yuregimde tas
sanirim duygularin en guzeli kavusmak. daha dogrusu, bir eylem olarak kavusmak, duygularin en guzellerinin ev sahibi olsa gerek.
iki gundur bunu dusunuyorum. internette insanlarin paylasimlari dikkatimi cekti, bir surusu adina icim sevincle doldu. bir yere donenler, birileriyle bulusanlar, kavusanlar... kavusan gormek beni sevindirir. kendim kavusursam dunyalar benim olur.
gecen gun fotograflarima baktim. gozlerim acildi. ne guzel anilar, ne guzel insanlar, yerler dedim. mutlu oldum. anilari kayit altina almayi onemsiyorum. hepsinin hissi bir degil tabii, ama zamanda sabit tutulmus fotograflara veya yazdigim seylere bakinca onlari bana yazdiran hisleri hatirliyorum. her seyi unuttugum icin bir seyleri hatirlayabilmek iyi geliyor.
bazi fotograflar var. allahim ne kadar mutluyum o fotografta. o an, gercekte ve gercekten de, ne kadar mutluydum. simdi bakmasi aci veriyor. bazi guzel anilar, yasarken o harika gelen anlar simdi uzak birer hatira ve ne kadar can yakiyor.
bazi fotograflar da, yani onlar cekilirkenki hissim o kadar tuhafti ki, o kadar huzursuz, endiseli, kaygi doluydum ki. fotografin icinde sevdigim insanlar var, ama donup bakamiyorum. canimi yakiyor onlar da.
donebilecek olsam bir an tereddut etmeyecegim anlarin fotograflariyla tekrar donmek istemeyecegim hislerin fotograflarinin yuregimde ayni tur agirliga sebep olmasi ne tuhaf.
yetiskinlik amma zorluyor.












