Her sabah ona uyanırdın. Bir sabah perdenden sızan gün ışığına bile küstün. O mu barıştıracaktı sizi. Yapma. bak karanlık oldu odan. Aç hadi perdeni.
occasionally subtle
macklin celebrini has autism
sheepfilms

Product Placement

blake kathryn

Game Changer & Make Some Noise

Discoholic 🪩

Jimmy Eat World
The Bowery Presents

Jar Jar Binks Fan Club

ellievsbear
EXPECTATIONS

@theartofmadeline
Phantogram Three

if i look back, i am lost
Interview Vampire Daily
🪼
untitled
Lint Roller? I Barely Know Her
One Nice Bug Per Day
seen from Paraguay

seen from United States

seen from Indonesia
seen from Canada
seen from United Kingdom

seen from France
seen from Italy
seen from Ecuador
seen from Saudi Arabia
seen from Italy
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Algeria
seen from Spain
seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Hungary

seen from Iraq

seen from Australia
@hissizlesmisbirisi
Her sabah ona uyanırdın. Bir sabah perdenden sızan gün ışığına bile küstün. O mu barıştıracaktı sizi. Yapma. bak karanlık oldu odan. Aç hadi perdeni.
Böyle oldu çünkü ben buna izin verdim hissini aşamıyorum.
İnsan mesela canını yakan kişiye sarılıp ağlamak istiyor ya
Çok özledim ama uzak durmak zorundayım, bu acıyı bilemezsin.
Bir enkaz altında inanmıştım sana.
Yaşayamıyorum. Nefes aldığım yaşadığım anlamına gelmez. Ruhum terketti beni çoktan.
Bu gece başımda beklemeni isterim.
Fotoğrafına bakıp “bu fotoğrafı çekilirken beni seviyordu” demek.
cümlelerde sıralanmış kelimelerin değil de, kelimelerle söylenmek istenenlerin önemli olduğu bir ilişkidir asıl olan.
Siyah beyaz bir fotoğrafın içindeki gökkuşağımsın sen.
Size söylüyorum, lütfen duyun sesimi. İçime bağırmaktan çığlıklarım dağırlaştı.
“Ben onca şeye rağmen sana ait tek bir ayrıntıyı unutmamak için kalbime her gece bir bıçak saplayıp ellerimle çevirmişim sanki. Ben aptalmışım bunu yapmamalıymışım, seni silmem için daha ne yapman gerekiyormuş ve dahası.”
“Ben yapamadım, hayatıma aynı ritimle devam edemedim. Sen her seferinde bir sonraki günüme daha büyük bir taş koydun, ben o taşı koyan ellerinin güzelliğine de ağladım.”
kime güvenebilirsin ki
“İnsan birini sevince nefret ettiği yemeği bile sevmeye başlıyormuş. Gidilmesi gereken yerler, yapılması gereken sporlar, okunması gereken kitaplar, dinlenmesi gereken bir sürü şarkı listesi yapıyormuş. İnsan sevince hiç uyanmadığı sabahlara uyanıyormuş.”
“İnsan birini sevince, işkence gibi gelen her şeyi gülerek ve zıplayarak yapmaya başlıyormuş. Aynanın karşısına geçip gözlerinin içine bakabilir hale geliyormuş.”
“İnsan birini sevince kırılıyormuş. istenmiyormuş. Kiminle olursa olsun mutlu olsun diyebiliyormuş. İnsanın kalbi çığlık çığlığa atarken gülebiliyormuş. sevdiğinin başkasını öptüğünü gördüğünde bile elleriyle kalbini bastırabiliyormuş.”
Hava tam sımsıkı giyinip nereye gittiğini bilmeden kulakta müzikle saatlerce yürüyüp güzel kararlar alma havası.