Kağıttan gemiler yaptım kalbimden. Ki hiç biri karaya ulaşmazdı.

titsay
Show & Tell
No title available
EXPECTATIONS

Discoholic 🪩
Claire Keane
he wasn't even looking at me and he found me
art blog(derogatory)
𓃗
we're not kids anymore.

No title available

if i look back, i am lost
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

No title available

gracie abrams
todays bird

No title available
Jules of Nature
Stranger Things
One Nice Bug Per Day

seen from Mexico
seen from Bangladesh

seen from Malaysia
seen from Kenya
seen from Australia
seen from Argentina
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Germany

seen from Argentina

seen from United Kingdom

seen from Germany

seen from United States

seen from Germany
@infzr
Kağıttan gemiler yaptım kalbimden. Ki hiç biri karaya ulaşmazdı.
24.03.26 (00.01)
Başımı göğsüne koymayı ne kadar özlediğimi bir bilsen. Kollarının arasına alıp kokunla sarmalardın. Kokun uyuştururdu bedenimi, uykum gelirdi. Uykucu diye sitem ederdin. Sonra öperdin saçlarımdan, içimi huzur kaplardı. İyice küçülürdüm kucağında. Yokluğunda, uyuyamıyorum. Çok yorgunum cânımın içi. Yalvarırım kollarına al beni. Hayır, hayır beynim uyuşuyor. Bir ip var, tavanda bir ip asılı sallanıyor. Korkuyorum. Bırakıp gittin mi beni? Sesini hatırlayamıyorum. Yoksa ölüyor muyum? Yanına gelmek istiyorum.. Sonra gözlerimi kapatır, sana bırakırdım kendimi. Birazcık uyurduk, beraber. Arada uyanır saçlarını okşar, izlerdim seni. Uyurken ne de yakışıklı olurdun. Gözlerimi alamazdım, senden. Kokuna dayanamaz yine dalardım uykuya. Geri uyanırdım lakin yanımda olmazdın. Uyandığımı hissetmiş gibi gelir, severdin beni. Sahi neden artık sevmiyorsun, beni? Saçlarımı hiç okşamıyorsun. Hissedemiyorum. Kalbime bir hançer saplanıyor birden. Beynim uyuşuyor. Sandalyenin yere devrilen sesi geliyor, kulaklarıma. Çığlık sesleri, buz gibi fayans. Sonra ağlama sesleri çınlıyor, beynimde. Sen misin? O tavanda sallanan? Tamam çok sallandın, artık sıra bende. İn hadi. Ben binmek istiyorum. Bu salıncak kötüymüş, parka gidelim. İnsene hadi! Neden inmiyorsun? Kabul etmek istemediğim herşey yüzüme çarpıyor. Yorgunum, çığlıklarım içime hapsolmuştu. Koynunda uyumaya geliyorum, bir tanem. Çok özledim seni.
14.03.26 (02.38)
Yere uzandım. Ay ışığının tavana sızdırdığı o soluk aydınlığa diktim gözlerimi. Gittiğinden beri tek manzaram bu boş tavan. Her gece oraya senin hayalini kazıyorum tırnaklarımla. Sonra canım yanıyor, gözlerimden bir damla yaş düşsün diye yalvarıyorum karanlığa. Akmıyor Süreyya. Anlıyor musun? Eskiden başımı omzuna bıraktığımda dünya küçülür, ben senin göğsünde devleşirdim. Saçlarımı okşardın; parmaklarının ucuyla tüm fırtınaları dindirirdin. Kalkardık, hiçbir şey olmamış gibi gülerdik. Sevişirdik. Sonra sen gittin. Ben büyüdüm. Sokak lambasının cılız ışığına bakıyorum şimdi; arkandan bakakaldığım o ıssız kaldırıma. Geri döner misin? Kabuk bağlamış yaralarımı bir bıçak darbesiyle tazeledin, şimdi gelip o yaralardan öper misin yeniden? Fularını bırakmışsın giderken. Kokun odada asılı kalsın, beni zehirlesin diye mi yaptın bunu? Yetmiyor. Ben senin teninin sıcaklığına muhtacım. Az önce çerçevemizi duvarda parçaladım. Yüzün cam kırıkları arasında kaldı. Eğilip baktım; canın yandı mı? Yanmasın. Ben sana kıyamam. Ama bak, benim her yerim kesik içinde. Sen de bana kıyamazdın, öyle derdin. Gidişin tüm bu hatıraları kirletiyor. Söylesene, bu kadar basit miydi her şey? Bu kadar kolay mıydı benden vazgeçmek?
Yüzünün güzelliği kapatır mı, çirkinliğini?
Her yere yetişilir. Hiçbir yere geç kalınmaz ama çocuğum beni bağışla.
Kolların müsaitse, bu gece sarsalar sensizliğimi.
O başkasını sarsın, sen sigaranı.
Kelimeler de kurşun olabilirdi, bazen.
Alamadığım her derin nefesin intikamısın.
Gidişinle bir insanı değil, içimdeki itimadı defnettim.
Kolların müsaitse, bu gece sarsalar sensizliğimi.
kemikten ruhum var, bi' sana tapan.
Kuru bir kalbim var, bi' seninle atan.
Bilmiyorum, neden sana vurgunum.
Adına kitaplar yazılacak adamsın.
Sen çivisi çıkmış bu dünyada, duvara asılan en güzel fotoğrafsın.
O yarayı dikiş tutmaz.
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur.
Azrail neredesin, ölmeden görüşelim,