
Discoholic 🪩
wallacepolsom
Sweet Seals For You, Always
taylor price
DEAR READER
No title available

Kiana Khansmith
Today's Document

tannertan36
Jules of Nature
I'd rather be in outer space 🛸
Misplaced Lens Cap

if i look back, i am lost
Keni
noise dept.
TVSTRANGERTHINGS
Claire Keane

⁂

★

ellievsbear

seen from Germany
seen from T1
seen from United States

seen from Germany
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Mexico

seen from Germany
seen from Argentina

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from Australia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Argentina
@gonulcalimli
kaç şiirin içinde ben seni gördüm sevdan bir nefes işte çekmezsem ölürüm..
-Sevdan bir yıldız kaysın istedim bütün kötü düşüncelerim aksın diye peşinden çünkü düşüncelerimin yeri yok hiç bir zihniyette.
ne bileyim ben böyle bir şeydi herhalde hayat biraz kekre biraz vivaldi yürek yangınının suyumuydu aşk? ilkbaharı yakalamaya çalışırken sonbahara tutunan bi çare gönüller geçermiydi artık söyleyin bana onsuz zaman sükunetle?
her şey mahkum-i zeval artık her an ziyan solmasın dersin sümbülüm,gelinciğim uzaklardan yarin gülüşleri getirir solgun ve o soğuk ölümü niyeti bozuk yürek yaraları verilen sözler kaçtı ki edilen yeminler hiçe sayıldı kaç şehire yağmur yağdı bilirmisin sen giderken kaç çocuk ağladı kaç yürek yağmalandı kaç yalan söndürdük çay bardaklarında kaç demli öpücükle kandırdık ruhumuzu? kaç şiirin içinde ben seni gördüm sevdan bir nefes işte çekmezsem ölürüm….
#Repost @siir.yurek with @repostapp ・・・ 🌟🌟🌟🌟🌟⚘ ... kaç şehire yağmur yağdı bilirmisin sen giderken kaç çocuk ağladı kaç yürek yağmalandı kaç yalan söndürdük çay bardaklarında kaç demli öpücükle kandırdık ruhumuzu? kaç şiirin içinde ben seni gördüm sevdan bir nefes işte çekmezsem ölürüm. #gönülçalımlı
“özleme” diyorsun söyle nasıl? özlemem gülüşünden değil gözlerinden değil saçlarından öpmüştüm senin hatırla kedim ölmüştü içime dipsiz bir ağrı düşmüştü türküm susmuştu sesimin kuşları dağılmıştı dişlerimle sustuklarımla unutamadıklarımla tek kelime ile anlatmıştım bunları sana “özleme” diyorsun anlat nasıl? özlemem ben ki kara çalılı gecelerden sıyrılıp mis gibi bir Haziran sabahı bilip o deli hasretinden öpmüştüm senin…
Gönül Çalımlı
http://www.youtube.com/watch?v=oE4JLwsidvc Beni tam da burada unut nasılsa dinmeyecek bu asi rüzgârla yükselen dalgalar durmayacak bu yükselen sıra sıra dağlar sırtından süzülen ırmağın serin suları koraklaştıkça yanık tenimde Beni tam gülüşünden unut unut beni bir sabahın günaydınından bir çocuğun avuçlarından bir şehrin çıkışından bir dilek ağacının kurumuş dalından korkma suçlamam yok yazılan günleri hayatı kör sokak çocuklarını görünce korkma bazı ayrılıklar, bazı aşklara, baharı bazılarında güzü getirir istersen güneşten önce insin bu defa çukurovaya kızıl yeleli yağız atlar kim bilir belki mis gibi bir haziran sabahı olur gözlerimiz olmasa da ne çıkar sen hep güzelsin ben seni düşündükçe güzel bekledi seni dişleri nikotin kokan ustaların eğitimsizlikten kıvranan çırakları yo yo geç kalmadın sen bekledi seni göğün kanadında bir kuş bekledi çilingir sofrasında bir türkü bekledi saatler, zamanın bir yerinde oynaşıp kırıştırarak uyandırmadım günü güneşi bıraktım geceyi çırılçıplak öylece kumsalda utansın diye şiirler hicazın kemana her değişinde ikimiz birlikte hiç ağlamadık ağlasın gece ve ay dökülsün yakamoz denize bakışlarımla birlikte gördün mü? nasıl da geçmiş yaslı Temmuz bak bir Ağustos kartalın ağzında ağzımda dudakları devlerin beni burada unutup git korkma ben bu şiirin ortasında o türkünün sonunda da güzelim unut beni ama unutma bunu işte şuramda bekliyor seni Adı yeşil gülüşlerin. Gönül Çalımlı
Bİ BAŞINA
Keşke taranan sadece saçlarım olsaydı yüreğim, bir şairin yangından küle dönmüş kalemi yazsam kara silsem kapkara şaşkınım bi başımayım bilmiyorum nedir? özledikçe coğalan bir tür huzur muydu? dağın gölgesinde boy veren gece saçlı adam.
