Nice görkemli yapılar nice suretler zamanın rüzgarında savrulup giderken şiir öyle değildir. Onun şifresi çözüldüğünde sanki bugüne ait bir
Jules of Nature
ojovivo

JBB: An Artblog!
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH
almost home
One Nice Bug Per Day
Cosmic Funnies

if i look back, i am lost
i don't do bad sauce passes
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Cosimo Galluzzi

JVL
Claire Keane

No title available
TVSTRANGERTHINGS

Love Begins

Janaina Medeiros

tannertan36
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

Kaledo Art

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Germany

seen from Canada

seen from United States

seen from Brazil
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Türkiye

seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Australia
seen from India

seen from United States

seen from United States
@grupniyaz
Nice görkemli yapılar nice suretler zamanın rüzgarında savrulup giderken şiir öyle değildir. Onun şifresi çözüldüğünde sanki bugüne ait bir
Bu Halvetin Şerbeti | Niyâzî-i Mısrî - İlahileri
"Olmaz bahâ kevn ü mekân bu halvetin şerbetine."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Bilmem n’etsem n’eylesem bu halvetin şerbetine, Bu cânı teslim eylesem bu halvetin şerbetine,
Hep bu gökleri indirseler şerbet ile doldursalar, Biricik bizi kandırsalar bu halvetin şerbetine.
Şerbeti gönderdikte Hakk öğünce gün olsa çerak, Yıldızlar olsa hep çanak bu halvetin şerbetine,
Duysa bunu halk-ı cihân katresine verirdi can, Olmaz bahâ kevn ü mekân bu halvetin şerbetine.
Bu bir aceb ilden gelir ancak bunu içen bilir, Kim tatsa hayrette kalır bu halvetin şerbetine,
Her kime olsa feth-i bâb içer anı görmez azab, Cism ü cânı eyler kebâb bu halvetin şerbetine.
Şerbetimiz tükenmedi içenleri usanmadı, Niyâzî hergiz kanmadı bu halvetin şerbetine.
Alan Alsın | Niyâzî-i Mısrî - ilahileri
"Aldı çü beni benden geçdim bu cân u tenden, Aklım dahi her vârım yağmâdır alan alsın."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Sevdim seni hep vârım yağmâdır alan alsın Gördüm seni efkârım yağmâdır alan alsın
Aldı çü beni benden geçdim bu cân u tenden Aklım dahi her vârım yağmâdır alan alsın
Ben varlığımı atdım dost varlığına yetdim Her usluya bâzârım yağmâdır alan alsın
Geçdim ben âd u sandan çıkdım ben o dükkândan Hep 'ırz ile vakârım yağmâdır alan alsın
Geldi dile dildârım buldum gül‐i gülzârım Şimdengerü hep vârım yağmâdır alan alsın
Sen gâib u hâzırsın her hâlime nâzırsın Ahvâl ile etvârım yağmâdır alan alsın
Çün buldu gönül yârım terk eyledim ağyârım Îmân ile zünnârım yağmâdır alan alsın
Mısrî’ye vücûb imkân bir oldu kamu a'yân Tâ'at ile ezkârım yağmâdır alan alsın
Yalvar Güzel Allah'a | Niyâzî-i Mısrî - ilahileri
"Bir gün bu gözün görmez hem kulağın işitmez Bu fırsat ele girmez yalvar güzel Allah'a"
