Ben ölünce, hiç değilse bir fener olsam; kapında dursam, soluk donuk geceyi aydınlığa boğsam.
Wolfgang Borchert
taylor price

No title available
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
occasionally subtle

izzy's playlists!
$LAYYYTER
Sade Olutola

tannertan36
d e v o n
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

pixel skylines
styofa doing anything
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

JBB: An Artblog!

Product Placement

@theartofmadeline

Janaina Medeiros
Monterey Bay Aquarium

JVL
Alisa U Zemlji Chuda
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Oman
seen from Austria

seen from Singapore
seen from Angola
seen from United States
seen from United States

seen from Bangladesh
seen from United States
seen from Bolivia

seen from Greece

seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
@raifgibibiri
Ben ölünce, hiç değilse bir fener olsam; kapında dursam, soluk donuk geceyi aydınlığa boğsam.
Wolfgang Borchert
Ben ölünce, hiç değilse bir fener olsam; kapında dursam, soluk donuk geceyi aydınlığa boğsam.
Wolfgang Borchert
Uğultulu tepeler ya da Rüzgarlı Bayır... Emily Bronte'nin tek romanı... kötülüğün portresi Mr. Heathcliff...
İngiltere'de bir dönem kadının yeri pek yoktu. Bazı kadınlar kendini edebiyat dünyası içerisinde sahte isimlerle gösterdi, kendini kanıtladı. Bunlardan en bilinenleri Bronte kız kardeşlerdir. (Emily, Charlotte, Anne). ... Kardeşlerden Emily'nin tek roman kitabı Uğultulu Tepeler'dir. Kimi çevrelerce dünyanın gelmiş geçmiş en güzel aşk romanıdır, ortada büyük bir aşk romanı varsa, olmazsa olmaz acılar diyarında, uğultulu bir tepede buluyoruz kendimizi... Günümüzün dizilerinin ilham kaynağı olabilir bu roman, ne ararsan var: aşk, sevda, kara sevda, ayrılık, ihanet, intikam, intihar, ölüm...
...
"tıpkı bir uçurumun kenarında yürür gibi... Önce ürküyorsun ama daha sonra nereden geldiği belli olmayan bir cesaret buluyorsun...”
Babalar ve Oğullar, İvan Turgenyev
“Minnet duygularımın ve adabın sesi bir yana, arzularımın sesi bir yanadır. Her şey mubahtır. Ne yapılacaksa yapılmalıdır...”
Theseus - Andre Gide
Dorian Gray'in Portresi, Oscar Wilde'ın yayımlanan tek romanıdır. Kitap, kendisi yerine tuvaldeki portresinin yaşlanmasını dileyen ve bu dileği gerçekleşen bir adamı konu alır...
Çoğu kişiler yaşamın düzyazısına aşırı yatırım yapmak yüzünden iflas ederler. Şiir yüzünden batmak bir onurdur...
Dorian Gray’in Portresi - Oscar Wilde
“Dostluk dediğin güzel bir kitap Hava gibi Su gibi Ekmek gibi Vazgeçilmez bir tad Sonuna kadar dayanmak şart Dostluk dediğin eşsiz bir kitap Sevmediğin sayfaları varsa Atla Sayfayı kökünden yırtmak şart mı ?”
Bedri Rahmi Eyüboğlu - Dol Karabakır Dol
Parmaklarımı tutuyorsun. Sonra bütün elimi. Şimdi anlıyorum. Sevişmenin doruklarında eller, neden elleri arar? Şimdi, ellerimiz bu haritanın üstünde kavuşmuşken anlıyorum. Her sarılışın ardından birbirimize geçmesini istediğimiz, Biz'den çıkıp gitmesine izin vermediğimiz o sıcaklığa ellerimizle nasıl köprü kurduğumuzu anlıyorum.
Ahmet Cemal
büyümek çocuk işi, tertemiz sevebilmek de
Bir ara şiirsokakta etiketi baya popüler haldeydi. Ben de kağıda yazıp şiirsokakta etiketi atardım ya
Prometheus kendi gözyaşlarıyla yoğurduğu balçıktan ilk insanı yarattı. Sonra yarattığı insanın güçsüzlüğüne acıyarak ateşler tanrısı Hephaistos'tan bir kıvılcım çalarak insanlığa hediye etti. Bundan dolayı tanrı Zeus tarafından Prometheus; Kafkas Dağında zincire vurulmuştur. Görevlendirilen bir kartal her gece, Prometheus'un ciğerini kemirmektedir. Ciğer kendisini sürekli yenilemektedir. ... Prometheus'u bu zulümden Zeus'un yarı tanrı oğlu Herakles kurtarır. Prometheus Herakles'e der ki: "Zeus tahtından düşmedikçe benim işkencelerimin sonu yoktur!" der. Bu söylemiyle insanlığa özgürlüğün yolunu göstermiş olur.
"İçinde olup bitenlerden haberi yoktu kimsenin... Eşi dostu sanıyordu ki onun bütün derdi yemek, içmek ve uyumaktan ibaret..."
İvan Gonçarov - Oblomov
"Denizin kokusu öyle hoşuna gitti ki, onu günün birinde saf ve katışıksız olarak ve içinde boğulabileceği kadar çok ele geçirmeyi diledi..."
Patrick Süskind - Koku
"Deniz hem hayatın hem de ölümün sebebidir. Her zaman son sözü söyleyendir..."
İzlanda Balıkçısı - Pierre Loti
Tek bir solukta bir kitap okumak istiyorsanız, okuyun Martin Eden. Klasik eserleri okumakta zorlanıyorum diyorsanız, buyurun bir de Martin Eden'i deneyin. Yazar olmak istiyorum, şair olmak istiyorum diyorsanız, buyurun bu kitaptan ilham alın. Ama yine de biraz olsun okuma kültürünüz varsa bu kitap ilkler listenize girecektir.
Kitaba yönelik bol bol diyaloglar, bol bol atıflar var: "Yazarın ismine bakmak için araya işaretparmağını koyup iki kez kitabın kapağını kapadı..." "Onlar yaşamı kitaplardan okuyarak öğrenirken kendisi o yaşamı yaşamakla meşguldü..." "Sırtüstü uzanıp kitabı havada tutarak ya da yere koyup yanlamasına uzanarak okuyordu..." "Kimse rahatsız etmeden sabahlara kadar kitap okuyabileceği, kendine ait bir oda..."
http://siirgiller.blogspot.com/2020/05/martin-eden-jack-london.html
Ceset parçalarından yarattığınız bir insan var artık ve bu insandan herkes korkar, yaratılan insan insandan ziyade iğrenç bir yaratık görünümündedir, bu canlımız sevgisizliğe, çirkinliklere maruz kalmıştır. İyi bir şey yapmış olsanız da insanlar yine sizden kaçıyor, çünkü o insanların gözü önünde iğrenç bir mahluk bir şeysiniz. Artık devreye bir intikam duygusu girer, yaratılan mahluk yaratıcısına karşı kin beslemektedir, intikam almak istemektedir. Yani seni yaratan Tanrı'ya karşı bir mücadele
...
http://siirgiller.blogspot.com/2020/05/frankenstein-ya-da-modern-prometheus.html
Haberin yok, olmasın da