Şu an çok içten sarılmaya,saç okşanmasına ve her şeyin geçeceğine inandırılmaya ihtiyacım var.
todays bird
$LAYYYTER
No title available
hello vonnie

No title available
🪼
The Bowery Presents

blake kathryn
NASA

Jar Jar Binks Fan Club
d e v o n
taylor price
RMH
noise dept.
official daine visual archive
Mike Driver
tumblr dot com
Keni
Not today Justin

Game Changer & Make Some Noise
seen from United States
seen from United States

seen from Uzbekistan
seen from Pakistan
seen from Tunisia

seen from Thailand
seen from Australia

seen from United States
seen from Netherlands
seen from Pakistan

seen from Canada
seen from Ukraine

seen from Kenya
seen from Canada
seen from United Arab Emirates
seen from Indonesia

seen from India
seen from Italy

seen from Austria
seen from Ukraine
@gitsen-de
Şu an çok içten sarılmaya,saç okşanmasına ve her şeyin geçeceğine inandırılmaya ihtiyacım var.
Bırakınca giden şeylerin sizin olmadığını fark ettiğiniz an neye üzülürsün gitmesine mi? Yoksa onu zorla tuttuğunu fark etmene mi?
Beni anlamadın demeyeceğim.Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. “Anladığın halde canımı yaktın.“ -Frida Kahlo
Sabır taşı olsa çatlardı, ama yürek bekler, bilirsin
Gidene mi zor kalana mı?
Sevene 🍾
“Mevlana sizden alacaklıdır! Öbür ay bir başkası için sarfedeceğiniz (sözde) “aşk” dediğiniz “heves"lerinize harcadığınız o ilmi/kalbi/islami/öğüt sözler, sizin ucuz aşklarınızda, ucuz ama popüler şarkılarınızda heba etmeniz harcamanız için söylenmemiştir!”
— “Gönül almayı bilmeyene ömür emanet edilmez - Hz. Mevlana'nın sözüdür"
Ne eşek gibi yük altındayım, Ne bey gibi deve üstündeyim, Ne efendi, ne köleyim, Hiçbir şeyim yok. Olmayan şey için kederlenmem. Soluğum rahat. Her nefes bir ömür gibi.
Sadi Şirazi, Gülistan
Mutluluk senin ne istediğine bağlıdır.Mutlu olmak istiyosan neden önce kendini tanımakla başlamıyorsun?
Atilla İlhan’ın şu cümlesi gibi: “ Yalnızım belki, belki ne yapacağımı bilmiyorum. Fakat kötü değilim sadece yaşamak zorlaşıyor ve birçokları gibi bir dümenini bulamıyorum.”
anlatmak istediğim çok şey var, konuşmak istediğim bir kişi bile yok.
Babamın öldüğü gün birine aşık olmuştum. Bazen öyle olur, her şey üst üste gelir.
Polis olmasaydım katil olurdum çünkü sahici bir sarsıntı sahte bir dengeden iyidir.
Binlerce ceset, binlerce katil ve bir evlilik gördüm.
Seni, intihar ettiğin gün tanıdım kızım.
Seninle o gün barıştım.
Şimdi sadece geceleri yapayalnız ve yalın ayak anlayabildiğim şeyler var.
Şimdi benim de yalanlara inanmaya ihtiyacım var.
Bütün çaresiz insanlar gibi… Dağılan bir okul gibi…
Acılarımız da birbirine benziyor artık kızım.
Birbirine benzeyen parmaklar gibi ama her birinin eşsiz bir izi var.
Bazen gözlerim dalıyor karanlıkta ama fısır fısır konuşmaya başlıyorsun yine kulağımın dibinde.
Hiç susmuyorsun, ağlamama asla müsaade etmiyorsun.
Her şey affedildi diyorsun, hiç ayrılmayacağız diyorsun.
Keşke hep yanımda olsaydın diyorum öyle konuştuğunu duyunca.
Bu kış çok kar yağar belki beraber kayboluruz diyorsun sen bana
ama kar taneleri birbirine benzemez ki kızım. Cesetler de benzemez.
Ama bir cinayet başka bir cinayeti hatırlatır her zaman.
Koşan atlar düşen atları hatırlatır.
Yağmur yağar.. Durur.. Tekrar başlar…
Yanlış yolda yürümek doğru yolda beklemekten iyidir. Beşikten mezara kadar…
Karanlıkta herkesle çarpışabilir insan.
Yalan mı söylüyorum sana? affet beni kızım, affet!
Bir sürü doğru söyledik ama hiç burnumuz kısalmadı ki kızım.
Sana edeceğim tek beddua; kalbin kaderin olsun.
Varlığını tatmadığın birinin yokluğundan yakınamazsın.
“Hayatım büsbütün uçuruma yuvarlanan bir araba fakat ben radyoda çalan şarkının güzelliğine gülümsüyorum.”