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Uyan gözün aç durma yalvar güzel Allah'a Yolundan izin ayırma yalvar güzel Allah'a
Her geceyi kâim ol her gündüzün sâim ol Hem zikr ile dâim ol yalvar güzel Allah'a
Bir gün bu gözün görmez hem kulağın işitmez Bu fırsat ele girmez yalvar güzel Allah'a
Sağlığı ganîmet bil her sâ'atı ni'met bil Gizlice ibâdet kıl yalvar güzel Allah'a
Hey nice yatarsın tûr olma bu safâdan dûr Bahr‐i keremi boldur yalvar güzel Allah'a
Ömrünü hiçe satma kendini yakma Her şâm ü seher yatma yalvar güzel Allah'a
Her vakt‐i seherde bin lutfu gelir Allah'ın Ol vakt uyanır kalbin yalvar güzel Allah'a
Allah'ın adın yâd et cân ile dili şâd et Bülbül gibi feryâd et yalvar güzel Allah'a
Gel imdi Niyâzi'yle Allah'a niyâz et Hâcâtı dırâz eyle yalvar güzel Allah'a
Olandan Sor | Niyâzî-i Mısrî - ilahileri
"Enel‐Hakk sırrını candan geçip ber‐dâr olandan sor."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Rumuz‐u Enbiyâ‐yı vâkıf esrâr olandan sor, Enel‐Hakk sırrını candan geçip ber‐dâr olandan sor.
Yürü var ehl‐i tecridi alâik ehline sorma, Anı cân u cihânı terk edip deyyâr olandan sor.
Gehi kahr‐ü gehi lutfun kemâlin bilmek istersen, Fenâ ender fenâda yok olup hem var olandan sor.
Dilâ bu Mantık’ut‐tayrı fesâhat ehli anlamaz, Bunu ancak ya Attâr veyahut Tayyâr olandan sor.
Anadan doğma gözsüzler kemâhi görmez eşyâyı Niyâzî vech‐i dildârı ulül‐ebsâr olandan sor.
Essalâ | Niyâzî-i Mısrî - İlahi
"Cân u başından geçen berdâr-ı ‘aşka."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Es-salâ her kim gelir bâzâr-ı 'aşka Es-salâ her kim yanarsa nâr-ı 'aşka
Es-salâ dâr-ı ene'l-Hakk'da bugün Mansûr olup Cân u başından geçen berdâr-ı 'aşka
İbn-i Edhem gibi tâc u tahtını terk eyleyip Soyunup abdâl olan hünkâr-ı 'aşka
Kendini odlara atan şol Halîlullâh gibi Cân u dilden bülbül-i gülzâr-ı 'aşka
Varlığı dağın delüp Şîrîn iline yol açan Ey Niyâzî söyle ol mi'mâr-ı 'aşka
Aldanma | Niyâzî-i Mısrî - İlahi
"Bu dünyâ yedi başlı bin dişli ejderdir, Her başda bin ağzı var her lokması âdemdir."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Ey şeh zen-i dünyânın gel âline aldanma Şem'-i ruh-i nârına pervâne gibi yanma Fânîdir anın hüsnü var rengine boyanma Ahdine ve va'dine gönül verip aldanma Hakdır bu sözüm hakla inkârına dayanma Gerçeklere teslîm ol her sözü yalan sanma
Bu dünyâ yedi başlı bin dişli ejderdir Her başda bin ağzı var her lokması âdemdir Zehridir anın tiryâk tiryâki anın semdir Her şerbeti kim içsen şerbet değil ol demdir Hakdır bu sözüm hakla inkârına dayanma Gerçeklere teslîm ol her sözü yalan sanma
Mât oldu nice şehler bu dünyânın elinden Doymadı biri bunun câhından ve mâlından İbret alabilirsen al mâh ile sâlinden Gör nice döner tez tez her birisi hâlinden Hakdır bu sözüm hakla inkârına dayanma Gerçeklere teslîm ol her sözü yalan sanma
