeler beni rahatlatır. Umarım yaşlılığın nasıl bir şey olduğunu hiç göremem.
Böyle bitirmek istemezdim. Kafam çok dağınık, özür dilerim.