ahh benim güzel şiirim ahh hürlüğüm ah ki ekmeğim,emeğim gel de sil yüreğimin terini gel de kurtaralım öykümüzü bu vahşi bu yüzsüz bu korkak bu canilerden
ahh benim türkü kokan toprağım gel seninle beraber mecliste adı okunmayan halkın boyunlarından sallanan çocukların Amed'de ki faili meçhul cinayetlerin Soma'lı madencilerin ölümlerinin utancı olalım
adın başka yokluğun bambaşka boşluk söyle hadi şu büyük şaşkınların şu büyük bilgelerin şu koskocaman soytarıların şu kâf dağını geçmiş binaların arasında nasıl uçurtma olayım? bi başıma
yok istemem böyle kusursuz çakalların ovalarında kelebek olup uçmayı al işte bak bu yüreğim bu da sevdam şu da fikrim tastamam bu kadarım
keşke diyorum keşke taranan sadece çocukların altın saçları olsaydı.
arsız arsız süzülüp geçiyor yüreğimin penceresinden yokluk bakamıyorum işte bakamıyorum güneşe Ekime sokak çocuklarının gözlerine bi başımayken.
Gönül Çalımlı
Yüreğim hâlâ yeterince kızıl değil acaba diyorum gülüşün biraz müdahale edebilir mi?
Gönül Çalımlı
Sevgili arkadaşım gökyüzü ne isterdim biliyor musun? yaşadığım şu yeryüzünü sevmek isterdim senin yaptığın gibi günün her saatini farklı renklere boyamak isterdim sonra gururla,onurla işte bakın şurası da benim memleketim demeyi ne çok isterdim yaşadığım günleri sevmek isterdim güneşin doğuşları,batımları, karalar,okyanuslar ve hatta hiç görmediğim çöller ve buzullarda yaşayan kutup ayıları dünya çok güzel olduğu gibi çok seviyorum aslında insanları da çoğu zaman seviyorum anlamsız tuhaf duygular besliyorum onlara karman çorman yani ama istemekle olmuyor elbette sevmeme mani çok leke var ve bir o kadar da politikacı Senin de vakıf olduğun üzere gökyüzüm, geldiğimiz noktada hep söylediğimiz üzere sıyrılabilmesi pek mümkün olmayan olaylara şahitlik yapıyoruz onların başlattığı ve bizim de göz yumarak üzerimize bulaştırdığımız ne çok şeyler oldu hani elime yüzüme bulaştırdım derler ya hahh işte aynen öyle her yanımıza bulaştı fakat asıl konu bu değil. Enteresan derecesinde her söylenen yalanlara çok kolay inanan bir toplum var gökyüzüm bu da beni üzüyor ve daha da kötüsü üzüntüden öteye geçen hislerim yok artık ne yazık değil mi? istiyorum ki araştırıp sorgulasınlar sessizlikleri, boşvermişlikleri, bana dokunmayan yılan yaşasınları (burası gerçekten de akıl bulantısı) neyse bu toplumun korkuları onları hep besleyip yeşertiyor ve bunun farkında bile değiller sonra o yeşillikler kanlı meyve verince homurdanıyorlar gökyüzüm işte o anda otamatik olarak kendi iç dünyamın kapılarını kapatıyorum çünkü iki yüzlü samimiyetsizlikleriyle içime sızmaya kalkıyorlar bunun bulantısını ise hiç bir kelime anlatmaya bile kalkışamaz. -insanlarım çok zaman önceydi aranızdan naiflerle tanışmıştım.. saflarına çektiler beni sakın yanlış algılanmasın ben de sizin safınızdayım tabi ben ayrıyım, ben özelim, ben kendimi korudum, aman aman kirlenmedim, yok ben size benzemedim demeye getirmiyorum elbette başarıyla beni de kendinize benzettiniz ve ben de büyük bir başarıyla size benzemeye teslim oldum. lakin asla ve bir türlü kendimi kandıramadım. anlattıklarınıza inanamadım. onaylarcasına başımı sallıyorum. dudaklarınızın kenarından hafif sırıtarak naneyi yedi diyorsunuz ben naneyi yemiş gibi bir yüz ifadesi takınıyorum işte sizinle böylelikle geçinip gidiyoruz. Evet gökyüzüm aralarında bir virüs gibi gezindim onlara benziyorum ve onlarda benim kendilerine benzediğimi sanıyorlar ama öyle değil işte içim farklı. onu koruyorumdan öte, o kendini koruyor benden bile. bozulmuyor. şimdi sen de bana "onlar gibi davranıp,görünüyorsan geriye ne kalır? sen de onlardansın" der gibi bakıyorsun ben de diyorum ki, insanın içi vardır eyy gökyüzüm insanın içi var. hani "içinize dönün" diyor ya ZARİFOĞLU, böbürlenerek gülümsüyorum ben hiç ayrılmadım ki oradan...
Gönül Çalımlı
Seni
Ruhum yağmur içinde yağmur gözlerimin içinde böyle başka bir hâl içinde üşüyorum seni gülünce sen güneşe sarılmak bakınca yüreği parçalamak gibi varlığım yokluğunun içinde yokluğun hasretimin içinde böyle büyük bir telaş içinde nasıl da özlüyorum seni.... Gönül Çalımlı