Game of Thrones Daily
RMH
Three Goblin Art
occasionally subtle

if i look back, i am lost

ellievsbear

blake kathryn
Keni
Sweet Seals For You, Always
Show & Tell
TVSTRANGERTHINGS
Stranger Things

tannertan36
almost home

PR's Tumblrdome
NASA
Cosimo Galluzzi
Monterey Bay Aquarium
AnasAbdin
we're not kids anymore.

seen from Germany
seen from United States
seen from Germany

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Romania

seen from Bulgaria

seen from United States

seen from Croatia
seen from Türkiye
seen from Malaysia

seen from United States
seen from South Korea

seen from Malaysia

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
@hasan26b
Seninle övünürüm, senin gölgende hürüm.
Evde ki benden küçüklerin gerizekalı olması benim yeterince olgun ve evin en büyüğünün ben olduğumu hatırlatıyor bana.
# etiket koy ki gönderim bulunabilsin. :D
desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır. rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor, sende seyrediyorum denizlerin en mavisini. ormanların en kuytusunu sende görmekteyim. senden kopardım çiçeklerin en solmazını. toprakların en bereketlisini sende sürdüm, sende tattım yemişlerin cümlesini. desem ki sen benim için hava kadar lâzım, ekmek kadar mübarek, su gibi aziz bir şeysin. nimettensin, nimettensin. desem ki inan bana sevgilim, inan. evimde şenliksin, bahçemde bahar ve soframda en eski şarap. bırak ben söyleyeyim güzelliğini. rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Dedem ve Ninem. :)
The fine line between wanting to say so much and knowing that it's better to say nothing.
Yaşım ilerledikçe bazı insanların neden ortadan kaybolmayı ve sessiz, özel bir hayat yaşamayı seçtiklerini daha iyi anlıyorum.
Halen inanıyorum ki hayatımın en güzel anıları henüz yaşanmadı .
Kendimi kandırma çabam. Aynaya karşı.
Ne olursa olsun beni böyle yalnız bırakmanı unutmayacağım. Senin için onca çabama karşılık bir hiçe sayılışımı, herkese adaletli olup beni hakettiğim yere koymayışını, sensiz çırpındığım gecelerde kendi gururumu hiçe sayıp hevesle sana koştuğum zaman ağlayarak geri döndüğüm geceleri senin için bunca çaba verirken karşılığını alamayışımı asla unutmayacağım. Sen bana hakkım olanı sadece hata yaptığımda verdin ama nedense çabalarımın hakkını alamadım. Tamam dedim verir dedim kırıldım içten içe yok olma eşiğine geldim ama ben yine de sen dedim. Herşey geçiyor ama sen geçmiyorsun dedim. Geçmeyen tek şey yaranmış, bana yaşattığın acılarmış. Ben artık senin acılarına katlanamıyorum her defasında sana deli gibi koşarken kalbi kırık bir şekilde geri dönmeye dayanamıyorum. Ben artık yoruldum. Beni istemeyişine, kapının dışına koyuşuna, her defasında kırışına. Çok yordun kalbimi. Bu vicdanla yaşayabilecek misin?
Şöyle sevilmedik ya inanamıyorum şu hayata. Şöyle değer biçilmedi bize bu rüyada. Hiç aynı şarkıları dinlemedik hiç aynı resim de yer almadık bazı insanlar ile. Hep bir heves gibi kaldı boğazımızda. Akılara şu söz geliyor ister istemez.
“İyi Adamlar Yalnızlıktan Ölüyor. İyi Kadınlar İse Kötü Adamların Balkonundan Gökyüzüne Bakarken.”
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Beni 500 beğeniye taşıyan herkese tek tek teşekkürlerimi sunuyorum!
ben böyle şeylerle bile mutlu olabiliyorum gözüm nasıl fazlasında olsun ki?
Yıkalım demiyorum, örmüşsün o kadar ama pencere mi açsak o duvarlara? Hem kuşları görürsün, belki çiçek koyarsın önlerine, ne bileyim.
Hep aniden oluyor. Hiç beklemediğim, hiçbir işaretini sezmediğim anda oluyor. Kötü bir durum, ters giden bir iş, berbat bir yorgunluk, uykusuzluk yokken ansızın ruhumun, varlığımın bir yerinden bir sızıntı başlıyor. O anın, o mekanın içine uzaydan düşmüşüm gibi hissediyorum. Geçmişsiz, geleceksiz, düşüncesiz, sanki o saniyede var olmuşum gibi. Etrafımdaki her şey; nesneler, insanlar, sesler anlamını yitiriyor hemen. Hayır kesinlikle felsefi bir buhran, ne bileyim varoluş sancısı değil. Çünkü böyle durumlar da gelir başıma ama bunların bir öncesi, sonrası, sorular cevaplar silsilesi, bir zihin akışı, düşünme veya düşünememe süreci olur. Bu, belki bir his daha çok, ya da psikolojik bir rahatsızlık. Veya Edip Cansever'in ‘"Ey görünüş seni bir yerinden hiç anlamıyorum''; İsmet Özel'in ‘'Her sevinç nöbetinde kusmuk sunuldu bana'' dediği şey.
Mehmet Peker.
küfür etmeyi samimiyet, nezaketi zayıflık, mütevazılığı aptallık, iyi niyeti enayilik, yüzsüzlüğü özgüven, kazık atmayı kurnazlık ve insanların hayatına karışmayı özgürlük sanmadığımız gün kazanacağız
Bizim kimseden gizlimiz saklımız yok ama tumblr hesabımı bulmasan iyi olur