'Akl ile bunun hergîz bir hîlesi bilinmez Şeytânı dahî gizli 'ilm ile o bulunmaz Her ne kadar ana sen şetm eylesen alınmaz Rıfk ile eder mekri her yanaya çalınmaz Hakdır bu sözüm hakla inkârına dayanma Gerçeklere teslîm ol her sözü yalan sanma
Mısrî sanadır bu söz cehd et alagör 'ibret Fakr ile edip fahri etme ana sen minnet Emrâz‐ı cehlden sen buldunsa eğer sıhhat Tutma sakın aslâ hiç bir kimseye var kudret Hakdır bu sözüm hakla inkârına dayanma Gerçeklere teslîm ol her sözü yalan sanma
Haber | Niyâzî-i Mısrî - İlahi
"Her kim bu yola sıdk ile girmezse yok olmaz."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Aldın mı gönül hüsn ile yektâ haberin sen Duydun mu hem ol Yûsuf-ı zîbâ haberin sen
Ya'kûb-veş ol dîdelerin görmez olunca Ağladı mı tâ sorsan o bînâ haberin sen
Yûsuf yoluna ağlayan ancak deme Ya'kûb İşitdin anı n'oldu Züleyhâ haberin sen
Kays'ı nice yıl ağlatıp inletmedi mi 'aşk Alsan n'ola bir doğruca Leylâ haberin sen
Dağlar dahi dayanmaz anın yüzüne karşı 'Âlimlere sor Tûr ile Mûsâ haberin sen
Her kanda anın zerre-i hüsnün göresin sor Ola duyasın hasret ile tâ haberin sen
Sular gibi yüzün yere sür kalma yolundan Alçakda alırsın yürü deryâ haberin sen
'Âlemde nice yüz bin olur 'aşka giriftâr Gel sorma o mecnûnlara dânâ haberin sen
Bülbüllere sorma yürü var hâlet-i 'aşkı Pervâneden al gizlice tenhâ haberin sen
Tevhîdi sanır "lâ" ile isbât-ı vücûdu Sorma güzelim anlara "illâ" haberin sen
Her kim bu yola sıdk ile girmezse yok olmaz Yok olmayıcak Yûsuf'un umma haberin sen
Lâhût ile nâsûtu gönül anladı ise Mısrî ana sor "Kâf" ile "Ankâ" haberin sen
Olmasın | Niyâzî-i Mısrî - İlahi
"Aşk odu ister ki Hakk’dan gayrı hiç vâr olmasın."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Kim ki cândan geçmez ise deyin bize yâr olmasın Âr u 'ırz ile gelip 'âşıklara bâr olmasın
Gam yükün 'âşık olan dâim çekegelmiş durur Duymayan Dost derdin 'aşka giriftâr olmasın
Derd uyutmaz râhat etmez gece gündüz 'âşıkı Şol ki bülbüldür güle karşı nice zâr olmasın
Zevk-i tâ'atle kimesne hâl-i 'aşkı anlamaz Tâlib-i sâdık isen belinde zünnâr olmasın
Remz-i Hakk'a mahrem olmak değmenin kârı değil Kim dilerse 'aşk ile yâr olsun ağyâr olmasın
Zerrece 'aşk odu kimde olsa yakar varlığın 'Aşk odu ister ki Hakk'dan gayri hiç vâr olmasın
Cümle efkârın hurûfun cem' edip tevhîd ile Nokta-i vahdetde haşr ol gayri efkâr olmasın
Ey Niyâzî hâl-i 'aşkı herkese fâş eyleme Sırr-ı Hakk'dır ana bîgâne haberdâr olmasın
Merhabâ Yâ Mustafâ | Niyâzî-i Mısrî - İlahi
"Gelmeseydin âleme sen halk olunmazdı cihân, Dostluğuna yaratıldı ey Nebiyy-i muhterem."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Doğdu ol sadr‐ı risâlet basdı arş üzre kadem Saldı ol nûr‐i nübüvvet pertevin fevka'l-ümem
Çalınıp tabl‐ı beşâret geldi şâh‐ı enbiyâ Gulgule doldu cihâna kondu ol sâhib-'alem
