“Çok. Seninle iyiden iyiye tanışmak, kendimi sana tanıtmak istiyorum. Sonra da vedalaşmak… Bence insanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman, ayrılmalarına yakın zamandır.”
— Dostoyevski - Karamazov Kardeşler (s.303)

⁂
Sade Olutola
dirt enthusiast

No title available
styofa doing anything
tumblr dot com

shark vs the universe
Show & Tell

Origami Around
sheepfilms

titsay
Cosimo Galluzzi
DEAR READER

@theartofmadeline
noise dept.
cherry valley forever
NASA

tannertan36
occasionally subtle
taylor price

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Netherlands
seen from Canada

seen from United States
seen from Singapore
seen from United States
seen from United States
seen from Portugal

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Italy
seen from United States
seen from Netherlands
seen from United States

seen from United States
seen from Germany
seen from United States

seen from Singapore
@gkces
“Çok. Seninle iyiden iyiye tanışmak, kendimi sana tanıtmak istiyorum. Sonra da vedalaşmak… Bence insanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman, ayrılmalarına yakın zamandır.”
— Dostoyevski - Karamazov Kardeşler (s.303)
Zaten insanlar mutsuz olmadıkça başkalarının mutsuzluğunu anlamıyor.
Dostoyevski (via cemalsureyasiirleri)
Bana yardım edemeyeceğinin farkındayım. Sadece rahatlamak için konuşuyorum; bizim gibi şanssız insanların biricik avuntusu konuşmaktır.
Düello - Anton Çehov (via raifgibibiri)
Dangerous ⚠
Sevdaya kapalı çarşıya gidiyordum her gün Biraz umut ekmeği almaya Ve sen hüzne kepenk indirmiş dükkân sahibi gibi Hep oradaydın Uzaktan bakıyordum kirletilmemiş gözlerine Bir şekerci dükkânına giriyordum Ellerimde bayat bayram şekeri hüzünleriyle Evime geri dönüyordum. Çığlıklarla süslüyordum boş koridorlarını Ve Sana biriken bir sessizliğin ürkek duvarlarını. Seni düşünüyordum Akrep yelkovanı ne zaman kovalasa Bir fikir düşüyordu aklıma, Yani senin yanına Kararlıydım ve kazanmak istiyordum Aynı anda başlıyorduk yarışa Ben kasvet mayınlı yollar aşıp sana geliyordum Yalnızlık da tırmanıyordu ömrümün hayali yokuşlarına Nedense hep yalnızlık kazanıyordu Ben sana gelemeden, o beni sarıyordu. Sense Anadolu kokan bir öğretmenin Zayıf alan öğrencisine verdiği teselliyi Benden acımasızca esirgeyip Yalnızlığı tebrik ediyordun. Ben aslında hiç kızmıyordum sana Hüzün çiçekleri dikiyordum rüyalarımın bahçesine Düşe kalka, soluk soluğa koşuyordum Siyah beyaz güllerin renkli umutlarına Ayrılık sahilde oturup martıları seyrederken Rıhtımda birkaç gemi demirliyordu Takvim yapraklarından yapılan gemiler Yani sensiz günler Hep yalandan bir buz dağına çarpıyordu Ve ben kaptanıydım o gemilerin Terk etmek yakışmıyordu Hep sana boğuluyordum. Ve yıllar çabuk geçiyordu açık denizlerde Her dalga biraz daha götürüyordu seni Ben sana gecelerden denizyıldızı topluyordum Yıllanmıştı umutlarım Belki eski bir radyo gibi Ama hala güncel aşk şarkıları çalıyordum -Altuğ Cenk Uysal
Platonik bu. Geceye duyulan aşk. Gece karanlık Yalnız Ama ay ışıtıyor geceyi. Heryer karanlık ama ay ışığı yetiyor sevmeye. Bilmiyor aşkı Görmüyor. Sevmiyor,duymuyor. Gece öğreniyor. Bir çırpıda ay ışığı da gece de yok oluyor. yok olsalar da Artık varlığından haberdar. Geceyi bekliyor aşk. Gelmese de.. Platonik ya bu aşk. vazgeçemiyor. Geceyi düşünüyor. Zifiri. Bir de ay ışığını. -çalı
Küçük acılar yaşıyorum. Bilirsiniz işte Aşk gibi Para gibi veya biraz hissizlik.. İnsan acılarda boğuluyor değil mi? A pardon Siz acıyı bilir miydiniz ki! Siz çölde susuz kalmayı ölmek sanıyorsunuz. Oysa ölmek ne susuz kalmak ne parasız ne kimsesiz kalmak. Ölmek Tek odalı bir hanın içinde olmak Ölmek İçinle başbaşa kalmak. -çalı
Siz bu kapıyı bilmezsiniz. Geçmişimizi içinde sakladığını da 📆📷
Bir takım kalın derili yaratıklarız, elimizi uzatıyoruz birbirimize, ama boşuna, derilerimiz sürtünüyor, hepsi o kadar. Tuhafız çok.
Georg Büchner (via edebiyatdemi)
"Size kötü bir çapraz bulmacayı andırdığımı söylediğiniz andan beri canım sizinle dans etmek istiyor." #cathylamb
Beni bir hastaneye yatırabilecekleri kadar sinir hastası olduğumu Ve öfke kontrolümün çoğunlukla olmadığını söylemekten çekinmemem lazım.
"Tütünümü, anahtarımı aldım, evden tam çıkıyorum, eksik olanın ruhum olduğunu fark ettim. Önemsemedim. Yol, bana uygun bir ruh önerebilirdi. Kapıyı çektim..." -İlhami Algör
Küçük bir ressamla oturdum bugün. Gelecekteki hayallerini çiziyordu kağıda. Bir ev bir araba ve bir resim galerisi. Galeride küçük plaklar galerisini onlarla süsleyecekmiş meğer 'sen plakları bilir misin' de! dedi bir de bende 'evet bilirim' dedim. Sonra yıllar önceki plaklar geldi aklıma.. Halı desenlerine plakları dizdiğim zamanlar.. onları oyunlarımın baş kahramanı yaptığım zamanlar Barış Manço, Ferdi, Orhan sanki bunlar vardı.. çocukluğum babamın plakları ve kasetleri ile geçti.. bu kadar hatırlıyorum oyuncaklarımı. Sonra bir de gramafondan bozma mı dersiniz yeni nesil mi dersiniz bu alet çıktı karşıma hayaller hatıralarımda boğulmak içinmiş gibi. #gramafon #plak #kaset
İlk Atlas
Neler var bir düşün ikimizin arasında; Senle ben varız önce katı sınırlarımızla. Aç da bak sabırla, iyice ara Bir çocuğun kanayan ilk atlasında Kaçılacak yer yoktur bulanmadan acıya. ‘Mutlu aşk yoktur dünyada’ Seninle benim aşkımız bile olsa…
"İnsanın acısını insan alır" diyor şair. yaşamanın tek boyutlu bir eylem olmadığını vurguluyordu galiba..
Gel otur şöyle yamacıma İki çift laf edelim Sonra çift olarak kalalım. Tek tek çoğalalım. -çalı
"Yıpranmamış hayatlar Büyük hüzünler Üzüldüğüm bütün filmler..."