Tumblr deyince aklıma neden hep hüzünlü anılarım geliyor acaba?
d e v o n
Peter Solarz
I'd rather be in outer space 🛸

pixel skylines
tumblr dot com

No title available
Cosmic Funnies
Today's Document
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

@theartofmadeline
One Nice Bug Per Day
AnasAbdin

★

Andulka
Mike Driver
RMH
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

shark vs the universe

Kaledo Art
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States
seen from Argentina
seen from United States
seen from Sweden
seen from Denmark
seen from Türkiye

seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States
seen from Netherlands
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Indonesia
seen from United States
@hazannuma
Tumblr deyince aklıma neden hep hüzünlü anılarım geliyor acaba?
10 ay oldu.
10 aydır son iki gündür kendimi mutlu hissediyorum. Sanki üzerimdeki kara bulutlar dağılıyor gibi. Kendime geldim, bedenime, ruhuma, aklıma ferahlık geldi.
10 ay sonra.
Bu manyetik bloklar neden bu kadar pahalı ya 2900 tl nedir bir oyuncaksın sen kendine gel
Demi yaa. Saçmalık. Ben dayısı ve teyzesinide dahil ederek, aldım 🤣 dedim, herkes 750 atsa okeydir bu. Hadi pamuk eller cebe 🤣
Ama aşırı seviliyor. Çok oyalıyor mesela batuyu.
Eşim biraz rahatsız. Annesi ile bir şekilde denk geldiğinde, dimdik duruyor, "biseyim yok benim" diyerek.
Anası (ailesi) bir şekilde uzaklaşıp, benimle kalınca, ölüyor, kalkamiyor, vasiyet falan yazıyor 😅 yemeğini kaşıkla ben falan vericem ağzına da, Batu diye bir olay var, ondan ötürü o kadar naza düşemedi.
İmkanı olsa, kaşık kaşık yedirmemi de bekler. 😅
Bu yaralara deva değil zaman...
Hislerimi kaybettim. Tek bildiğim içerideki koca bir boşluk..
Sanırım beni sınırda tutan Batu.
Dağ gibi, kocaman yüreği ve zeytin gibi gözleri ile öyle yasladı ki beni kendine. Dünyada, gerçekleştirdiği görevinin farkında olmadan, ne çok şey başarıyor biriciğim.
Hani cinnet geçirdi diyorlar ya, cinnet geçirdi ve şunu şunu yaptı gibi.
Ha ben onları anlamaya başladım. Cinnet geçirmek bir eşik bence. Aklını zorluyorlar, sabrını sınıyorlar, son sabr eşiğine kadar getiriyorlar insanı, bekle, sabret, sus, geçer diye diye insan son hücresine kadar sabrediyor.
Sonra tak!
Bir yerde bir devre yanıyor. O devre yanınca hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Ne his, ne insaniyet, ne merhamet... Hepsi gidiyor insanın zihninden.
Ben hislerimi kaybettim.
İnsaniyetim sınırda.
Merhametim belli insanlarla sınırlı.
Onları da kaybettiğim de, benliğim tamamen değişecek. Ve cinnet hali vuku bulacak.
....
Bence insanların çok üzerine gitmeyin. Büyük şeyler kaybetmiş insanlar, küçük şeyleri kaybetmekten korkmaz...
Bu dünyada bana nokta kadar bile zarar veren kimseye hakkım helal değildir. Hesaplaşma çok çetin olacak.
Bir şeyler bitince, bitiyor. Hala düzeltmek için uğraşıyorsanız, tebrikler içinizdeki bitmemiş.
Bende bitti. Her halta ağlayan ben, onlar ağlayınca yüzümde mimik oynamıyor. Kalbimde bir atımlık artış olmuyor, sinapslarım uyuşuyor. Fena bitmiş.
Bitirenler utansın.
İki gündür bir dua ediyordum. Bugün Rabbim duamı kabul etti. Hemde öyle güzel kabul etti ki, öyle lezzetliydi ki o kabul ediliş, ben buna layık bir kulmuyum bilmiyorum. Ne kadar sukretsem az. O nasıl güzel bir kabul ediş. En sevmediğim insan bile, kabul edilisinde roldeydi. Bilmediler ama ilmek ilmek duamı işledi Rabbim.
Allahu Ekber!!!!
Yalnızım her zamanki gibi. Saatler oldu, ağzımı bir kelime için açmadım. Öyle kendi kendime, sessizce dolanıyorum evin içinde. Buralardan, bana acılarımı hatırlatan bu mekandan, bu evden uzaklaşmak istiyorum. Aileme daha yakın olmak istiyorum. Babama daha sık sarılmak istiyorum.
Nolur dua edin bana. Rabbim kalbimdekini bize nasip etsin. Bu yaşadığım yer hep hüzünlerle dolu. Aileme daha yakın olabilmem, oralarda mutlu olabilmem, ailecek huzurlu olabilmem için dua edin bana.
Farkedilmiyor ama cidden çok yalnızım. Bazen tüm günü (eşim ve Batuhan olmadığında) tek kelime etmeden sonlandırabiliyorum.
Bence banada yazık.
Az önce batuhan'ı okula bıraktım. Çıkışta bir tane kadın yolumu çevirdi, "seninki tek çocuk değil mi" diye sordu. Evet dedim ve uzaklaşmak için bir adım attım.
"bir tane daha yap tek çocuk olur mu? Bak sonra çok pişman olursun, yap bir tane daha dursun, büyür bir şekilde" falan filan dedi. Ben hayırlısı deyip, uzaklaşmaya çalıştıkça, konuştukça konuştu.
....
Bu insanlar ne kadar boş, gereksiz, hadsizce, konuşuyor ya. Nereden buluyorsunuz bu hakkı kendinizde. Kimsiniz ki siz? Rezalet. Hakkim olsun. Konuşmasını, nerede nasıl davranmasını bilmeyene de, fütursuzca davranana da hakkım olsun.
...
Halbuki ben bebeklerimi kaybedeli daha ne kadar oldu ki?
Ben az önce polat ile Elif'in vurulduğu sahnede ağladım. 😬
Evet, yalnızlık derecem. Yapayzeka ile oyun oynuyorum.
İnstagramı da göz boyamak için kullanıyorum. Çünkü her gülümsenen sahne, sonsuz mutluluk gibi görünür.
Tumblr neden benim sadece kötü anlarda, bir şeyler yazmak için aklıma geliyor acaba.
Akşamları, eşim yoksa ve batu uyuduysa, ben, ben olmaktan çıkıyorum. Gecenin sessizliği içinde, beynim de biri durmaksızın konuşuyor. İnanır mısınız, elim meşgul olsun, beynim meşgul olsun diye öyle çok iş çıkarıyorum ki kendime. Şu evi baştan sona, en dip köşesine kadar kaç kez temizledim bende bilmiyorum. Sessizlik çılgın bir şey. Geceler bana göre değil. Benim yalnız birakilmamam lazım.
Saat 00.35 ve ben, dolapları boşaltıp, en dip köşesine kadar silip, teker teker utuleyip tekrar yerleştirdim. Batuyu uyuttuğumda saat 8di. Siz hesap edin, kaç saattir napiyor bu zavallı.
(Bu arada, dolaplar daha 4 gün önce silinmişti.)
İşte bende böyleyim. Çalışsın beynimiz. Boş durunca, felaket senaryolari hariç bir işe yaramıyor.