Nûr‐i vechinden alındı encüm ü şems ü kamer Bahr‐ı ilminden bilindi hikmet‐i levh u kalem
Merhabâ yâ Mustafâ ey nûr‐i ayn‐i asfiyâ Merhabâ ey sâhibü’l‐mi’râc‐ı fî dâci’z‐zulem
Gelmeseydin âleme sen halk olunmazdı cihân Dostluğuna yaratıldı ey Nebiy-yi muhterem
Biz günahkâr ümmete sen şâhı irsâl eyledi Hamdülillâh sana ümmet eylemiş ol zî‐kerem
Yâ Rasûlallâh şefâ'at kıl Niyâzî mücrime Şol zaman kim bâş açık yâlın ayak kân ağlıyam
İnsân Eden | Niyâzî-i Mısrî - İlahileri
"Mustafâ’da her şu’ûnun cem’ edip bir şân eden."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Ey bu cümle kâinâtın aslını bir cân eden Âdemi kudretle ol câna sevip cânân eden
"Alleme'l-esmâ" ile hem tâc‐ı "kerremnâ" ile 'Arş‐ı a!'lâda melekler cem'ine sultân eden
Vech-i âdemle cihân fânûsunu tenvîr edip Künh-i zâtına o vechi hüccet u burhân eden
Evvelin Âdem sonun Hâtem kılup bu 'âlemin Hâtemi mahmûd-i cennet zübde‐i insân eden
Nokta‐i pergâr‐ı 'âlem Ahmed'in zâtın kılıp Sırrını kutb‐ı hakîkat mazhar‐ı Rahmân eden
Enbiyâ vü evliyâ hep mazhar‐ı envâr‐ı Hakk Mustafâ'da her şu'ûnun cem' edip bir şân eden
İsmi resmi mahv iken bu 'âciz ü bî‐çârenin Nâmını Mısrî verip dillerde âd u sân eden
Cânânı Arzularsın | Niyâzî-i Mısrî - İlahi
"Cânını terk etmedin cânânı arzûlarsın."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Cânını terk etmedin cânânı arzûlarsın Zünnârını kesmedin îmânı arzûlarsın
Şol çocuklar gibi binersin tahta ata Çevgân ile topun yok meydânı arzûlarsın
Karıncalar gibi sen ufak ufak yürürsün Meleklerden iler seyrânı arzûlarsın
Topuğuna çıkmayan suyu deniz sanırsın Sen katreyi geçmeden ummânı arzûlarsın
Var sen Niyâzî yürü atma okun ileri Derd ile kul olmadan sultânı arzûlarsın
MÜBÂREK GECE | Osman Kemali Efendi - İlahi
"Muhabbet nûrundan doğdu Muhammed, Ana ulaştırır yine muhabbet."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Osman Kemâlî Efendi’nin tasavvufî şiirlerinden ilhamla ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade ve derinlikli bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir çalışmanın ifadesidir.
Nasıl bir mübârek geceydi yâ Rab Muhammed dünyâya geldiği gece Felekler oynayıp cihân güldü hep Annesi sevinip güldüğü gece
Göklerden nice bin kapı açıldı Âlemler üstüne rahmet saçıldı Nûrdan Muhammed’e donlar biçildi Dünyâ sürûr ile dolduğu gece
Gökten yere indi cümle melekler Zemîne baş eğdi bir bir felekler Anda kabûl oldu her bir dilekler Duâya elini açtığı gece
Kovuldu göklerden çıkamaz şeytân Halâs oldu insân zulmünden insân Bir avuç toprakla kör oldu düşman Tenha çöl yoluna daldığı gece
Ben hâmile iken dedi annesi Karnımda duyardım hak tevhîd sesi Görürdüm Yemenî Hindî Fârisi Muhammed memesin aldığın gece
Kisrânın eyvânı yıkıldı gitti Hem Semâve gölü kurudu bitti Mecûsî ateşi söndü kül tuttu Zâlimlere korku saldığı gece
