Kadere güveniyorum.

No title available

★
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
TVSTRANGERTHINGS

Love Begins
One Nice Bug Per Day

No title available
AnasAbdin

shark vs the universe

Product Placement
Monterey Bay Aquarium
taylor price
Claire Keane
Peter Solarz

Origami Around
Cosmic Funnies
$LAYYYTER

❣ Chile in a Photography ❣
Game of Thrones Daily
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
seen from United States
seen from United States

seen from Brazil

seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from Australia

seen from Malaysia
seen from Argentina

seen from Brazil
seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Türkiye

seen from Malaysia
seen from Argentina

seen from Netherlands

seen from United States
seen from United States
@iolanaa
Kadere güveniyorum.
Otuz yıl önce bugün ben hiç ışık görmemiş, hiç toprağa dokunmamış, hiç yara almamış bir bebektim anne karnında. Yaklaşık olarak 20 saat sonra ilk kez dünyayla temas edecektim.
Otuz yılda çok kısa bir çocukluk, anlaşılmaz bir ilk gençlik, ve geç gelen bir yetişkinliğe eriştim.
-Nasıl da kaskatı konuşuyorum değil mi? Kendimden korkarcasına. Oysa dümdüz şunu söylemek istiyorum;
Ben bu dünyayı tüm acılara rağmen seviyorum. İnsan olmayı, Suzan olmayı seviyorum. Ruhumu taşıyan bu bedeni, düşüncelerimle sarhoş olan bu zihnimi seviyorum. Aşkından sızlayan bu kalbimi, benim bile anlamlandıramadığım çizgilerle yaşamı resmeden bu ellerimi seviyorum. Bazen çok korkuyorum, küçük bir çocuk gibi korkuyorum. Acı çekiyor, öğreniyorum. Büyüyorum. 30. Yaşıma girerken ne çok yaşanmamışlık kalıyor geride, ona üzülüyorum. Kendimi sevmekte çok geç kaldım, kendimden özür diliyorum. İşte buradayım. Acılarımla, bitmeyen aşkımla, tüm gerçekliğimle… 30 yıldır varım. Yaşıyorum.
Kısacık bir uykuda rastladım sana yeniden. Öptün beni hasretle, tutkuyla.
Güneşin yeniden doğuşu gibiydin, döndün sıcak ışığınla yüreğime süzüldün.
Seninle dinlediğimiz şarkılar bana senli zamanları anlatır gibi, benimle konuşur gibi içime akıyor, hala.
Yüreğim hala özlem dolu.
Sensiz geçen zamanları sensiz yaşayamıyor zihnim. Kokunu anımsıyorum, sesini, kavuştuğumuz her anı, kahkahalarını, öpüşünü, yumuşak dokunuşunu.
Hasretinden ölüşümü…
O son geceyi anımsıyorum. Seni nasıl sonsuz kılmak istediğimi…
O ilk geceyi anımsıyorum. Zamanı durdurmak istediğimi.
Dudaklarının tadını anımsıyorum. Dudakların hala dudağımda gibi.
Yanımda olmadığın zamanlarda bile seni hissedebileceğimi söylemiştin.
Burada olduğunu hissetmiyorum, gitmişsin.
Sağ yanım soğuk…
Senden önce aşık olduğumu sanırdım, sende aşkı tadana kadar.
Hiç bilmediğim bir sızı, delilik, tutku bu.
Adım atamaz oldum gittiğinden beri.
Neredesin?
Sesin hala kulağımda, yüreğim titriyor.
Bu gece kaza yaptım. Trafikte ilk kez böyle bir korku hissettim. Tuhaftı. O an hiçbişey düşünmedim, sadece arabayla takla atacağımı düşünüp korku duydum.
Ne kadar da tesadüfen yaşıyoruz aslında… ne kadar tuhaf bir dünya…
Korkuyorum. Bu hayatı yaşamaktan da, yaşayamamaktan da…
Aldın bana cümlelerini bağışladın
Islak dudaklarına hasretliği bağışladın
Yağmur, yaban otları, sakız ağacı;
Cesaretin kokusunu bağışladın.
Yüreğim genişledi
seni gönlüme sığdırdım.
Aldın, bana sonsuz hevesleri bağışladın
Düşleri, bekleyişleri, gündoğumlarını
Berrak sulara dökülen menekşeleri
Unutulmaz anıları bağışladın
Vazgeçme,
Çiçek açalım.
…
Cambaz mısın sihirbaz mı?
Sözcüklerin büyülü, sesin tutkulu… Kaç sözcük söylesen, on katına çarpılıyorum, kaç kez dinlesem sana karışıyorum.
Anla beni, başka türlüsü güç.
“You know I've had my head tilted up to the stars for as long as I can remember. You know what surprised me the most? It wasn't meeting them. It was meeting you.”
-Arrival (2016)
Everybody knows it is something that you had to live with darling. Nobody’s gonna tear you down now. There is nothing to keep, there is only your reflection.
''Geldin yaşamıma benim
bütün getirdiklerinle,
bekledim seni,
ışıktan, ekmekten ve gölgeden yapılmış;
böyle muhtacım sana,
böyle seviyorum seni..''
- Pablo Neruda
Yaşamın doğusuna doğru yol almak seninle,
Sarı başakların rüzgarda salınışını,
Gölgelerimizin kavuşmasını,
Ve kuşların göçünü seyrederek,
Hevesle,
Tutuşmak seninle...
Ellerime batan dikenler güllerden bile güzeller.