Mevcut düzeni inkar edip sana ithafen yazıyorum tüm şiirlerimi.

#extradirty
Keni
ojovivo
art blog(derogatory)
🪼
One Nice Bug Per Day

Product Placement
DEAR READER
Jules of Nature
cherry valley forever
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Lint Roller? I Barely Know Her

No title available
RMH

Andulka
will byers stan first human second

⁂

if i look back, i am lost
No title available
Sade Olutola
seen from United States
seen from France
seen from United States

seen from Italy
seen from United States

seen from France

seen from Singapore

seen from Japan

seen from Türkiye

seen from Italy
seen from Japan

seen from Malaysia
seen from Denmark
seen from United States
seen from United States
seen from Switzerland

seen from Brazil
seen from United States

seen from United States

seen from Italy
@icimdefarklibicimde
Mevcut düzeni inkar edip sana ithafen yazıyorum tüm şiirlerimi.
kendimi istasyonlara benzetiyorum füsun. ben durmadan birini bekliyorum ve birileri de durmadan beni terk ediyor.
Öyle güzel ki, dudaklarım onun için bir başka gülümsüyor
Ve sonra bi gün gelir, tükenmeye başlar benliğim. Eş zamanlı olarak ona olan bütün hislerim. Kendimden ne kaybettiysem o kadar onu da terk ederim. Anlamsızlaşır birçok şey, ve sonunda her şey.
Uzaklara dalıyorum sürekli. Binemediğim bütün otobüslere, gidemediğim tüm mesafelere meyilliyim. Bir gün, bir gece, bir akşamüstü. Hiçbir yeri değil, sadece kendimi terkedeceğim.
şeyi fark ettim insan biraz fazla anlayisli olunca, insanlar da ona karsi biraz fazla düsüncesiz davraniyor.
Tek taraflı her şeyden öyle çok yoruldum ki, bilhassa şu günlerde nefes dahi alamazken daha fazla buna takatim kalmadı. Ne görürsem oyum artık. Ne kadar sardınız o kadar yanınızdayım, ne kadar ilgilendiniz benimle; o kadar umursarım.
İçimde tek bir heves kalmadı yaşama dair, nefes alamıyorum sanki
Bana dair hiçbir şey kalmadı bende, ama görmüyorsun
Çölde güneş gibi yalnızım
ne olacak bu benim durmadan titreyen ellerim?
Tutacağım sevgilim
Bir şey söylersin Nesar, öyle derin iz bırakırsın ki kan akmadan izi oluşur. Affedilirsin, geçti derler ama bir ömür sızlar orası. Bazı şeyler vardır, hiç ummadığın yaralar açar. Tonla laf sarfedersin sadece bir tanesi kanar. Bazı yaralar vardır Nesar, kalbini değil benliğini yaralar. Kaç yaşına gelirsen gel, ne kadar şey yaşarsan yaşa oradan her geçtiğinde kusacakmış hissi bünyeni sarar, attığın adım sızlar. Her söz her zaman söylenmez o yüzden. Sen unutur gidersin ama karşındaki insan bir ömrü o cümlenle yaşar.
Ağlamak üzere olduğum günlerde hiçbir işimin rast gitmemesinden nefret ediyorum
Yine dolu gözlerim, yine sızlıyor boğazım. Yutkunmak hep bu kadar zor muydu, kararsızım. Nereden tutsam orayı dağıtıp bozuyorum. Ayağa kalkmak için uğraşıyorum. Etraf karanlık, ben göremediğim için ağlıyorum. Her yanım su, boğuluyorum. Okyanuslardan çok korkarım, dibe çekiliyorum. Günler geçiyor, saatler tükeniyor, saçlarım beyazca ışıldıyor. Dokunsalar ağlayacağım, kimse dokunmuyor. İçim bir dolu deniz, ağlasam yetmiyor. Ben anlatamamak lanetine kapılmışım, bağırsam da hiçbir zaman duyulmamışım. Öyle ağırmışım öyle ağırmışım ki, bir yük diye anılmışım. Şimdi kim olsa diken üstünde oturup, mahcup kalmışım. Yük müyüm ben? Her şeyim mi sorun olur? Bir türlü iyi olamaz mı insan? Bir tek senin mi derdin var, bi sussan? Kafiyeyle redifi kelimelerime yedirip, insanlara satıyorum. Kendimle derdim bi hayli büyük, tahammül dahi edemiyorum. İnsanlar nasıl dayanıyor bana? Dayanamıyor evet. Saat kaç ikiyi çeyrek geçiyor. Gözlerime bir de burnum ekleniyor, aktıkça akıyor. Eskisi kadar satırlarda ağlamıyorum. Hislerime ve sözcüklerime katlanamıyorum. Sadece ona sarılıp geçmesini bekliyorum. Geçiyor zaten sonra. Geçer. Neler geçmedi ki? Bu da geçer.
Öyle doluyum ki saatlerce ağlasam dinmez gibi
Sen yalnız kalmak istediğimde bile yanımda olmasını istediğim tek insansın şu hayatta. Boynun, kolların ve kokun. Hepsi geçecek.