Göklerde okundu büyük bir ezân Muhammed doğduğun eyledi ilân İşitdi anladı her ehl-i lisân Şark u garb hayrette kaldığı gece
Nûr idi gölgesi yere düşmedi Mübârek yüzüne sinek uçmadı Ak bulut başından batıp aşmadı Parmağıyla ayı böldüğü gece
Dehşetinden putlar yere döküldü Mât oldu müşrîkin beli büküldü Taşlar dile geldi dağlar söküldü Müşrîkîne kılıç çaldığı gece
Kırk yaşına geldi oldu Hak Resûl Ashâb-ı selâmet etdiler kabûl Hep acze düştüler erbâb-ı ukûl Kitâbın eline aldığı gece
Aşkının sonuna yetti Muhammed Kendinden kendine geldi bir davet Ümmetin diledi buldu icâbet Mi‘râc namâzını kıldığı gece
Muhabbet nûrundan doğdu Muhammed Ana ulaştırır yine muhabbet Kemâlî aşkıdır âşıka devlet Kurtulur o aşkı bulduğu gece
Âdem | Niyâzî-i Mısrî -İlahi
"Hudâ’nın sanatına âyîne ‘âlem, Düşüpdür sâni‘in mir’âtı âdem."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Hudâ'nın sanatına âyîne 'âlem Düşüpdür sâni'in mir`âtı âdem
Odur âdem ki nefsin tanımışdır Olupdur Hızr ü İlyâs ile hemdem
Ne görürse iyi kem zîr ü bâlâ Görür öz nefsini her bakdığı dem
Eğer râ'î eğer mer'î vü mir`ât Kamunun aslıdır âdemdeki dem
Nefesdir bahr‐ı zât ancak hurûfu Anın emvâcı bil ol şâd u hurrem
Göründü bahr‐ı kândan bunca emvâc Olur zâhir gider yine kalır yem
Bu 'âlem de bahirdir hem mevâlid Anın emvâcıdır şekk ile demem
Hezârân mevci bir anda yok edip Eder emsâlini tecdîd demâdem
'Aceb misli demek gayri demek mi Yâhud 'ayni mi yâ cem'imi desem
Bilen 'ayn ü bilmeyen gayr demek Budur şâfî cevâb Allahü a'lem
Özü evvelkidir sûretle durur gayr Ki yani cân odur terkîb o demem
Ki zîrâ cân bir oldu çok sûret Budur kavl‐i muhakkik hem müsellem
Desen niçün bilinmez hâlî ûlâ Çün oldur sonra niçün dir ki bilmem
Tegayyürden bilinmezlik zuhûru O birlikden durur dediği bilsem
Niceyse neş'e‐i ûlâda gönlü O zevki arzular sânîde bî‐kem
Taleb evvelki zevki hükm‐i cândır Cehl terkîbinin hükmü ol ebsem
Kamû bir noktadır 'ilm ancak ey dost Çoğaldıkça dolar kalbe hemm ü gam
Niyâzî taht‐ı "Bâ"da nokta oldu Ali'nin sırrına olalı mahrem
Ey Bülbül - ü Şeydâ | Niyâzî-i Mısrî - İlahileri
"Cân vermeğe dost yoluna kurbâna mı geldin."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini: 🧭 Kavram Dizini:
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Ey bülbül‐ü şeydâ yine efgâna mı geldin 'Azm‐i gül edip zârıyla giryâna mı geldin
Pervâne gibi âteşe dâim cân atarsın Evvelde bu 'aşk oduna sen yâna mı geldin
Yağmur gibi yağarsa belâ sen bâş açarsın Cân vermeğe dost yoluna kurbâna mı geldin
Her şey çalışır bir sıfâtı eyleye ma'mûr Sen cümle sıfat ilini vîrâne mi geldin
Vech‐i ehadiyyet ki şu eşyâda görünmüş Bu kesretde ancak anı seyrâne mi geldin
Bir kimse senin olmadı hiç râzına mahrem Bilmem bu cihân için yekdâne mi geldin
Bu hasta Niyâzî’ye şifâ remzin edersin Derde düşenin derdine dermâne mi geldin
Yâ Resulallâh | Niyâzî-i Mısrî - İlahi
