
Janaina Medeiros
ojovivo
wallacepolsom
Mike Driver

roma★
Keni
RMH
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open

No title available
Jules of Nature

PR's Tumblrdome
$LAYYYTER

pixel skylines
Sweet Seals For You, Always
Today's Document
occasionally subtle
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Sade Olutola
Show & Tell
d e v o n

seen from Brazil

seen from Mexico
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Australia

seen from Russia

seen from Canada
seen from United States
seen from Germany

seen from Morocco

seen from Colombia
seen from United States
seen from Mexico
seen from South Korea

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Australia
seen from United States
@guzden-beri
bir daha asla gerçekten gülemeyecekmişim gibi
Like o reblog if you save
göğe baktığın kadar özgürsün.
“Fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olan parmaklarına
başımı kurtarmam kabil
değil!
Sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak..
Sen
yürümelisin,
beni bırakarak…”
Ama bırakma, kal. Yürümelisin derken bile içimden bir şey “gitme” diye haykırıyor. Hiç mi duymuyorsun?
Kapıları çalan benim! Kapıları birer birer… Gözünüze görünemem, göze görünmez ölüler. Öleli oluyor gün kadar, ben 10 yaşında bir kızım; Büyümez ölü çocuklar!
hiroşima çocukları..
Yan yanaydık Ve şehir, böyle mucize görmemişti…
ankara firma rehberi (via unlubiryazar)
Nazım: Nazım Hikmet ne diyor biliyor musun abi?
Sait: Ne diyor lan?
Nazım: İnsan diyor, öleceğini bile bile nasıl yaşar? Ya çıldırır ya öleceğini unutur. Rahmetli annem hep derdi ya “Amaan yaşadığım kadar mı yaşayacağım?”
Sait: Yani?
Nazım: Yani geldik gidiyoruz, elde var sıfır.
Orhan: Hem de bir sürü sıfır.
Nazım: Alt alta koy hepsi yine sıfır ediyor.
Orhan: Sıfıra sıfır, elde var sıfır.
Nazım: Ama sıfırın da bir günahı yok yani, o da yalnız başına güzel öyle. Mesela her şey sıfırla başlar ama bizim elimizde hiç oluyor o. Biz de onunla beraber yavaş yavaş hiçe dönüyoruz.
via weheartit