Fieri Frames
The Stonewall Inn
Sade Olutola
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Origami Around
No title available
$LAYYYTER
No title available
🩵 avery cochrane 🩵
hello vonnie
I'd rather be in outer space 🛸
todays bird
No title available
ojovivo

gracie abrams
No title available
cherry valley forever
occasionally subtle
Claire Keane
Cosmic Funnies
seen from Malaysia
seen from Japan
seen from Malaysia

seen from Austria
seen from Brazil
seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from United States
seen from Türkiye
seen from Türkiye
seen from Canada

seen from Malaysia

seen from Italy
seen from Ecuador

seen from Australia
seen from United Kingdom

seen from Syria

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye
@isilcelks
Hayatı anlamak zorunda değilsin. Yaşaman yeterli
"Kar tren yolu boyunca sıralanmış, korkuluksuz balkonlarında asılı çamaşırların kurumak bilmediği, kırık dökük bacalarından ince bir duman tüten, sıvasız boyasız, ağlamaklı evlerin üzerine bir çuval un dökülür gibi sessiz ve ince yağıyor (...) bütün bu yoksulluğu gizleyerek kendine katıyordu. Gece gibi gizleyen, bir kılan, temiz ve parlak bir örtüydü..."
..................
"Bu bakımsız evler ona kendi evini hatırlattı. Evine gidiyordu, bakımlı, huzurlu, temiz, aydınlık baba evine. Gidince eşofmanlarını giyecek, ayaklarını radyatöre uzatıp oturacak, annesinin demlediği çayı içecek..."
..................
"Bütün bu sohbetler, meyve soyup yemeler, çay içmeler, vakitlice yatmalar, lavanta kokan çarşaflar iyiydi, hoştu. Ama mutluluğu andırmıyordu. Bunların adına dense dense huzur denirdi. Kişiliksiz, sıradan bir huzur. Huzur böyle sıradanlaşınca bir değeri kalmıyordu."
- Ayfer Tunç - Kapak Kızı
"Delirme...
Kimse duymaz çünkü bu gürültüde."
Seninle meşgul olmam ben ancak huzurlu olurum.
10Ekim2023
"
Hep merak etmişimdir, nedir bu bazı insanları dayanılmaz bir şekilde kendine çeken çağrı; kimini yollara, kimini denizlere, kimini dağlara götüren bu çağrı. Neden ve nasıl bazılarını her yerden, her şeyden kopartır da, çoğu insan tarafından hissedilmez, anlaşılmaz bile. Sanırım bazı ruhlarda bu dünyaya karşı çok büyük bir açlık var. Zorba şöyle açıklıyor bunu:
I've got enough fight in me to devour the world, so I fight.
(İçimde dünyayı yiyip bitirecek kadar kavga var, bu yüzden dövüşüyorum.)
Tutku içten geliyor, eylem yalnızca onun dışavurumu.
Bir şair de şöyle demiş:
- Nereye bu yolculuk peki?
- Evimize hep evimize.
Bazıları kendilerine mekan olarak bütün dünyayı seçmişler - bayrak olarak da özgürlüğü.
1924 yılında, Everest'e neden çıkmak istediklerini soranlara "Orada olduğu için" diye cevap veren Mallory, belki de bütün bu soruların cevabını açıklamış oluyordu. Mallory ve Irvine, son kez zirveye yakın bir yerde görüldüler ve bir daha da onlardan haber alınamadı.
Yüzlerce yıldır dağlar, denizler, yollar binlerce insanı yuttu ama bu, yeni gelenleri durdurmaya yetmiyor. Tehlike, korku ve ölüm bazı ruhları durdurmak yerine daha da coşturuyor ve kendine çekiyor.
Gılgamış'ı, Odysseus'u, Marco Polo'yu, Magellan'ı, Colomb'u, Peary'yi, Amundsen'i, Hillary'yi ve daha binlercesini oradan oraya savuran şey hep özgürlüğe düşkün, coşkulu ruhlarının üzerine kurulmuş keşfetme ve bilme tutkusu ve doğaya/kendine meydan okumanın dayanılmaz çekiciliğidir.
Jack London'un Buck'ını sonunda kurtların arasına çeken doğanın çağrısı, bazı insanları da dağların tepelerine, engin denizlere, dünyanın bilinmeyen köşelerine çekiyor - bedeli ne olursa olsun.
Nasuh Mahruki, Bir Dağcının Güncesi
daha el ele tutuşmadan, kalbimi tutuşturan biri
Seviyorum.
İlk doğum günü mesajı alındı 🫠♥️
21 Haziran 2023
Sen hayatımın bir parçasısın artık
"Ben onu anlıyordum.Yanlış yaptığında bile anlıyordum.Onu sevdiğim için anlayacak bir sebep buluyordum.O da öyle yapar sanmıştım.."
Zaman iyileştiriyor mu bilmiyorum ama hissizleştiriyor.