"Nebîler meyvedir sen zübdesisin yâ Resûlallâh."
Detaylı okuma ve kavram haritası:
📖 Eser Dizini:
🧭 Kavram Dizini: https://grupniyaz.blogspot.com/p/kavram-dizini.html
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Zuhûru kâinâtın ma’denîsin yâ Resûlallâh Rumûzu "küntü kenz"in mahzenisin yâ Resûlallâh
Beşer denen bu âlem ki senin sûretle şahsındır Hakîkatte hüviyyette değilsin yâ Resûlallâh
Vücûdun cümle mevcûdatı nice câmi olduysa Dahi ilmin muhît oldu kamûsun yâ Resûlallâh
Dehânın menba-i esrâr ilmi men ledünnâ'dır Hakâyik ilminin sen mahremisin yâ Resûlallâh
Ne kim geldi cihâna hem dahî her kim geliserdir İçinde cümlenin ser’askerîsin yâ Resûlallâh
Cihân bağında insan bir şecerdir gayriler yaprak Nebîler meyvedir sen zübdesisin yâ Resûlallâh
Şefâat kılmasan varlık Niyâzî’yi yok ederdi Vücûdun zahmının sen merhemisin yâ Resûlallâh
Sûzânım Benim | Niyâzî-i Mısrî
"Hâr u hâşâk-ı enâniyet yanalı aşk ile, Arş u kürsîden geniş açıldı meydânım benim."
Niyâzî-i Mısrî Divanı'ndan seçilen ve Grup Niyaz tarafından hazırlanan bu ilahi; Kendinden Kendine Zikir Mimarisi formunda, sözün manasını öne çıkaran sade bir üslûpla sunulur. Paylaşılan içerikler bir konser ya da sahne icrası değil; zikir niyetiyle ortaya çıkan, dinleyeni gösteriden ziyade tefekküre ve içe dönüşe çağıran manevî bir arayışın ifadesidir.
Evvelimde dinmez idi âh-u efgânım benim, Gece gündüz bitmez idi zâr-ı giryânım benim.
Düştü âşk odu bu cânâ yaktı kül etti beni, Kül olunca yanmaz oldu nâr-ı sûzanım benim.
Hâr-u hâşâk-i enâniyet yanalı âşk ile Arş-ü kürsîden geniş açıldı meydânım benim.
Âr-u nâmus şîşesin yerlere çalıp kırmadan, Vech-i Hakk’ı olmadı her yüzde seyrânım benim.
Râhat ile istedim vaslını kahretti bana, Derde düşüp ağlayınca güldü cânânım benim.
Top ile çevkânı sundu bana canan lutf ile Bendedir amma görünmez top ile çevkânım benim.
Hayret ender hayrete şöyle düşürdü gönlümü, Şerh olunmaz bu dil ile şimdi hayrânım benim.
Âlem ol vech-i âmâ’dır hayret andandır bana, Bu vücûdum gamı örttü mihr-i rahşânım benim.
İbtidâ azmeyleyince bu cihân iklimine, Bir libâsım yok idi kim örte uryânım benim.
Hep birer kaftan verildi dostlarıma hem bana, Anların dahi durur eskidi kaftânım benim.
Suya vardık anlar ile kapların doldurdular, Ben de vardım testimi mahvetti ummânım benim.
Derler imiş halka-i zikre girip dönmez niçin, Ben dönerdim lîk gözden mahfî devrânım benim.
Halka bir gez dönmeden ben nice devreyledim, Bilmediler devrimi yanımda yârânım benim.
Yâr ile ahdeyledim gâh dağılıp gâh cem olam, Tâ ezel budur anınla ahd-ü peymânım benim.
Anın için gâhı cem’im gâh perîşân tâ ebed, Döndü kaldı üstüme cem’ü perîşânım benim.
Döndürür dâim Muîd ismi takâzâsı beni, Nokta-i zâtım değil sûrette cevlânım benim.
Devre-i Arşiyye’den her kim haberdâr olduysa, Ol duyar ancak Niyâzî ilm-ü irfânım benim.