“Bazen hayat, bazen sevdiklerin açar hatta bazen sevmediklerin açar boşluğu.Doldurmak istersin sevgiliyle sevgiye hasretle, doldurmak istersin dostlarla aileye özlemle, doldurmak istersin yanlışlarla sırf dolsun diye.Öyle derindir ki; çaresiz, yalnız ve umutsuz hissettirir seni, kaygılarına anlam, acılarına tuz ekler bu boşluk.Sırf bu duygularla yüzleşmemek için kaparsın o boşluğu çer çöp ile, yüzüne güldü diye biriyle, elini uzattı diye bataklıktakiyle.Dur çocuk dur ! Ne bu acı duygular gerçek, ne insanlar o boşluğu doldurabilecek kadar dolu.Bekle çocuk… Al yanına sabrı, kediyi, köpeği, çiçeği, kitabı bekle.Yavaş yavaş tanı insanları, aşk diye maske takanı, dost diye el uzatanı.O boşluğu gösterme ilk ordan vururlar, varsın aç kal sevgiye aşka, onlar zamanı gelince seni bulurlar.Düşe kalka, kendin hatalar yapayapa öğren yinede başkasına izin verme! İzin verme hatalar yaptırmasına sana.”
— Uğur Zoroğlu














